Kitap Künyesi
Yazar: Ernest Hemingway
Çevirmen: Elif Derviş
Yayın Evi: Bilgi Yayınevi
İSBN: 9789752206922
Sayfa Sayısı: 868
--reklam--
Tüm Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Nobel Ödüllü yazarın tüm öykülerinin bir arada olduğu tek eser. Ernest Hemingway’in tüm kısa öykülerinin toplandığı bu bütünsel eserde okurlar hem Kilimanjaro’nun Karları, Beyaz Fil Tepeleri, Aydınlık ve Temiz Bir Yer gibi çok sevilen klasiklerle buluşacak hem de ilk defa bu seçkide yayımlanan yedi yeni öyküyü keşfedecek. Tüm Öyküler, Hemingway hayranları için paha biçilmez bir hazine. Ernest Hemingway, İngilizce yazında, yirminci yüzyılda yaşamış herhangi bir yazardan çok daha büyük bir değişim yaratmış, bu nedenle 1954 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştür. Hemingway kısa, net cümleler yazar, sert ve etkileyici üslubuyla tanınır. Güneş de Doğar ve Silahlara Veda ile Hemingway, yirminci yüzyılın en büyük edebi kişilikleri arasında yerini almıştır. Gazetecilik ve Birinci Dünya Savaşı’nda ambulans sürücülüğü gibi işlerle uğraşmış olan yazar, 1920’lerde Paris’te gönüllü sürgünlerden oluşan yazar çevresinin bir parçası olarak uluslararası ün kazanacağı bir kariyere imza atmıştır. Hemingway, boğa güreşine ve avcılığa meraklıdır, ana karakterleri fiziksel ya da psikolojik olarak zarar görmüş, cesur ve kararlı erkeklerle kadınlardır. Çanlar Kimin İçin Çalıyor’da İspanyol İç Savaşı’ndan söz etmiş, İkinci Dünya Savaşı’na da değinmiştir. Klasik kısa romanı Yaşlı Adam ve Deniz ile 1953 yılında Pulitzer Ödülü kazanan Hemingway, 1961 yılında ölmüştür.
--reklam--
Tüm Öyküleri Alıntıları - Sözleri
- Bir başkasının kalbi, karanlık bir orman gibidir.
- . Birlikte olurduk, kitaplarımızı alırdık ve geceleri pencereler açık ve yıldızlar parlakken yatakta sıcacık olurduk. ...
- Madem bir yalanla yaşamıştı,o yalanla gitmeye çalışmalıydı ölüme.
- “Dediğine göre insanı ayyaş yapan şey şişe açmakmış”
- "Gerçekten de umurumda değil; insan ancak bir kez ölür; Tanrı'ya bir ölüm borcumuz var ve bırak ne şekilde olacaksa olsun, bu sene ölen gelecek seneden yırtmış demektir."
- Kızları düşünmezsen kızlara ihtiyacın olmazdı. Bunu orduda öğrenmişti. Sonra eninde sonunda bir kız girerdi hayatına. Gerçekten bir kız için hazır olduğunda, her zaman bir kız girerdi hayatına. Bunu düşünmen gerekmezdi. Er ya da geç olurdu. Bunu da orduda öğrenmişti.
- Sevmek çöplük gibi bir şey. Ben de şişinmek için onun tepesine çıkmış horozum.
- Kendi ruhuna söz geçirebilen kişi, bir şehri ele geçirenden daha büyüktür.
- "Bir kedi istiyorum. Hemen şu an bir kedi istiyorum. Madem saçımı uzatamıyorum ya da eğlenemiyorum, en azından bir kedim olabilir. "
- "Evli misin?" "Hayır ama evlenmeyi umuyorum." "Sandığımdan da aptalmışsın" dedi. Çok kızgın görünüyordu. "Bir erkek evlenmemeli."
--reklam--
Tüm Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ernest Hemingway, öne çıkan Kadınsız Erkekler, Zamanımızda, Kazanana Ödül Yok gibi öykü kitaplarıyla modern öykünün kurucularından biri olmuştur.Hemingway, öykülerinde sade, dümdüz bir anlatımla, diyaloglara sık sık yer vererek, bambaşka öyküler yazılabileceğini göstermiş. Yinelemeler, yarım bırakılmış cümleler ve örtük anlatımla, metne gizem ve merak kazandırmayı başarmış. Betimlemeleri sadece fiziksel atmosfer yaratmada kullanan Hemingway, kişilik çözümlemelerinden de uzak durmuş. Kitap boyunca, yazarın anlattığı olaylara karşı soğukluğu, tarafsız duruşu benim için çok şaşırtıcı oldu. Sanki, gördüğü bir şeyi aktarmak tek amacıymış gibi hissettim.Gazeteciliğinin etkisi mi diye de düşündüm. Hemingway öyküleri çok geniş bir coğrafyada geçiyor. Kimi öyküde kendinizi Afrika'da vahşi hayvan avında, kimi öyküde İspanya İç Savaşı'nda, kimi öyküde de İtalya'da İkinci Dünya Savaşı'nda buluyorsunuz Paris ve Küba da önemli öykü mekânları yine. Boksörler, boğa güreşçileri,aslan avcıları sık sık çıkıyor karşınıza öykülerde. Savaşlarda, hayatın normal akışından kopmuş insanların acılarını, özlemlerini anlatmakta özellikle çok başarılı Hemingway. Serserileri, dışlanmışları da anlatır yazar.Yine hiç taraf tutmadan. Nick Adams karakteri öykülerde, defalarca karşımıza çıkıyor bu da bir süreklilik yaratmış. Dolaysız anlatım, anlatıcının olaylara, temaya mesafeli duruşu, Hemingway öykülerinin en belirleyici niteliği sanırım. İlk dönem öyküleri, çocukluğunu geçirdiği Michigan'da geçerken, aralarında Kızılderililerin de bulunduğu bir arkadaş grubunun yaşadıklarını anlatır, Hemingway. Kitapta bir arkadaşının çocuğu için yazdığı iki fabl da bulunuyor. Kitabın sonunda ise yazarın daha önce hiç yayımlanmamış kurmaca eserleri toplanmış.Dört tanesi kısa öykü, üç tanesi ise Hemingway'in hiç yayımlanmamış ve tamamlanmamış romanlarına ait uzun bölümlerden oluşuyor. Hemingway kendi öykü anlayışını da şöyle ifade eder:"Tüm öykülerimde karşı tarafa gerçek hayat hissini vermeye çalışıyorum.Bunu hayatı yalnızca betimlemek veya eleştirmek için değil gerçekten yaşatmak için yapıyorum.Yani benim bir yapıtımı okurken yaşarsın.Bunu da kitabına güzel olan kadar kötüyü ve çirkini de koymadan yapamazsın.Çünkü her şeyin güzel olması inandırıcı olmaz.Hayat böyle değil.İstediğim şekilde yazmanın tek yolu her iki tarafı, üç hatta dört boyutu göstermek."Ernest Hemingway, Yazmak Üzerine, Altıkırkbeş Yayınları, syf 26 Zamanında iyi ki bu kitabı almışım diye, kendimi de takdir ettim.Çok çok derli toplu, zengin bir okuma oldu benim için Ernest Hemingway Tüm Öyküleri. (Özlem Akbaş)
Yazarın karakterlerinden biri olan Nick,birçok öyküde yer alır.Kızılderili kampında doğum yaptırması için çağırılan doktor ve oğlu Nick'in öyküsü olan “Kızılderili Kampı”,ardından “Doktor ve Karısı”,Nick ve kız arkadaşı arasındaki farkı anlatan “Bir Şeylerin Sonu",”Üç Gün Süren Rüzgar",”Dövüşçü”,”Dere Tepe Kar”,”Koca Nehir”,yine Nick‘in içinde olduğu, kahramanlık yaptığı ve hayal kırıklığı yaşadığı “Katiller”,”On Kızılderili”, “Babalar ve Oğulları”,”Yazlıkçılar”(bu öykü tamamlanmamıştır)”Bozulmamış Son Topraklar” vb. öykülerinde Nick'i çocukluğundan yetişkinliğine uzanan hayat yolculuğunda yakından tanıdığımız öykülerdir. Çocukluğundan gençliğine,gençliğinden savaşa katılmasına,yaralanmasından baba oluşuna kadar şahit oluruz. Yazar,kendi hayatındaki deneyimleri,maceraları kaynak olarak kullanır.Boğa güreşlerine katılan yazar ardından boğa güreşi ile ilgili inceleme yazısı yazar.”Dünyanın Baskenti",Madrid’de geçen,kendini bildi bileli çok çalışan garsonun matador olma isteğini anlatan bir öyküdür.Pikador,banderillero,matadorların dünyasında gezeriz.Yenilmez'de yaşlı bir matadorun hikâyesidir. Yazar kendi deyişi ile karakter yaratmaz,yaşayan insanı yazar.Yine kendi maceralarından kaynak aldığı safari gezisi, öykülerinin mekanlarından biridir;Afrika."Francis Macomber'in Kısa Mutlu Hayatı” buna bir örnektir.Sık sık karakterin geçmişe döndüğü, bir nevi pişmanlık kavramını da işleyen “Kilimanjora'nın Karları”nda öykülerinin bazılarında hüküm süren, gelen ölümün ayak seslerini dinletir. Türkiye'de mekan olarak öyķülerinde yer alır."İzmir'deki İskelede” öyküsü buna bir örnektir.1.Dünya savaşını gören yazar, öykülerinde bu deneyimini de kullanır.Bu öyküsünde Yunan ve İngiliz askerlerinin İzmir'den çıkışını aktarır.”Devrimci”,1919 yılında geçen bir öyküdür.”Bay ve Bayan Elliot”,bebek sahibi olmak isteyen bir çifti anlatır. İspanya iç savaşı “İhbar öyküsünün konusudur, tıpkı Dağ Sırtının Altında, Kelebek ve Tank, Çarpışmadan Önceki Gece öykülerinde olduğu gibi. Yazar bu iç savaş sırasında muhabirlik yapmıştır. Sade, kısa cümlelerle yazılmıştır öyküler. Michigan' da, romantik bir karşılaşmanın cinselliğe dönüşü, karakterlerden biri olan Jim 'in, Liz'i cinsel ilişki için zorlaması anlatılır. İtalya'da geçen Yağmurda Bir Kedi, içinde gizli anlamlar taşıyan bir öyküdür. Yine İtalya'da geçen yine içinde avcılığın olduğu Sezon Dışı öyküsü, Amerikalı bir çift hakkındadır. Başka Bir Ülkede, İtalya'da geçen öykülerden olup burada tedavi edilen 1.Dünya savaşındaki askerlerle ilgilidir. Öykülerinde diyaloğu sık kullanan yazarın neredeyse tamamı diyalogdan oluşan öyküsüdür Beyaz Fil Tepeleri keza Bugün Cuma, Büyük Değişim öyküleri de böyledir. Che Tı Dice La Patria, Mussolini diktasında, yine İtalya'da geçer. Elli Bin Papel, dövüşmeye devam edemeyecek kadar yaşlı bir boksörü anlatan, en hüzünlü öykülerden biri. Bir Günlük Bekleyiş ,baba oğul ilişkisi ve iletişim üzerine, bir çocuğun hastalığa verdiği tepkiyle yazılmıştır. Ölülerin Doğal Tarihi savaş ile ilgili öykülerindendir. Çok fazla duyguyu içinde barındıran, bolca Fransızca cümle içeren bir öyküdür, Wyoming Şarabı. İhmal teorisinin icadı olan yazarın öyküleri bize yüzeyi sunar; gerçekleri, bilgiyi .Bu görülen kısım zaten alt metni oluşturur. Hiçlik kavramını anlat deseniz “Aydınlık ve Temiz Bir Yer” öyküsü derim.Bir Afrika Öyküsü, beslendiği yer olarak yazarın yaptığı gezilere dayanır. Uykuyu Beklerken ,Fırtına Sonrası ,Zamana Karşı Yarış, Sıradan Bir Hikâye(kısacıktır ama bir o kadar ağırdır),Dünyanın Işığı ,Karşıya Kısa Bir Gezinti(uzun öyküdür),Tüccarın Dönüşü, Babalar ve Oğulları, Aydınlık ve Temiz Bir Yer, Aslında Kimse Ölmez, İnsan Manzaraları bende ayrı bir yer edinen öykülerden oldu. Bilgi yayınevinin titizlikle hazırlamış olduğu bu kitap, 3. Bölümde yazarın daha önce yayımlanmamış kurmaca eserleri ile son bulur. Bu bölümde yer alan Bir Tren Yolculuğu ,Vagon Görevlisi yazarın tamamlanmamış ve isimsiz romanından birer sahnedir. Kavşakta Gelen Bunalım tamamlanmamış bir öyküdür. Yine tamamlanmamış ,Küba'da geçen iki öyküsü; Her Şey Bir Şeyi Hatırlatıyor ve Anakaradan Harika Haberler 'dir. (hernevikitap)
Hemingway tüm öyküler kitabını 26 günde okudum. Yayıncının önsözde yazdıklarına göre kitapta Hemingway’in tüm öyküleri bulunmakta. Öyküler 3 bölüm de toplanmış. - İlk Kırk Dokuz - İlk Kırk Dokuzu takiben kitap ya da dergilerde yayımlanan kısa öyküler - Daha önce yayımlanmamış kurmaca eserler Kitapta bölüm adından da anlaşılacağı üzere ilk bölümde 49 öykü var. İkinci bölüm de 14 Öykü ve 3 bölüm de 7 öykü var. Bazı öyküler birkaç sayfa bazı öykülerse 40-50 sayfa. Hemingway biyografileri okumuşsanız öyküleri okurken fark edileceği üzere öyküler tanık olunan olaylardan gözlemlenerek akıcı ve sade bir dil ile yazıya geçirilmiş. Öyküler kaynağını İspanya iç savaşı, av ve avcılık, kaçakçılar, Küba, kadın erkek ilişkileri, Savaş yıllarında Avrupa ve hatta İstanbul, Boğa güreşleri gibi günlük sıradan hayatın akışı içerisinde yer olan olaylardan almış. Kısa anlatıları, öyküleri seviyorsanız bu kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. (Alper Kanık)
--reklam--
Tüm Öyküleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ernest Hemingway - Tüm Öyküleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Tüm Öyküleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ernest Hemingway Kimdir?
Oak Park, İllinois'de doğdu. Hemingway, beş çocuklu ailesinin iki erkek çocuğundan birisiydi. Adını, babası ve de amcasının adlarından almıştı. Çocukluğunda eski bir müzisyen olan annesinden müzik dersleri aldı.
İlk makalelerini lise yıllarında okul gazetesi olan Trapeze'de yayınladı. Yazılarında daha çok Ring Lardner etkisi gözlemleniyordu. 1917 yılında liseyi bitirdi. Lisenin ardından ailesinin isteğinin tersine üniversiteye gitmek yerine Kansas City Star adlı gazetede muhabir olarak göreve başladı. Hemingway'in liseden mezun olduğu bu yıllarda Avrupa'da I. Dünya Savaşı başlamıştı.
ABD o yıllarda savaş konusunda tarafsız kalsa da daha sonra Nisan 1917 de savaşa girmesinin ardından Hemingway de orduya katılmak için başvurdu. Fakat Hemingway sol gözündeki bozukluktan dolayı orduya alınamadı. Ardından 1917 sonlarına doğru Kızılhaç'ın da gönüllü aldığını duyduğunda ilk başvuranlar arasındaydı. Ocak 1918'de Hemingway'in başvurusu kabul edildi ve ambulans şoförü olarak göreve alındı.
Kızılhaç'ta çalışmaya başlar başlamaz gazetedeki işinden ayrıldı. Gazetede kaldığı kısa zaman içerisinde birçok yöntem ve de teknik öğrendi. Daha sonraki yıllarda o günleri "Gazetecilik yıllarında öğrendiğim kurallar en güzelleri idi ve de tüm yazarlık hayatım boyunca onları unutamadım" şeklinde hatırlayacaktı.
Avrupa'da ilk olarak vardığı şehir Paris oldu. Orduda bir süre normal bir görevli olarak çalışmasının ardından ambulans şoförlüğüne geçti. 8 Haziran 1918 de birkaç adım ilerisinde patlayan bir Avusturya topu yüzünden ağır şekilde yaralandı. Yardım etmeye çalıştığı İtalyanlardan bir tanesi ölürken diğeri bacaklarını kaybetti. Aynı olay esnasında başka yaralı bir İtalyan askerini cepheye taşımaya çalışırken bacaklarından yaralandı. Yaşananların ardından İtalyan gazetelerinde kahraman olarak ilan edilip, İtalyan hükümeti tarafından Gümüş Onur Madalyası ile ödüllendirildi. Hemingway bu olayı bir mektubunda arkadaşına şu şekilde anlatıyordu: "Bazen savaşta ön saflarda büyük bir gürültü duyarsın, ben de aynı gürültüyü duydum; ardından ruhumun sanki bir mendilin cepten çekilişi gibi benden çekildiğini hissettim. Son olarak ise ruhumun bir bütün halinde tekrar bedenime döndüğünü fark ettim ve de o andan itibaren benim için ölüm yoktu."
Hemingway bu olayların ardından Milanda bir hastanede tedavisini tamamlarken hemşire Agnes von Kurawsky ile tanıştı. Bu da onun ölümsüz eserlerinden olan "Silahlara Veda" (A Farewell to Arms) adlı eserini yazmasını sağladı. Tekrar ABD'ye dönen yazar ailesinin iş bulması için yaptığı baskılara rağmen sakatlığından dolayı ordunun verdiği parayla bir yıl kadar işsiz olarak yaşadı. Daha sonra 1921 yılında eşi Hadley Richardson ile tanıştı ve evlendi. Aynı yıl içerisinde Chicago'ya göçtü. Toronto'da bulunan Daily Star adlı gazetede yazmaya başladı. Gazetede iş bulduktan sonra ilk iş olarak Paris'e taşındı. Paris yıllarında birçok yazarla tanıştı.
Kendisine yavaş yavaş da olsa bir isim yapmaya çalıştı ama 1923 yılında eşinin hamile olduğunu fark edince çocuklarının Kuzey Amerika'da doğması için Amerika'ya döndüler. 1924 yılında ilk çocukları doğdu. Hemingway ailesi 1924'te tekrar Paris'e döndü.
1925-1929 yılına kadar olan dönemde Hemingway kendi yazarlık yıllarının en güzel örneklerini verdi. Bu yıllarda hiç tanınmayan bir yazarken birden bire dünyanın en ünlü yazarları arasında girdi. İlk basılan romanı olan "Güneş de Doğar" adlı kitabı bu yıllarda basıldı. "Güneş de Doğar" adlı eserinde savaş yorgunu bir askerin anılarını anlatan Hemingway 1929 yılında basılan "Silahlara Veda" adlı eseri ile çok büyük yol kaydetti. "Silahlara Veda"da yaralı bir askerin savaşta bir hemşireye duyduğu aşkı dile getiriyordu. Hemingway böylelikle savaşında anlamsızlığına değinmeyi amaçlıyordu.
1931'de Avrupa anılarından olan İspanya yıllarına dair "Öğleden Sonra Ölüm" adlı kitabını yazdı. Afrika'da yaptığı turla ilgili yazılarını ise Afrika'nın Yeşil Tepeleri adlı kitabında topladı. 1940 yılında ise en başarılı eserlerinden olan "Çanlar Kimin için Çalıyor" adlı eserini yazdı ve mesleğinde artık zirveye ulaştı. 1942'de Amerikan Deniz Kuvvetleri'ne girdi. 1944'te Fransa çıkartmasına katıldı ve de Paris'in kurtuluşuna şahit oldu.
1950'de çok da başarılı olmayan "Irmaktan Öteye ve Ağaçların İçine" adlı eserlerini yazdı. 1952'de gerçek başyapıtı olan "Yaşlı Adam ve Deniz" adlı eserini yazdı. Bu kitapta insanın yaşama nasıl bağlanması gerektiği ve de aslında insan yaşamında her şeyin boş olduğuna dair olan fikirlerini belirtti. 1953'te aynı eseri ile Pulitzer Ödülünü aldı. 1954'te ise Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü. Hemingway tutkulu bir yaşamın ardından 1961 yılında Ketchum/Idaho'da kendini av tüfeği ile vurarak yaşamına son verdi.
Fidel Castro ile kurduğu dostluk ve Castro'nun kişiliği onu çok etkilemiştir. Fidel Castro Hemingway'in ölümünün ardından, başkent Havana'da adına bir anıt yaptırmıştır.
--reklam--
Ernest Hemingway Kitapları - Eserleri
- Silahlara Veda
- Yaşlı Adam ve Deniz
- Çanlar Kimin İçin Çalıyor
- Güneş de Doğar
- Kilimanjaro'nun Karları
- Öyküler
- Tehlikeli Yaz
- Kadınsız Erkekler
- Afrika'nın Yeşil Tepeleri
- Ya Hep Ya Hiç
- Kazanana Ödül Yok
- Akıntı Adaları
- İşgal İstanbulu ve İki Dünya Savaşından Mektuplar
- Paris Bir Şenliktir
- Yazmak Üzerine
- İzmir Rıhtımında ve Diğer Öyküler
- Yenilmeyen Adam
- Irmağı Geçmek
- Cennet Bahçesi
- Denizin Değiştirdiği
- Günün İlk Işığında Gerçek
- Tüm Öyküleri
- Beşinci Kol ve İspanya İç Savaşı'nın Dört Öyküsü
- Nick Adams Öyküleri
- Askerin Dönüşü
- 50.000 Dolar
- Yaşlı Adam ve Deniz - Nehrin Ötesinde
- Hekayələr
- Hemingway'in Mektupları
- Cat in the Rain
- Hills Like White Elephants
- The Short Happy Life of Francis Macomber
- The Short Stories of Ernest Hemingway
- Seçilmiş Əsərləri
- A Canary For One
- Ernest Hemingway ve Savaş Şiirleri
- A Clean Well Lighted Place
- The Killers
--reklam--
Ernest Hemingway Alıntıları - Sözleri
- . Derin nefes almayı, yemek yerken gerçekten yemek yemeyi ve uyurken gerçekten uyumayı öğrenmeye çalışın. Mümkün olduğunca tüm gücünüzle tamamen hayatta olmaya çalışın ve güldüğünüzde cehennem gibi gülün. Ve sinirlendiğinde, iyi ve sinirlen. Hayatta kalmaya çalışın. Yakında öleceksin. . (Seçilmiş Əsərləri)
- "Bana artık bunlardan söz etme. Artık bir şey anlatma çünkü nefretim taşıyamayacağım kadar ağırlaştı." (Çanlar Kimin İçin Çalıyor)
- . Kendiniz dışında yaşamaya başladığınızda, her şey tehlikelidir. ... (Cennet Bahçesi)
- Üzülecek daha iyi bir şey bulmalısın. (Hemingway'in Mektupları)
- "..., bizi birbirimize bağlayan bir şey vardı, bunun ne olduğunu anlamıyordu bizi sevmeyenler." (Kadınsız Erkekler)
- Şakacılık kendine güvenen insanın huyuydu. (Yenilmeyen Adam)
--reklam--
- Belki de balıkçı olmamalıydım, diye düşündü. Ama bunun için doğmuşum ben. (Yaşlı Adam ve Deniz)
- Kimi yazarlar yalnızca, baika bir yazarın tek bir cümle yazmasına yardım etmek için dünyaya gelmiştir. (Afrika'nın Yeşil Tepeleri)
- Arkalarından git çavuş. En önden gidip, arkanı döndüğünde kimsenin peşinden gelmediğini görmenin bir anlamı yok. (Kilimanjaro'nun Karları)
- Hep hiç gelmeyen bir şeyi bekleriz (Akıntı Adaları)
- Hiçbir zaman durum ümitsiz değildir. Ama ben bazen ümit edemiyorum.. (Silahlara Veda)
- Eğer burada kazanırsak, her yerde kazanırız. Dünya uğrunda savaşmaya değecek güzel bir yer ve buradan ayrılmaktan nefret ediyorum. (Çanlar Kimin İçin Çalıyor)
- "Herşey not almaya değmezdi" (Kadınsız Erkekler)
--reklam--
- Düşünecek yeni bir şey bulmuştum; karanlıkta, gözlerim açık uzanmış yatarken, tanıdığım bütün kızları aklıma getirdim, ne biçim karı olacaklarını düşünmeye çalıştım. Çok ilgi çekici bir konuydu, bir süre alabalık avını unutturdu bana, dualarıma karışmaya başladı. Ama sonunda, alabalık avına döndüm yine, bütün dereleri hatırlayabiliyordum çünkü, hep yeni şeyler bulabiliyordum dereler konusunda, kızlara gelince, birkaç kere düşündükten sonra bulanıklaşıyorlardı, sonunda hepsi birbirine karıştı, ben de kızları düşünmeyi bıraktım. Dua etmeyi bırakmadım ama geceleri John için de sık sık dua ettim; John, ekim saldırısından önce geri hizmete alındı. Cephede olmadığına sevindim, onu çok merak edecektim çünkü. Birkaç ay sonra, Milano'ya geldi, hastanede beni ziyarete. Daha evlenmemiştim, hâlâ evli olmadığımı bir öğrense çok üzülür herhalde. Amerika'ya dönüyordu, çok güveniyordu evliliğe, evliliğin her şeyi düzelteceğini sanıyordu. (Kadınsız Erkekler)
- Her şey bizim olabilirdi; ama her geçen gün daha da imkânsız kılıyoruz bunu. (Kadınsız Erkekler)
- Ben kendimde denedim bunu. Bir yerden bir yere gitmekle kendinden, içindeki o şeyden kurtulamazsın. (Güneş de Doğar)
- "Doğru dürüst yaşamak için para kazanacak hiçbir iş yok." (Ya Hep Ya Hiç)
- “Gittiğin yere kendini de götürdüğünü unutma” (Akıntı Adaları)
- ...ve eğer yapabileceğinden daha iyisini elde etmek için uğraşıyorsan kolaylaşmasını da bekleyemezsin. (Yazmak Üzerine)
- "Benim de yüksek rütbeli bir subay olmamı ister miydin?" "Hayır, sevgilim. Beni bir lokantaya götürecek rütben varsa bu benim için yeter." (Silahlara Veda)
Yorumlar
0 yorum