Kitap Künyesi
Yazar: Nursel Duruel
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750706608
Sayfa Sayısı: 88
--reklam--
Yazılı Kaya Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Can Yayınları, edebiyatımızın usta kalemi Nursel Duruel’in öykü kitaplarını yeniden okurlarıyla buluşturuyor. İlk kitabı Geyikler, Annem ve Almanya ile çağdaş öykü edebiyatımızın ustaları arasına giren, öykücülüğümüze unutulmaz bir yapıt armağan eden Duruel, Geyikler, Annem ve Almanya’da özgün, buruk, yalın anlatımı ve yarattığı canlı öykü kişileriyle belleklerde derin izler bırakıyor. Sıradan halkın yaşamından kesitler sunan bu kitaba adını veren öykü, duyarlı bir kız çocuğunun gözlemlerinden oluşur. Annesinin Almanya’daki babasının yanına gideceği gece gözyaşları içinde uykuya dalan çocuk, rüyasında kilimler, geyik desenleri, akan bir su ve annesini görür. Duruel, bilinçaltımızda yer etmiş kültürel simgeleri kullanarak modern, bütünüyle kendine özgü öyküler yaratmıştır.
Eleştirmen Füsun Akatlı, Nursel Duruel hakkında şunları söyler.. "Öykücülüğümüzün sessiz ve derinden kaynayan, ama bir o kadar güçlü ve sağlam akan bir ırmağı sayıyorum bu yazarı. Titiz, ince eleyip sık dokuyan, ayrıntılara yaşarlık kazandıran bir öykücü ile karşı karşıyayız."
Nursel Duruel, ikinci kitabı Yazılı Kaya’da, öykülerinin kaynağını oluşturan insanların arasında dolaşmaya devam ediyor. Has yazarlara özgü sözcük ekonomisi, derin bir dil duygusu ve bilgece bir söylem var Yazılı Kaya’da. Bütün bunlar onun öykülerini şiirsel bir düzleme de taşıyor. Yazılı Kaya, iki kitabıyla edebiyatseverler için önemli olmuş Duruel’den kısa, ama etkileyici bir yapıt.
--reklam--
Yazılı Kaya Alıntıları - Sözleri
- Davranışlarını, özellikle böyle önemli sayılamayacak anlık davranışlarını kestiremediğim insanlar, oldum olası huzursuz eder beni. Nezaketleri de pençe gibi gırtlağıma yapışır.
- Seslerim... seslerimin sırtını oydular... seslerim parçalandı... hoyratlık... kim öğretecek seslerimi... korunaksız seslerim... nasıl toplarım... nasıl... nasıl... onca yıl neyi bekledim... neye bekçilik ettim... seslerimi ne yaptım...
- Gün boyu ne çok yapıyordum böyle geçiştirmeli konuşmaları!.. İrili ufaklı değerlendirmeler, yargılar, sıfatlar, katılayım katılmayayım üstümde kalıyordu ve ben kılımı bile kıpırdatmıyordum. Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş, açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni.
- Benim acım, sesin yok oluşuna yönelik, seslerimin...
- Şimdi seslerimi arıyorum.
- "Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni."
- “ Ayrılırken yine kucaklaştılar. Narları çatladı. Kirpikler tuz topladı. Sevinç, acı ve merak ikisini de terk etmedi.”
- Durmadan ses üretiyoruz, ürettiğimiz ses o anda kendi ölümünü yaşıyor ve biz bunu umursamıyoruz.
- "Sen soğuk demire yapışan küçük bir elsin."
- Hem son dediğin tek değildir, bir son içinde sayısız son vardır. Sona anlamını veren, o noktaya kadar sürüklenip gelen ayrıntılardır.
--reklam--
Yazılı Kaya İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Geyikler Annem ve Almanya isimli öykü kitabını okumuştum ve bence Yazılı Kaya da başka bir yazar vardı sanki. Yazdıklarının arkasına kelime oyınları ile yerleştirdiği manayı yakalamak için bütün hikayeleri zihnimize tekrar tekrar evirip çevirmelisiniz, okuyup geçilebilecek ve herkesin sevebileceği gibi değiller... (Menekşe Sağlam)
Okuduğum bir kitaptan aldığım tavsiye üzerine bugün itibari ile tanıştığım bir yazar oldu Nursel Duruel. 2 öykü kitabını birden aldım ve önce "Yazılı Kaya" adlı kitabından başlamak istedim. 2-3 saatlik, kısa süren bir yolculukla bitti bugün kitap ve hemen ardından da paylaşmak istedim. İlki biraz uzun (belki de normal), diğerleri ise çok kısa süren toplamda 8 öyküden oluşan kitapta beğendiğim sadece 3 öykü oldu. Bunlardan ilki zaten 1990 yılında Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Ödülü'nü de alan "Burgaç" adlı öykü oldu ki hakikaten güzel. Diğerleri de "Atlarını Sürüp Geldiler" ve "Sen De Oradaydın" adlı öyküler. Bu ikisi dışındakilerden bahsetmek gerekirse farklı ve geniş bakış açıları olsun, güzel ve alışılmadık betimlemeler olsun okumaya değecek edebi ürünler barınıyor içlerinde ama konuları bana biraz beklenmedik geldi. Başlayıp bitmeyenler, yarıda bırakılmış olanlar, hatta ne anlatmak istediğini de anlamadığım bir öykü mevcut. Bunların farklı tarzda denemeler olarak yazıldıklarını düşünüyorum ama ne yazık ki beğenemedim. Bakalım diğer öykü kitabı nasıl geçecek. (Gökhan)
--reklam--
Yazılı Kaya PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nursel Duruel - Yazılı Kaya kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazılı Kaya PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nursel Duruel Kimdir?
İstanbul Kız Lisesi'ni, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü'nü bitirdi. 1965'te TRT'nin ilk prodüktör kadrosunda yer aldı; başta edebiyat ve sanat olmak üzere çeşitli alanlarda radyo programları hazırladı. Reklam yazarlığı, televizyon yazarlığı, ansiklopedi yazarlığı, BRT Radyosu'nda müdür yardımcılığı yaptı. Ünlü yazar Tarık Buğra'nın ablasının kızıdır.
İlk öyküsü 1979'da Türk Dili'nde çıktı. Geyikler, Annem ve Almanya ile 1981'de Akademi Kitabevi Öykü Ödülü'nü ve 1983 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı; Yazılı Kaya adlı kitabında yer alan "Burgaç" adlı öyküsüyle de 1990 Yunus Nadi Yayımlanmamış Öykü Ödülü'nü aldı. TRT İstanbul Radyosu'nda dış yapımcı olarak hazırladığı kitap tanıtım programı yayınlanmaktadır. Duruel'in ürün verdiği bir diğer alan ise biyografidir. Feyza Perinçek ile beraber Cemal Süreya biyografisini yazmıştır.
1941 doğumlu. 1966'da Edebiyat Fakültesi Arkeoloji bölümünü bitirmiştir. Halen TRT İstanbul Radyosu'nda prodüktör olarak çalışmaktadır.
--reklam--
Nursel Duruel Kitapları - Eserleri
- Geyikler, Annem ve Almanya
- Yazılı Kaya
- Bilime Adanmış Bir Ömür Muzaffer Aksoy
- Cumhuriyetin Çocukları Arkeolojinin Büyükleri
--reklam--
Nursel Duruel Alıntıları - Sözleri
- Hep bekleyiş. Ömrümüz bekleyişle geçiyor. Çocukken büyümeyi bekliyoruz, büyüyünce sabahı, sağlığı, dostluğu, aşkı... Beklediklerimizi bulurken yitiriyoruz. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- "Sen soğuk demire yapışan küçük bir elsin." (Yazılı Kaya)
- “ Ayrılırken yine kucaklaştılar. Narları çatladı. Kirpikler tuz topladı. Sevinç, acı ve merak ikisini de terk etmedi.” (Yazılı Kaya)
- Can sıkıcı ve ukala buluyorum kendimizi. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Durmadan ses üretiyoruz, ürettiğimiz ses o anda kendi ölümünü yaşıyor ve biz bunu umursamıyoruz. (Yazılı Kaya)
- Benim acım, sesin yok oluşuna yönelik, seslerimin... (Yazılı Kaya)
- Davranışlarını, özellikle böyle önemli sayılamayacak anlık davranışlarını kestiremediğim insanlar, oldum olası huzursuz eder beni. Nezaketleri de pençe gibi gırtlağıma yapışır. (Yazılı Kaya)
- "Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni." (Yazılı Kaya)
- Ben, bana da zaman bırakacak, beni bir anten parçasına, bir fişe dönüştürmeyecek bir iş sahibi olmak için okumak istiyorum. Şu yeryüzünde, bırak yeryüzünü kendi ülkemde kendi çevremde olup bitenleri kavrayamıyorum. Kendimi bile yeterince ölçüp biçemiyorum. İşte bu yüzden okumak istiyorum. (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Seslerim... seslerimin sırtını oydular... seslerim parçalandı... hoyratlık... kim öğretecek seslerimi... korunaksız seslerim... nasıl toplarım... nasıl... nasıl... onca yıl neyi bekledim... neye bekçilik ettim... seslerimi ne yaptım... (Yazılı Kaya)
- Gün boyu ne çok yapıyordum böyle geçiştirmeli konuşmaları!.. İrili ufaklı değerlendirmeler, yargılar, sıfatlar, katılayım katılmayayım üstümde kalıyordu ve ben kılımı bile kıpırdatmıyordum. Üşengeç değildim, vurdumduymaz hiç değildim, insanlara karşı ilgisiz değildim; yine de nedenini kestiremediğim bir telaş, açıklamalar yapmaktan alıkoyuyordu beni. (Yazılı Kaya)
- Hem son dediğin tek değildir, bir son içinde sayısız son vardır. Sona anlamını veren, o noktaya kadar sürüklenip gelen ayrıntılardır. (Yazılı Kaya)
- Şimdi seslerimi arıyorum. (Yazılı Kaya)
- Ben de öyle bir güç olmalı ki en kötü yapılı erkeklerden oluşmuş bir ordunun içine girip dostluğu öğretmeliyim, türkülerdeki sevdaları öğretmeliyim. Beni dinleyip haklı bu küçük kız demeliler. Kimse kimseye sövgüyle yanaşmamalı! (Geyikler, Annem ve Almanya)
- “ Ben zamanı bilmem ki, seni hangi zaman aralığında arasam?..” (Geyikler, Annem ve Almanya)
- Ne zor, diye düşündü. İnsanın en sevdiklerine, en yakınlarına bile yeterince el uzatamaması ne zor... İzliyorsun, neye gereksinim duyduğunu anlıyorsun, vermek istiyorsun ve sonuçta pek de bir şey verememiş olduğunu görüyorsun. (Geyikler, Annem ve Almanya)
Yorumlar
0 yorum