Kitap Künyesi

Yazar: İsmet Özel

Yayın Evi: Tiyo Yayınları

İSBN: 9786054893072

Sayfa Sayısı: 400

--reklam--

Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı" İsmet Özel'in Türkiye'de her şey olup bittikten sonra Müslümanların tekrar toparlanabilmesi için şuanda edinecekleri istikameti nasıl tayin etmeleri gerektiğini izah ettiği yazılarından müteşekkildir. "Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı" evvelce neşrolmuş "Desem Öldürürler Demesem Öldüm" ve "Küfrün İhsanı Olmaz" kitaplarından sonra Kur'an harfleri ile sağdan sola, latin harfleri ile de soldan sağa neşredilmiş üçüncü İsmet Özel kitabıdır.

Türk olmayanlar Türkiye'nin Türkiye olmasına itiraz edenlerdir. Büyük sıkıntı Türklük aleyhine faaliyetlerini Türk kisvesine girip yürütenlerden doğdu. Sıkıntı devam etmektedir. Başı sıkışan bütün Türk düşmanları, Türklük düşmanları, Türkiye düşmanları kendilerinin de Türk oldukları, yerlerini Türklük içinde ve lehinde buldukları, yaptıklarını Türkiye uğruna yaptıkları iddiası güder. İddia ederler; ama bunu ispata yanaşmazlar. Hâlbuki beyyine külfeti müddeiye düşer. Onlar yük olarak yanlarında Türklüğün tarihten, Türkiye'nin haritadan silinmesi halinde tesirini gösterecek kozlar bulundurur. Türk görünülse bile Türk olmamak cem olmuş haldedir. Bu toplanmışlık Türk karşısındadır ve her biri yanındakinin kazancından istifadeye gözünü dikmiştir.

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı Alıntıları - Sözleri

  • AKP'nin Türkiye'yi İslâm'dan uzaklaştırdığını bilmeyen, bilip de kabul etmeyen bizzat kendisiyle İslâm arasında kapatılamaz bir mesafe üretmiştir.
  • Esrarlı olan ben değilim. Sır tutmadı benim cismim. Ben sadece çözülmüş bir sırrın üzüntüsünü çektim.
  • Kâfirlerin kâbusu olmak her Müslüman için bir iftihar vesilesidir. Şuur bunun şuuru olmak zorundadır.
  • Tahammül etmek zorunda kaldığımız olayların akışı içindeyiz.
  • Eğer yaptıklarımızla küfrü tesirsiz bırakmıyor isek ibadet etmiyoruzdur. Bu demektir ki, ibadetimiz küfrün tesirine engel olacak şekilde yaptığımız her şeydir. Yaptığımız her şeyde şunun cevabını arayacağız: Bu takip etmede bulunduğumuz yolun sonu bizi küfrün zevali manasına götürüyor mu? Küfre geri adım attıramadıysan Müslümanlık durumun hiç parlak değil.
  • Türkiye'de mevki ve makam sahibi görüngüsüyle konuşup hareket edenler Suriye meselesi çerçevesinde dillerini 1915'te cereyan eden katliamı ranta dönüştürmek isteyen Ermenilerin diline ayarlamış haldedir. "Kendi halkını katletmek" Ermenilerin Osmanlı Devleti aleyhine istimal ettikleri argümandır. Suriye'de bir "iç savaş" cereyan ettiğini iddia etmek "Büyük Ermenistan" ideali için harekete geçmenin meşruiyetine atıfta bulunmaktır.
  • Her sahada aldanma ve aldatma çok zamandır geçer akçe. İnsanlar ömürlerini revaçta olanın kurtarıcılığına inanarak heba ediyor.
  • Dünya hayatının ve Dünya Sistemi’nin rablerinin talimatıyla icbar olunduğumuz her şey karşısında direnç göstereceğiz ve kendimizi kaderimizle muayyeniyete kavuşmuş sahaya atacağız.
  • Hangi sebeple Ebubekir, Ömer, Osman, Ali'ye Hulefa-yı Raşidin adı veriyoruz? Niçin sadece bu ilk dört tanesi reşit? Ne oldu da onların rüştüne kail olduk? Çünkü Resul-i Ekrem kendi ümmeti için neyi istediyse bunların dördü de o isteğe talipti. Bunların dördü de, birer birer, tek tek dünyevî hayatta muktedir pozu takınanları acz içine sürgün etme hedefi gütmüşler, bu sonucu alma gayesiyle cihat etmişlerdi. Oysa ısırıcı saltanat hedef olarak Müslüman kisvelileri dünyevî hayatın muktedirleri kılma eğlencesini benimsedi.
  • Tarih içinde Türklerin olanca girişim gücü Müslümanlık damgası taşır. Yirminci Hıristiyan asrının başlarında İstiklâl Harbi'ne damgayi Türklük ve Müslümanlık birlikte vurdu. Cumhuriyet tarihimiz süresince bu ikisi arasına mesafe koyanlar, her ikisine de olan husumetlerini gizleyenler oldu hep.
  • Allah kimsenin sırtına kaldıramayacağı yükü sarmaz. Kur'an bir yere ve bir vakte boşuna inmedi. Biz belli bir yerde ve belli bir vakitte boşuna yaratılmadık. İşimiz mevcudiyetimizin yaratıldığı yer ve zamana münasip yaratılmıştır.
  • Madımak Oteli'ni yakandır diye bir kez beni bileydiler, Başbağlar'da katliama uğrayan gene ben olacaktım.
  • Sermaye denilen şey kendine emniyet sahası temin etmek için, ne zaman sermaye hâkimiyeti sebebiyle zarara uğrayan bizler dikkatimizi bir yöne çevirdiysek o çevirdiğimiz yerde asıl görmemiz gereken şeylerden farklı ve fakat asla gözümüzü alamayacağımız şeyler gösteriyor. Biz petrol piyasası ve ona bağlı finans âleminin halini görmüyoruz; fakat İran Şahı'nı, Humeyni'yi, sekiz yıl devam eden Irak-İran savaşını görüyoruz. Biz bütün Orta Doğu'yu etnik ayrımcılığa ve mezhep taassubuna raptedilmiş siyasî birimlere mahkûm etmeyi planlayan siyonist münasebetleri görmüyoruz. Irak'ın işgalini görüyoruz, Suriye'deki rejim muhaliflerini görüyoruz, Gazze şeridini görüyoruz vs... Bir it sürüsü haline gelip havlamanın değil, havlatılmanın; bize aczimiz kazançmış gibi gösterildiğinde de ulumanın sırasını bekliyoruz.
  • Dünya nimeti saydıkları şeyler uğruna şeytanlaşabildikleri kadar şeytanlaşırlar. Şeytanlaşma gücünü ele geçiremediklerinde ise İblis'in bariz varlığıyla uzlaşmanın karına talip olurlar.
  • Allah nasıl Türklerin diğer milletlerden olan bariz üstünlüğüne bilhassa Hıristiyan takviminin 24-26 Ekim 1596 günlerinde cereyan eden Haçova Meydan Muharebesi'nde teberrüken işaret etmiş idiyse; aynı Allah XXI. Hıristiyan asrının 2007. senesinde de Türkiye'nin ve Türklerin hem AKP yobazlığından ve hem de AKP yobazlarından kurtulmasına vesile olacağı iradesiyle İstiklâl Marşı Derneği'ni yaratarak beni, ben İsmet Özel'i bu derneğin başına getirdi.

--reklam--

Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Türk olamadıysan Oldun Amerikalı. Bu cümle size garip yada yadırgatıcı gelebilir. Çünkü siz Türk değilim Amerikalı da değilim ama Kürtüm, Gürcüyüm, Boşnakım ya da Alman'ım diyorsanız olsa olsa Fransız olursunuz (Türklüğe yada Amerikalılığa). Eğer böyle diyorsanız. Ben Amerikan değilim Bulgarım derseniz sizden olsa olsa bulgur pilavı olur. Amerikalılık bir ırk değildir. Bir kültür de değildir.. Amerikalılık bir yaşam biçimidir. Amerika niçin keşfedildi, insanlar Amerika'ya niçin taşındı. Bunları idrak ederseniz Amerikalılığın ne olduğuna dair bir şeyler zihninizde canlanabilir. Buradan yola çıkarak Türklüğün neresinde kaldığınızı farkedip benim (oldi) gibi kafanızın yarısını kuma gömebilirsiniz. ** Amerikalılık bir tavırdır. Allah'ın verdiğine yada Allah'tan gelene razı olmayanların ve Allah'ın yüceliğine boyun eğmeyenlerin gösterdiği bir tavır. Türklüğün antitezi bir tavırdır. Bu yüzden ve bunun gizlenmesi için Yıllarca gavurlar Türk'e bir anlam bir isim bulma telaşı içinde oldular. Türk ortaasyadan gelen bir ırktır dalaveresiyle bizi uyutmaya, Türklük postu altında işlerini yürütmeye devam ettiler. Sanırım yolun sonunda Ata toprağı diye bize yutturulan Moğolistanın çorak topraklarına bizi postalama hevesindeler. * İsmet Özel anlaşılmaz bir insandır çünkü İsmet Özel'le Pazarlık yapılamaz. Pazarlık peşinde olanlar İsmet beyi anlamakta hazımsızlık çekerler. ** Yapım icabı Ben kitap tavsiye etmeyi sevmem. Benim işim tavsiye etmemek. Bu kitabı kimlere tavsiye etmiyorum: bu kitabı hayatından memnun olmayıp memnuniyetsizliğin sebebini Konforlu bir Amerikan hayatı sürememeye bağlayanlara tavsiye etmiyorum. Selametle.. (Oldi)

Bir aydan fazla elimde gezinen bu kitabı, bugün kütüphane nöbetinde bitirdim...Öncelikle İsmet Özel'in anlayışı ,felsefesini bilmeyen bir kişiye ilk bu kitabı tavsiye etmem...Kendi hayatını kendi dilinden yazdığı Waldo Sen Neden Burada Değilsin kitabını sonrasında ise dergi faaliyetlerini takip etmeye davet etmek daha mantılı olur..Kafasında Özel'in zihniyeti şekillenen okuyucular için bu kitap ve diğer kitapları okumaya değer nitelikle eserlerdir.Bu eserde; felsefesini kavrayan arkadaşları şaşırtmayacak ama yazılarının derli toplu,bir bütün olması yönünden okunası kitaplardan... (Mine Yılmaz)

--reklam--

Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

İsmet Özel - Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı İsmet Özel Kimdir?

1944 yılında Söke 'li bir polis memurunun altıncı çocuğu olarak Kayseri'de doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kastamonu, Çankırı ve Ankara'da yaptı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde bir süre okuduktan sonra Hacettepe Üniversitesi'ne geçerek Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi (1977). Ataol Behramoğlu ile birlikte Halkın Dostları dergisini çıkardı. Devlet Konservatuarı'nda Fransızca okutmanı olarak çalıştı. İstiklal Marşı Derneği kurucusudur. Evlidir. Dört çocuğu vardır.

--reklam--

İsmet Özel Kitapları - Eserleri

  • Tavşanın Randevusu
  • Waldo Sen Neden Burada Değilsin?
  • Bir Yusuf Masalı
  • Henry Sen Neden Buradasın 1
  • İrtica Elden Gidiyor
  • Henry Sen Neden Buradasın 2
  • Surat Asmak Hakkımız
  • Tahrir Vazifeleri
  • Toparlanın Gitmiyoruz 1
  • Erbain
  • Taşları Yemek Yasak
  • Bakanlar Ve Görenler
  • Üç Mesele
  • Kırk Hadis
  • Şiir Okuma Kılavuzu
  • Zor Zamanda Konuşmak
  • İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir
  • Neyi Kaybettiğini Hatırla
  • Kalın Türk
  • Of Not Being A Jew
  • Faydasız Randevu
  • Çatlıycak Kadar Aşki
  • Ve'l-Asr
  • Sorulunca Söylenen
  • Desem Öldürürler Demesem Öldüm
  • Küfrün İhsanı Olmaz
  • Cuma Mektupları 1
  • Faydasız Yazılar
  • Tehdit Değil Teklif
  • Cuma Mektupları 2
  • Cuma Mektupları 3
  • Cuma Mektupları 4
  • Cuma Mektupları 5
  • Cuma Mektupları 6
  • Cuma Mektupları 7
  • Cuma Mektupları 8
  • Cuma Mektupları 9
  • Evet İsyan
  • Cinayetler Kitabı
  • Geceleyin Bir Koşu
  • Şiir Resitali
  • Celladıma Gülümserken Çektirdiğim Son Resmin Arkasındaki Satırlar
  • Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 2
  • Bir Akşam Gezintisi Değil Bir İstiklal Yürüyüşü 1
  • Bilinç Bile İlginç
  • Allah'ın Emri Zaid / Plus Peygamberin Kavli
  • Bileşenleriyle Basit
  • Siper Beden
  • Karz-ı Hasen
  • Neredeyizim
  • Başbaş Başbaşa Başabaş
  • Evet Mi, Hayır Mı?
  • Muvazzaf
  • Toparlanın Gitmiyoruz 2
  • Toparlanın Gitmiyoruz 3
  • Ebruli Külah
  • Evlenseydik Boşanacaktık
  • Türk Olamadıysan Oldun Amerikalı
  • Hayatın Manası Versus Manalı Bir Hayat
  • Çenebazlık
  • Dil ile İkrar
  • Tok Kurda Puslu Hava
  • Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar
  • Şiir Kitabı
  • Başını Örten Kızlar Felsefe Bilmelidir
  • Tahrir Vazifeleri 2
  • Tahrir Vazifeleri 4
  • Tahrir Vazifeleri 3
  • Tahrir Vazifeleri 5
  • Tahrir Vazifeleri 6
  • Tahrir Vazifeleri 7
  • Tahrir Vazifeleri 8
  • Tahrir Vazifeleri 9
  • Tahrir Vazifeleri 10
  • Cuma mektupları 10
  • Tahrir Vazifeleri 11
  • Tahrir Vazifeleri 12
  • Türküm Doğruyum İntikamım Ülkemdir
  • Bir Vefa Daha
  • Pergelin Yazmaz Sivri Ucu
  • İslamla Damgalanmış Varoluş
  • Tekne Kazıntısı

--reklam--

İsmet Özel Alıntıları - Sözleri

  • Biz Türkiye'de yaşayan insanlar olarak öyle yalan yanlış seylere inandırılmış, öyle kabul edilemez şeyleri kabul etmişiz ki, insanlara kendileri hakkında ya da birlikte yaşadıkları insanlar hakkında ne söylersen söyle söylediğin şeyler asla mantıklı gelmez. (Çenebazlık)
  • Türkiye, bir imparatorluk ihdas etme üstünlüğü gösterdiğimiz için değil, dar-ül İslam olması, dar-ül İslam vasfı kazanması sebebiyle vatanımızdı. (Cuma Mektupları 6)
  • ölümle ölüme yaraşan bağı nasıl kurabiliriz? (Tahrir Vazifeleri 3)
  • Taarruz bombalarının tahrip gücü kadar gürültüsü de önemlidir. Çünkü düşman yalnızca öldürülerek veya mevzileri yıkılarak püskürtülmez, aynı zamanda düşmanı, başına büyük bir felâket geleceğine inandırmak da gereklidir. Bu yüzden toplumda hâkimiyet tesis etmeye yönelmiş her hareketin, yürürlüğe koyduğu işler kadar kopardığı gürültü de önemlidir. Nitekim son birkaç yılda Müslümanlara karşı haçlı ve Siyonist seferberlik düzenlemiş odakların kopardıkları gürültü bir hesap sonucudur. Diyelim ki, tesettüre uyan öğrencileri üniversiteye almayacaklar. Bunu idarî tedbirlerle sessiz sedasız uygulamaya koyabilecekleri halde, bu konuda bir kamuoyu husule getirmek üzere, basın organlarının büyük bir şamata çıkarması istenmiştir. Bir gürültü koparan siyasî hareket, taarruza geçmeye hazırlanmış ve belki de taarruzu fiilen başlatmış demektir. Taarruza geçen kuvvet, büyük ve geniş taleplerle insanların önüne çıkar. Onun düsturu şudur: Çok çok istemeliyim ki, az az versinler. Bu tutumun beynelmilel arenada en iyi uygulayıcısı İsrail olmuştur. İsrail, henüz üzerinde devlet olmaya çalıştığı toprakların kendi hakkı olup olmadığı tartışma konusu iken, daha geniş topraklara ihtiyacı olduğunu dile getirmiştir. Yani her zaman çok çok istemiş ve alabildiği az miktarı yanına kâr bilmiştir. Böylece ilk yerleştiği toprakları tartışma konusu olmaktan çıkarılmış ve işgal ettiği topraklar görüşmelere esas alınır olmuştur. Türkiye'deki İslâm düşmanları çok çok neyi istiyorlar ve az az neye razı olacaklar? Onların çok çok istedikleri, Müslümanların Türkiye'de hiçbir sosyal varlık gösterememeleridir. Yani tek parti, tek şef döneminde olduğu gibi, Müslümanlar kendi memleketlerinde sürgün muamelesi görmelidirler. Ticarî hayatta geri plana itilmeli, iyi eğitim veren mekteplere sokulmamalı ve bürokraside yükselme sınırları pek düşük tutulmalıdır. Bu en geniş taleplerin tam tamına gerçekleşmeyeceğini bildiklerinden, kopardıkları gürültüyle bir tek siyasî sonuca razıdırlar. O da, Müslümanların bağımsız bir siyasî alternatif olarak ortaya çıkmamaları ve gözleri yılarak kimliği Müslüman olmayan siyasî organizasyonların şemsiyesi altında olmayı nimet bilmeleridir. (İrtica Elden Gidiyor)
  • İnsanın gereğinden çok şeyi fark ediyor olması, esas olan şeyi fark etmekten mahrum kalması anlamına da gelebilir. (Kırk Hadis)
  • İnsanlar artık aya , güneşe Lât ve Menât putuna tapmıyorlar ama devlet adamlarına , piyasaya , makinalara, teşkilatlara, teorilere tapıyorlar. Yeni putları mukaddes kılabilmek için kitaplı dinleri terkediyorlar. Bu tarz putperestliğin Doğu'da ve Batı'da birbirinden farkı yok. (Üç Mesele)
  • Bugün yaşama biçimi olarak dünya çapında yaygın bir batılılaşma var. Mutfaklar yemek hazırlama laboratuvarı, televizyonlu yaşama alanları bir kamu toplantısının dinlenme anı gibi, yatak odalarımıza değil koğuşlara gidiyoruz. Çalışma ve eğitim hayatımız mekanik ölçüleri hiçbir zaman aşamıyor. (Bakanlar Ve Görenler)
  • Daha doğrusu bir ordu ilgili olduğu toplumun bir ürünü olduğu oranda gerçektir. Ordunun gerçekliğinin gösterilebilir iki dayanağı var: Bir toplum kendi savaş gücünü ne oranda yeniden üretebiliyor? Bir toplum kendi değerlerine ne oranda sahip çıkıyor? Savaş gücünü yeniden üretebilmenin toplumun sermaye gücüyle olduğu kadar nitelikli insan potansiyeliyle doğrudan ilgisi var. ABD Pearl Harbour baskınında bombalanan gemilerini bir yıl içinde yeniden inşa etti. Bunun için malî güce elbet sahipti, ama yeniden üretim için gerekli uzmanlığı da ithal etmek zorunda değildi. Bir toplumun kendi değerlerine sahip çıkmasının iki parlak örneği Almanya ve Japonya'dır. Her iki dünya savaşından yenik çıkmış Almanya'nın ve son savaştan sonra ordusuzluğa mahkûm edilmiş Japonya'nın bugün beymelmilel sahada hâlâ belli bir belirleyici güç sahibi olmalarının her iki toplumun da kendi değerlerinden vazgeçmeyişlerinden başka bir açıklaması yoktur. (Cuma Mektupları 3)
  • Neyi öğrenmek istiyorsak zihnimizi onu öğrenmeye müsait duruma getirmek zorundayız. Bazı şeyleri bütün çabalarımıza rağmen bir türlü öğrenemiyorsak, bunun sebebini zihnimizin düştüğü elverişsiz durumdan başka bir şeye bağlamayalım. Âmiyâne bir ifadeye başvurarak şöyle diyebiliriz: Ancak işimize gelen şeyler aklımıza yatar veya aklımız ancak işimize gelen şeylere yatar. Dünyaya isteklerimiz doğrultusunda bakarız. Zihnimizin dış dünyayla ilişkisinde bütün mesele "irade" (istem) meselesinden ibaret değildir. Bir de zihin kilitleri meselesi var. Nelerin işimize geldiğini tanımamız açısından bazı bölgelerde zihnimiz kilitlenmiştir. Bazen menfaatimizi zihnimizin kilitleri sayesinde koruyabiliriz. Bazen de zihnimizdeki kilitleri kırmak menfaatimizi korumanın kaçınılmaz gerek-sartı olur. Zihnimizdeki kilitlerin hangilerinden güç almanın vakti ne zamandır? Hangi zihin kilitlerimizi ve ne vakit kırmalıyız? (Henry Sen Neden Buradasın 1)
  • İslâm’a yerküre üzerinde hangi varoluş tarzı yakışıyorsa Türkler o tarzı tecessüm ettirmekle bir kavim karakteri edinmişlerdir. Türk’ü İslâm’dan, İslâm’ı Türk’ten ayırın geriye ne Türk kalır, ne İslâm. Amerikalıyı paradan, parayı Amerikalıdan ayırın geriye ne Amerikalı kalır, ne para. (Pergelin Yazmaz Sivri Ucu)
  • gitti deriz ölenler için yalnız yaşayanların işidir yola çıkmak, yolu kat etmek. (Bir Yusuf Masalı)
  • İnsanlar içlerinde yaşattıkları bir mükemmelliğin özlemini duyarak hep varolan şartları beğenmediler. (Bileşenleriyle Basit)
  • tam düşecekken tutunduğum tuğlayı kendime rabb bellemeyeceğim razı değilim beni tanımayan tarihe beni sinesine sarmayan tabiattan rıza dilenmeyeceğim. (İlaveler ve Vaat Edilmiş Bir Şiir)
  • Çin, Mı­sır, Aztek, Yunan, Roma ve İslam medeniyetlerinin kendilerine özgü teknolojileri el­bette vardı; ama insan hayatının devamını böylesine yaygın ve karmaşık mekanik sü­reçlerin işleyiş şartına bağlayan bir başka medeniyet bilmiyoruz. (Tahrir Vazifeleri 7)
  • "Bana göre insanın tarifi: "Geç kalmış yaratıktır." Neye geç kalmıştır? Her şeye." (Tahrir Vazifeleri 12)
  • kalbe gizlice batan kıymık geçecek. (Şiir Resitali)
  • İnanıştaki doğruluk inanılan "şey"in doğruluğuna delil olur. Görürüz ki inancı arayan onu yalnızca inananda bulabilir, inandıranda değil. (Tahrir Vazifeleri 7)
  • Canının kıymetini bilmek insanın kendi nefsini en rahat edeceği, azami derecede zevk alma ortamında bulunmak anlamına gelseydi batı medeniyetinin hakimiyet kurmasıyla biçimlenen dünya şartları haklılık kazanmış olurdu. (Tahrir Vazifeleri 9)
  • Oysa salaklar hayati kalin cizgilerle cevrelemekten hoslanir (Henry Sen Neden Buradasın 2)
  • "İslâmi hareket sözkonusu olduğunda Türkiye'ye dünyanın herhangi bir yerine verdiğimden daha çok önem veriyorum." (Cuma Mektupları 1)