Kitap Künyesi
Yazar: Cem Şancı
Yayın Evi: Remzi Kitabevi
İSBN: 9789751416568
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Yalnızlık Doktorası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yalnızlıkla barışmak, olgunlaşmaya uzanan yolda ilk sınavdır.Aşk sevgiliye, şefkat aileye, yalnızlık kendine zaman ayırmaktır.Yalnızlık, binlerce yıldır tüm filozofların yücelttiği, dillerindendüşürmediği ama bugün gerçek değerini ve anlamını unuttuğumuzçok önemli bir olgu. Bugünün dünyasında yalnızlık mahrumiyetve yoksunlukla ilişkilendirilerek gerçek anlamından tamamenkoparılmış, ürkütücü bir sözcük olarak zihinlerimize kazınmıştır.Oysa yalnızlığın gerçek anlamını fark etmek ve ondan korkmakyerine onu doğru kullanmak kişiye güç verir.Aşk mı arıyorsunuz? Kendinizi dinleyemeden, kendinizikeşfedemeden, seveceğiniz insanı bulmanın mümkün olmadığınıfark edeceksiniz. Kendinizi dinlemek, kendinizi keşfetmek ise ancakyalnızlıkla mümkün…Yalnızlık hakkında anlatılan ürkütücü hikâyelere kanmayın.Yalnızlık bir mahrumiyet değil, lükstür.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yalnızlık Doktorası Alıntıları - Sözleri
- Yalnızlık, ruhumuzu zenginleştiren, kendimizi anlamaya ve tanımaya yardımcı olan, düşüncelerimizi daha net duymamıza imkan veren bir içe bakış sürecidir.
- Yanlış insana aşık olduğunuzda itaat etmeyi öğrenirsiniz; yalnız insana aşık olduğunuzda ise özgürlüğü ve mutluluğu…
- Çünkü modern dünyada aşk artık prangamız, sevgilimiz ise gardiyanımızdır...
- Yalnızlık aşkla ilgili değil, kendini bulmakla ilgili bir süreçtir. Oysa özlem, aşka dair bir çaresizliğin sonucudur. Yalnızlık insana hayatı sorgulatır; sormayı, anlamayı öğretir.
- Yalnızlık bir mahrumiyet değil, lükstür.
- Kendisi ne kadar hoşgörülü ve barışçıl olursa olsun, kalabalıkların içinde mutlaka birinin düşmanlığına hedef olacağını bilince, insan yalnızlığa daha büyük bir değer biçer.
- Çocukluğundan itibaren "Çünkü aşk her şeyden önemlidir!" bilinçaltı mesajıyla büyük bir zihin manipülasyonuna maruz kalmış bir bireyin gerçek aşkın ona tehdit değil destek olması gerektiğini hissedebilmesi için yüksek bir bilinç düzeyine ulaşması gerekir.
- Asıl yalnızken yalnız değilim. F. Schiller
- Çiftlerin birbirlerine yüzükler, çiçekler alması, ritüellere uyması, medyada gördüğü aşk kalıplarının içine girmeye çalışması, ancak başarıyla yürütülen bir tiyatro oyunu yaratır. Sufle verecek kimse kalmadığında ise o aşkta çatlaklar başlayacaktır. Gerçek aşk ise ritüellerin ve kalıpların gölgesinde değil, doğaçlamanın sıcaklığında yaşanır. Hayatı, öğretilen ve dayatılan kurallarla değil, doğaçlama yaşamak ise ancak yalnızlara mahsus bir cesaret ve yetenektir.
- Yanlış insana aşık olduğunuzda itaat etmeyi öğrenirsiniz, yalnız insana aşık olduğunuzda ise özgürlüğü ve mutluluğu...
- Yalnızlık bir mahrumiyet değil, lükstür.
- Sen, bırak artık, Savaşma, Böyle zaferin şerefi batsın, Yenildin işte ve yalnızlığa cezalısın. Artık yalnız sen varsın. Belki bir de kedi.
- Özlemek, çaresizliğin bir diğer formudur. Özlersin ama kavuşamazsın. Özlersin ama ulaşamazsın. Özlersin ama buluşamazsın. Aranızda yollar vardır, dağlar vardır; mesafeler uzun, şartlar imkânsızdır. En acı çaresizliklerden biridir özlem.
- Çünkü modern dünyada aşk artık prangamız, sevgilimiz ise gardiyanımızdır.
- Yanlış insana âşık olduğunuzda itaat etmeyi öğrenirsiniz, 'yalnız' insana âşık olduğunuzda ise özgürlüğü ve mutluluğu...
--reklam--
Yalnızlık Doktorası İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yalnızlık Bir Mahrumiyet Değil LÜKSTÜR.: Yalnızlıkla barışmak, olgunlaşmaya uzanan yolda ilk sınavdır. Aşk sevgiliye, şefkat aileye, yalnızlık kendine zaman ayırmaktır. Yalnızlık, binlerce yıldır tüm filozofların yücelttiği, dillerinden düşürmediği ama bugün gerçek değerini ve anlamını unuttuğumuz çok önemli bir olgu. Bugünün dünyasında yalnızlık mahrumiyet ve yoksunlukla ilişkilendirilerek gerçek anlamından tamamen koparılmış, ürkütücü bir sözcük olarak zihinlerimize kazınmıştır. Oysa yalnızlığın gerçek anlamını fark etmek ve ondan korkmak yerine onu doğru kullanmak kişiye güç verir. Aşk mı arıyorsunuz? Kendinizi dinleyemeden, kendinizi keşfedemeden, seveceğiniz insanı bulmanın mümkün olmadığını fark edeceksiniz. Kendinizi dinlemek, kendinizi keşfetmek ise ancak yalnızlıkla mümkün... Yalnızlık hakkında anlatılan ürkütücü hikâyelere kanmayın. Yalnızlık bir mahrumiyet değil, lükstür. Kitap boyunca yalnızlık felsefesinin , Platon'un resmettiği karanlık mağaradan çıkarak aydınlığa eriştik. Okurken çok çok keyif aldım ve iyi ki yalnızlığı seçtim ve bir kez daha kendimle gurur duydum. (d1lara)
Yalnızlık Doktorası, Cem Şancı: Eser, yalnızlık kavramına dair toplumsal bakış açısına değiniyor.Bireyin, yalnız, yani çeşitli bağımlılıkları olmaksızın kendisiyle vakit geçirmesi, kalabalıklardan arınarak kendi benliğinin sesine kulak vermesi bireyi daha özgür kılar. Ama aynı zamanda modern yaşamda yalnızlığıyla barışık insanlar, kendi gereksinimlerini kendileri belirledikleri için tüketim çarkının daha yavaşlatırlar. Bu durum toplumun refah seviyesini, bir diğer ifadeyle tüketim seviyesini azalttığı için bireyi sürü hayatından çıkaran yalnızlık kavramına dair çeşitli olumsuz algıların propagandası yapılmaktadır. Krallar, başkanlar, politikacılar kendi yatlarında katlarında kalabalıklardan uzak bir yaşam ile yalnızlığın lüksünü sürerken onlar tarafından diğer bireylerin, kişisel farkındalığını arttıracak olan yalnızlığa dair medya ve çeşitli araçlarla olumsuz telkinler yapılagelmektedir. Özetle "İnsanın içindeki kaşif daima sıra dışına çıkmayı arzu eder. Oysa sistemin elitlerinin keşfedip ilhak ettiği ya da ilhak edeceği değerli bölgelerin üzerinde başkaları tarafından hak iddia edilmemesi için sıradan bireylerin sıra dışına çıkmadan hizmet etmeye devem etmesi gerekir." diyor Cem Şancı. Kitapta dikkatimi çeken noktalardan biri de yazarın yalnızlık tanımlaması. TDK'de yalnızlığın tanımlaması "Yalnız olma durumu, kimsesizlik, ıssızlık, tenhalık." olarak geçmekteyken yazar yalnızlığı "Kendimizi dinlemek için ayırdığımız zamanın ismi" diye tanımlamaktadır. Bu noktada TDK'nin bu tanımlamasının oldukça sığ kaldığını ve bunu reformize etmesi gerektiğine inanıyorum. Son olarak kitapta yalnızlık kavramı ile aşkın ilişkilendirmesi ve bu iki kavramın toplumdaki yankısının nasıl olduğu, aşk ve yalnızlık arasındaki ilişkinin mahiyeti, yalnızlığın insanı neden korkuttuğu, yalnızların mı yoksa toplumların mı mağarada yaşadığını Platon'un mağarası öyküsüyle anlatılması gibi çeşitli konular yer almaktadır. Genel itibariyle kendisiyle vakit geçirmeyi seven biri olarak kitabı beğendim. Ama bence kitabın ismi içeriğine göre fazlasıyla iddialı. (Büşra Birsen)
Yıllar sonra tekrar Cem Şancı okumak iyi geldi. Akıcı diliyle okuru hiç sıkmıyor. Yazarın en sevdiğim yanı ise kalıplaşmış düşünce ve yaşam standartlarını mantıklı yönleriyle eleştirmesi. Bu kitabında da fazlasıyla gördüm. Üstelik yalnızlık gibi toplum tarafından çok yanlış anlaşılmış ve kötülenmiş bir olguyu yine mantık çerçevesinde çok güzel ifade etmiş. Kişinin kendisini keşfetmesinde yalnızlığın ne kadar önemli olduğu ve kendimizi tanımadan başkalarını hayatımıza dahil etmenin sağlıksız ilişkiler doğuracağı gibi çok yerinde tespitleri var. (Vipassana)
--reklam--
Yalnızlık Doktorası PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Cem Şancı - Yalnızlık Doktorası kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yalnızlık Doktorası PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Cem Şancı Kimdir?
Cem Şancı (d.30 Ağustos 1974) Türk gazeteci, yazar, senarist.
Cem Şancı 1974 yılında, İstanbul'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi İstatistik lisans bölümünde üniversite eğitimi aldığı sırada, ilk romanını 19 yaşında bitirerek Altın Kitaplar Yayınevi'ne teslim etti. 1996 yılında yayınlanan bu ilk romanla güçlü bir okur kitlesi kazanan Cem Şancı'nın bugüne dek 14 romanı yayınlandı. Yazar için basında çıkan eleştiriler keskin dilinin, cesur, sarkastik, sorgulayıcı ve özgün üslubunun onun metinlerini sürekleyici kıldığı noktasında yoğunlaştı.
Aynı zamanda gazeteci olan yazar, LeveL ve Chip dergilerinde editör, haber müdürü, yazı işleri müdürü gibi görevler üstlendi. Televizyon programları hazırladı. Sinema ve televizyon için senaryolar kaleme aldı. Türkiye'nin vizyona giren ilk uzun metraj 3D sinema filmi Cehennem 'in senaryosunu yazdı.
--reklam--
Cem Şancı Kitapları - Eserleri
- Yalnızlık Doktorası
- Kızlar Aşık Olmaz
- İlk Öpücük
- Yandık! Kızlar Etrafta, Başımız Belada
- Doğa Üstü Sevgi Altı
- Ayastefanos Yalnızı
- Eyvah!
- Karakozak Operasyonu
- Bir Kadın Masal İster
- Centilmenler İçin Adım Adım Kötü Kızlarla Flört Rehberi
- Hayal Silgisi
- Aşkatür
- Kezbanizm
- Author - 12 Dilber
- Çocuğunuzu İnternet'ten Koruma Rehberi
--reklam--
Cem Şancı Alıntıları - Sözleri
- " İnsanlığın yok edemeyeceği tek mikrop bu sanırım. Şiddet ve savaş. Belki tüm dünyaya uzaydan kocaman hoparlörlerle Mozart dinletsek, insanları sakinleştirip şiddetin önüne geçebiliriz. "Evet," dedim. "Bu harika bir fikir. Gerçi ses uzayda ilerlemiyor. O yüzden hoparlörleri uzayın tam sınırına ama atmosferin içine yerleştirmemiz gerekecek. Uzayın sınırı da yanılmıyorsam yerde 100 kilometre yukarıya tekabül ediyor." "Fikrimi çalma," dedi gülümseyerek. "Senin fikrin, tüm dünyaya ses verecek bir tek kocaman hoparlör. Benimki daha alçak yörüngede, belli bölgelere ses verecek birçok hoparlör fikri. Mesela Yunanistan'la aramızda küçük bir ada veya jetlerin dalaşı yüzünden gerginlik mi çıktı. Hemen bu hoparlörlerden birini havalandıracaksın. İki ülkeden duyulabilecek şekilde Mozart çalacak. Yarım saate kalmaz herkes gevşer,rahatlar." Didem, "ya bu benim fikrimdi," diye çıkıştı. Ama gülüyorduk. (Ayastefanos Yalnızı)
- Bir toplumun fertleri birbiriyle yabancılaşır,selamı sabahı keser, komşusunun halini vaktini,derdini,tasasını umursamazsa o toplum çöker,yok olur. (Ayastefanos Yalnızı)
- Çocukluğundan itibaren "Çünkü aşk her şeyden önemlidir!" bilinçaltı mesajıyla büyük bir zihin manipülasyonuna maruz kalmış bir bireyin gerçek aşkın ona tehdit değil destek olması gerektiğini hissedebilmesi için yüksek bir bilinç düzeyine ulaşması gerekir. (Yalnızlık Doktorası)
- Avrupa, halkların insanca yaşayacağı değerlerin bütünüdür ve bu ortak değerler tüm düşmanlıkların, husumetlerin, kavgaların üzerindedir. Bugün, Türk ve Yunan toplumları arasındaki kronik gerginliğin üstesinden gelecek ve iki toplumun birbirini tanıyıp ortak değerlere sahip olduğunu anlamalarına yardımcı olacak çok önemli bir organizasyonun duyurusunu yapmaktan onur duyuyorum. Finansörlüğü Avrupa Birliği fonlarından karşılanan Bu proje kapsamında iki toplumun sanatçıları, aydınları,düşünürleri,insanları bir araya getirip ortak eserler verecek. Filmler çekilecek, kitaplar basılacak,besteler yazılacak,söyleşiler düzenlenecek,eğlenceler tertiplenecek,geziler,öğrenci ziyaretleri, fuarlar, konserler organize edilecek. İki toplum birbirini daha yakından tanıyacak; birlik ve komşuluk ruhunun anlamını keşfedecek. Umuyorum ki Türkiye Avrupa Birliği'ne üye olduğunda, bu organizasyon sayesinde birbirlerini tanımış ve dost olmuş Türk ve Yunan öğrenciler, geleceğin yetişkin bireyleri olarak dostluklarını Avrupa sınırları içinde özgürce dolaşarak sürdürebilecekler ve Ege'nin sıcak atmosferindeki bu dostluklar bütün Avrupa'ya da örnek olacaktır. (Ayastefanos Yalnızı)
- "Boş vaktimde biraz sevap kazanayım,dedim. Malum,yaş ilerledi. Sevap biriktirmek lazım." (Ayastefanos Yalnızı)
- "Zaten o günleri bu günün değerleriyle yargılamak yalnış olacaktır," dedim. (Ayastefanos Yalnızı)
- Çünkü modern dünyada aşk artık prangamız, sevgilimiz ise gardiyanımızdır. (Yalnızlık Doktorası)
- "Türkiye'nin üyeliğinin ancak bugünkü çocukların yetişkin olduğunda gerçekleşeceğini mi ifade etmek istediniz?" (Ayastefanos Yalnızı)
- Yanlış insana aşık olduğunuzda itaat etmeyi öğrenirsiniz, yalnız insana aşık olduğunuzda ise özgürlüğü ve mutluluğu... (Yalnızlık Doktorası)
- Özlemek, çaresizliğin bir diğer formudur. Özlersin ama kavuşamazsın. Özlersin ama ulaşamazsın. Özlersin ama buluşamazsın. Aranızda yollar vardır, dağlar vardır; mesafeler uzun, şartlar imkânsızdır. En acı çaresizliklerden biridir özlem. (Yalnızlık Doktorası)
- Yanlış insana âşık olduğunuzda itaat etmeyi öğrenirsiniz, 'yalnız' insana âşık olduğunuzda ise özgürlüğü ve mutluluğu... (Yalnızlık Doktorası)
- "Tek tek şişeleri, torbaları toplayarak denizi temizlemek mümkün değil," dedim. Bütün Marmara'ya kocaman bir file batırmak lazım." (Ayastefanos Yalnızı)
- Yalnızlık bir mahrumiyet değil, lükstür. (Yalnızlık Doktorası)
- Herkesin eninde sonunda birgün ölümü düşündüğünü biliyordum. Oysa kimsenin o soğuk,sessiz,kimilerine ürkütücü, kimilerine hüzün verici, kimilerine uzak ve anlamsız gelen mezarlıklarda, o mermer taşların altında yatan insanların bir zamanlar kendileri gibi canlı,kanlı,gülen,konuşan, seven,üzülen insanlar olduklarını bilmek,hatırlamak,düşünmek istediklerini sanmıyordum. İnsanoğlu, bir gün kendisinin de o mezar taşlarından birinin altında yatmak zorunda kalacağı, belki de ani ölümüne hazır olmayan ailesinin ona mezar taşı yaptırmaya bile fırsat bulamayacağından aylarca,yıllarca,kim olduğu unutulmasın diye üzerine yığılmış toprağa iliştirilmiş küçük bir işaretin altında unutulup gidebileceğini aklına bile getirmiyordu. Aynı, sanki bir ölümsüzmüş gibi yaşamış ama bu gün mezarının nerede olduğunu bilmediğim babam gibi. Veya düne kadar ölüm hakkında konuşmanın, ölümü düşünmenin ölümü düşünmenin ölümü çağıracağına inanarak ölüm kavramını tartışmaktan, düşünmekten hep uzak durmuş ben gibi... (Ayastefanos Yalnızı)
- Ancak online oyun bağımlılığının en çok görüldügü Çin, Güney Kore ve başka uzak doğu ülkelerinde her yıl birkaç gencin bilgisayar başında aniden yığılıp kalması üzerine bu ülkelerin internet kafelerine, belirli saatlerde oyun oynama yasağı getirilmiştir. (Çocuğunuzu İnternet'ten Koruma Rehberi)
- "Evet. Tüm dünyada bu tekniğe inanan pek çok doktor var. Ve, şu ünlü iyi Mozart uyutur, sözünün doğru olduğunu da ispatladım. Doğru çalınan Mozart eserleri dinlettiğimiz hastalar sakinleşip, uyumaya başlıyorlar." (Ayastefanos Yalnızı)
- Bu durumda çağdaş eserlerin bazılarının da insanlar üzerinde delirtici,çıldırtıcı etkisi olduğunu söyleyebilirim. (Ayastefanos Yalnızı)
- Bedeni olsa da,nefes alsa da, cebine bir nüfus cüzdanı soksalar da ruhu,vicdanı,ailesi,geçmişi,sevgilisi, dostu, eğlencesi, hobileri olmayan birine insan denebilir miydi ? (Ayastefanos Yalnızı)
- Eğer öleceksem, yapmam gereken bazı hazırlıklar olduğunu fark etmiştim. (Ayastefanos Yalnızı)
- "Sevdiklerinin, ailenin yanında olmamasını, yalnız kalmayı, yalnız yaşamayı iyi bilirim.Bir süre sonra yalnızlığı sevmeye başlarsın. İnsanlar gözüne düşman gibi görünmeye başlar. İnsanlardan tiksinirsin,uzak durursun. Sonunda da yalnız ölürsün." (Ayastefanos Yalnızı)
Yorumlar
0 yorum