Kitap Künyesi
Yazar: Buket Uzuner
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051411842
Sayfa Sayısı: 336
--reklam--
Yazın Öyküleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İnsanların yaz okumalarının peşine düştüğü sıcaklarda onlara inat bu kitabın adını Yazın Öyküleri koydum. Hikâyeye öykü, edebiyata yazın diyerek büyümüş benim kuşağıma selam yollamak için Yazın Öyküleri. Çantanıza, cebinize ve içinize öyküler sığsın, sizi yalnız bırakmasın, edebiyatın şifası üzerinize olsun diye...
Düşmekten korkmadan yükselmek ne güzeldir!
Her şeyin uyumlu, canlı, dehşetli, sevinç dolu olduğu kısa zamanlı bir sevgi tünelinde doludizgin koşuyoruz. Bir yerlere çarpsak, bir yanımız incinse, kanasa, kırılsa, ancak bu tünelin dışına çıktığımızda canımız yanacak, çok iyi biliyoruz. Bu tünelin içinde hiçbir sorun, kaygı, hiçbir tehlike yok...
... Bu bir Yazdönümü gecesi... Yazdönümü gecesinde her insanın mutlaka bir sevgilisi olmalıdır!
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yazın Öyküleri Alıntıları - Sözleri
- İnanmak ve güvenmek, insan yaşamının en eskitilmemiş değerlerinin yaşandığı ilk gençlik dönemine denk düşüyor.
- "Hiç kimsenin aramıza giremeyeceği kadar yakınız. Hiç kimse umurumuzda olamayacak kadar birbirimizle doluyuz. Hiç Kimse!"
- Oysa kitaplar sonsuz boyutlu, zengin, seçenekli...
- İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır.
- Ah bitirmek! Bitirmek, bir şeyi bitirmek, başlamaktan daha büyük bir cesaret ister çoğu zaman. Tanrım, ne büyük cesaret ister bitirmek, bırakmak, ‘bitti’ diyebilmek!
- Her şeyin önemi vardır yaşarken, en küçük ayrıntıların bile.
- Anlamını çözdüğünüz, sinir sisteminizi hemen harekete geçiren, fakat hangi dilde söylendiğini çözemediğiniz cümleler olmadı mı hiç?
- Keyfin keyfini unutmamış, unutmuyor insan demek ki..
- Gösterişli özel bir çocuk olmadım hiçbir zaman. Oysa tek tek bakıldığında, bütün organlarım özenilerek yerine yerleştirilmiş, birbirleriyle uyumu gözetilerek renklendirilmişti. Ama dikkati çekecek tek bir dalga kıpırdamazdı yüzeyimde. Bütün dalgaların derinde boğuştuğu büyük bir göl gibiydim ben. Hâlâ öyledir.
- O kendini böyle net bilmezken, nasıl başardın onu iskeletine dek görebilmeyi?
- Denizi ve güneşi en erken ve en geç saatlerinde yaşamamış olanlar daima ortalama kalacak insanlardır.
- Üniversite yaşamı beklediğim hiçbir değişikliği getirmedi bana,yine çekingen,piriltisiz ve yalnızdım
- Bir de heyecanlarını fazla büyütme. Biliyorsun düş kırıklıkları için antibiyotik yapılamıyor...
--reklam--
Yazın Öyküleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Yazın öyküleri Buket Uzuner'in küçük küçük yazınlardan oluşan kitabıdır.Tam bir tatil kitabı,yolculuk kitabı istenildiğinde ara verince uzaklaşmadan okunabilecek bir kitap.Uzuner yine inanılmaz yalın ve vurucu yazım diliyle ben yakalamayı başardı ve duvarıma da bir sürü paylaşım imkanı sundu.Okunmasi gereken çok sıcak duygular bırakan bir kitap.Keyifli okumalar. (özge)
Yazın Öyküleri'ne Dair: Buket Uzuner’in “Yazın Öyküleri” kitabı cep boyuyla yaz tatili için gittiğim küçük bir Ege kasabasının marketinde karşıma çıktı, yanımda okumak için farklı bir roman getirmiştim ancak kitabın ismiyle benim yaz tatilinde oluşumun tatlı tesadüfüyle kitabı aldım ve kısa sürede okudum. İtiraf etmek gerekirse ilk bakışta Yaz adında bir karakterin başından geçen hikayeler olduğunu düşünmüştüm. İşin aslı ise edebiyat yerine yazın kelimesini kullanmaya tercih eden yazarımız, kendi kuşağına minik bir selam göndermiş ve bizi de kitabın ismi konusunda şaşırtmış oldu. Kitabın elimdeki versiyonu Everest Yayınları’ndan çıkan 4 -6. Basım: Ocak 2019 cep boyu, toplam 286 sayfa. Cep boy kitaplara karşı biraz ön yargılı olmama rağmen taşıma konusunda pratik olduklarını kabul etmek durumundayım. Uzun zaman önce Buket Uzuner’in “İki Yeşil Su Samuru”nu ve çok daha yakın bir zaman önce ise “Kumral Ada Mavi Tuna”sını okudum. İlerleyen yıllarda yeniden okuyup yeniden bağ kurmak istediğim bir kitap karakteriyle Tuna. Yazarımızdan kısaca bahsetmek gerekirse; 3 Ekim 1955’te Ankara doğan yazarımız Hacettepe Üniversitesi, (Norveç) Bergen Üniversitesi, (ABD) Michigan Üniversitesi’nde biyoloji ve çevrebilim eğitimi almıştır. Balık İzlerinin Sesi romanı ile 1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü' ne lâyık görülen Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanı ile 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü aldı. Son dönemde Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanı, Mediterranean Waltz adı ile İtalya, Yunanistan ve İsrail'de yayımlanmıştır. “İklim değişikliği”- çevre sorunlarını ele aldığı ve Türk Mitolojisi’nden fantastik ögeler kullandığı ‘TABİAT DÖRTLEMESİ’ romanları “Su”, “Toprak”, “Hava” ve “Ateş” yayınlanmaya devam etmektedir. Kitabımıza dönecek olursak; kitap, yazarın daha önce ödül alan öykülerini de içeren 15 öyküden oluşuyor. Okurken çok sevdiğim ve pek de sevemediğim öyküler oldu. • Bir Yaz Dönümü Gecesi İçin Süit İlk öykümüz romantikti, karakterin kafa karışıklığını hissettim. Son kısım ise sürpriz oldu, belki de kendi kendimizin ilacıyızdır kim bilir? “Bir de heyecanlarını fazla büyütme. Biliyorsun düş kırıklığı için antibiyotik yapılamıyor.” “İnsan sevdiğine teslim olmazsa, kime olur?..” “Terk eden, aslında ilk önce terk edilendir. Beni terk ettiğin gün, çok daha önce ben seni bir şekilde terk etmişim demektir. Sevmekse, korkunun yangının söndüren tek organik kimyasaldır.” • St. Petersburg’da Feodor Diye Biri “Şimdi içinizde belki bir tek kişi çıkar ve inanır bana. Çünkü, insan çok istediği bir şeyi gerçekleştirir.” • Şairler Şehri • İkizlerden Biri • Önceki ve Sonraki Kadın Bu öyküyü sevdim, son kısım biraz daha iyi olabilirdi belki veya ilişkinin diğer tarafının ne düşündüğünü öğrensek fena olmazdı. Dedi: “Sana ihtiyacı olmasının adına sevgi diyeceksek, seviyordur seni.” Dedi: “ ‘Terk etmek’ bana büyük bir söz geliyor. Ben, benden öncekinden kalan boşluğu, benden sonrakine bıraktım: Sana bıraktım. Sen gidersen yerine başkası gelecektir. Çünkü yalnız yaşayamaz o. Yalnız yaşayabilmek kendini güçsüz yanlarınla da kabul edebilmektir.” • Mor ve Ötesi • Otuz Yedi Yaş • İçinden Deniz Geçen Şehir En sevdiklerimden biri oldu bu öykü, belki ben de denizi çok sevdiğimden belki de araya zaman ve mekan girdikten sonra yüzleşme yaşanan ilişkileri sevdiğimdendir. “Artık yaşanmış ve yalnızca düşlenmiş aşklar arasındaki farkı, aşkların ve ayrılıkların ağızda bıraktığı farklı tatları öfke ile acının insanı nerelerinden bıçaklayabileceğini öğrenmiştim. Büyümüştüm.” “Geri dönebilmek ve anlayabilmek için ille de gitmem gerekiyordu.” “Oysa sen hiç kimseye ve hiçbir yere ait olmamak için yıllarca mücadele ettin,” dedi. “Tanrım, reddetmek bazen ne kadar güçtür. Hele zor zamanlarda reddetmek ne kadar irade ve güç gerektirir. Ve her reddediş yalnızlığın sınırlarını büyütür.” • Elvan D. • Kırk Yıllık Dostum Sulhi Samimiyeti hissettiğim bu öyküden sonra sanki Sulhi benim de uzaktaki bir dostum oldu. “Askere gitmeden önce İstanbul’da bir sevgilim vardı. Onunla evlenmedim. Karım olmak onu soldurur diye. Başkasının mutfağında soluyor şimdi, benimkinde değil.” • Otuz Yaş • Stockholm’de Ölüm “Neden o adamla evlenmiyorsun?” diye soruyorsun. “Seninle mutluyum,” diyorum. “Neden bana aşık olmuyorsun?” Bu kez gülmüyoruz. Derin bir nefes alıyorum, “Sen aşık olamayacağım kadar mükemmelsin Lasse,” diyorum. “Evlen, olsun bitsin,” diyorum haince gülümsemeyle. “Hayır,” diyorsun, “ben başka şeyler istiyorum.” “Gülerken bir ara seni buluyorum, sonra yine kaybediyorum.” • Güneş Yiyen Çingene • Uzak Kasabaların Gri Hüznü “Anlaşılmamak en mutlak yalnızlıktır.” • Şiirin Kız Kardeşi Öykü “Bitirmek, bir şeyi bitirmek, başlamaktan daha büyük cesaret ister çoğu zaman.” Açıkçası karakterler ve olay örgüsü fazla derinleşemeden bittiğinden öykü okumayı çok sevdiğim bir yazın türü olmadı hiçbir zaman. Bu kitapla belki de öykülere tekrar şans vermem gerektiği hissine kapıldım. Öyküler akıcıydı, bazı öykülerin sonu çok benzer şekilde psikolojik rahatsızlıklarla bitiyor ancak bunların farklı zamanlarda birbirlerinden bağımsız şekilde yazıldığını unutmamak gerek. Mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyemeyeceğim ama elinize fırsat geçerse bir şans verebilirsiniz, bakarsınız bir öykü sizi de tam kalbinizden yakalar… Kitaplarla ve sevgiyle kalmanız dileğiyle… Kaynakça http://buketuzuner.com/tur/bu-hakkinda/ https://www.biyografi.info/kisi/buket-uzuner (Melin Adiloğlu)
Merhaabaaaaa, ilk Buket Uzuner kitabımla geldim ️ . Bir öyküsever olarak tercihim yine bir öykü kitabı oldu. Öyküleri genel olarak sevdim ama bazen nedense sıkıldım. Fazla uzun geldiler sanırım ama direndim. Son öyküde bu direnişim fazla sürmedi kabul ediyorum, yenildim İlk defa okuduğum için olabilir, yanlış başlangıç olabilir bilemiyorum. Ama genel hatlarıyla bakınca memnunum diyebiliyorum. Özelikle Hitler dönemini anlatan hikayeye vuruldum. Nedense başka bir ilgim var o zamanlara, hüznünden olsa gerek, yaşamları okumak, yakından bakmak, o dönemlerin bittiğine şükretmek hoşuma gidiyor sanırım. Neyse öykünün ismi Mor ve Ötesi. Gerçekten bayıldım. . Buket Uzuner'den akıcı bir kitap önerisi istiyorum, seve seve okuyacağım. . . . #kitap #book #okudumbitti #kitapyorumu #booksofbetinönerileri #booksofbetblog #booksofbetinkitapları #kadınyazarlarahunharcadestek (booksofbet)
--reklam--
Kitabın Yazarı Buket Uzuner Kimdir?
Biyoloji ve Çevre Bilimi eğitimi alan Uzuner, Türkiye' de Hacettepe Üniversitesi ve ODTÜ' de, ayrıca Norveç, ABD ve Finlandiya'daki üniversitelerde çalışmalarda bulundu. Kitapları 1992'den bu yana Türkiye'de Ulusal En İyi Satış listelerinde yer almaktadır ve dört ayrı dilde yayımlanmıştır. Remzi Kitabevi için yabancı edebi yayımlar konusunda editörlük yaptı ve şu anda Alfa-Everest Yayınları için yabancı edebi yayımlar konusunda edebi danışmanlık yapmaktadır.
Balık İzlerinin Sesi romanı ile 1993 yılında Yunus Nadi Roman Ödülü' ne layık görülen Uzuner, Kumral Ada Mavi Tuna romanı ile 1998 yılında İstanbul Üniversitesi Yılın Romanı ödülünü aldı. Son dönemde Kumral Ada Mavi Tuna adlı romanı, Mediterranean Waltz adı ile İtalya, Yunanistan ve İsrail'de yayımlandı. Ayrıca İngiltere'de kısa öykülerden oluşan A Cup of Turkish Coffee adlı kitabı yayımlandı.
1996 yılında University of Iowa tarafından onursal akademisyen yazar seçildi.
Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da uzun yıllar geçiren Buket Uzuner, şimdi İstanbul'da yaşamaktadır.
--reklam--
Buket Uzuner Kitapları - Eserleri
- Kumral Ada Mavi Tuna
- Uzun Beyaz Bulut Gelibolu
- İki Yeşil Susamuru
- Su
- Toprak
- Hava
--reklam--
- İstanbullular
- Balık İzlerinin Sesi
- Ayın En Çıplak Günü
- Yolda
- Güneş Yiyen Çingene
- Benim Adım Mayıs
- Karayel Hüznü
--reklam--
- Şiirin Kızkardeşi Öykü
- Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları
- Yazın Öyküleri
- Şairler Şehri
- Ah Bir Kedi Olsam!
- Şehir Romantiğinin Günlüğü
- Selin ve Cem'le Yolculuklar
--reklam--
- Gümüş Yaz, Gümüş Kız
- New York Seyir Defteri
- Bir Yılbaşı Hikayesi
- İstanbullular
- Benim Adım İstanbul
- Buket Uzuner Gezi Kitaplığı (3 Kitap)
- I Am Istanbul
--reklam--
- Istanbul Blues
- Earth
--reklam--
Buket Uzuner Alıntıları - Sözleri
- "kopan bir ipe, sımsıkı bir düğüm atarsanız, ipin en sağlam yeri artık bu düğümdür. ama ipe her dokunuşunuzda, canınızı acıtan tek nokta, yine o düğümdür." (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
- Bilirsiniz işte, insan kendinden bile sıkılır bir gün. Aslında insan en çok kendinden sıkılır. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
- Ruhumu baharla beraber saran çılgınca bir aylaklık etme tutkusu ve buna şehvetle teslim olma arzusuna karşı koymaya çalışmamdaki çelişki. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
- ''İnsanoğlunun bencilliği ve şiddet tutkusu,bu küçük kasabada da peşimi bırakmamış,her yerde olduğu gibi yine canımı sıkmıştı.Bence dünyanın bütün çocukları birbirlerinin bayramını kutlamalı,eğlenmeli,gülmeli ve kardeş olmalıydı. '' (Bir Yılbaşı Hikayesi)
- Roman yazmak ne öykü, ne deneme, ne de şiire benziyor. Roman yazmak bir doktora tezi yazmaya benzetilebilir ancak. O denli disiplinli, derli-toplu ve sistematik bir çalışma bekler roman kurgusu yazardan. Romanın başı sonu kurgu tekniği, karakter soyağacı ve kronolojisi ta başından belli olmak zorundadır. Yazar bu yol taşlarını bilmezse yolda kendisine gerekecek acil yardım malzemelerine hazırlık yapamaz. (Selin ve Cem'le Yolculuklar)
- Böyledir ama İstanbul, özletir kendini bir aşk gibi yani… (İstanbullular)
--reklam--
- Dünyada sabah uykusundan tatlı ne olabilirdi ki! (Ah Bir Kedi Olsam!)
- "Ama unutma ! Sen yalnızca iyi bir evlilik yapmak üzere yetiştirilmiş bir kız değilsin." (İstanbullular)
- Gülümsemesine hüzün bulaşmıştı. (Su)
- Ah aşk, ne güzel ve ne soylusun! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
- Kitapların hayatı değiştirdiği doğrudur. (Şiirin Kızkardeşi Öykü)
- Vaktinde verilmeyen sevgi bayatlar! (Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları)
- İnsan belli deneyimlerden sonra hayal kırıklıklarına karşı bağışıklık sağlayamamışsa eğer, yıllar içinde yaralı ruhuna iyi gelen bazı ilaçlar keşfetmeye başlıyor. (Gümüş Yaz, Gümüş Kız)
--reklam--
- Gençken okulda veya mahallede ya da ailede ve kitaplarda iyi bir yöndeşe rastlamak, hayattaki tek mucizedir. (Toprak)
- Bazen durmak, güç toplamak için geri çekilmek ve beklemek gerekir. (Hava)
- Vatan nedir, vatan neresidir? Anıların mı, akraba ve arkadaşların yaşadığı yer mi? Neresidir vatan? (İstanbullular)
- ...hiçbir şey olmasa, hayata bir kez geldiğinize inanıyor ve içinizde ki ve/veya çevrenizde ki 'habaset'in sizi boğmasına artık izin vermek istemiyorsanız,yaşadığınız kenti,ülkeyi ve dünyayı keyif alınacak hale getirmenin yollarını arayın.Arayın.Tekrar arayın. (Şehir Romantiğinin Günlüğü)
- Zannımca çok meşakatli durumlarda birbirlerine katlanabilen ve destek olan insanlar gelecekte de hakiki dost olurlar. (Uzun Beyaz Bulut Gelibolu)
- İnsanın en korkunç sırları kendisinden sakladıklarıdır. (Yazın Öyküleri)
- Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim.Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak , sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu. (Kumral Ada Mavi Tuna)
Yorumlar
0 yorum