Kitap Künyesi
Yazar: Sadettin Ökten
Yayın Evi: Ötüken Neşriyat
İSBN: 9786051552590
Sayfa Sayısı: 253
--reklam--
Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Her insanın bir hayat felsefesi veya dünya görüşü olduğu gibi her mekânı inşa eden medeniyet telakkisinin de bir dünya görüşü ve hayat felsefesi vardır. Bir şehir fiziksel düzenlemesi ve mekânlarından ziyade içinde yaşayanlarla yani hemşehrileri ile öne çıkar. Şehir denildiği zaman mutlaka ve mutlaka şehirliyi, şehir mekânından öncelikli olarak düşünmek gerekir. Çünkü tutarlı bir medeniyet ortamında şehri şehirli inşa eder, imar eder, bakar ve korur. Böylece insan ile mekân ya da özelde şehirli ve şehir birlikteliği mükemmeliyet kazanır. Bir şehre o şehirde yaşayan şehirlinin medeniyet telakkisi ve tarihsel serüvenine tamamen yabancı binalar inşa edildiği ve düzenlemeler yapıldığı zaman, yukarıda sözünü ettiğimiz bütünlük ve mükemmeliyet kaybolur. Tam da bu noktada, Prof. Dr. Sadettin Ökten dikkatlerimizi, kendi gökkubemizin mimarlarından Yahya Kemal'in İstanbul'una çekerek, bize, içinde bulunduğumuz hâli daha dün denilebilecek bir mazi ile karşılaştırma imkânı sunuyor. Yahya Kemal'in İstanbul'u ve İstanbul tasavvuru ile bugün yaşadığımız İstanbul ve İstanbul tasavvurumuz arasında yapılan karşılaştırmalar, medeniyetimizi yeniden ihya etme söylemlerindeki samimiyetin derecesini gözler önüne seriyor.
--reklam--
Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul Alıntıları - Sözleri
- "Kadîm medeniyetimizin mümin ve teslim olmuş insanı serviye baktığı zaman onda Elif'i gördü, oradan Lafza-i Celâl'e geçti, siyah rengiyle onda ölümün sahibinin de ancak O olduğunu hatırladı ve uğuldayan sayhasıyla onda derin ve içli bir 'Hû' esmâsını dinledi."
- İstanbul’da sadece kendi içindeki halis niyetle içsel yolculuğa çıkmak gayreti ve teşebbüsünde bulunan insan, bu nasipten hiçbir zaman mahrum edilmemiştir. Bu içsel yolculuk manevi bir tecrübedir. Ver her tecrübenin sonunda olduğu gibi gönle bir başka pencere açar, bir farklı boyut kazandırır. Yaşanan bu içsel deneyim belli bir hadde varınca tuh ve bedende tatlı bir yorgunluk hissi ortaya çıkar. Bu huzur dolu yorgunluk hali hadisenin sona erdiğini gösterir. Nasibini alan gönül, büyük bir saadet içinde şükür duygularıyla dolu olarak tekrar eski çevresine döner. Ancak dönenle giden arasındaki manevi bakımdan müspet yönde çok büyük farklar vardır.
- İstanbul’daki uğultu, çağdaş olduğunu zanneden ama çağın teknik ve toplumsal yaşama için vazettiği uyulması mecburi kurallarına uymakta zorlanan bir kitlenin ortaya koyduğu bir gerçekliktir... Hassas bir kulak ve derunî dünyayı araştıran bir gönül için bu uğultunun bir işkenceden farkı olamaz.Lakin modern hayat,konfor ve teknoloji namına sunduğu nimetlerin bedelini ruhumuza ve gönlümüze ödetiyor.
- " Görmek insanı önce düşünmeye sevk ediyor. İnsana düşünme sürecinde bilgi ve hatıra dağarcığı yardımcı olur. Görülen her objenin veya objeler kompozisyonunun bilgiye dayanarak anlamlandırılması insan varlığı için adeta zaruri bir vakıadır."
- " Fert bir topluma ait ve mensup olduğu sürece ve o toplumun değerleriyle bezendiği takdirde maşerî hatıralar da o insanın paylaştığı ve sahip olduğu bir büyük hazine mesabesindedir."
- " Lakin modern hayat, konfor ve teklonoji namına sunduğu nimetlerin bedelini ruhumuza ve gönlümüze ödetiyor."
--reklam--
Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Sadettin ökten, hayatta bulunan önemli şahsiyetlerimizden. Uzun sağlıklı ömürleri olsun ki bizler olabildiğince nasiplenelim. Istanbul kitabı kendisinin ilk okuduğum kitabı. Sindire sindire okudum. Beni sadece geçmişe götürmedi, yol gösterdi umut verdi. (Nun)
Yahya Kemal 'in 14 şiirinden oluşan bu deneme türündeki kitapta: Yahya Kemal 'in yaşadığı İstanbul ve günümüz İstanbul'u kıyaslanmış . Yeni neslin yaşadığı şehir hakkında bilgi sahibi olmadığı , modern hayata ayak uydurmaya çalışırken kendi tabiatımızdan uzaklaşmamız Ve bizim hergün yanından geçip gittiğimiz eserlere yabancıların daha fazla önem vermesine dikkat çekilmiştir. Bence çok güzel bir kitap yaşadığımız şehrin güzelliklerinin farkına varmamızı sağlıyor. Okumak isteyen herkese tavsiye edebileceğim bir kitap. (MELTEM MERVE GENÇ)
İstanbul'da yaşayan biri olarak çok özendim. Sürekli kendi kendime keşke o zamanlar da dünyaya gelseydim diye sayıkladığım bir kitap oldu. Değişen her şeyi, neslin ne kadar çirkin olduğunu yüzüme birçok kez vurdu. Eskiye gitmek isteyen herkesin, nahif düşüncelerle dolu bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Çok beğendim. kitap/yahya-kemalden-bugune-istanbul--96316 (Ebrar)
--reklam--
Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Sadettin Ökten - Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Sadettin Ökten Kimdir?
Sadettin Ökten 1 Eylül 1942’de Beyazıt’ta dünyaya gelmiştir. 1949 senesinde Koska’daki Koca Ragıp Paşa İlkokulu’na okumayı bildiği için ikinci sınıftan başlayan Ökten’in ikinci okulu ise, başlangıçta Arapça, daha sonrasında Kabataş, Darüşşafaka ve Vefa Liselerinin unutulmaz edebiyat hocası ve İmam Hatip okullarının kurucusu Mahmud Celaleddin Ökten’in yani babasının dost sohbetleridir. 1953 senesinde Vefa Lisesi’ne kaydolan Ökten, lise tahsilini tamamladıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kazanır. Yüksek inşaat mühendisi olmasına rağmen şehir ve medeniyet, özellikle de İslâm medeniyeti konularındaki entelektüel birikimiyle tanınan Prof. Dr. Sadettin Ökten Mimar Sinan Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesidir.
--reklam--
Sadettin Ökten Kitapları - Eserleri
- Fincanımda Cola Var
- İçimde Avm Var!
- Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna
- Gelenek Sanat ve Medeniyet
- Aslında Bir Sanat Var
- Hayatımdan Portreler
- Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul
- Yahya Kemal'in Rüzgarıyla Düşünceler ve Duyuşlar
- Yahya Kemal'in İstanbul'u ve Devamı
--reklam--
Sadettin Ökten Alıntıları - Sözleri
- Tevfik Fikret Batıya hiç gitmemişti ama Batıyı biliyordu. Ziya Paşa gitmişti ama hiçbir şey görmemişti. (Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna)
- Ruhumuz, aklî dünyanın dar ve sıkışmış sınırları içerisine hapsedilemez; kendine sığınacak bir liman arar. İşte sanat, fark etsek de etmesek de o limanlardan biridir. (Aslında Bir Sanat Var)
- Gayb aleminden bi-behre olan kimseler, aşk şiirinden bir şey anlamazlar ancak bu şiirin kendilerinin erişemediği bir iklimin ürperiş ve esintilerini getirdiğinin de farkındadırlar. (Gelenek Sanat ve Medeniyet)
- “Şehirde yaşayan, para kazanan insana şehirli demiyoruz.” (İçimde Avm Var!)
- Ben hâlâ bulutlara bakarım. Ve bulutlara bakarak biçimlerinden bir küçük dünya kurarım içimde. Özellikle sonbaharda ve güneş gurûb ederken. Sonbaharı çok severim... (Hayatımdan Portreler)
- Gözün ve ruhun istirahati belki bedenin istirahatinden daha önemliydi.. (Yahya Kemal'in İstanbul'u ve Devamı)
- Geçende yine söyleşi tarzında bir kitabım neşredildi. Orada "dini nasıl öğrendiniz?" diye bana sordular. Ben dedim ki "biz dini yaşayarak öğrendik." Bize dinî bilgi telkin edilmedi. Çünkü etrafımızdaki bütün insanlarda hayatın akışı dinî esaslar üzerineydi. Çok abartı da değildi, çok gevşek de değildi. Böyle akıyordu hayat; yumuşak, tabiî, mûnis. (Hayatımdan Portreler)
- Albert Sorel, Sırp gençlerine, kendilerine bugün lazım olan kimliğin mazinin derinliklerinde saklı olduğunu, milli sanatlarında, tarihlerinde ve inançlarında mündemiç bulunduğunu söyler. Bugüne ait olan ve yaşanan zamana bir şeyler söyleyebilen bir kimlik inşa edebilmek için mazinin derinliklerine uzun, meşakkatli ve sabırlı bir yolculuk yapılması gerektiğini ve buralardan süzülerek elde edilen değerlerin halihazırda bir kimlik inşa edebilmek için sağlam ve ciddi bir temel teşkil edeceğini uzun uzun tafsil eder. (Gelenek Sanat ve Medeniyet)
- (...) Her yerde bozulmak vardır. Onun hiç üzerinde durmayın! Bu âlem kevn ü fesad âlemi.. Yapılır, bozulur, böyle gider. Biz yaşarken hangi safhaya rast geldik bunu bilemeyiz, bilsek de değiştiremeyiz. Ömür kısa, güzelliklerden istifade etmeye bakalım düşüncesindeyim. (Hayatımdan Portreler)
- En büyük fakih , insanın kalbidir (Fincanımda Cola Var)
- İstanbul’daki uğultu, çağdaş olduğunu zanneden ama çağın teknik ve toplumsal yaşama için vazettiği uyulması mecburi kurallarına uymakta zorlanan bir kitlenin ortaya koyduğu bir gerçekliktir... Hassas bir kulak ve derunî dünyayı araştıran bir gönül için bu uğultunun bir işkenceden farkı olamaz.Lakin modern hayat,konfor ve teknoloji namına sunduğu nimetlerin bedelini ruhumuza ve gönlümüze ödetiyor. (Yahya Kemal'den Bugüne İstanbul)
- Bir medeniyet tasavvurunun sahibi iseniz hayatın bütün alanlarında söz söyleyeceksiniz.Ve söylediğiniz her sözün davranışa yansıması gerek. (Fincanımda Cola Var)
- Doldur ey sâki bu cem bezminde bir gün mey biter Boş kalır fani kadehler tel susar hey hey biter Dem geçer devran döner hicran biter her şey biter Boş kalır fânî kadehler tel susar hey hey biter (Aslında Bir Sanat Var)
- Ve biz belki o basit şeylerle, kağıt, bez, pamuk gibi şeylerle kendimize ayrı bir dünya inşa ederdik. Şimdi bunun tam tersi yapılıyor. Biz dünyayı kurgulardık. Şimdi ise bütün çocuklar kurgulanmış bir dünyada esir ediliyor. Neredeyse tümüyle bitmiş bir hikaye seyrediyorlar. (Hayatımdan Portreler)
- Bilim size niçin sorusunun cevabını vermez.O cevabı felsefeyle araştırırsınız yahut tasavvufla, dinle ulaşırsınız ona.Bilim ise size nasıl sorusunun cevabını verir.Dolayısıyla hayatınızda bilime biçeceğiniz paye, ona vereceğiniz rol, sizin hayata nasıl baktığınızla, yani bakış açınızla çok ilgilidir. (Örselenmiş Osmanlı'dan Medeniyet Umuduna)
- "Bazıları bireyin duygusal birikiminin fiziksel bir ifadeye kavuşmaksızın bir ötekinin iç âlemine yansıyabileceğini söylüyor. Dilimizde ise bu olguyu ifade eden "Kalpten kalbe yol vardır. " özdeyişi vardır." (Aslında Bir Sanat Var)
- Ey garib bülbül diyarın kandedir Bir haber ver gülizârın kandedir Sen bu ilde kimseye yâr olmadın Bir haber ver gülizârın kandedir Gökte uçarken seni indirdiler Çâr ânâsır bendlerine urdular Nûr iken adın Niyâzî koydular Şol ezelki itibârın kandedir Niyâzî-i Mısrî (Aslında Bir Sanat Var)
- Rahat yaşıyorum ve güvendeyim (İçimde Avm Var!)
- İnsanın her hareketi bir seçime ve bir tercihe tâbidir.Yani her hareket aklî bir bilinç eseride olabilir, duygusal bir tercih eseri de ... (İçimde Avm Var!)
- "Çünkü insanın bir kutsala ihtiyacı var." (İçimde Avm Var!)
Yorumlar
0 yorum