Kitap Künyesi

Yazar: Reşat Enis

Yayın Evi: Örgün Yayınları

İSBN: 9799757651108

Sayfa Sayısı: 328

--reklam--

Toprak Kokusu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Son yıllarda küçemsenmeyecek beş on eser, bu arada Anadolu hayatını içinden görmüş gençler tarafından yazılmış ciddi romanlar çıktı. Mesala şimdi elimde Reşat Enis'in "Toprak Kokusu" var ki eğer kıymeti iyice belirlenmiş olsaydı sahibine, hak kazandığı geniş şöhreti çoktan sağlaması lazım gelirdi. (1946)

Refik Halid Karay

Reşat Enis, "Toprak Kokusu" adlı romanıyla Orhan Kemal, Yaşar Kemal, Kemal Tahir'in bir habercisidir. (1959)

Tahir Alangu

Reşat Enis'in "Toprak Kokusu"nda en az beş romanlık malzeme vardır. (1960)

Orhan Kemal

--reklam--

Toprak Kokusu Alıntıları - Sözleri

    --reklam--

    Toprak Kokusu İncelemesi - Şahsi Yorumlar

    Toprak Kokusu (1944) / Reşit Enis Aygen: Romanda bir köylü kızı olan Elif’in başından geçen ve etrafında vuku bulan, kimi zaman da onun işittiği hadiseler anlatılır. Romanda olaylar Birinci Dünya Savaşı ile tahminen 1943 arasındaki uzun dönemde yaşanır. 1920’li yılların sonunda Elif, Adana’nın bir köyünde babası Mehmed ve büyükannesiyle yaşayan genç bir kızdır. Köy öğretmeniyle nişanlanır. Ailesi topraklarını hem tefeci Yarım Hacı Hasan Ağa hem de Zühtü Paşaoğlu Şakir Bey’in elinde kaybederek ırgata dönüşür. Elif bir gün Zühtü Paşaoğlu Şakir Bey tarafından tecavüze uğrar. Olaydan sonra babasını da kaybederek İstanbul’a gider. Burada hayata yeniden tutunmaya çalışır. Üniversiteye başlar ancak bitiremez. Sonunda barlara düşer, geçimini fuhuştan kazanmaya çalışır. Artık tek hayali vardır: Düşmanlarından intikam almak. Elif bir gün Melek adıyla Zühtü Paşaoğlu Şakir Bey ile birlikte Adana’ya geri döner. Artık onun “dost”udur. Çevirdiği dolaplarla onun tüm mallarını kaybetmesine ve ardından intiharına yol açar. Eserin sonunda eski bir ilçe belediye başkanıyla olan “S.” ile tanışır. Onun tek amacı “on binlerce köylü-ırgadı hürriyetine, toprağına kavuşturmak için” (Aygen, 2002, s. 281) bir ayaklanma çıkarmaktır. Elif ile “S.” bu ayaklanmayı çıkarmayı başarırlar. Eser uzun bir dönemi kapsamasının yanı sıra pek çok temayı da ihtiva eder. Elif aracılığıyla Çukurova’da ezilen köylüler başta olmak üzere ezilen pek çok kesimin hikâyesinden kesitler sosyalist bir bakış açısıyla ele alınır. Toprak ağası-köylü ilişkileri, toprak ağası-siyaset ilişkileri, din sömürüsü, emek sömürüsü, sınıf bilinci, yardımlaşma ve dayanışma gibi pek çok temaya yer verilir romanda. Romanda iki vali karaktere yer verilir. (ali doğan)

    Toprak Kokusu-Reşat Enis: Romanın Gerçekçiliği üzerine yaptığım araştırma yazımda (Romanda Estetik Kalkışma 2) yazarın gazeteci kökenli olmasının romancılağı üzerindeki olumsuzluklarını belirtmiştim. 2.Paylaşım Savaşı döneminde meclisteki toprak kanununun çıkarılmasına engel olmasın diye kitap yasaklanmıştır. Çok kişi bilmez bunu. Orhan Kemallerin, Yaşar Kemallerin öncülüdür diyebiliriz. (hüseyin şahin)

    --reklam--

    Toprak Kokusu PDF indirme linki var mı?

    --reklam--

    Reşat Enis - Toprak Kokusu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Toprak Kokusu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

    Kitabın Yazarı Reşat Enis Kimdir?

    Unutulmaz sosyalist gerçekçi romanlar yazmış ve 1980'lerin başından günümüze kadar birçok önemli eserlerinin yeni baskılarının mevcut olmadığı, adeta suskunluk komplosuna maruz kalan, unutturulmaya çalışılan, görmezden gelinen, mütevaziliği, çalışkanlığı, aydın sorumluluğu ve cesaretiyle birbirinden değerli toplumcu eserlere imza atmış büyük bir yazarımızdır.

    Babasının subay olması sebebiyle çocukluğu Anadolu'nun değişik yörelerinde geçti. Ortaokulu Çanakkale'de (1924), liseyi İstanbul Erkek Lisesi'nde (1928) tamamlamıştır. Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu'nda ve İstanbul Üniversitesi Türkoloji bölümünde okumuştur.

    Daha sonra Milliyet gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlamış ve adliye röportajlarıyla tanınmıştır. Gazeteciliğe Vakit ve Haber gazetelerinde devam etmiştir.

    Ünlü şairimiz Nazım Hikmet tarafından “Türk edebiyatının temel taşı." olarak takdir edilen Afrodit Buhurdanında Bir Kadın (1939) genel ahlaka aykırı olduğu iddiasıyla basıldıktan kısa bir süre sonra toplatılmıştır. Bu eserinde yazar, çalışan ve yoksul bir kadının yaşadığı çifte sömürüyü çarpıcı bir şekilde tasvir etmiştir.

    1940-1945 yılları arasında Adana'da Bugün gazetesini yönetmiştir. En önemli eserlerinden biri sayılan ve yayınlanır yayınlanmaz toprak ağalarının yoğun baskısı nedeniyle toplatılan Toprak Kokusu (1944) bu dönemdeki gözlemlerinin bir sonucudur. Bu başyapıt, daha sonra ancak 1969'da o da bazı bölümleri sansürlerek Kara Toprak adıyla tekrar yayınlanabilecektir. Bu konuda 1996 yılında Mavi Dergisi'nde yayınlanan söyleşisinde Yazarın oğlu Sayın Gökçe Enis şu değerli bilgileri verir:

    “Babamın vefatından sonra Milliyet Sanat’da Yaşar Kemal’in övgülerle dolu güzel bir yazısı çıkmıştı. Fakat bir sürü övgünün içinde bir de eleştirisi vardı Yaşar Kemal’in: Reşat Enis’i gazetenin önünden her geçişimizde camın önünde oturur görürdük. Sonra da kitap (Toprak Kokusu) çıkınca şaşırmışlar. Bu nasıl oturduğu yerden Çukurova romanı yazar ki, bize sorsaydı biz onu bazı yerlere götürür, birtakım insanlarla tanıştırırdık. Oysa o oturduğu yerden yazmamış ki. Onun çalıştığı gazete, ağanın gazetesi ve oraya işçiler, topraksız köylüler, yoksul, çaresiz insanlar geliyor. Babam bir gazeteci gibi onlarla konuşup malzeme topluyor. Gezmesine gerek kalmıyor, yazacağı her şey bir bakıma ayağına geliyor. Gerçektende romanlarına bakarsanız, insanın oturduğu yerden yazacağı şeyler değil. Tarzı da öyleydi zaten. Balıkçıları anlatmak için (Ekmek Kavgamız) teknelerle Karadeniz’e açılmıştır. O insanlarla fırtınada, yağmurda ölümle burun buruna yaşamıştır. Keza Sendikacıları anlattığı “Sarı İt”de gene öyle. Sendikacıların içine girip çıkmış, yani insanların içine girip, malzemeyi bizzat onların içinden toplamış. “ [Unutturamadıkları Romancı Reşat Enis (Dosya) - Hazırlayan: Aydan Gündüz, Mavi Dergisi s.7, İstanbul (Kasım 1996).]

    1945'de İstanbul'da dönen Reşat Enis Aygen Son Dakika (1945), Cumhuriyet (1952) ve Yeni İstanbul (1957) gazetelerinde köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev yapmıştır.

    1947'de yayınlanan Ekmek Kavgamız adlı eserinde balıkçıların hayatını yansıtmıştır.

    1949'da Ağlama Duvarı ile yazar 2.Dünya Savaşı İstanbul'unda birçok çevreyi, olayı ve kişiyi okuyucuya aktarır.

    1951'de yayınlanan Yolgeçen Hanı ise okurun Anadolu'yu karış karış dolaşan gezici tiyatrolar vasıtasıyla, politikacılar ve ağalar tarafından sömürülen, aşağılanan köylülerle yüzleşmesini sağlar.

    1957'de yayınlanan Despot adlı bir diğer şaheserinde ise Kurtuluş Savaşı döneminde kendi çıkarlarını korumak için düşmanla bile işbirliği yapan Davut Ağa'nın öyküsü anlatılır. Roman yayınlanmadan önce Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilirken, roman aleyhine açılan dava beraatle sonuçlanmasına rağmen Cumhuriyet gazetesi bu değerli yazarımızın işine son verir.

    1968'de Anadolu Ajansı'nın İstanbul Bürosu yazı işleri sekreterliğinden emekli olmuştur.

    Aynı yıl yayınlanan Sarı İt ise Türk Edebiyatında işçi-sendika ilişkilerini ele alan ilk romandır.Sarı sendikacılık olarak tarif edilen ve işçi sınıfına düşman bir anlayış bu romanın eleştiri konusunu meydana getirir.

    Bu önemli sosyalist gerçekçi yazarımız 1970'lerde herhangi bir üretimde bulunmaz, yazmaktan vazgeçer. Yazarın oğlu Sayın Gökçe Enis, Sabah Gazetesinde yayınlanan söyleşisinde bu acı durumu şu sözlerle dile getirir: "Neden bıraktı bilmiyorum. Emekli olup yürüyüşler yapmaya başladı. Fakat yazmadı. Sanırım küstü."

    Son romanı olan 1981'de tamamladığı ve vasiyetinde yayınlanmasını arzuladığı Kırmızı Karanfil ise ancak ölümünden 25 yıl sonra Yordam Kitap'ın desteğiyle gün ışığına çıkabilecektir.

    Tıpkı Emile Zola, Maksim Gorki ve Orhan Kemal gibi Reşat Enis de keskin gözlem gücüyle kenar mahallelerdeki yoksul ve dışlanmış insanları, onların gündelik ayakta kalma mücadelerini eserlerinde işlemiştir. Romanlarında fabrikalarda ve madenlerde yaşanan vahşi ve gaddar sömürü bütün açıklığıyla dile getirilir.

    Eserleri, yaşadığı döneme çarpıcı bir tanıklık olarak her zaman güncelliğini, anlam ve önemini muhafaza edecektir.

    --reklam--

    Reşat Enis Kitapları - Eserleri

    • Afrodit Buhurdanında Bir Kadın
    • Toprak Kokusu
    • Sarı İt
    • Kırmızı Karanfil
    • Ağlama Duvarı
    • Ekmek Kavgamız
    • Despot
    • Kara Toprak
    • Yolgeçen Hanı
    • Kara Kısmet
    • Kılıcımı Sürüyorum
    • Gonk Vurdu

    --reklam--

    Reşat Enis Alıntıları - Sözleri

    • Başımı alıp gitsem dağlara, tepelere, kırlara... Bağırsam avaz avaz; ağlasam hıçkıra hıçkıra... (Kırmızı Karanfil)
    • İçimdeki yara kapanmıyor, doktor; içimdeki yara! (Kırmızı Karanfil)
    • Tee öteden başka sesler: -Balık pulu yapıştı mı kıçına, denizden kendini alamazsın. -Tayfa, karada yaşayamayan deniz tosbağasıdır. (Ekmek Kavgamız)
    • Yoksul yaşayacaksan ne diye dünyaya gelmeli, ne diye yaşamalı? Allah "kulum" diye yaratırmış. Yaratmadan önce beş yüz yıllık azığını düşünürmüş. Kulunu aç bırakmak Allah'ın şanına yaraşır mıymış? Gel de inan bu masala! (Ekmek Kavgamız)
    • Sevgi sana hasret sana Tek dileğim var yalnız sana Gel yanına bas bağrına. Yaşanmıyor sensiz ana Annem, annem (Sarı İt)
    • Herşeyi "yasa"larla önleyebileceğimizi sanıyoruz: Oysa, yasaya karşın, Marlboro sigarası polisin gözü önünde satılıyor. (Kırmızı Karanfil)
    • Çiçek sevmeyen, insan sevmez (Sarı İt)
    • Denizde ağımız çürür, karada kendimiz. (Ekmek Kavgamız)
    • Sen gideli geçti günler Seni arar evde gözler Resmin hatıra kaldı annem. Oğlun kızın büyüdüler Annemiz nerde dediler Ama seni görmediler, annem (Sarı İt)
    • Göz iki kulak iki ağız tek, çok görüp çok dinleyip az söylemek gerek. (Sarı İt)
    • Aylar var görmedim seni Aylar var özledim seni Taşlar üstünde ağladım Fayda yok, ah hiç.kimseden Ne gelen var ne giden Kader alın yazısında, dört duvar arasında (Sarı İt)
    • "Malı olan değil, veren zengindir." (Kırmızı Karanfil)
    • Çiçek sevmeyen insan sevmez" derdi. (Kırmızı Karanfil)
    • Sevindirici, gönül açıcı olsun yazıların… (Kırmızı Karanfil)
    • İşsiz amele, patronun elinde, eze eze kullandığı işçiye karşı bir tehdit vasıtasıdır! (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
    • Sade sen değil; ben de öyle... Hepimiz öyle. Vaktinden evvel kocadık... (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
    • Yarı aç, yarı tok köpek, her şeyi yapmıya muktedir köpektir. (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)
    • Mezarı bile belli değildir balıkçının! Çoluğuna çocuğuna bayramlarda-kandillerde ziyaret edilecek bir mezar bırakmadan ölürsün. Çocukların denize baka baka ağlaşır kandillerde,bayramlarda. (Ekmek Kavgamız)
    • İnsanlar içinde ayakta ölmek, kimseye gereksinmemek, mutlulukların en büyüğü... (Kırmızı Karanfil)
    • Yeni bir insan nev'i yetiştirmek lazımdı.Kara elmasa kazma sallayacak insan, maden kuyusunda doğmalı... O, gözlerini karanlığa açmalı... Ona göklerin güzelliğini, engin denizlerin maviliğini, tabiatın renklerini, gün ışığını ve güneşi göstermemeli... Ömrünü solucanlar gibi maden kuyularına vakfediş, bu yeni nevi insan için elbet daha az ıstıraplı olacaktır. (Afrodit Buhurdanında Bir Kadın)