Kitap Künyesi

Yazar: Rafet Elçi

Yayın Evi: Litera Yayıncılık

İSBN: 9786052023105

Sayfa Sayısı: 95

--reklam--

Var Olan Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Benlik duygumuzu ve varlık algımızı meydana getiren şey beyin ise, bu beynin idaresi kendi içinde ve kendininse, tabiatı anlamak için tabiatı anlamaya çalışan şey olarak beynim hakkında bu neticeye varmış isem, şu hâlde bir dilemma ile karşı karşıyayım demektir. Tabiatı anlamak için beyne baktım ve orada tabiattaki diğer bütün organizmalar gibi işleyen bir yapı buldum. Şimdi ben beynimi tabiattan ayırt edemem hatta onun işleyişini ve nasıl olup da bu işleyişin neticesinde bir ‘Ben’lik meydana getirdiğini ancak tabiata bakarak anlayabilirim. İşte bu durum bizi eski filozofların üstlendiği sorumluluğu yeniden üstlenmek durumunda bırakmaktadır. Bu da insanı tabiatın tümüyle birlikte anlamaya çalışmak ve dolayısıyla başımızın üzerinde parlayan yıldızlardan ayağımızın altında gezinen karıncalara, cansız madenlerden canlılığın nasıl meydana geldiğine varmak ve evrenin işleyen bütün yasaları ve mekanizmaları içinde işleyen bir mekanizma olarak beynin, bütünün içindeki yerini tespit etmektir. Şayet bunu başaramazsak şu an içinde bulunduğumuz çelişik durum sürmeye devam edecek. Yani tavırlarımızla kendimize ‘Ben’lik atfedip, bu ‘Ben’in kapasitelerini kendimizden bilip evrenin efendisiymiş gibi davranırken, bir taraftan da aslında ‘Ben’ dediğimiz şeyin bir nöron yığınından ibaret olduğu bilgisini yedeğimizde bulunduracağız. Bu sadece felsefenin yozlaşmasına sebep olmaz, bir felsefesi olmadığı için bilimin de başıboş ve dümensiz bir şekilde yol almasına sebebiyet verir.”

--reklam--

Var Olan Alıntıları - Sözleri

  • Çok felsefi bir açıklama yapmadan, basitçe, ‘Bir başkasının muhtaçlığını kendimizde hissetmemizdir. ‘ diyebiliriz.
  • Evrenin ilk halinde potansiyel olarak var olmayan hiçbir şeyle ileride aktüel olarak karşılaşmayacağız.
  • Var Olan, çaba harcamadan var olandır, her şey varlığından olduğu için var etmek için çaba harcamayandır.
  • Şu halde 'Düşünüyorum! ' sözü oldukça iddialı ve yanlış bir sözdür. Doğrusu ' Beynimde düşünülüyor' olmalıdır.
  • Yani yasasızlıkların birleşmesinden yasalar doğuyor, rastlantılar bir araya gelerek zorunlukları belirliyor, saçmalıkları birleltirirsen mantık, düzensizliklerden düzen beliriyor demek.
  • Var olmak için çaba harcayanlar ancak var olmayanlardır.
  • “ — İtimat etmek gerekiyor dostum . Zira beyin birbiriyle girift bağlantıları olan ve bir çok bölgeden oluşan olağanüstü karmaşık bir yapıdır. O kadar karmaşıktır ki onu idare etmek mümkün değildir. Zira beynimiz vücudumuzun geri kalanı gibi hücrelerden meydana gelmektedir . Bu sinir hücreleri de vücudumuzdaki diğer hücreler gibi bize hiç sormadan işlem yapmaktadır. Milyarlarca nöron ve bu milyarlarca nöronun trilyonlarca sinapsı kimseden emir almamaktadır . | Şu halde “Düşünüyorum! “ sözü oldukça iddialı ve esasen yanlış bir sözdür . Doğrusu “ Beynimde düşünülüyor.” olmalıdır .. “
  • “Var Olan birdir. Mutlak ve Tek varlıktır. O bilir. O bildiği için âlemde ya da âlemlerde biliş vardır. Alemde biliş olduğu için O’nun bildiğini biliriz. Bu biliş, bilme seviyesinde tezâhür eden her şeyin toplam bilişidir. O görür. Gördüğü için âlemde ya da âlemlerde görüş vardır. Alemde görüş olduğu için O’nun gördüğünü biliriz. Bu görüş âlemde ya da âlemlerde görebilme seviyesinde tezâhür eden her şeyin toplam görüşüdür. Ve O vardı.0 var olduğu için âlemde ya da âlemlerde Varlık vardır. Alemde varlık olduğu için O’nun var olduğunu biliriz. Bu varlık âlemde ya da âlemlerde var olabilen ve var olacak olan ve potansiyel olarak varlığı olan her şeyin toplam varlığıdır. Dolayısıyla O, Varlığıyla varlık veren,bilişiyle bildiren,görüşüyle gördüren bir şey olarak,bilişimizin ve görüşümüzün ötesinde bir varlıktır.. "Öyleyse iyi ki var diyelim" "Evet,iyi ki var;o Var Olan İyi."
  • '' Ya ölüme gitmek?'' Aynı şey.Hayatta kalıp acı çekmektense ölüme gitmeyi tercih eder. Fakat bunu ancak beyni bu şekilde yapılanmış daha üstün insanlar hisseder . Diğerleri için hayatta kalmak daha iyidir.''
  • Benim bütün geçmişim ve geleceğim donmuş resimler halinde dizilmişse ben neden şu anı ‘şimdi’ diye algılıyorum? Buna cevap veremiyorlar. Sanki diyorlar bir projektör bizim şu anki resimlerimizin üzerinden geçiyor ve biz de bu aydınlanmış resimleri şu an diye hissediyoruz.
  • Merhamet nedir? Çok felsefi bir açıklama yapmadan, basitçe, ‘Bir başkasının muhtaçlığını kendimizde hissetmemizdir. ‘ diyebiliriz. ..... Bu duygu bir hayvanda da olabilir ama burada duygunun şiddetini belirleyen şey, o hayvanın karşısındaki canlının muhtaçlığını tespit etme ve bunu kendinde bir derde dönüştürebilme kapasitesidir. Bu kapasitenin yeterince gelişmediği insanlar vardır ki onları da merhametsiz olmakla suçlarız.
  • Var Olan, çaba harcamadan var olandır, her şey varlığından olduğu için var etmek için çaba harcamayandır.
  • İnsan yaptıklarını yapmaya ve yapmadıklarını yapmamaya mecburdur.
  • Var olmak için çaba harcayanlar ancak var olmayanlardır...
  • Beynimi meydana getiren dış tesirler, beynimin meydana getirdiği şeyleri belirlemiş, ben de beynimin meydana getirdiği dış şeylerle beynimi meydana getiren şeyleri birleştirip buna "Benlik" demişim.

--reklam--

Var Olan İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Felsefe mi bilim mi? Aklın sınırlarını zorluyor. Dünya bizim için ne kadar sürede yaşanır hale geldi? Biz ne zamandır varız? Duygularımız aslında var olan şeylerin yansıması mı yoksa biz mi keşfettik? Kitapta sayfalarca anlatılan şey nasıl son cümle de anlam bulur. Değerini kazanır. Var olan olduğu için mi varız? (Esra Yasin)

Yazar öyle bir sorularla karşılıyor ki sizi , Resmen acı çekiyorsunuz . Ama sorulara öyle bir açıklama yapıyorki inanıp inanmamak size kalmış . Rafet Elçi’nin okuduğum ilk kitabı Ahrar ‘dı . Ahrar tarih ve tasavvuf ağırlıklı bir kitap ama oradada derin felsefik konular hakimdi . Tasavvuf zaten içinde çok geniş konuları kapsayan bir konu .. Bu kitapta ise Var Olan a nasıl ulaşabiliriz gibi bir netice alabilirsiniz fakat Var olan dediğimiz şeye gitmeden kendinize sormanız gereken hem felsefik hem de bilimsel bi kaç sorular var .. Kitabın en beğendiğim tarzı çoğu felsefe kitaplarının aksine soru cevap niteliğinde olması .. Ayrıca Felsefe ve bilim bir arada .. Sonunda var olana ulaşıp ulaşmamak soruları kavramanıza bağlı .. Kitabı tavsiye eder miyim tabi ki Evet . Rafet Elçiyi çok severim , düşünceleride çok değerlidir benim için .. Eğer okursanız Keyifli okumalar diyor ve sözlerimi sonlandırıyorum .. (N.)

aylardır kitaplığımda bekliyordu. büyük eleştirilerle okudum, aynı zamanda büyük bir hevesle. tek oturuşta bitirilecek, sonu oldukça iyi olan bir felsefe kitabıydı. sevdim. (merve)

--reklam--

Var Olan PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Rafet Elçi - Var Olan kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Var Olan PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Rafet Elçi Kimdir?

Kanayan Kafesler adlı romanında izlerine rastlanan bir okul hayatı geçirdi. Yani okul kitaplarına tamamen ilgisiz ve okulda okutulmayan kitaplara tam ilgiliydi. 

Kemiğe Dayanmış Yaralar (2003) adlı şiir kitabında ilkokul sıralarından üniversite amfilerine kadar yazdığı şiirleri topladı. Üniversiteyi bitirdiğinde basılmış üç kitabı ve birlikte devam ettirdiği bir kaç projesi vardı. 

Askerlik vazifesi sırasında Donanma Komutanlığı için dört eseri Osmanlıca aslından sadeleştirdi, kendisinin yayına hazırladığı Kılıç Ali Paşa adlı eser 2006 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından basıldı. 

Birisi zengin bir çevreden diğeri fakir bir muhitten gelen iki genç dahinin hikayeleri olan Kanayan Kafesler (2003) ve Kalbimdeki Monarşi’den (2004) sonra bambaşka bir üslupla modern bir psikoloji romanı yazdı (Ruhlar Pipo İçmez 2009). 

Aynı yılın Temmuz ayında kitaplardan uzak kalmasına sebep olan iş hayatına son vererek, erteleyip durduğu 3 büyük projesinden ilkini yazmak için çalışma odasına kapandı. Dört ay sonra çıktığında koltuğunun altında Şair (2011) romanı vardı. Daha müsvedde aşamasında adını duyurmaya başlayan bu eser sayesinde hayatının en önemli gayelerinden birine ulaştı: yazarak yaşamak! 

Şu an biri senaryo, birisi roman, diğeri editörlük olmak üzere üç projeyi aynı anda yürütüyor. İngilizce, Arapça ve Osmanlıca biliyor.

--reklam--

Rafet Elçi Kitapları - Eserleri

  • Şair
  • Ahrar
  • Platon'un Aşkı
  • Ruhlar Pipo İçmez
  • Kanayan Kafesler
  • Var Olan
  • Yolcu
  • Bütünbelirim
  • Türk Harp Kudretinin Sınırları
  • Kalbimdeki Monarşi

--reklam--

Rafet Elçi Alıntıları - Sözleri

  • "Şaraba ne hacet efendimiz? İnsan acıdan yaratılmış bir mahlûk; rüzgar estikçe titreyip kanar. Kanadıkça susar, sustukça dolar, doldukça boşalır. Gece şaraptır, mehtap şaraptır, yıldızlar mezedir. Bizi biraz da bu İstanbul içirir. Ama ben İstanbul'u içerim, yıldızlarla beraber." (Ruhlar Pipo İçmez)
  • Beynimi meydana getiren dış tesirler, beynimin meydana getirdiği şeyleri belirlemiş, ben de beynimin meydana getirdiği dış şeylerle beynimi meydana getiren şeyleri birleştirip buna "Benlik" demişim. (Var Olan)
  • "Bu kadar duygusallıkla yaşanabilir mi dostum? " (Kanayan Kafesler)
  • Lakin şair bir iğnenin deliğinden sonsuza bakan adamdır. Sonsuz dururken iğneye bakan adam değildir. (Yolcu)
  • Ne tuhaf! Hüznü sevincinden derin, (Yolcu)
  • "Lanet olsun sana da , sana duyduğum aşka da dedi ." 'Aşk gibi sonsuz bir cevher varken beden gibi kokuşmuş bir şeyin peşinden koşarsan sana yazıklar olsun.Oysa ruhumu sevseydin; zarafetimi ,kalbimi sevseydin; aşkımızda ayrılık mı olurdu ???Ama bedenimi istersen haddimi aşmış olursun Bedenim sana ait değil , başkasına da ait değil, kimseye ait değil hatta bana bile ait değil.Ne olur beni bana bıraksaydınız.Ben ruhundaki cesur erkeği sevmiştim, hiçbir şeyden korkmayan o kahramanı sevmiştim.Yoksa o zavallı çirkin bedeniyle erkek,kadın gibi güzelliğin kreminden yapılmış ipekten bir heykeli nasıl hak edebilir? Kadın Erkeğe Değil Kahramana Layıktır... (Ruhlar Pipo İçmez)
  • Ne kadar elinden tutulsa, ne kadar ilgilenilse de yalnızdır çocuklar . (Kanayan Kafesler)
  • “ Hayır! Kimse onları filmden çıkarmadı, anlamıyor musunuz ? Onlar filmin içindeler , fakat siz göremiyorsunuz .. “ (Ruhlar Pipo İçmez)
  • Kendi göğsünde kalabalıkların gürültülerini dindiren ve kendi ruhunu kirlerin karmaşasından arındıran bir adam nasıl olur da tanrının sesini duymaz zaten? Şayet bu kadar saflaştıktan sonra da tanrının sesini duymayacaksa ruhumuz, ya tanrı hiç konuşmamıştır ya da ruh hiç varolmamıştır. Hayır, o bir tanrı icat etmemişti, o bir tanrıya icabet etmişti. Bunlar çok farklı şeylerdir dostlarım. (Platon'un Aşkı)
  • Şu acıyla kabaran ellerime bir bak! Şu derin bir kederle duyduğum iştiyak*, Beni öldürüyor günden güne. Görüyorsun ya hep mutsuzum. İştiyak: güçlü bir istek (Yolcu)
  • Eğer sen cahil olduğun bilirsen cehalet bile bir makamdır... (Ahrar)
  • Herhangi bir şey konusunda 'onu kaybettim' deme. 'Onu iade ettim' de. (Ahrar)
  • "Nasıl istersen öyle olsun dostum. Şimdi, güneşin ışığının bize sekiz dakika gecikmeyle geldiğini biliyoruz. Zira ışığın bu kadar uzun bir mesafeyi katedebilmesi için böyle bir zaman gerekiyor. Bu süre içinde elbette güneş değişmiş oluyor ama biz her defasında sekiz dakika öncesini görüyoruz. Demek ki aradaki mesafeyi kısaltsak onun şu andaki haline zamansal olarak daha yakın bir halini göreceğiz. Ondan uzaklaştığımız takdirde de aradaki zaman farkı artacak ve biz onun şu andaki halinden çok daha eski bir halini göreceğiz. Bunlar çok bilinen ve yeterince açık şeyler değil mi?" "Evet. Bu olgu hakkında hemen herkes bir şeyler duymuştur." "Güneşten bize bakan birinin bizim sekiz dakika öncemizi göreceği de aşikar. Yani sekiz dakika önce yaptığımız şeyler uzaydan silindi diye düşünsek de aslında korunuyorlar ve hatta benzetme yaparsak bir çamaşır ipinde asılı fotoğraflar gibi uzayda serili halde bulunuyorlar. Elbette bu, evrenin bütün bir tarihi için geçerli." (Bütünbelirim)
  • Otur ve bana bir kadeh uzat! Uzun bir acının parmağı gibi kandan, Bana her acıdan bir kadeh doldur. (Yolcu)
  • Gel ruhum gidelim bu şehirden Pırlanta topuklarla, kristal nehirden Sırça saraylara gidelim. Saraylara gidelim. (Yolcu)
  • Ne kadar elinden tutulsa, ne kadar ilgilenilse de yalnızdır çocuklar. (Kanayan Kafesler)
  • Platon diyor ki; "Güzel bir ruha aşık olan ona hayatı boyunca sadık kalır, çünkü sevdiği şey ebedidir." (Platon'un Aşkı)
  • Kaderin kahkahası bir ömre yayılmıştır (Ahrar)
  • Var olmak için çaba harcayanlar ancak var olmayanlardır. (Var Olan)
  • Tüten bir ejderha gibi alevsizim Mutsuzum, yalnızım, sensizim Ve bazen gitmek istiyorum buradan Lakin ölüm müdür benim yurdum? Cehennem miydi hayalini kurduğum? (Yolcu)