Kitap Künyesi

Yazar: Jung Chang

Çevirmen: Mehmet Harmancı

Yayın Evi: İnkılap Kitabevi

İSBN: 9789751023674

Sayfa Sayısı: 520

--reklam--

Yaban Kuğuları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Yirminci yüzyıl Çin'ini aynı aileden üç nesil kadının yaşantılarını anlatarak yansıtan çarpıcı bir roman: Yaban Kuğuları. Mao'nun Çin üzerindeki etkisini daha önce hiç yazılmamış bir gözden, kadınların gözünden anlatan Jung Chang, Yaban Kuğuları'ndan aşkın ve cesaretin de öyküsünü dile getiriyor. Chang, yerel bir diktatörün odalığı olan büyükannesinin hikayesiyle başlayarak, annesinin genç bir komünist olarak çektiği zorlukları, komünist toplumdaki yerlerini koruyabilmek ve Kültür Devrimi'ne dayanabilmek için ailesinin yaşadığı deneyimleri akıcı bir dille okura aktarıyor. On dört yaşında Kızıl Muhafızlar'ın aktif bir üyesi olan Chang, daha sonra kendi yaşadıklarıyla anne ve büyükannesinin yaşadıklarını ayrıntılarıyla düşündüğünde hayatlarının vahşi bir dramdan ibaret olduğunun ve tarihin kısırdöngüsünün girdabında bu dramı ailesiyle birlikte milyonlarca insanın yaşadığının bilincine varır.

--reklam--

Yaban Kuğuları Alıntıları - Sözleri

  • ..."Sen kışın soğuğu ile susan ağustos böceği gibisin"...
  • ~~~"Ben Ruhumu Satmam"~~~
  • ...İç savaşı sona erdirmiş, Çinli­lerin her zaman özledikleri -bunu "barışta köpek olmak, sa­vaşta insan olmaktan iyidir" diye dile getirirlerdi...
  • ...Kadı­nın güçsüzlüğü, eski adetlerin vahşiliği, bunların "gelenek" ve hatta "ahlak" içinde yer almaları kendisini çıldırtıyordu. Bazı değişiklikler yer almışsa da, bunlar hala süregelen ön­yargı içinde gömülüp kalmışlardı. Annem daha radikal 1şey istiyordu...
  • ...bir kadın evlendiğinde damadın ailesinin yaptığı ilk iş ayaklarını incelemek olurdu. Büyük ayaklar, ya­ni normal ayaklar, kocanın ailesi için utanç demekti. Kayna­na, gelinin uzun eteğini kaldırıp bakar, ayaklar on santimden daha uzunsa eteği horgörüyle bırakıp oradan uzaklaşır­dı. 1anne kimi zaman kızma acır ve sargıları çıkarırdı; ama çocuk büyüyüp de kocasının ailesinin hakareti ve toplu­mun horgörüsüyle karşılaşınca annesini çok zayıf olmakla suçlardı...
  • ...Mao kültünü yaratmakta korku hiç1zaman eksik ol­mamıştı. İnsanların çoğu, istemeden düşüncelerini açıklaya­bilecekleri korkusuyla düşünmeye bile cesaret edemeyecek 1duruma girmişlerdi. ... Kendi kendini sansür en yakın akrabalarını bile kapsı­yordu...
  • ...Insanları böyle canavarlaştıran neydi? Bu anlamsız vah­şetin nedeni neydi? İşte Mao'ya olan sadakatım bu dönem­de solmaya başlamıştır. Daha önce, insanlar suçlanırken on­ların masumluklarından mutlak olarak emin değildim; ama ana-babamı tanıyordum...
  • ...İktidar politika üzerinde etkinlik demek değildi ---insanlar üzerinde istediğini yapabilme izni demekti. Bu, pa­ranın yanısıra ayrıcalık, dalkavukluk ve intikam alma olasılı­ğı demekti...
  • ...Geleneksel olarak 1kadının er­keğine olan sevgisini göstermenin yolu onunla her konuda uyum içinde olmaktı...
  • ...Anneannemin babasının tek erkek evlat olması kendisi­ni ailesi için çok önemli kılmıştı. Sadece 1erkek evlat aile adını sürekli kılabilirdi -o olmasaydı aile orada sona erecek­ti ki, Çinliler için bu 1insanın atalarına karşı yapabileceği en büyük ihanetti...

--reklam--

Yaban Kuğuları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

#1001kitap~~~: ***KeşkeBuKitapKütüphanemdeOlsaydı*** ***10***Benimİçin Çinli yazar olan Jung Chang'un "Yaban Kuğuları", olması gereken1romanın tüm tutkusu ve ihtişamıyla gerçek 1hikaye olup, Mao Devri'nin özellikle kadınlar üzerinden etkisini ve 1toplumun akıl tutulmasını anlatan muazzam 1kitap olsa da bizde neyazikki yeni baskısı, satışı olmayan güzel kitaplar arasındadır. Eleştirmenler tarafından da beğeni toplayarak, 1992 NCR Kitap Ödülü ve 1993 İngiliz Kitap Ödülü'nü kazandı. Büyükanne, anne ve kızı olmak üzere üç kuşak kadının hikayesi boyunca Yaban Kuğuları, kılıç taşıyan savaş ağalarından Başkan Mao'ya, Mançu İmparatorluğu'ndan Kültür Devrimi'ne kadar Çin'in trajik tüm çalkantılı döneminin tarihini anlatıyor, adım adım film izler gibi, gözümün önünde okuduklarımı canlandırarak, resmen yazarın üslubuna vurularak okudum, tarih kaynağı niteliğinde gibi olan kitap, üç kuşak dönemini tarifsiz güzellikte anlatmış, ruh sağlığını insan kaybedip fiziksel darbeler de aldığını insan yutkunarak okuyor o çaresiz durumlarda anne ve babanin anlatıldığı kısımda özellikle... Güçlü kadın "Büyükanne"nin gelenekçilik içindeki istediği doğrultusundaki tüm kadın ezilmişliğine rağmen dik duruşu, komünist olan annenin kendi doğruları ve anlatıcı olan 3.kuşak kızın gördükleri arasındaki şaşkınlık ve gereksiz toplum itaatine tiksintiyle toplum baskısının aldığı canlara, yakılan nice kitaplara şahit olması kitapta en etkileyici yerlerdi, anlatılanların hiç1ine şaşırmıyorum ama herdefasında gerçekten bu tutucu otorite ve baskıyı içim acıyarak okuyorum... ..."MaoFelsefesi" Bana göre o aslında doğası gereği huzursuz 1kavgacıy­dı ve bunda da başarılı olmuştu. Kıskançlık ve kin gibi insa­nın çirkin güdülerini anlamış ve bunları kendi çıkarları için harekete geçirmeyi bilmişti. İnsanları birbirlerinden nefret ettirerek hüküm sürmüştü. Bunu yaparken başka diktatör­lüklerde profesyonel seçkinlerin üstlendikleri pek çok göre­vi sıradan Çinlilere yaptırtmıştı. ...Mao'nun diğer damgası cahilliğin iktidarıydı... Dönemin özeti bu kısım olabilir, insanı insana kirdirarak :((( Bazen ürkerek, bazen okuduklarıma inanamayarak ama gerçek olduğunu bilerek, bazen de derinden sarsılarak, hangi dönemde olursak olalım her daim karşımıza çıkan durumlar mevcut, 1kaç kitap okumuş olsam da Çin Edebiyatında yazarın anlatımı ve üslubuyla epeyce durum öğrenmiş oldum zira okurken hiç sıkılmadan okuduğum için her ayrıntı ayrı etkiledi beni, ara ara kızdım, kitap yakma yerindeki baba olayında gözlerim doldu, özellikle intihara sürüklenen kızların olduğu kısım da iyice isyan ederek özellikle ana-baba kamp yerinde boğazım düğümlenerek okusam da ben bu kitabi çokça sevdim... "Okurları üzerinde bu kadar etki bırakan çok az kitap vardır" denilen Yanan Kuğuları beni de etkilemiştir, zira Çin Edebiyatıyla çok anlaşamayan 1i olarak derim ki sevmeyenlerin bu kitapla şanslarını denemelerini tavsiye ederim, akıcı diliyle ve dönem kitabı okumak adına savaş ve içsavaş durumundan ötürü yazar kesinlikle çokça etkileyiciydi. Ölmeden önce okunması gereken 1001kitap arasında olan "Yaban Kuğuları" bu listedeki en sevdiğim kitaplar arasında yerini aldı. Herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar... (Ayşe...)

Yaban Kuğuları’nda yazar Jung Chang, anneannesinin annesinden başlayarak, ailesinin üç kuşak hikayesini anlatıyor. Hikayenin odağına ailenin kadınlarını yerleştirmiş yazar. Arka planda da Çin’in neredeyse tüm bir 20.yy siyasi tarihini okuyoruz. İmparatorluğun yıkılması, derebeylikler dönemi, Çan Kay Şek ve Kuomintang döneminde başlıyor kurgu ve ağırlıklı olarak Mao döneminde yaşananlar ve özellikle Kültür Devrimi’nin etkileri anlatılıyor. (Kuomintang ve Çan Kay Şek ile ilgili daha detaylı kurgu eser okumak isteyenlere Malraux’nun İnsanlık Durumu’nu öneririm.). Oldukça akıcı, sade bir anlatımla koca bir ülke tarihini gözler önüne bir çırpıda sererken içinizi acıtan kitaplardan. Çok sevdim. Ne yazık ki şu anda basımı yok ama sahaflarda ya da kütüphanelerde denk gelirseniz kaçırmayın derim. (İpek Dadakçı)

--reklam--

Yaban Kuğuları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Jung Chang - Yaban Kuğuları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaban Kuğuları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jung Chang Kimdir?

--reklam--

Jung Chang Kitapları - Eserleri

  • Yaban Kuğuları
  • Mao: The Unknown Story

--reklam--

Jung Chang Alıntıları - Sözleri

  • ..."Sen kışın soğuğu ile susan ağustos böceği gibisin"... (Yaban Kuğuları)
  • ...Insanları böyle canavarlaştıran neydi? Bu anlamsız vah­şetin nedeni neydi? İşte Mao'ya olan sadakatım bu dönem­de solmaya başlamıştır. Daha önce, insanlar suçlanırken on­ların masumluklarından mutlak olarak emin değildim; ama ana-babamı tanıyordum... (Yaban Kuğuları)
  • ...Kadı­nın güçsüzlüğü, eski adetlerin vahşiliği, bunların "gelenek" ve hatta "ahlak" içinde yer almaları kendisini çıldırtıyordu. Bazı değişiklikler yer almışsa da, bunlar hala süregelen ön­yargı içinde gömülüp kalmışlardı. Annem daha radikal 1şey istiyordu... (Yaban Kuğuları)
  • ...Anneannemin babasının tek erkek evlat olması kendisi­ni ailesi için çok önemli kılmıştı. Sadece 1erkek evlat aile adını sürekli kılabilirdi -o olmasaydı aile orada sona erecek­ti ki, Çinliler için bu 1insanın atalarına karşı yapabileceği en büyük ihanetti... (Yaban Kuğuları)
  • ~~~"Ben Ruhumu Satmam"~~~ (Yaban Kuğuları)
  • ...Geleneksel olarak 1kadının er­keğine olan sevgisini göstermenin yolu onunla her konuda uyum içinde olmaktı... (Yaban Kuğuları)
  • ...bir kadın evlendiğinde damadın ailesinin yaptığı ilk iş ayaklarını incelemek olurdu. Büyük ayaklar, ya­ni normal ayaklar, kocanın ailesi için utanç demekti. Kayna­na, gelinin uzun eteğini kaldırıp bakar, ayaklar on santimden daha uzunsa eteği horgörüyle bırakıp oradan uzaklaşır­dı. 1anne kimi zaman kızma acır ve sargıları çıkarırdı; ama çocuk büyüyüp de kocasının ailesinin hakareti ve toplu­mun horgörüsüyle karşılaşınca annesini çok zayıf olmakla suçlardı... (Yaban Kuğuları)
  • ...İç savaşı sona erdirmiş, Çinli­lerin her zaman özledikleri -bunu "barışta köpek olmak, sa­vaşta insan olmaktan iyidir" diye dile getirirlerdi... (Yaban Kuğuları)
  • ...Mao kültünü yaratmakta korku hiç1zaman eksik ol­mamıştı. İnsanların çoğu, istemeden düşüncelerini açıklaya­bilecekleri korkusuyla düşünmeye bile cesaret edemeyecek 1duruma girmişlerdi. ... Kendi kendini sansür en yakın akrabalarını bile kapsı­yordu... (Yaban Kuğuları)
  • ...İktidar politika üzerinde etkinlik demek değildi ---insanlar üzerinde istediğini yapabilme izni demekti. Bu, pa­ranın yanısıra ayrıcalık, dalkavukluk ve intikam alma olasılı­ğı demekti... (Yaban Kuğuları)