Kitap Künyesi

Yazar: Öner Yağcı

Yayın Evi: Cumhuriyet Kitapları

İSBN: 9786054183463

Sayfa Sayısı: 255

--reklam--

Turnalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Turnalar, 80 öncesi ve sonrasının Türkiyesini kucaklıyorSevgilerini, umutlarını, kavgalarını, dirençlerini, aşklarını yitirmeyen insanların acı yazgısını okurken, bir kez daha umuda sevgiye dirence olan inancımızın yenilendiğini anlıyorum. Romanda yılmayan, işkence gören ve yoksulluk içinde büyüyen gençler ve baskısına zulmüne, işkencelerine, hapishanelerine, düzenine karşı direnilen bir de iktidar var.

Haklı ve haksız kavgası, daha ve daha eşit yaşama kaygısı, bir yandan da baskıcı düzenin sürmesi kavgası karşı karşıya geliyor romanda; ve uçurumda açan çiçekler gibi iki arada boy veren sevgilerTurnalar buralara da uçun sevinç, umut, aşk getirin Buralardan da umut, sevgi, aşk iletin demir parmaklıkların ardına, güneş girmeyen odalara, baskı, işkence görmüş, kapanmaz yaralara, dostlara; bu acılı, üzgün yüreği de alın yanınıza!

Gültekin EMRE

--reklam--

Turnalar Alıntıları - Sözleri

  • İstanbul'un Ankara'dan kötü olduğuna karar verdiler. Hiç değil Ankara'da, çeşitli gruplardan insanlar birbirlerini iyi tanıyordu da, ufak tefek sürtüşmelere zamanında müdahale ediyorlardı, İstanbul'da iki sol grup kavgaya başladı mıydı, büyüyor da büyüyordu. İletişim noksanlığı da var İstanbul'da. Slogan savaşı almış yürümüştü...
  • Her acının sonunda, açık bir pencere vardır. Aydınlık bir pencere.
  • Ağlamak sinirli değnek değildi ki yaşanmışı yaşanmamış kılsın
  • Umutlar, güzelim düşler vardır, yarınlara olan güven vardır, dostluk, dayanışma! Yüreklerde yeşeren çiçek tomurcukları vardır, çiçek bahçeleri, bal damlaları, sevdalar. Bunları yüreğinin damarlarında, beyninin kıvrımında beslemeli insan.
  • Parçalayıp, yok edemiyorduk yalnızlığımızı.
  • O, iki insanın, sevgilerle, aşkla dolu bütünleşmesinin sonuçlarından biri olarak görüyordu evliliği. Doğru bir evliliğin, bencilliği, iki yüzlülüğü bağrında barındırmayacağını düşünüyordu.
  • Ağlamak sihirli değnek değildi ki yaşanmışı yaşanmamış kılsın.
  • Çünkü büyük adamlığın ölçüsü yoktu. Büyüklük kime göre, kimin içindi? Hem büyüklük neydi ki? Kimler kimlere büyük adam der? Kimine göre büyük adam olan, kimine göre bir hiç olamaz mı? Ya da kimilerince önem verilmeyen biri, başkalarınca büyük adam kabul edilemez mi ? Asıl olan insanlarla ilişkilerinde insan olabilmek, büyük olabilmek. Asıl olan, insanların sömürülmeden, savaşlara sokulmadan yaşamasına çaba göstererek büyük olmaktır. Buna hizmet edenler asıl büyük insanlardır işte diyordu Erdal. Amaç insan olabilmektir diyordu.
  • Ben yanmazsam, sen yanmazsan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.
  • Yenilmeyen,çoğaltılmayan sevgi kendiliğinden yok oluyordu.
  • Cehennem sanılmasın mahpusluk;suskunluğa inat keremce ezgileriyle,kökü gönül rengi gök voltasıyla kardeşçe ekmekleri, kıskançsız sevgileriyle damarlar çatlatan ayrılıklara ve düşman yanlızlıklara karşı,ömre ve öfkeye öğretmense günler;daha gür daha özgürdür içerdeki umut.
  • Kırıntıya hürmeti olmayan, ne bilsin kuşun kalbini…
  • Düşünmenin tehlikesi ne ? Olsa olsa mapuslara tıkarlar insanı. Ya da işkencelere çekerler. Dahası, ayrılıklar ve ölüm!
  • Yine de düşünmek gerek. Düşünmeyen insan, insan sayılır mı? Varsın tehlikeli olsun. Hoş gelsin, sefalar getirsin tehlikeler! Tarihin onca güzel insanı, onca adları bilinen bilinmeyen güzel insanı düşünmeseydi dünya güzelleşebilir miydi?
  • Yiğitsen dayak yediğini söyle görüşmecine! Ya da mektubuna yaz. Şişsin ellerin, kaba etlerin, ayakların. Disipline edileceksin, haydi kafese! Olmadı mı, direniyor musun? Yerin hazırdır ölüm hücrelerinde!..

--reklam--

Turnalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Türkiye’de 80 öncesi ve sonrasını konu alan Turnalar kitabını beğeniyle okudum.O yıllarda gençliğin baskıcı düzene karşı olan direnişlerinde sevgiye ve umuda sarılarak mücadele edişleri beni çok duygulandırdı.Yoksulluğa ve gördükleri işkencelere rağmen yılmayan pırıl pırıl gençler… Haklı ya da haksız bir kavganın içinde büyüyen,baskıcı düzenlerin karşısında karşı karşıya getirilen kimi zaman ziyan olmuş hayatlar. Okudukça duygulandım,duygulandıkça ağladım.Gönlüm isterdi ki ,böyle kavgalara gereksinim duymadan kardeşçe yaşamayı başarabilseydik.Hiçbir kavga yürekten çekilen acıları haklı kılmıyor.Bir annenin evlat acısına,bir evlâdın annesiz kalışına,bir sevdanın yok oluşuna… Yazı dili ve akış itibariyle de okumanızı tavsiye ederim.Aynı zamanda Öner Yağcı’nın Turnalar kitabı 1988 Madaralı Roman Ödülü'nü,1994 Sabahattin Ali Kültür Günleri Ödülü'nü,1995 Truva Edebiyat Ödülü'nü almıştır… (Neşe Ağaoğlu)

Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa!: 1980 yılı Türkiye'sinde sağ sol çatışmasının heba olan gençleri, Erdal ve Seyfi'nin acı dolu hikayesi. Aşkları sevinçleri hüzünleri birde 1989 Cem yayınevi basımı sararmış sayfaların kokusu da birleşince 245 sayfayı 1 günde okumuş oldum. Çok dokunaklı çok güzel bir eser. Kitaplığının kıyısında köşesinde bekletiyorsanız hemen okumanızı tavsiye ediyorum... (Harun Gülle)

--reklam--

Turnalar PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Öner Yağcı - Turnalar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Turnalar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Öner Yağcı Kimdir?

İlköğrenimini Yozgat-Yerköy'de tamamladı. Tokat İlköğretmen Okulu'nu (1969) ve Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü bitirdi (1975).

12 Mart döneminde yargılandığı DEV-GENÇ davasından iki yıl kadar tutuklu kaldı. Ağrı-Taşlıçay'da öğretmenlik, Kars-Sarıkamış'ta askerlik yaptı. 12 Eylül döneminde, yöneticilerinden olduğu TÖB-DER hakkında açılan davada yargılandı ve beş yıl hapis yattı.

1974'ten sonra birçok dergide yazıları yayımlandı, çeşitli yayınevlerinde çalıştı. Kardelen' le 1986 Akademi Kitabevi Roman Başarı Ödülü'nü; Turnalar' la 1988 Madaralı Roman Ödülü'nü, 1994 Sabahattin Ali Kültür Günleri Ödülü'nü, 1995 Truva Edebiyat Ödülü'nü aldı. PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı, BESAM, 68'liler Birliği Vakfı gibi kurumlarda yöneticilik yapan yazar, romanlarından başka kültür, sanat, edebiyat, siyaset konulu deneme, inceleme ve araştırmalarıyla da tanınıyor..

--reklam--

Öner Yağcı Kitapları - Eserleri

  • Ezop'tan Masallar
  • Kardelen
  • Gökyüzüne Akan Irmak
  • Turnalar
  • Şahmeran
  • Büyük Oğul Efsanesi
  • Yediveren
  • Pir Sultan Abdal-Yaşamı ve Şiirleri
  • Kaptan
  • Nazi Kampları
  • Hayyam
  • Karacaoğlan Yaşamı ve Şiirleri
  • Sivas’ı Unutmak
  • Köroğlu Yaşamı ve Şiirleri
  • 68 Kuşağı
  • Aziz Nesin Aydınlığı
  • Bir Keloğlan Varmış
  • Keloğlan Devler Ülkesinde
  • Yunus Emre Yaşamı ve Şiirleri
  • Tek Kitapta Nazım Hikmet
  • 40 Kuşağı Şairleri
  • Karacaoğlan Yaşamı ve Bütün Şiirleri
  • Tevfik Fikret
  • Keloğlan Sihirli Dünyada
  • Aydınlatan DÜşünceler
  • Dadaloğlu Yaşamı ve Şiirleri
  • Yine de İyimser
  • Nazım Hikmet Aydınlığı
  • Ezop Yaşamı ve Masalları
  • Beyler Bu Vatana Nasıl Kıydınız?
  • Anadolu’nun Umudu: Aydınlık
  • Yaşasın Yenilenler
  • Bektaşi Demiş ki
  • Şükran Kurdakul
  • Savaş ve Edebiyat
  • Hayyam
  • Köroğlu
  • Tek Kitapta Namık Kemal
  • Server Tanilli
  • Aydınlığın Ustaları
  • Cumhuriyet Dönemi Edebiyat Çevirileri Seçkisi
  • Dil Kaleminin Enstitüsü
  • Kir
  • Aydınlık Aşkıyla

--reklam--

Öner Yağcı Alıntıları - Sözleri

  • Doyacak kadar aşın varsa, başını sokacak bir damın, insanoğluna kulluk etmiyorsan, başkasının sırtından değilse geçimin, tamam, güneşli günler içindesin... (Hayyam)
  • Bütün insanların avukatıyım. Salt ben değil, bütün aydınlar, yazarlar, halkımızın avukatıyız. (Aziz Nesin Aydınlığı)
  • Umutlar, güzelim düşler vardır, yarınlara olan güven vardır, dostluk, dayanışma! Yüreklerde yeşeren çiçek tomurcukları vardır, çiçek bahçeleri, bal damlaları, sevdalar. Bunları yüreğinin damarlarında, beyninin kıvrımında beslemeli insan. (Turnalar)
  • Aziz Nesin yangından sonra çıkıp konuşmasa, devlet yetkililerinin yalan söylediğini haykırmasaydı, ya da ölseydi Sivas yangınında? Medya ve devlet zaten suçlu ilan etmişti. Olayın nedeni Aziz Nesin'di, tahrikçiydi. Konuştuğu ve yazdığı içindir ki bugün Aziz Nesin, ne vatan hainidir ne de tahrikçi! Konuşmak, yazmak ve hesaplaşmak Aziz Nesin'in boynunun borcudur. Bu borcunu çok iyi biliyor Aziz Nesin, hep söylüyor, halkıma çok şey borçluyum, yazdıklarımla bu borcumu ödüyorum, diyor. (Sivas’ı Unutmak)
  • "Bir tek gülücük anlatmaya yeter, İnsan olmanın musikisini..." diyor Aragon... Ne? Aragon kim mi? Aptal! Öğrenmelisin. Hemen. Ayıplarla yaşamaya hakkın yok!.. (Gökyüzüne Akan Irmak)
  • Kiralık kalemlerin yüzü yoktu gerçekleri aktarmaya. (Nazi Kampları)
  • Tevfik Fikret'i sevmek, insanı, insancılığı sevmektir; özgürlükten, laiklikten, aydınlanmadan yana olmaktır. Tevfik Fikret'i sevmek emperyalist politikalara karşı durmanın A harfidir. (Tevfik Fikret)
  • Ben yanmazsam, sen yanmazsan, biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa. (Turnalar)
  • Sünniliğin dışındaki mezheplerin ve diğer dinlerin ikinci sınıf sayıldığı Osmanlı'da tarih, diğer dinsel azınlıklara karşı takip, zulüm, işkence ve katliamlar tarihidir. Engels, "Her çağda dinsel kavgalar, aynı zamanda yürümekte olan sınıf kavgalarının yansımasından başka bir şey değildir." diyor. Kaynağını Kuran'dan ve şeriattan alan, cihat denilen, islamın yayılması amacını güden bu dinsel motifli politik katliamlar, işkenceler, şeri esaslar, zulümler Osmanlı düzeni boyunca sürmüştür... (Sivas’ı Unutmak)
  • Yüklü yemiş dallarıdır kollarımız; Silkeler durur düşman, Silkeler durur bizi... Ve yemişlerimizi daha rahat,daha kolay toplamak için; Vurur prangayı ayağımıza değil, Vurur prangayı kafamızın içine..! (Nazım Hikmet Aydınlığı)
  • Fırsatı ganimet bildi kötüler Böyle kalmaz padişahın çağları Eninize boyunuza eğlenin Sizin olsun Binboğa'nın dağları El kalmamış Binboğa'ya çıkacak İp kalmamış salıncağa takacak Hemen Avşar mıdır başa kakacak Bir gün olur geri gelir sağları Padişah tahtında devrim olursa Hak-adalet er geç yerin bulursa Eğer bir gün Avşar geri gelirse Kovgun eder sizin gibi beyleri Dadaloğlu'm Yetim Ali oldu adın Ne meskenin kalmış ne kalmış yadın Yazıcıoğlu derler harammış sütün Ben takmıştım taşıdığın tuğları (Dadaloğlu Yaşamı ve Şiirleri)
  • "Ben Atatürkçüyüm. Ben Cumhuriyetçiyim. Ben Laikim. Ben antiemperyalistim. Ben bağımsız Türkiye'den yanayım. Ben özgürlükçüyüm. Ben insan hakları savunucusuyum. Ben terörün karşısındayım. Bem yobazların, hırsızların, vurguncuların, çıkarcıların düşmanıyım. Öyleyse vurun, parçalayın! Her parçamdan benim gibiler, beni aşacaklar çıkacaktır." (Uğur Mumcu) (68 Kuşağı)
  • Neden buz? Neden buz gibiydin ama erimiyor, eritiyordun? (Yediveren)
  • Benzimin sarılığı Hergün ağlamaktadır. (Kardelen)
  • "O sözler ki kalbimizin üstünde/Dolu bir tabanca gibi/Ölüp ölesiye taşırız/O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan/Uğrunda asılırız..."dememiş miydi?.. —Attilâ İlhan (Yaşasın Yenilenler)
  • Konuştuğu ve yazdığı içindir ki bugün Aziz Nesin ne vatan hainidir ne de tahrikçi! Konuşmak, yazmak ve hesaplaşmak Aziz Nesin’in boynunun borcudur. (Sivas’ı Unutmak)
  • Kardeşlerimiz daha fazla merhamet ve cesaret gösterip bir şeyler yapsaydı kim bilir belki düşman yaptığından vazgeçerdi. Çünkü düşman ihtiyatlıydı. Her şeyi hesaplayan, realist ve akılcı düşman her sefer sadece bir adım atıyor ve gösterilecek tepkinin derecesini ölçmek için bekliyordu. Böyle bir tepki görülmediğinde de bir adım daha atma riskini göze alıyordu. Yine bekliyordu. Yine de bir tepki gelmediğini görünce bu kez ihtiyatı unutuverdi. (Nazi Kampları)
  • Parçalayıp, yok edemiyorduk yalnızlığımızı. (Turnalar)
  • O yaşlı adamın felek olduğunu, kendisini kontrol etmeye geldiğini anlamış Keloğlan... “Para beni değiştiremez ki,” demiş kendi kendine. “İyilik insanın yüreğindedir.” (Bir Keloğlan Varmış)
  • “Yaşamak elbette güzel, hatta en güzel şeydir ama insanın onuruyla! Bağnazlığın, yobazlığın karşısında korkudan titreyip çamurlara bulanarak, çirkeflerde sürünerek değil.” (Aziz Nesin Aydınlığı)