Kitap Künyesi
Yazar: Dino Buzzati
Çevirmen: Yelda Gürlek
Yayın Evi: Timaş Yayınları
İSBN: 9786050812428
Sayfa Sayısı: 192
--reklam--
Yaşlı Ormanın Gizemi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yaşlı Orman bir efsanedir: Burası çocukluğun köklerinin salındığı; sınırlarının bozulmadan korunduğu; ölümsüz bir güç gibi yaşamı sembolize eden; neşeli, özgür, karşılık beklemeyen bir ormandır. Burada yaşayan orman cinleri, istedikleri zaman bir insana ya da hayvana dönüşebilir, barındıkları ağaç gövdelerinden diledikleri zaman çıkabilirler. Bu cinlerin hayattaki yegâne amacı, ormandaki asırlık ağaçları canları pahasına korumaktır. Bizi inanılmaza inandıran Buzzati'nin bu fantastik öyküsü, gizemli rastlantıları ve gerçeküstü ayrıntılarıyla kâinatın en kadim meselesini imler: İyi ile kötünün savaşı...
Yelda Gürlek'in İtalyanca aslından çevirisiyle Yaşlı Ormanın Gizemi, okuru içindeki çocukla barıştıracak, yaşamın kalbine dokunduracak büyülü bir öykü...
"Buzzati bütün kitaplarında gerçekçilik ile inanılmazı, akılcılık ile tuhaflığı, ciddiyet ile delişmenliği, metodik olan ile kuralsızlığı harmanlamayı başarmıştır. […] Yaşlı Orman, yitirdiğimiz cennettir; geçmişten gelen ve bir bütün olarak insanlığın kolektif yaşamının ilk yıllarındaki vicdani saflığın kişisel ve özel mekânıdır. Buzzati bu dünyayı, her şeyden öte işlevsel, nahif, yalın, kimi zaman dokunaklı, dahası romantik bir dille 'düşsel' kılar."
-Claudio Toscani-
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yaşlı Ormanın Gizemi Alıntıları - Sözleri
- Büyük bir engeldir büyümek. Genellikle insanın başına uykusunda gelir.
- İnsan yorgun olunca bazı sesler duyduğunu sanıyor.
- Nereden geldiği bilinmeyen ölümcül arzular, daha çok ıssız vadilerde amaçsızca dolaşırlar.
- Dünyada bilimin yadsıdığı ve kendi gözleriyle görmeyene inanılmaz gelen daha nice karanlık durum vardır...
- Yüreğin artık sıcaklığa ihtiyaç duyuyordu ve sen bunu söylemeyi hiç istemedin. Utanıyordun, değil mi Albay? İnsan gibi davranmaktan utanıyordun.. diğerleri gibi olmaktan...
- Sevgili çocuk, hayatta geri dönüşü olmayan şeyler vardır. Sıra sana geldiğinde fırsatın elinden kaçıp gitmesine izin verme, dikkatli ol. Bir kere kaçırdın mı geri dönüşü yoktur. Yabancıların karşısında olabildiğince sağlam durmak gerekir.
- Zaman kimilerinin yararına hızlı işlerken kimileri için de ağırdan seyreder, fakat sonuç değişmez.
- Siz insanlar belli bir yaşa geldiğinizde değişiyorsunuz. Çocukluğunuzdaki hiçbir şey aynı kalmıyor. Tanınmaz oluyorsunuz.
- Gerçek bir sanatçı olmak için, ne derseniz deyin, ruhun acı cekmesi gerekir, gerisi boştur.
- Gerçek bir sanatçı olmak için,ne derseniz deyin, ruhun acı çekmesi gerekir, gerisi boştur.
- Sadece yalanın uydurulmaya ihtiyacı vardır.
- “Gerçek bir sanatçı olmak için, ne derseniz deyin, ruhun acı çekmesi gerekir, gerisi boştur.”
- “Sadece yalanın uydurulmaya ihtiyacı vardır.”
- ...ama sen de artık yaşlanmıştın, eski sen değildin, yüreğin artık sıcaklığa ihtiyaç duyuyordu ve sen bunu söylemeyi hiç istemedin. Utanıyordun, değil mi Albay? İnsan gibi davranmaktan utanıyordun... Diğerleri gibi olmaktan.
- Nereden geldiği bilinmeyen ölümcül arzular, daha çok ıssız vadilerde amaçsızca dolaşırlar. Yüreğinin ta en derinlerine işleyerek insanı içinden çıkılmaz bir yalnızlığa sürüklerler.
--reklam--
Yaşlı Ormanın Gizemi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
'' Siz insanlar belli bir yaşa geldiğinizde değişiyorsunuz. Çocukluğunuzdaki hiçbir şey aynı kalmıyor.'' Yaşlı Orman'ın Gizemi kitabın ismine bakınca masal kitabı gibi gelebilir. Yazarın ikinci kitabıymış. Ben yazarla ilk olarak bu kitap ile tanıştım. Dilini çok beğendim. Orman cinleri, konuşan hayvanlar ve rüzgarların varlığı fantastik bir masal okuyorum hissi vermiş olsa da iyiliğin ve kötülüğün savaşını okuyoruz. Yazıldığı dönemi ( ikinci dünya savaşı öncesi ) değerlendirince, kafamdaki taşları tek tek yerine oturtmuş oldum. Mesajları olan kitapları çok seviyorum. ''Yaşlı orman yitirdiğimiz cennettir; geçmişten gelen ve bir bütün olarak insanlığın kolektif yaşamının ilk yıllarındaki vicdani saflığın kişisel ve özel mekanıdır.'' Kitap Dino Buzzatti'nin düşsel dünyasını bizlere sunuyor. Keyifle okumalar. (Gazel)
Bir masal. Fantastik bir öykü. Düşlerle dolu bir yolculuk. Tatar Çölü okuma listemdeydi. Fakat kütüphanede yazarın bu kitabını görünce önceliği Yaşlı Ormanın Gizemi'ne vermek istedim. Orman ve Kütüphane ile ilgili kitaplar her zaman beni çekmiştir. Ağaçlar bir şeyler anlatmak istiyor sanırım. Kitabın sade bir dili var. Yormayan, dingin, keyifli. Bana ateş başında yaşlıların anlattığı efsaneleri andırdı. Ruhunuzda bir çocuk hala barınıyorsa kitaptan keyif alacağınızı rahatlıkla söyleyebilirim. Abartılacak kadar iyi olmasa da samimi ve gözünüzde canlandırabileceğiniz netlikte. İnsanlarla anlaşma yapan rüzgarlar, kendini koparmayı başaran gölgeler, konuşan fareler... Kitabın 30.bölümü aslında ne anlatmak istediğini bize söylüyor. Çevirmen notu ve Claudio Toscani'nin son notu kitap hakkında tam da hissettiklerimi dillendirmiş. Son sözde yazan şu cümleler beni oldukça etkiledi. "Buzzati'nin masalı uydurmakta değil çok, yeterince bile aşırıya kaçmadığını anlarız. Sadece yalanın uydurulmaya ihtiyacı vardır." Ben o ormanın nefesini duydum ve keyifle okudum. Umarım siz de keyif alırsınız. Tavsiye ederim. Not: Keşke yazım hatalarına daha çok dikkat edilseydi. (Betül)
Kitap hakkında inceleme yapmayı düşünmüyordum, ama sitede herhangi bir yorum olmaması kendimi bu konuda sorumlu hissetmeme yol açtı. Dino Buzzati'nin ''Tatar Çölü'' kitabı uzun süredir listemde bulunmasına rağmen, her kitap alışverişimde önüne başka kitaplar geçiyor. Haliyle bir türlü temin edemedim. Ben de madem hala elimde yok, yazara aşinalık olsun diye yanıma kitap almayı unuttuğum bir otobüs yolculuğunda (nasıl unuttum, bilmiyorum) bu kitabı e-kitap olarak okumaya başladım. Kitabın basit, insanı yormayan bir anlatımı var. Başlarda ne okuyorum ben düşüncesi sardı, yalan yok. Ama ilginç bir şekilde bırakasım gelmedi. Özellikle bir yerden sonra iyice içine aldı kitap. Kitabın farklı yanlarından biri, baş karakterin bildiğiniz kötü bir adam olmasıydı. Merhamet duygusu körelmiş, katı bir yüreği olan Albay Procolo'nun eski ve gizemli bir ormana miras yolu ile sahip olması ile başlıyor öykü. Aklınıza gelebilecek çoğu şeyin, insanmışçasına konuştuğu bu gizemli ormanda geçiyor olaylar. Hayvanlar, ağaçlar, rüzgar, hatta kulübe bile konuşuyor bu kitapta. İşin ilginç yanı bu duruma o kadar alışıyorsunuz ki bir yerden sonra çok olağanmış gibi okuyorsunuz. Kitapta doğa, çocukluk ile yetişkinlik arasındaki farkı anlatmada bir aracı olarak kullanılmış. Yetişkinlerin tabiatın gerçek özünü yeterince anlamadığından, bu anlayışın çocukluk dönemi ile geride kaldığından dem vurulmuş çoğu yerde. Kitapta anlatılan bir konu da iyi ile kötünün çatışması. Ayrıca gölge ile ilgili bölüm de aklıma ''Peter Schlemihl'in Olağanüstü Öyküsü''nü getirdi. Kitap her ne kadar başlarda çocuklar için bir masal izlenimi verse de kısa sürede gelişen olaylar kitabın çocuklar için yazılmadığını ve zaten onlar için uygun olamayacağını gösteriyor. Kitap için yetişkinlere yönelik bir masal diyebilirim. Mutlaka okunmalı diyebileceğim bir kitap değil. Ama gerek kısa olması gerekse de keyifli zaman geçirtmesi bakımından okunabilir. Ben zevkli bir okuma süreci geçirdim. Kitabın altı metninde verilen mesajlar da güzeldi. Keyifli okumalar dilerim. (Merve)
--reklam--
Yaşlı Ormanın Gizemi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Dino Buzzati - Yaşlı Ormanın Gizemi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yaşlı Ormanın Gizemi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Dino Buzzati Kimdir?
Dino Buzatti, 16 Ekim 1906 tarihinde İtalya'da San Pellegrino'da doğdu. Ailesi sonradan Milano'ya yerleşti. Buzzati, hukuk fakültesini bitirdikten sonra, Corriera della sera gazetesinde çalışmaya başladı. Onu sonraki yazarlık yaşamına hazırlayan üç tutkusu vardı: Dağ, resim, şiir. İlk romanı olan Barnabo delle Montagne'yi 1935'te yazdı. Başyapıtı sayılan Tatar Çölü'nü 1940'da yayınladı. 1939'da Corriera della sera adıans avaş muhabiri olarak Addis Ababa'ya gitti ve gözlemci olarak da olsa, katıldığı çarpışmaları yazdı. Buzzatı'nin ayrıca Il Segreto del Bosco, Vecchio, I sette messaggeri, Paula alla Scala, Il gtande ritratto, Sessanta racconti Il Colombre gibi yapıtları yanında tiyatroya uyarlanmış çalışmaları ve resimleri de vardır.
Üslubu, birçok bakımdan Kafka'ya benzetilen Buzzati değeri geç anlaşılmış bir yazardır. Hatta önce kendi memleketi olan İtalya'da değil, Fransa'da ilgi görmüştür.
28 Ocak 1972'de Milano'da ölmüştür.
--reklam--
Dino Buzzati Kitapları - Eserleri
- Tatar Çölü
- Tanrı'yı Gören Köpek
- Bir Aşk
- Yaşlı Ormanın Gizemi
- Dağların Adamı Barnabo
- Colombre
- Yedi Ulak
- Tam O Anda
- Ayıların Meşhur Sicilya Baskını
- K. Balığı
- Büyülü Öyküler
- Fırçanın Ucundaki Hikayeler
- Büyücü
- Catastrophe
--reklam--
Dino Buzzati Alıntıları - Sözleri
- N'aparsın? Böyleyiz biz işte, günahkârız Tanrı'nın bağışlamasına gereksinme duyan zavallı günahkâr böcekleriz. (Büyülü Öyküler)
- Her şey eskisi gibi. Gerçekten hiçbir şey olmadı. (Dağların Adamı Barnabo)
- Ama bir başka aydınlık pencereden bildik bir tıkırtı geliyor. Daktilo. Sanki soluklanmak için verdiği küçük esler dışında coşkuyla tıkırdıyor, hiç durmuyor, tereddüt etmiyor... Hangi acıya doğru koşuyor? Bana bazı geceleri anımsatıyor, ah yıllar önceydi, ne çok zaman geçti. (Tam O Anda)
- "O yaşlı görünümüyle çekişen hafif, hızlı adımlarla, sadece yirmi yaşlarındaki mutlu insanlara özgü bir neşeyle yürüyordu." (Yedi Ulak)
- Tanrı aşkına umuyorum bize bu avuntu bırakılır. Sonunda elimizde kalacak somut şey, yapmayı başardıklarımızdır. (Tam O Anda)
- Fazlasıyla bir öncekine benzeyen günler artık birbirine karışıyordu. (Yedi Ulak)
- Büyük bir engeldir büyümek. Genellikle insanın başına uykusunda gelir. (Yaşlı Ormanın Gizemi)
- Yitirdiğin savaşların madalyalarıyla süslüsün; yarınki savaşta talih senden yana olacaktı ama tam o gün ölüverdin. (Colombre)
- "Doğanın yüce bir gösterisi karşısında bizim ruhsal coşkumuz sadece kendimizi ilgilendirse ve başka bir varlığa doğru yayılamasa ne kadar acıklı olurdu." (Bir Aşk)
- Ruhların ve nesnelerin birbirine benzeyen sesleri ve ışıkları arasındaki çöküşte apartmanların kasvetli gölgesinde, beton ve kireç duvarlar arasında, dizginlenemeyen yalnızlık içinde bir tür çiçekti o. (Bir Aşk)
- Sadece yalanın uydurulmaya ihtiyacı vardır. (Yaşlı Ormanın Gizemi)
- intikam alma ihtiyacını gerçekten hissetmiyor. O alçaklık anı artık uzaklarda kalan bir olay. (Dağların Adamı Barnabo)
- Her sabah uyandığımda kendime şunu sorarım: bugün, o gün olacak mı? Her akşam yatağa yeni bir hayal kırıklığı ile girerim. Ve hayat gelip geçer. Güneşten mahrumiyet nedeniyle solan yüzlerimizde derin çizgiler belirir. (Tam O Anda)
- “İkindi vaktiydi daha, oldukça güneşliydi hava. Sokakta biriyle karşılaştım. “Günaydın” dedim. Baktı bana ve “İyi akşamlar” cevabını verdi.” (Tanrı'yı Gören Köpek)
- “Sıkmayın canınızı. Artık çok geç. Umut ışığı kalmadı bizim için.” (Büyülü Öyküler)
- "Senin gibiler cehennemi çocukluklarından beri içlerinde taşır." (Colombre)
- "Sen başkalarının kederlerini ödünç aldın." (Colombre)
- Gene de içimde her şeyin yeniden başlayabileceğine ilişkin hiç dinmeyen bir duygu var. (Tam O Anda)
- Elbette, doğan güneşten ya da görkemli dolunaydan farklı olarak cömert ve dokunaklı yıldızlar, insanı dünyanın mutluluklarını değil, tam aksine nadir görülen şeylerini sevmeye teşvik ediyorlar ve aslında ihtiyaçlarımıza daha çok karşılık veriyor gibi görünüyorlardı. (Yedi Ulak)
- "Henüz dibe vurmadım; küçük bir pay daha kaldı oraya ve umarım onun tadını alabilirim." (Colombre)
Yorumlar
0 yorum