Kitap Künyesi
Yazar: Orhan Berent
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750518782
Sayfa Sayısı: 124
--reklam--
Trenler Çıldırırsa Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hoşlanıyordu tren yolu kenarlarında vakit geçirmekten. Ta eskilerden başlamıştı bu garip huyu. Hat boylarında yürüyor, gelip geçen trenleri merakla izliyordu. Yalnızdı daima. Demiryolu kenarına bir çocuk neden inerdi? Alt tarafı raylarda bozuk para ezdirmek için. Peki ya yirmi iki yaşına gelmiş kazık kadar bir adam?
Ege rampalarında kürek kebabı, Konya Ovası'nda matara çayı...
Ateşçi küreğine et yatırılır, ocağa salınır; üstüne de demir matarada demlenmiş çay... Güzel! Hep güzel değil ama her şey. Trenler eskiyor, raylar kayboluyor, makinistler unutuluyor... Hikâyeler birbirine karışıyor...
Mümtaz'la Ayşe'nin, Caner'le Mücella'nın içtiği öğlen rakıları. Gizli kapaklı ilişkiler. Cürmü meşhut. Ardından gelen boşanmalar, evlilikler; fokurdayan dedikodu kazanları... Trenler Çıldırırsa bir lokomotiften diğerine geçerken yönümüzü şaşırdığımız alengirli bir anlatı.
Tren tutkunlarının, meşum kadınların, dolambaçlı işler çeviren erkeklerin paralel ilerleyen yollarına makaslar ekleyerek, hepsini aynı istasyonda buluşturuyor Orhan Berent.
Trenler Çıldırırsa Alıntıları - Sözleri
- “Ne kadar cana yakın olursa olsun belli bir mesafe koyardı insanlarla arasına.”
- İstasyonların kendine has bir havası var.Bana hep geçmişi hatırlatırlar,ondan çok seviyorum trenleri,istasyonları.
- Binayla zina çoğalınca kıyamet kopar.
- Yalnızdı daima. Demiryolu kenarına bir çocuk neden inerdi? Alt tarafı raylarda bozuk para ezdirmek için. Peki ya yirmi iki yaşına gelmiş kazık kadar bir adam?
Trenler Çıldırırsa İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir insan çıldırdığını nasıl anlar, çıldırmak çağın gereklerinden mi yoksa sonuçlarından mıdır? Peki insan gerçekten de, bu hayatta çıldırmadan devam edebilir mi? Belki de yaşadığımız çağ, hayat, insanlar en çok da biz sebep oluyoruzdur buna. Kim bilir (!) Oluşmaya başlayan bu nevrozun farkında olmadan hayatına tutunmaya çalışan Ahmet’i görüyoruz bugün satırlarımızda. Kendisi Anadolu’nun birçok köşesinde makinistlik yapan kaderinin son noktası olduğuna inandığı İzmir’de yaşamaya devam etmektedir. Raylara, kömürün karasına, dumana, en çok da trenlere sevdalıdır. O adım adım İzmir’i gezerken; raylar üzerinde kara tren ile dumanlar yaya yaya ilerlerken birkaç sene önceki seyahatim, tren gezilerim aklıma gelmedi desem yalan olur, okurken şahane bir nostalji yaşadım. Bir çeşit hafıza kaybıyla (amnesia) başlayıp devamında; unutkanlık (dementia), takıntı (obsession) ve paranoyaklaşmanın (paranoia) sınırlarında gezinerek hiç farkında olmadan kendini şizofrenin kollarında buluverir kahramanımız. Her bölümün bir hastalığı temsil ettiği kitapta Ahmet’in takıntılarını, yaşamındaki olumsuzlukları ve tutunduğu tek dalın da kendisini uçurumlara sürüklediğinden bihaberdir. Hep kaydeden, haksızlıklarla mücadele eden, sevgi görmek isterken yüz üstü bırakılan, süslü cümlelerin, alengirli hayatların, sonu gelmez dedikoduların, İzmir-Aydın seferlerinin, Basmane garından başlayan o güzel yolculukların kitabı. Çaresizliğin ve kayıpların öyküsü Ahmet. (•contra mundum•)
Bilmiyorum ama tren seyahatimde okuyunca bi farklı hissettirmişti bana inkilap yayınlarının gene kuytu köşede kalmış harika kitaplarından biri belki yazım dili çok ufakta olsa bazı yerlerde karışıklığa yol açtı ama genel anlamda göze batmıyor bu hatalar kitaba gelirsek bi solukta bitecek okuduğunuza pişman olmayacağınız hatta eğer tren seyahatleri yapıyorsanız bu kitabı o seyahatlerinizden birinde okuyun kendinizi kitaba daha yakın hissedeceksiniz (Sefa Yıldız)
Trenler Çıldırırsa PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Orhan Berent - Trenler Çıldırırsa kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Trenler Çıldırırsa PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Orhan Berent Kimdir?
1964 yılında İzmir’de doğdu, 1985’te Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi.1997 yılında Birleşmiş Milletler Bölgesel Habitat için İzmir demiryolları ile ilgili bir etüt hazırladı. Levent Cantek’in derlediği Çizgili Hayat Kılavuzu’nda (İletişim, 2002) iki incelemesi yer aldı. 2002-2007 yılları arasında Lal Kitap’tan çıkan Zagor ve Martin Mystere dergilerinde editörlük ve yayın danışmanlığı yaptı. Yine 2004-2007 arasında Levent Cantek’in önderliğinde çıkan yarı akademik Serüven Çizgi Roman Araştırmaları dergisinde yazarlık yaptı, yayın kurulunda bulundu. Dergiye ek olarak çıkan iki kitapçıkta Türkiye’de yayımlanmış Zagor maceralarının envanterini hazırladı. 2012 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkan, Kemal Varol’un derlediği Memleket Garları ve Tanıl Bora’nın derlediği Tren Bir Hayattır adlı eserlere yazılarıyla katkı sağladı. Aynı yıl bir grup gönüllünün çıkardığı İstanbul Seyahat Planlama İSAP dergilerine ulaşımla ilgili yazılar yazmaya başladı. 2013 yılında yine İletişim Yayınları’ndan çıkan, deniz ve denizcilikle ilgili İskeleye Yanaşan adlı kitabı Murat Koraltürk ile birlikte derledi. Dokuz Eylül Üniversitesi’nde akademik uzman olarak çalışıyor. Açık kaynak kodlu yazılımlar ve Unix tabanlı işletim sistemleri hakkında da makaleleri, ders notları bulunmaktadır. Arada sırada Agos ve Evrensel gazetelerinde popüler kültür ve sporla ilgili yazılar yazıyor.
--reklam--
Orhan Berent Kitapları - Eserleri
- Trenler Çıldırırsa
- Alsancak'ın Sakini Altay
- Clarke’ın Doru Tayları
- Yeni Martin Mystere Sayı 51 - Kötülüğün Ruhu
--reklam--
Orhan Berent Alıntıları - Sözleri
- “Ne kadar cana yakın olursa olsun belli bir mesafe koyardı insanlarla arasına.” (Trenler Çıldırırsa)
- Onca gençlik bunalımı, başaramadığım dersler, sıkıntılı okul hayatı, hepsini, hepsini unutmuşum. Nasıl Altay'ı seyretmekten uzak kalmıştım anlaşılır gibi değil. Başka türlü sevgi bu adlandıramıyorum. (Alsancak'ın Sakini Altay)
- Altay 1959'da İstanbul'da Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray'ı yendi. "Büyük Altay" sloganı bu dönemde İstanbul gazetelerinde çıkan "Büyük Altay" manşetleri sebebiyle yaygınlaştı ve Galatasaray seyircisinin "Büyük Altay" tezahüratından sonra benimsendi. (Alsancak'ın Sakini Altay)
- Doğru zamanda söylenmiş her türlü saçmalık gerçek gibi görünebilir. (Yeni Martin Mystere Sayı 51 - Kötülüğün Ruhu)
- Binayla zina çoğalınca kıyamet kopar. (Trenler Çıldırırsa)
- Alsancak Stadı'nın zeminine yağmurlu havalarda balçığa dönüşmemesi için kömür tozu dökülüyordu. İstanbul'da ise İnönü Stadı'na deniz kumu dökülüyordu ve bu da futbolcular arasında egzamaya sebep olmuştu. (Alsancak'ın Sakini Altay)
- 90'lı yıllarda özel kanalların artması ve memleketteki futbol endüstrisinin hep üç İstanbul takımına çalışması artık yerel çekişmelerin anlamsızlığını gözler önüne serecektir. (Alsancak'ın Sakini Altay)
- Yalnızdı daima. Demiryolu kenarına bir çocuk neden inerdi? Alt tarafı raylarda bozuk para ezdirmek için. Peki ya yirmi iki yaşına gelmiş kazık kadar bir adam? (Trenler Çıldırırsa)
- Paranı rezil et, kendini rezil etme. Babam öyle öğretmişti. (Alsancak'ın Sakini Altay)
- İstasyonların kendine has bir havası var.Bana hep geçmişi hatırlatırlar,ondan çok seviyorum trenleri,istasyonları. (Trenler Çıldırırsa)
- İzmir spor tarihi ve futbol tarihi aynı zamanda embriyo hâlindeki Türk milliyetçiliğinin de tarihidir. İzmir'in iki köklü kulübü Altay ve Karşıyaka'nın kuruluşunda 20. yüzyıl başlarındaki Türk milliyetçiliğinin etkisini, İttihat ve Terakki Partisi'nin ağırlığını rahatlıkla görebiliriz. (Alsancak'ın Sakini Altay)
Yorumlar
0 yorum