Kitap Künyesi

Yazar: Cengiz Dağcı

Yayın Evi: Ötüken Neşriyat

İSBN: 9789754370126

Sayfa Sayısı: 188

--reklam--

Yansılar 2 Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Yansılar'dan söz etmiyorum Regina'ya. Söz etmeye gerek duymuyorum. Ama Regina biliyor. Bu akşam da Yansılar'a gömülü otururken:

"Cengiz, sen ölünce senin ruhun hemen Kızıltaş'a dönecek", diyor Regina. Başımı Yansılar'dan kaldırmaksızın, "Bedenimin dönmesini yeğlerdim", diyorum. "Bilinmez, bedenin de döner belki Kızıltaş'a günün birinde", diyor Regina. Ve içim ısınıyor. Hoş bir sıcaklık kaplıyor bedenimi. Bir ara kendi mezarımı Kızıltaş'ta görür gibi oluyorum. Oysa biliyorum, Kızıltaş'ta mezarlık yok. Benim bildiğim Kızıltaş'ın Aşağı ve Yukarı mezarlıkları yerle bir edildi; mezar taşları, türbeler kırılıp yol ve yapı inşalarında kullanıldı; iz kalmadı Kızıltaş mezarlıklarından. Ama ölü bedenimin mezarlıklara gömülmesi şart değil; beni Memişin Bayırı'na gömebilirler; Gelinkaya'nın dibine gömebilirler; Soğuksu bayırlarına, Ayı Dağı'yla Yayla arasından esen şiddetli rüzgârlara açık Tübya kırlarına gömebilirler beni. Nereye gömülürsem gömüleyim, farketmez. Yeter ki ölü bedenim Kızıltaş'a gömülsün."

--reklam--

Yansılar 2 Alıntıları - Sözleri

  • Toplumumuzda kim kimdi, neyin nesiydi biliyorduk. Bugünse düşman kim, dost kim, belli değil.
  • -Ölmeden önce ölenler de var bu dünyada. -Nasıl? -Gözlerde ışık söner, yüreklerde umut; akılları korku çeler, düşleri karabasan...
  • En karamsar hallerimde bile ölümü düşünmüyorum. Ne zaman öleceğim? Nasıl öleceğim? Kim gömecek beni? Ve nereye gömüleceğim? Sormuyorum bu soruları kendime.
  • Ve yalnızdır adam. Sever yalnızlığını. Yalnızlığı onun özgürlüğüdür de.
  • Aşk dediğin bir bahardır. Hüzünle, ıstırapla, ayrılıklarla ve ağrılarla yoğrulu belki; ama gene de bir bahardır aşk.
  • Dünya içinde doğmuş, yetişmiş bir insan dünyadan kopuk, hatta dünyanın dışında hisseder mi kendisini? İnanmak zor, ama hissediyoruz işte. Biraz korkuyoruz da.
  • Sevgi ve barış yeni, taptaze bir anlam kazanıyor ruhumda. Sevmek ne güzel! Barış ne güzel! İnsanlar arasında sevgi ve barıştan daha güzel bir şey olamaz dünyada.
  • ... akşamları birbirimizin yanına oturup kitap okumak, ellerimizi tutmak... bizim mutluluğumuzdan daha güzel bir mutluluk olamaz dünyada!
  • Ben, benden başka bir ben daha taşıyorum kendi içimde.
  • Fakat, yaşayan bir insan yaşam gerçeklerinden büsbütün koparamaz kendisini.
  • ...ne Joyce, ne Proust, ne de Dostoyevski dünyayı ve hayatı değiştirmeyi düşünmediler dev yapıtlarında, yalnızca kendilerini aradılar, kendi yerlerini bulmaya çalıştılar hayatta.
  • ...kış uzadıkça zaman kopuyor gerçeklerden; geçmiş masallaşıyor, gelecek akıldışı bir uzaklıkta bekliyor insanı.
  • Herşey söyleniyordu. Herkes herşeyi söylemeğe hak sahibiydi ve söylüyorlardı da...
  • Geçmiş zamanın geçmek bilmeyen gölgesinde düşler ısındırır belki insanı, ama gerçekler daha bir güzel.
  • Ben her zaman öyleyim: Hiçsizliğimde varlığım, küçüklüğümde büyüklüğüm, güçsüzlüğümde gücüm barınır içimde.

--reklam--

Yansılar 2 İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitabın yazarı Cengiz Dağcı, Kırım- Tatar asıllı roman yazarı. Dağcı'nın hayatı vatanına duyduğu özlemle geçmiş diyebiliriz. 2. Dünya savaşı sırasında Almanlara esir düşmesi ile başlamış bu özlem, daha sonra kırımdan kırımlıların sürgün edilmesiyle devam etmiş. 2 bölümden oluşuyor kitap: birinci bölüm yazarımızın Kırım'a duyduğu özlemle geçen günlerini anlatıyor, ikinci bölüm ise yine Kırım'ı anlatan kısa bir öykü. Hiç Türkiye'ye gelmemesine rağmen eserlerini Türkiye Türkçesi ile yazmış Dağcı. Evimizin kitaplığında şans eseri görüp okumaya başladığım bir kitap. Vatanı Kırım'a duyduğu özlemi bolca anlattığı Yansılar 2 eseri Dağcı'nın günlüğüdür bir yerde günce şeklinde yazılmış bir eser. Eserinde vatanına duyduğu özlem kadar sevgili eşi Regina'ya duyduğu sevgiyi de anlatır Dağcı. Okuduğum ilk günce tarzında kitap oldu. Yazarın iç dünyasını bu kadar derinden ve samimi görmek farklı bir haz verdi diyebilirim. (Sümeyye)

İlk kitabı bulamamıştım alışveriş yaparken elimdeki kitap eski, Ötüken/90 basımı. Kitap 2 bölümden oluşuyor. İlk bölüm; Yansılar 2’nin yazılma süresinde Dağcı ve eşinin yaşadıkları, hisleri, yazma sancıları... İnanılmaz samimi yazmış bu kısımları. İkincisinde ise yine yürek dağlayan bir Kırım hikâyesi. Bir parça umutla beraber bizi o sürgün trenine, eski Kızıltaş’a, Kırım toprağına serpilen Türk çiçeklerine götürüyor. (Sezgi)

Hatırat diye almıştım fakat daha çok günlük. Günlük okumasının tarifi gayr-i kâbil bir hazzı var insana verdiği. Bir kişinin zihninin mahrem yerlerine girmek zevki, mezkûr kişi Cengiz Dağcı namlı kudretli bir yazar olduğunda daha da artıyor. Çok güzel bir kitaptı. Cengiz Ağabey, sürekli Kızıltaş ve Gurzuf’u hatırlıyor, kırk senedir hasret kaldığı memleketini öylesine düşünüyor ki, refikası Regina Hanım onu sürekli “Uyuyor musun Cengiz?” diyerek uyarıyor. Öylesi dalıyor hülyaya. Sonuna bir de öykü eklemiş kıymetli yazarımız, orada Savaşçı karakterinin Kırım’a seyahatını okurken ister istemez Cengiz Dağcı’yı buluyorsunuz bu karakterde. “Yurtsuz kalacağıma öleyim daha iyi” diye düşünürken Savaşçı, oturduğum yerde Kırım’ı özledim. Kırım’a kavuşmak istedim. Sanki gözlerimle görmüşüm, havasını solumuşum gibi Gurzuf hasretiyle yandı içim. Ayı Dağı’nı ve Adalar’ı görmek istedim, Karadeniz’in hamsisini denizin öte tarafında bir kere daha yemek istedim, fırıncı Muharrem’le tanışmak istedim, ve belki Deli Hüseyin ile. Bunların, bir seyahatnamenin okunulduğunda insana hissettirdikleri gibi idrak edilmesi yanlış olacaktır. Ben Türkiyeli bir Türk’üm, fakat bu Kırım’ın bizim vatanımız olduğu hakikatını nasıl değiştirecektir, Kırım’ı nasıl el yapacaktır nezdimizde? Bilvesile yüce Allah’tan, Kırım’ın katil Moskof elinden azadlığını diliyorum. YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ HÜR KIRIM! (serdengeçti)

--reklam--

Yansılar 2 PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cengiz Dağcı - Yansılar 2 kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yansılar 2 PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cengiz Dağcı Kimdir?

9 Mart 1919 tarihinde Kırım'ın Yalta şehrinin Gurzuf köyünde doğar. Çocukluğu kıtlık, yoksulluk, Rus emperyalizminin zulmü ve büyük baskılar altında geçer. İlkokulu köyünde, ortaokulu Akmescit'te bitirir. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıkar. 1941'de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düşer. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığınır. 1946'da Londra'ya yerleşir. İngiltere'deki hayatı da hiç kolay olmaz; bir taraftan yazarken en vasıfsız ve ağır işlerde çalışmak zorunda kalır.

"Türkçe bana anamın konuştuğu dil" diyerek yazı dili olarak Türkçeyi kabul eder. Türkiye Türkçesindeki ilk kitabı 1956 yılında Varlık Yayınları tarafından yayınlanan Korkunç Yıllar'dır. Yaşar Nabi ile mektuplaşarak tanışan Dağcı, eserlerini de posta yolu ile gönderir. Soğuk savaş şartlarının siyasi etkilerinin hissedilmesi, Sovyetler Birliği'nin sol entelijansiya ile kurduğu ilişkiler ve fikir hayatımızdaki çatlamalar yazarı yalnızlaştırmak üzereyken, Ötüken Yayınevi ile tanışır. Ötüken Yayınevi vasıtasıyla yirmiden fazla kitabı Türk okuyucusuyla buluşturur.

Dağcı Türk edebiyatının büyük yazarları arasındadır. Romanlarında Kırım Türklerinin yaşadığı acıları hüzünlü ama berrak bir üslupla aksettirir. Kitapları yıllarca elden ele dolaşır. Kırımla olan ilgisini hiçbir zaman koparmaz ve Kırım Türklerinin vatanlarına dönüşlerini anlatmayı ihmal etmez. Hatıralarında "Ben yalnızca Kırım'ın yazarı değilim ama Kırım'ın faciasını bütün gerçeği ve içtenliğiyle yalnız ben yazabilirdim" der. Hayatının son yıllarında içerisinde bulunduğu muhitteki karakterleri ele alan hikayeler de yazar.

En büyük destekçisi savaş sırasında Polonya'da tanıştığı ve 1998 yılında kaybettiği kıymetli eşi Regina Hanım olur. Aralarında Yazarlar Birliği'nin ve İlesam'ın yılın yazarı, Türk Ocakları'nın üstün hizmet ödülü de olmak üzere sayısız ödül alır. En son 21.03.2011 tarihinde Marmara Üniversitesi Türkiyat Enstitüsü tarafından düzenlenen "Türk Dünyasında Zirve Şahsiyetler: Cengiz Dağcı" sempozyumuyla yazarlık macerası ele alındı.

Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011 Perşembe günü saat 12.30 sularında Sauthfields'teki evinde vefat etti. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun girişimleri ile Türkiye'den katılan kalabalık bir topluluk tarafından, 2 Ekim 2011 Pazar günü 69 yıldır görmediği Yalta'ya bağlı Kızıltaş köyünde toprağa verildi. Yazar böylece ebedi uykusunu doğduğu topraklarda uyumak imkânına kavuştu.

--reklam--

Cengiz Dağcı Kitapları - Eserleri

  • Onlar da İnsandı
  • Korkunç Yıllar
  • Yurdunu Kaybeden Adam
  • O Topraklar Bizimdi
  • Badem Dalına Asılı Bebekler
  • Dönüş
  • Ölüm ve Korku Günleri
  • Genç Temuçin
  • Regina
  • Üşüyen Sokak
  • İhtiyar Savaşçı
  • Yoldaşlar
  • Anneme Mektuplar
  • Benim Gibi Biri
  • Biz Beraber Geçtik Bu Yolu
  • Rüyalarda: Ana ve Küçük Alimcan
  • Yansılar 2
  • Bay Markus Burtonun Köpeği
  • Yansılar 1
  • Ben ve İçimdeki Ben
  • Yansılar 3
  • Hatıralarda Cengiz Dağcı
  • Yansılar 4
  • Oy Markus Oy
  • Bay John Marple'in Son Yolculuğu
  • Haluk'un Defterinden ve Londra Mektupları

--reklam--

Cengiz Dağcı Alıntıları - Sözleri

  • Teyze, ben Ramila’yı tanımadan önce de; gördüğüm, düşündüğüm, yaşamış olduğum her şey Ramila’yla ilgiliydi sanırım. (Biz Beraber Geçtik Bu Yolu)
  • 'Hoştu akşamlar; akşamlarda insanları kendine çeken, dertleri, yorgunlukları, kasvetleri unutturan bir kuvvet, tatlı bir boşluk vardı; akşamlar gecenin gözleri gibiydi; her yeri görüyor, her yere uzanıyor, her yere dalıyorlardı.' (Onlar da İnsandı)
  • Gidip ırmağın kıyısındaki taşa oturdum, cebimden üzerinde şiirlerim yazılı iki tabaka kağıdı çıkarıp iki kayık yaptım. (Anneme Mektuplar)
  • -Ama siz ağacı budamıyorsunuz, Selim! Topraktan çıkarıyorsunuz, kökünden kesiyorsunuz. Sen bunu görmüyor anlamıyor musun? Binlerce yıllardan beri bu Toprak da büyümüş, bu toprağa kök salmış ağacı topraktan çıkarıyor, kesiyor, paramparça ediyorsunuz! (O Topraklar Bizimdi)
  • Ramila… Biz beraber geçtik bu yolu. Yolun ucunda kurduğumuz sığınağımızın içerisinde biz beraber bekleyeceğiz sonu. (Biz Beraber Geçtik Bu Yolu)
  • Gözlerinden belliydi, büyük bir kalbi vardı onun. (O Topraklar Bizimdi)
  • Tanrım! Benim halkım nerelerde bırakmadı evlatlarını! .... Yel eskende sallanır ağaç dalları Bizim için haram oldu Kırım yolları (Hatıralarda Cengiz Dağcı)
  • Ben, benden başka bir ben daha taşıyorum kendi içimde. (Yansılar 2)
  • Yurt dediğin en derin aşklardan güçlü... (Regina)
  • Her kazancın bir zararı vardır. (Onlar da İnsandı)
  • Tanrı gelir insana yardıma daima. (Onlar da İnsandı)
  • Hayatta sığınacak tek yerim varsa o da "Hâtıralardır" (VE) (Yurdunu Kaybeden Adam)
  • “Hayatta sığınacak tek yerim varsa o da hatıralardır.” (Yurdunu Kaybeden Adam)
  • Elli yıldır gönlümü sevindiren, yüreğimi acıtan; bazı gecelerde, elimde kalem, masamın başında otururken beni ağlatan Kırım. Bir yara oldu Kırım benim için. Durmadan kanayan bir yara oldu. (Hatıralarda Cengiz Dağcı)
  • Nereye gitse hayat ona sırtını çeviriyordu. Nereye gitse hayat onun için anlamsızlaşıyordu. (O Topraklar Bizimdi)
  • Ölüyü tentenin altına yatırmış, sırtına temiz giysiler giydirmiş; saçlarını da bir güzel taramışlar. Oysa kendileri canlıyken renksiz, pis, âdeta ölü bir hayat yaşadıklarından haberleri yok. (Üşüyen Sokak)
  • Tanrım! N'olursun, dünyaya çocuk vermek isteyen ana babayı sen kendi mihrabının önüne çağır; hayatın ne olduğunu onlara anlat. Herşeyden önce onlara hayatın ne olduğunu duyur, Tanrım! (Ölüm ve Korku Günleri)
  • Ok yayda iken tehlikelidir, Kargun! Oksuz yayla nitersin? Hiç. (Genç Temuçin)
  • ... ölüyorduk en mutlu ölümlerle. (Anneme Mektuplar)
  • Bugünü nasılsa atlatırım. Ama yarın… (Üşüyen Sokak)