Kitap Künyesi
Yazar: Miguel de Unamuno
Çevirmen: Yıldız E. Canpolat
Orijinal Adı: Tres novelas ejemplares y un prólogo
Yayın Evi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
İSBN: 9786053600602
Sayfa Sayısı: 124
--reklam--
Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Laín Entralgo’nun “İspanyol bilincinin ve kişiliğinin uyanışı” biçiminde nitelediği “98 Kuşağı” yazarlarından Miguel de Unamuno (1864-1936) Madrid Complutense Üniversitesi’nde felsefe doktorasını tamamladıktan sonra atandığı Salamanca Üniversitesi’nde ders verirken bir yandan da deneme ve makalelerini yayımlamaya başladı. Yönetim karşıtı yazıları yüzünden işine son verildi ve Fuerteventura Adası’na sürüldü. Ancak 1931’de Cumhuriyet’in kuruluşuyla aynı üniversiteye rektör olarak atandı.
Unamuno’ya göre makineleşme insanı kişiliksizleştirmiştir, teknolojinin girmediği bir evren arar; uygarlığa karşıdır. İç konuşmaları James Joyce’dan daha önce kullanmıştır.
Kimi zaman da kişiler, yazar ve okuyucu karşılıklı konuşur ve tartışırlar. Unamuno roman bilimselliği ile alay eder, yazınsal yapıtların yazarın belli başlı önsezilerini açıklamak için birer araç olduklarını ileri sürer. Kimi yapıtlarında ölümsüzlük özlemi ağır basar, kimi zaman Tanrı’ya başkaldırır, kimi zaman da yazgıya boyun eğer. Tüm eserlerinde zengin ve özenli bir dil kullanır; kaba, çirkin sözcükleri ancak deli dolu kişilerine söyleterek kusursuz bir denge tutturmuştur.
--reklam--
Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz Alıntıları - Sözleri
- Ve her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizliği taşır: Kendini beğenmiştir ve alçakgönüllüdür, obur ve kanaatkârdır, kösnül ve edeplidir, kıskanç ve iyilikseverdir, cimri ve eli açıktır, tembel ve çalışkandır, öfkeli ve acı çekendir. Ve kendisinden diktatör de köle de, katil de aziz de, Kabil de Habil de yaratır.
- Yani; birinin gerçekte olduğu kişi, olduğunu sandığı kişi ve başkasının onu sandığı kişi olarak üç ayrı kişiyizdir.
- Zihinsel tembellik eskilere uymayanı değerlendirmeyi bilmemektir, kendilerini eleştirmenliğe verenlerin en tipik özelliğidir.
- RAQUEL :Cehennemin nerede olduğunu biliyor musun? DON JUAN :Yeryüzünün ortasında diyorlar.
- Kısacası: Her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizligi taşır ve onlardan her türde roman kahramanı yaratabilir.
- ...bir sanat yapıtından keyif alan onu kendinde yarattığı içindir, onu yeniden yarattığı ve onunla yeniden yaratıldığı içindir.
- Acılı ruhun dinlenebildiği dinlence saatleri vardır; bunun için ağaçlıklı yollar yapılır, kaynaklar aranır, yamaçlar düzleştirilir ve bahçeler özenle ağaçlandırıılır.
- Ne denli az konuşulursa o denli çok sever insanlar birbirini.
- Ne denli az konuşulursa o denli çok sever insanlar birbirini.
- Kuşkusuz, siz erkekler canınızın her istediğini yapabilirsiniz, karınızı aldatmak bile olsa ...
- "Yaşamım bir su sızıntısı gibi elimden kayıp gidiyor," diyordu, kanımın çekildiğini, kafamın uğuldadığını duyuyorum ve eğer hala yaşıyorsam, yavaş yavaş öldüğüm için...
- Ve her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizliği taşır: Kendini beğenmiştir ve alçakgönüllüdür, obur ve kanaatkardır, öfkeli ve acı çekendir. Ve kendisinden diktatör de köle de, katil de aziz de, Kabil de Habil de yaratır.
- ne denli az konuşulursa o denli çok sever insanlar birbirini.
- Ve her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizliği taşır: Kendini beğenmiştir ve alçakgönüllüdür, obur ve kanaatkârdır, kösnül ve edeplidir, kıskanç ve iyilikseverdir, cimri ve eli açıktır, tembel ve çalışkandır, öfkeli ve acı çekendir.
--reklam--
Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
~75° | Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz: Merhaba. yazar/miguel-de-unamuno'nun bu kitabında başta bir önsöz ve onu takiben de üç tane öykü yer alıyor. Önsözü de bir tür öykü olarak nitelendirebiliriz. Çünkü yazar bu önsözü bir nevi ''öykülerinin öyküsü'' olarak yazmış. Yani nasıl öykü yazdığına dair bir açıklamada bulunuyor. Ona göre bugün ''gerçekçilik'' olarak bildiğimiz ve ''gerçekliğe'' sadık kalmayı hedefleyen akımla ''gerçeklik'' arasında bir fark var. Kendisi çoğu eserinde ''gerçekliğe'' sadık kalarak ama ''gerçekçilikten'' uzaklaşarak yazıyor. İşte bunu nasıl yaptığını da eleştirel olarak aktarıyor. Biraz karmaşık olan bu açıklama konusunda aşağıdaki alıntımın altına bir yorum yazmıştım. gonderi/140014751 Diğer öykülerin her birini de ''örnek öykü'' olarak nitelendirmek gayet uygundur. Çünkü yaşamdan ve ''gerçeklikten'' örnekler sunuyorlar. Yazarın bu öyküler ve barındırdığı karakterlerin ''gerçekliğine'' dair ifadesi, ''Acı çekenler, yani savaşanlar -ya da isterseniz kişiler diyelim- gerçektirler, çok gerçektirler ve okurların kendilerine verdikleriyle değil, doğrudan doğruya kendilerinin namusluca var olmak ya da namusluca var olmamak konusundaki tüm içtenlikleriyle gerçektirler.'' şeklinde. 1. İki Anne 2. Lumbría Markisi 3. Tam Bir Erkek Yukarıdaki başlıklar üç tane öykünün başlıkları. Başlıklardan yola çıkılarak anlatılmak istenen tahmin edilebilir gibi. Akıcı, yani okuması zor değil. Şunu söylemeliyim ki bu öykülerde iç karartıcı hayatlarının içerisinde sıkışıp kalarak acı çekmekte olan karakterlerin acılarına ortak olamaman imkânsız gibi. Muhakkak o duyguyu hissedeceksin diye düşünüyorum. Keyifli okumalar! (Kaan Ata Önder)
"Yani; birinin gerçekte olduğu kişi, olduğunu sandığı kişi ve başkasının onu sandığı kişi olarak üç ayrı kişiyizdir." Bu cümle bana Luigi Prandello'yu hatırlatıyor. Biri, Hiçbiri, Binlercesi kitabının ana teması olmakla birlikte beni de uzun süre içine çekmişti. Utanarak söyleyeyim, yazar ile tanışma kitabım. Bu yıl (ve daha sonra) edebi yönü ağırlıklı kitaplara yer vermeyi planladığımda; "sis" kitabı ile başlamak istedim. Ne yazık ki kargoda gecikme oldu ve ne şans ki; kitaplığımda iş bankası modern klasikler içinde bu kitap vardı. Adından da anlaşılacağı üzere 3 öykü ve öykülerinin nasıl yazıldığını irdeleyen, öykülerimin öyküsü dediği bir önsözden oluşan kitapta "Sis" kitabına ve Don Quıjote'ye bolca gönderme ve eleştiri vardı. Elimdeki kitabı bitirir bitirmez Sis kitabına başlayacağım. (Şeyma ÇAĞLAYAN)
Kitap sohbet havasında biraz da felsefi sayılabilecek bir önsöz ile başlıyor. Geriye kalan üç öyküde genel olarak iki kadın bir erkek ya da bir kadın iki erkek arasındaki ilişkiler ve bunun sonucunda gelişen olaylar anlatılıyor. Kitap akıcılık kısmında bir sıkıntı yarattı.Kitapta 3 hikaye var ama sadece sonuncusu biraz okutuyor kendisini bir de önsöz fena değil :) (Can ÇAKIR)
--reklam--
Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Miguel de Unamuno - Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Miguel de Unamuno Kimdir?
Miguel de Unamuno, İspanyol düşünür, yazar. Madrid Üniversitesi'nde felsefe ve edebiyat üzerine eğitim almış ve Bilbao'da felsefe öğretmenliği yapmıştır. 1891 yılında Salamanca Üniversitesi'nde Eski Yunan Dili Kürsüsü'nde profesör olmuştur.
20. yüzyıl İspanyası'nı düşünmüş ve yazmıştır. Dogmatik düşünceye (özellikle faşizme) karşı savaşmış ve bu uğurda 1924 yılında diktatör Miguel Primo de Rivera tarafından Fransa'ya sürgüne gönderilmiştir. 1930 yılında tekrardan Salamanca Üniversitesi'ndeki görevine dönen Unamuno, bu kez de diktatör Franco'ya karşı çıktığı için ev hapsine mahkûm edilmiştir. Tutuklu halde, 31 Aralık 1936 tarihinde ölmüştür. Roman, öykü, şiir, deneme ve oyun türünde eserler vermiştir.
“İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister” ve "Başka yazarların neden bazı sözcükleri italik yazdığını anlayamıyorum. Sanırım o sözcüğe dikkat çekip önem artırmak istiyorlar. Hâlbuki, benim yazdığım her sözcük zaten önemlidir" gibi değinmeleri vardır.
--reklam--
Miguel de Unamuno Kitapları - Eserleri
- Sis
- Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz
- Yaman Adam
- Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı
- Aşkın Hücumu
- Abel Sanchez - Tula Teyze
- Aziz Manuel
- Günlükler
- Hayatın Trajik Duygusu
- Tula Teyze
- Vakit Nasıl Geçiyor
- Aşk ve Pedagoji
- İki Ana
- Çırpınış
- Ölümün Aynası
- Abel Sanchez
- İki Tuhaf Öykü
- Roman Nasıl Oluşturulur
- Aziz Don Manuel
--reklam--
Miguel de Unamuno Alıntıları - Sözleri
- Bir çocuk için inanmak düş görmekten başka bir şey değildir. (Aziz Manuel)
- Gerçek din mi? Bütün dinler kendilerine inanan halkları ruhsal olarak yaşattıkları ve onları ölmek için doğmak zorunda oldukları konusunda teselli ettikleri kadar gerçektir, her halk için en gerçek din kendisininki, kendi yarattığı dindir. Peki ya benimki? Benim dinim başkalarını teselli etmekte bulduğum tesellidir; her ne kadar onlara verdiğim teselli benim tesellim olmasa da...' (Aziz Manuel)
- Önce dövüp sonra dayağın sebebini açıklıyorlar. Çiğnenmek değil, 'Afedersiniz!' denmesi canımı yakıyor. Dayak yetiyor da izah edilmesi fazla geliyor... (Ölümün Aynası)
- ‘’ ‘Daima iyi bir insan olacak mısın?’ sorusunu hatırlar hatırlamaz titremeye ve bir kavak yaprağı gibi sallanmaya başlıyorum. Çünkü söyleyin bana, daima iyi bir insan olacağımı bilebilir miyim?’’ (Aşkın Hücumu)
- “ Bu korkunç, ıssız, kapanık ruhta bir uçurum keşfetti..! “ (Yaman Adam)
- "İnsanlar ancak aynı acıyı beraber çektikleri, ortak bir ızdırabın boyunduruğunda bir süre taşlı bir alanı birlikte sürdükleri zaman manevî bir sevgiyle severler birbirlerini." (Hayatın Trajik Duygusu)
- İnsan, kafasıyla düşünür, kalbiyle duyar ve midesiyle ister. (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- Çocuğun gördüğü, işittiği her şey, ruhu için bir tohum gibidir, filizlenir, sonra da ürün verir. (Tula Teyze)
- çok yolculuk yapan, vardığı yeri arayan değildir, ayrıldığı yerden kaçarcasına çekip gidendir. (Sis)
- “Çocuklar her şeyi bizden daha iyi anlar. Hem hiç unutmazlar da. Şimdi anlamıyorlarsa yarın anlayacaklardır. Çocuğun gördüğü, işittiği her şey, ruhu için bir tohum gibidir, filizlenir, sonra da ürün verir.” (Tula Teyze)
- Zulümlerin en büyüğü, zulüm edenden ziyade zulüme uğrama korkusu yüzündendir. (Aziz Manuel)
- "Bir şey olmak istemiyorum, hiç kimsenin beni hatırlamasını da... Çalışmak mı? Neye yarar? Buraya kapanıyorum, yaşlıların arasına, yaşadığım yer burası. Özlemlerim çoktandır tatmin oldu. Bir nihilist." (Günlükler)
- Dünyada onu sevəcək birini tapa bilməyən adam yoxdur. (Abel Sanchez)
- "Bu kadar aptal arasında delirmeyen onlardan da aptaldır..." (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- ...çok yolculuk yapan, vardığı yeri arayan değildir, ayrıldığı yerden kaçarcasına çekip gidendir. (Sis)
- Çünkü biz yaslı ve bedbaht günleri, sevinçli ve mesut günlerden daha iyi hafızamızda tutarız. Ömrümüzdeki hudut taşları, sevinçler değil yaslardır. (Vakit Nasıl Geçiyor)
- Kısacası: Her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizligi taşır ve onlardan her türde roman kahramanı yaratabilir. (Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz)
- Çünkü insanlardan nefret etmekten ziyade onlardan korkuyorum. (Satranç Ustası Don Sandalio'nun Romanı)
- ''ne fena tabiat, bizi ilgilendirmeyen şeyleri merak etmek.'' (İki Ana)
- “ Aşk düşünmez..! “ (Yaman Adam)
Yorumlar
0 yorum