Kitap Künyesi

Yazar: Nuri Pakdil

Yayın Evi: Edebiyat Dergisi Yayınları

İSBN: 9789757013044

Sayfa Sayısı: 116

--reklam--

Umut Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Tiyatro, edebiyatın, başka bir anlatımla sözün eyleme dönüşmesidir. Ne şiirde, ne öyküde, ne romanda bulunmayan bir işlev yüklenmiştir oyuna. Bu da, oyunda anlatımın ancak eylemle olabileceği gerçeğine götürüyor bizi. Söz'ün de gide gide azaldığı bir döneme gelip durduk. İnsanların, çok konuşmaktan bıktıklarını görüyorum. Dinlemekten de. Ne yapmalıyız bu durumda?

Umut’u yazmadan önce çok düşündüm bunun üzerinde. Öyle bir teknik uygulamak gerekiyordu ki, söz’le arası açılmış insanı, yeniden onunla barıştırabilelim. Bunun için sık sık duraklama var oyunda. Yalnız iki ya da artık kişinin konuşmalarında değil, bir kişinin konuşmasında da vardır bu uyarlama.

İçerik yönünden, Umut’u şöyle belirleyebiliriz: Bir ‘soruşturma’ yaklaşımıyla çağın algılanmasıdır. Bir konudan çok, insanın ‘konumu’ vardır Umut’ta. Böylece evrensel bir anlatıma varmak istedim. Konu, yöresel olabilir, bir ülkeye ait olabilir, ama insanın konumu evrenseldir. Bu nedenle kişilere ad vermemeyi yeğledim. Kuşkusuz Umut’ta, kuşağımın verdiği kültür savaşımının, yabancılaşmaya karşı koyuşun izleri de vardır.” Nuri Pakdil”

--reklam--

Umut Alıntıları - Sözleri

  • Kentte nüfus arttıkça aramızdaki boşluk yoğunlaşıyor sayın bayım.
  • Kent, doğaya ters düşmeye başladı mı anlamsızlaşıyor... İnsanın konumu ıssızlık oluyor böyle bir kentte... Oysa insan ıssızlığı gidermek için geldi dünyaya.
  • Unutuyoruz... gereğini... yakarmanın. Yalnız O'na.
  • Her eylemden sonra, döneceği bir yeri olmalı insanın.
  • İnsan duyuyor mu yüreğinin olduğunu?
  • Zaman, iyice yığılmış üzerine insanın.
  • Ellerinden bayanların Süt akıyor evde Değen yeri arıtıyor Elleri bayanların Çiçekler kırmızı Yeşil mavi Oynuyor ellerinde Bütün bayanların Kapkacak Gergef sonra Ev işleri Şiirleri Elleri bayanların Bütün bayanların
  • Burnumuza gülden yapılma bir süzgeç taksak yine girer mi bu Kötü Ruh içimize?
  • Bir engel kaldı aşamadığımız. Bilinçsizlik. . .
  • Bir engel kaldı aşamadığımız. Bilinçsizlik.
  • Bay- düş, çok verimli bir tarladır. Bayan- kısıtlayamadıkları özgürlüğümüzü orada koruruz.
  • Her şeyin üstündeyim. İnsanım ben. Bunun için güçlüyüm ya. Unutmuş kentliler insanın içinde kabaran fetih coşkusunu. Yenmeliler insanı çürüten put korkusunu. Kanala akıtmalı içimizdeki bu korkuyu.
  • Bir engel kaldı aşamadığımız. Bilinçsizlik.
  • Göklerin, yerin, dağların yüklenmekten çekindikleri sorumluluğu yüklenmiş insan. Eziliyor bunun altında. Ama O... (Göğe bakar) taşıyabileceğimizden fazlasını da yüklememiş omuzlarımıza.

--reklam--

Umut İncelemesi - Şahsi Yorumlar

“Yeraltları kuruyor. Ağaçlar derinlere kök salamaz oldu. Hepsi kuruyabilir yakında. Öyle görünüyor. Evine dönüp kapısını kapatan kurtuldum sanıyor. Budalalar!” Nuri Pakdil’in ilk tiyatro oyunu Umut. Tiyatronun kitaba uyarlanmış hâlinin okurken zorladığı düşünülse de ben çok keyif aldım. Kendimi tiyatro sahnesinde izleyici olarak hissettim. Diyaloglar sahne halinin aktarımı oldukça etkileyiciydi. Duygular, çatışmalar, yozlaşma, aslından kopmak, doğadan uzaklaşıp kentleşen insanın buhranları, her şeyin sonunda ölüm olduğu vurgusu, yine de her koşul ve şartta umutlu olmak çok güzel işlenmiş. Konu Nuri Pakdil olduğunda zaten söz söylemek ne haddimize. Onun için kitap hakkında kendi cümlelerini ekliyorum: “İçerik yönünden, Umut’u şöyle belirleyebiliriz: Bir ‘soruşturma’ yaklaşımıyla çağın algılanmasıdır. Bir konudan çok, insanın ‘konumu’ vardır Umut’ta. Böylece evrensel bir anlatıma varmak istedim. Konu, yöresel olabilir, bir ülkeye ait olabilir, ama insanın konumu evrenseldir. Bu nedenle kişilere ad vermemeyi yeğledim. Kuşkusuz Umut’ta, kuşağımın verdiği kültür savaşımının, yabancılaşmaya karşı koyuşun izleri de vardır.” diyor Nuri Pakdil. Dipnot: dergipark.org.tr de Umut ile ilgili makaleyi okumanızı da tavsiye ederim. kitap/umut--25120 yazar/nuri-pakdil (Yağmur)

Bir dünya, bir ülke, bir kültür, bir kent... Bu kentin içinde yalnızşlama, yok oluş... Nuri Pakdil tiyatro tarzında kaleme aldığı bu eser de kentleşmeyle birlikte insanların nasıl yalnızlaştığını, yozlaştığını, özünden koparıldığını kaleme almış. Özümüze var olan bazı kelimelerin, kavramların, kültürün vs. bizden koparılışı işlenmiş, George Orwell'in 1984'ündeki gibi. Peki ve silişin bu yabancılaşma, bu yalnızlık son bulacak mı? Bir UMUT doğacak mı? Nuri Pakdil bu eserde oyunculara isim vermemiş. Bay, bayan, Soruşturmacı, işçi, hizmetçi, bekçi, köylü diye karekterleri belirlemiş. Çünkü bu karekterler aslında bu dünyada olan herkes. Ben, sen, o, biz hepimiz. Ayrıca bu kitabı okurken bazı kavramlar üzerine tekrar derin düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. "kentleşme, metropelleşme, yabancılaşma, yozlaşma, yalnızlaşma, düşünce, fikir yoksunluğu, özgürlük, UMUT..." #kitapyurdu #kitapyorumu #kitaptavsiyesi @nuripakdil (Cemile Yıldız)

Nuri Pakdil’in her kitabında farklı pencereler açılıyor ruhuma.: Eserlerinde “Sürekli umut içinde olalım.” diyor Nuri Pakdil. Hatta “Umut” isminde bir de başlı başına bir tiyatro eseri kaleme almış. “Umut, konuştukça büyür, aşar sizi, kendinizi de, ülkenizi de aşar: Yeryüzüne bir elektrik akımı gibi geçer umut.” Birkaç haftadır elimdeydi kitap. Ara ara okuyunca Nuri Pakdil kitapları pek lezzet vermiyor. Bir dikişte içeceksin. Öyle üç yudumda içersen pek bir şey anlamıyorsun. Bu yüzden bugün epey bir sayfa ilerde olmama rağmen, baştan yeniden okudum kitabı. Eser tiyatro tarzında yazılmış. Ama çok ara söz var. Çok açıklama var. Onları okusan metnin anlamından kopuyorsun. Okumasan metni eksik anlıyorsun. Nuri Pakdil zaten çok derinlikli yazıyor. Benim sığ aklım maalesef o derinliğe pek fazla nüfuz edemiyor. Kitabın konusunda, gittikçe kentleşen, betonlaşan yığınlar, kovulan doğa var. Yeşilliklerden, güzelliklerden insanın artık mahrumluğu var. Çürüyen bir toplum anlatılsa da kitapta, onlara sorumluluklarını ve eski güzel değerlerini hatırlatan bir yaklaşım var. Umut, iki bölümden oluşmakta. Her bölümde dörder tablo var. Eserin genelinde bütün kişilerce, insanın sorumluluk sahibi olması gerektiği anlatılmakta. Her bir cümle, tekrar yaratılacağımız bilincini veriyor. Bir sonsuzda hesap var diyor. Bu itibarla önce bilinç, önce düşünme diyor. Kendine kulak ver. Bak neler söylüyorsun. Duy kendini. Modern dünyanın hızına ayak uyduracağım diye koşma. Hem niye koşuyorsun? Koşacaksan kendine koş, iç âlemine koş. İçi bırakınca insan, dışını dolduruyor maalesef. Evlerimizde artık ruhumuz değil eşyalar hüküm sürüyor. “Keskin bilinç önce. (Güler) Özür Dilerim, hiçbirimizin bilincini ölçecek aygıt daha bulunamadı.(Araştırır) İçinizde doktor var mı? Esenlik diliyoruz onlara. Yürek çarpıntılarımızı kolaylıkla ölçebiliyorlar. (Düşünür) Ama yazarın amacı, bilincimizin çarpıntısını duymamızdır. Kuşkusuz karışık bir iş. Çok önemli görünüyor ama. Ne bir güldürü, ne de acıklı bir oyun. (Oturur) Âdem ile Havva’nın inişlerinden beri durmadan yürüyoruz. (Kalkar. Sahnenin önünde yürür. Durur.) Bir engel kaldı aşamadığımız: Bilinçsizlik. Hepimiz bilinçli olsak durum böyle mi olur?” Ölümü öldürmek mümkün olmuyor. Dünyada mutlu mutlu yaşadığını zannedenlere ölümden bahsetmek, onları sarsmak gerek. Kitapta bu da var. Ölüm kusan makineler. Teknolojik gelişmeleri yanlış yerlerde kullanmak. Ne acı. İnsan, insanı öldürmek için makineler yapıyor. Korku ve dehşet içinde kalmak. Ürkek bir hayat sürmek. Kendi elimizle etmek. “Afrika uzak sayılmaz buraya. (Sahneyi, enine boyuna, oradan oraya arşınlamaya koyulur) Savaş pilotları eksik olmasınlar yakınlaştırdılar ülkeleri birbirine. (İç çeker) Öksürsem Amerika’da duyulacak. (Güler) Bir küçük ayrıntı bu. (Canlılıkla) Ölüm bağı ile bütün kıtalar bağlandı. Bağ kopsa. (Dalar) evet kopsa. (Oturur) kurtulacağız. (Güvenli bir sesle) Mantığımı nasıl buluyorsunuz? Ne barış mantığı, ne de ölüm mantığı. Çünkü her birinin tek başına bir anlamı da yok. (Güler) Kalmadı.” Nuri Pakdil’in her kitabında farklı pencereler açılıyor ruhuma. Ve kapatmıyorum hiçbirini. Doyasıya nefesleniyorum. (Sait Köşk)

--reklam--

Umut PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Nuri Pakdil - Umut kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Umut PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Nuri Pakdil Kimdir?

1934 Maraş doğumlu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İlk çalışmalarını, şiir ve deneme türlerinde Maraş'ta, Demokrasiye Hizmet gazetesinde yayımladı. Lisedeyken Hamle adında bir dergi çıkardı (1954/55). İstanbul'da bir haftalık dergide sanat sayfaları düzenledi (1964). Edebiyat dergisini (Şubat 1969) ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nı (1972) kurdu. Nuri Pakdil'in ve Edebiyat Dergisi Yayınları'nın ilk kitabı Batı Notları'dır. Edebiyat Dergisi, kimi aralıklarla uzun yıllar sürdürdüğü yayınına, Aralık 1984'te ara verdi. Edebiyat Dergisi Yayınları, 1972-1984 yılları arasında, 18'i Nuri Pakdil imzasını taşıyan, 45 kitap yayımladı.

Nuri Pakdil, 28 Şubat 1997 tarihinde Edebiyat Dergisi Yayınları'ndan yeniden kitap yayımlamaya başladı. Sitemizin güncellendiği tarihe kadar, daha önce yayımlanan 5 kitabın yeniden çalışılmış basımı ve 12 yeni kitabın ilk basımları yapıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne layık görüldü. Kasım 2014'te Necip Fazıl Saygı Ödülü'nün ilkini aldı. Aynı yıl yaptığı bir açıklamada "muhafazakar değilim devrimciyim" ifadesini kullanarak sağcı veya solcu olmadığını belirtip "İslamcı" olduğunu niteledi. "Özgürlükçü, emekten yana olan dinden yanayım." şeklinde ifadeleri de mevcuttur. Pakdil, marksizme ve komünizme yakınlık hissetmediğini fakat ilgiyle izlediğini de açıkladı.

Yazarlığı boyunca 16 müstear isim kullanan Nuri Pakdil'in en çok tercih ettiği ise "Ebubekir Sonumut" olmuştur.

85 yaşında üst solunum yolları enfeksiyonu nedeni ile tedavi gördüğü Ankara Şehir Hastanesi'nde vefat etti.

Kitapları

Harikalar Tablosu / Prevert, Oyun/Çeviri, Temmuz 1974.

Ay Operası / Prevert, Şiir/Çeviri, Nisan 1975.

Biat II, Deneme, Ocak 1977.

Bağlanma, Deneme, Şubat 1979.

Bir Yazarın Notları II, Deneme, Aralık 1980.

Put Yapımevleri, Oyun, Nisan 1980.

Biat III, Deneme, Nisan 1981.

Anneler ve Kudüsler (Şiir)

Bir Yazarın Notları III, Deneme, Mayıs 1981.

Kasırganın Çatırtıları / Guillevic, Şiir/Çeviri, Mayıs 1981.

Bir Yazarın Notları IV, Deneme, Eylül 1982.

Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş, Oyun, Haziran 1982.

Edebiyat Kulesi, Deneme, Şubat 1984.

Sükût Sûretinde, Şiir, Şubat 1997.

Derviş Hüneri, Deneme, Mart 1997.

Batı Notları, Gezi-İzlenim, Mart 1997.

Arap Saati, Deneme, Mayıs 1997.

Umut, Oyun, Haziran 1997.

Ahid Kulesi, Şiir, Haziran 1997.

Korku, Oyun, Ağustos 1997.

Klas Duruş, Deneme, Ekim 1997.

Arap Şiiri (Güldeste) I, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.

Arap Şiiri (Güldeste) II, Şiir/Çeviri, Haziran 1998.

Kalem Kalesi, Deneme, Ekim 1998.

Bir Yazarın Notları I, Deneme, Mart 1999.

Osmanlı Simitçiler Kasîdesi, Şiir, Temmuz 1999.

Otel Gören Defterler 1: Çarpışan Sesler, Deneme, Aralık 1999.

Otel Gören Defterler 2: Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada, Deneme, Mayıs 2000.

Otel Gören Defterler 3: Büyük Sorgu, Deneme, Kasım 2001.

Otel Gören Defterler 4: Simsiyah, Deneme, Nisan 2002.

Otel Gören Defterler 5: Ateş Hattında Harf Müfrezeleri, Deneme, Ocak 2003.

Otel Gören Defterler 6: Yazmak Bir Mûcize, Deneme, Haziran 2005.

--reklam--

Nuri Pakdil Kitapları - Eserleri

  • Batı Notları
  • Derviş Hüneri
  • Ahid Kulesi
  • Anneler ve Kudüsler
  • Bir Yazarın Notları 1
  • Bir Yazarın Notları 2
  • Bir Yazarın Notları 3
  • Bir Yazarın Notları 4
  • Umut
  • Arap Saati
  • Biat 1
  • Biat 2
  • Biat 3
  • Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş
  • Bağlanma
  • Put Yapımevleri
  • Osmanlı Simitçiler Kasidesi
  • Sükut Suretinde
  • Edebiyat Kulesi
  • Çarpışan Sesler
  • Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada
  • Büyük Sorgu
  • Simsiyah
  • Ateş Hattında Harf Müfrezeleri
  • Yazmak Bir Mucize
  • Klas Duruş
  • Bir Öldürme Töreni
  • Bakır Dönemi
  • Belge
  • Konuşmalar
  • Kalem Kalesi
  • Mektuplar (Özel Kutulu 3 Cilt Takım)
  • Korku
  • Sınır Tanımayan Devrim Ateşi: Mektuplarım
  • Tüm Karanlığa Yiğit Direniş: Konuşmalar 2
  • Arap Şiiri (Güldeste) I-II
  • Biat
  • Mektuplar I
  • Mektuplar - 2
  • Mektuplar - 3

--reklam--

Nuri Pakdil Alıntıları - Sözleri

  • İzin verirseniz, şuracıkta, kendi kendime düş görmek istiyorum. (Korku)
  • İlişkiler: düzensiz atan bir nabız gibi. (Arap Saati)
  • Ah, kuru Camilere bakıp bakıp dolan gözler! (Edebiyat Kulesi)
  • Her memurun boynunda var böyle bir zincir. (Belge)
  • Tutukluluk. Ama bunu kıramam. (Belge)
  • Görünen yanı öylesine az ki insanın! (Bir Yazarın Notları 2)
  • Başkasını öldüren biraz da kendi kendini öldürmüş sayılırmış... (Bakır Dönemi)
  • “Hiç alışamadım gülmeye, hüzün vicdanıma daha uygun..” (Arap Saati)
  • bir muştu büyütüyorum yüreğimde (Anneler ve Kudüsler)
  • Yaşamak ortasında fırtinanın Gök gürültüsünün Dolaşmak balta girmemiş ormanlarda Gitmek gitmek istiyorum Yalnız Önüne geçip önsezilerimin Katlayıp harmânîsini gecenin (Arap Şiiri (Güldeste) I-II)
  • Diş ağrısı bilmeyenlere diş ağrısı anlatılamadığı gibi, uykusuzluğu bilmeyenlere de uykusuzluk anlatılamaz. (Arap Saati)
  • Ortadoğu'nun, tüm yeryüzünün haline bir bakınız; sürekli , vicdanınızı kanatınız! (Mektuplar - 3)
  • Su, Filistin akıyordu, musluğu açtığımda. (Yazının Epik Resmi Çekildiği Sırada)
  • Gözlerim, durmadan, gazetelerdeki resimlere kayıyor: ölü dolu masamın üstü. (Bir Yazarın Notları 1)
  • Susmak da konuşmak kadar önemli oluyor bazen. (Edebiyat Kulesi)
  • Çok ağır hükümleri olan bir yasa: yaşamak! (Bir Yazarın Notları 3)
  • Erenköy'den Bostancı'ya Bostancı'dan Erenköy'e (Sükut Suretinde)
  • Büyük , çok büyük bir tutkuevi olmasın zaman ? Kuşkusuz , büyük bir oyuncudur . (Kalbimin Üstünde Bir Avuç Güneş)
  • "Bilincimizi canlı tutan tek güç aşktır." (Konuşmalar)
  • Şu umut olmazsa, herhalde, ölürüz. (Bir Yazarın Notları 4)