Kitap Künyesi

Yazar: Marguerite Duras

Çevirmen: Aykut Derman

Orijinal Adı: Ecrire

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789755107158

Sayfa Sayısı: 106

--reklam--

Yazmak Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

"Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. Yalnızlık, yalnız başına oluşturulur. Ben öyle yaptım. Çünkü orada yalnız olmam, kitap yazmak için yalnız kalmam gerektiğine karar vermiştim. İşte böyle oldu. Bu evde yalnızdım. Bu eve kapandım, tabii korkuyordum da, buna kuşku yok. Sonra da sevdim o yalnızlığı. Bu ev, yazı evi haline geldi. Kitaplarım bu evden çıkıyor. Ayrıca bu ışıktan da, küçük gölden yansıyan bu ışıktan. Şu söylediğim şeyi yazabilmek için tam yirmi yıl gerekti bana." Böyle diyor Duras, 1993 yılında yayımlanan "Yazmak" adlı yapıtında. Daha çok romanlarıyla tanıdığımız yazarın, bu kez, tadına doyulmaz denemelerini sunuyoruz okurlarımıza. Kitabın içinde yol aldıkça, insanın içinde bir tutku halinde kabarıp taşan yazma ediminin, ayrı zamanda, insanın temel gerçekliklerinden biri olan yalnızlıktan kurtulmanın tek yolu olduğunu da anlıyoruz. (Arka Kapak)

--reklam--

Yazmak Alıntıları - Sözleri

  • "Açık bir kitap, gecedir de."
  • “… Ve hiç gözyaşı dökmemek yaşamamaktır.”
  • İnsan onu görmemeyi, o kadını, onu görmemeyi, o gencecik kraliçeyi görmemeyi nasıl olur da başarabilir.
  • Bedeniniz, ama yitik bedeniniz gibi, bir aşk gibi, ama sizsiz ve bensiz bir aşk. Nasıl anlatılabilir bu? Nasıl se­vilmez?
  • Ve daha sonra başka şey gördüm. İnsan, sonradan hep birşeyler görüyor.
  • "İnsan içinde bir yabancıyı barındırır: Yazmak, işte o yabancıya ulaşmaktır. Budur ya da hiçbir şey değildir."
  • hiçbir şey, her şey gibi.
  • Yazı bilinmeyendir. İnsan yazmaya başlamadan önce ne yazacağı hakkında hiçbir şey bilmez. Kafasının içi dupduru da olsa.
  • İnsan, kendi özün­deki yalnızlığa varıncaya kadar yalnızdır.
  • İnsan kendi özündeki yalnızlığa varıncaya kadar yalnızdır. Her zaman akıl almaz bir şeydir bu. Her zaman tehlikeli. Evet. Kendinizin dışına çıkmaya ve çığlık atmaya yeltenmenin bedelini ödersiniz.
  • bizler umut hastasıyız.
  • Ve hiç gözyaşı dökmemek, yaşamamaktır.
  • “Yalnızlık, o olmadan hiçbir şey yapamayacağımız şeydir.”
  • Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur.
  • İnsan, ancak evin içinde yalnız. Ve kendinin dışında değil, içinde.

--reklam--

Yazmak İncelemesi - Şahsi Yorumlar

#margueriteduras Bu kitapta, “nasıl yazılır” sorusunu cevaplamıyor. Yazı yazan kişilerin yabanileşmesinden, yalnızlık ile yazar ilişkisi konularına değiniyor. Yazmak isteyen kişi diğer insanlarla arasına sınır çizmeli, yalnız kalmalı ki yazabilsin diyen Duras bir romanından elde ettiği gelirle göl başından ev alıyor ve burayı “yazı evi” haline getiriyor. “Yalnızlık, hazır bulunmaz, oluşturulur. Yalnızlık, yalnız başına oluşturulur. Ben öyle yaptım. Çünkü orada yalnız olmam, kitap yazmak için yalnız kalmam gerektiğine karar vermiştim. İşte böyle oldu. Bu evde yalnızdım. Bu eve kapandım. Kuşkusuz, korkuyordum da. Sonra da sevdim o yalnızlığı. Bu ev, yazı evi haline geldi. Kitaplarım bu evden çıkıyor. Ayrıca bu ışıktan da, küçük gölden yansıyan bu ışıktan. Şu söylediğim şeyleri yazabilmek için tam yirmi yıl gerekti bana.” Duras kitabında bir kaç denemeye de yer vermiş. Bunlardan en çok aklımda kalan “Genç İngiliz Havacısının Ölümü” Yazarlığa ilgi duyanlar ya da yazarların nasıl bir halet-i ruhiye içinde yazdıklarını merak edenler okuyabilir. (Tuğba Beyazkaya)

#yazmak Kısa Modern serisinden tekrar yayımlandı. Duras’ın son dönemlerinde yazdığı 5 denemesi (ikinci görsel) yer alıyor, bazıları filme çekilmiş. Özellikle yazmak denemesi yazmayı seven okurların ilgisini çekecektir diye düşünüyorum. Denemelerde ikilik var, iki durumu birbiriyle bağdaştıracak yazmış; yazmak-yalnızlık, pilotun ölümü-kardeşinin ölümü, geçmiş zaman - şimdiki zaman, saf - ırkçılık, ressam - yazar benzerliği. Roma denemesi diyalog şeklinde ilerliyor, öyküye benziyor, okuduğum kadarıyla Duras’ın başka kitaplarında da vardı bu biçim. Kafamda dönüp duruyor bu bölüm, söylenenlerden çok söylenmeyenler ile:)) #margueriteduras ın eksiltili üslubunu seviyorum, en sevdiğim yazarlar arasında ama daha Duras ile yolun başındayım, okuduğum dördüncü kitabı. Yazmak denemesinde bazı kitapların kafamıza kene gibi yapıştığını, tüm yaşamımızın kara yasını anlattığını ve her düşüncenin can alıcı noktasını yakaladığını yazıyor. Genç İngiliz Havacısının Ölümü ile kafama kene gibi yapıştı bu kitap, sizde nasıl bir etki bırakır bilmiyorum. (Vox Nihili)

Zamanla insanın içinde bir tutku haline gelen yazma ediminin insanı kuşatan bir yalnızlık olduğunu duyumsayabileceğiniz bir kitap. Fransız yazar #margueriteduras (1914-1996) romanları ve senaryolarıyla ünlü. Kitap; Yazmak edimi, 2. Dünya savaşının son gününde öldürülen İngiliz havacısını adeta yad ettiği kısmı (Vauville olayı olarak filmi yapılmış), Roma Diyaloğu olarak filmi çekilen bölümü, "Saf sayı" başlığı altında temizliği andıran SAF kelimesinin nasıl Almanların saf kanıyla saf yahudilerin öldürülmesinde de kullanılmasını ve bir resim sergilemesini betimlemesini içeren denemelerinden oluşuyor. Marguerite duras 'ın devrik cümleler ile kaplı kendine özgü bir dili var. Ne var ki, sözü geçen denemelerde bahsettiği acı veya gerçekliği vurgulamak adına sürekli tekrara düşmüş ve bu da ister istemez okuyucuyu sıkıntıya yöneltiyor. Kısaca 100 sayfalık kitap kolaylıkla 40 sayfaya indirgenebilir kanaatindeyim. Yaşamının son yıllarında çıkan bu kitaptaki yazabilmek adına yaptıkları ve yalnızlığı ise okunmağa değer. Ve yine senaryo da yazabilen yazarların belirli bir çıtanın üzerinde olduklarını yinelemek istiyorum. (Hayat Bu)

--reklam--

Yazmak PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Marguerite Duras - Yazmak kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yazmak PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Marguerite Duras Kimdir?

1914 yılında Çinhindi'nde doğan Duras, gençliğini geçirdiği bu ülkenin atmosferinden ve olaylarından derinden etkilendi. 18 yaşında Paris'e geldi; hukuk, matematik ve siyaset bilimi okudu. Komünist Parti'ye katıldı. İlk romanı Les Impudents'ı 1943 yılında yayımladı. Özyaşamöyküsel bir roman olan Sevgili ile 1984'te Fransa'da Goncourt Ödülü'nü aldı. Çok sayıda roman dışında, birçok senaryoya da imza attı. Bütün eserlerinde edebiyatı sorguladı. 1960 Cannes Film Festivali'nde gösterilen Hiroşima Sevgilim, Duras'ı ününün doruğuna çıkardı. Duras 1996 yılının Mart ayında 82 yaşında öldü.

--reklam--

Marguerite Duras Kitapları - Eserleri

  • Sevgili
  • Ölüm Hastalığı
  • Hiroşima Sevgilim
  • Moderato Cantabile
  • Bir Yaz Akşamı On Buçukta
  • Bir Kış Günü Öğleden Sonra
  • Yaz Yağmuru
  • Yazmak
  • Mavi Gözler Siyah Saçlar
  • Bahçe
  • Acı
  • Yıkmak Diyor Kadın
  • Askıya Alınmış Tutku
  • Bay Andesmas'ın İkindisi
  • Pasifik'e Karşı Bir Bent
  • Somut Yaşam
  • Yeşil Gözler
  • Buraya Kadar
  • Konsolos Yardımcısı
  • İngiliz Sevgili
  • Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi
  • Tarquinia'nın Küçük Atları
  • Ayrılık Müziği
  • Normandiya Kıyısının Yosması
  • Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler
  • Kuzey Çinli Sevgili
  • Cebelitarık Denizcisi
  • Bütün Gün Ağaçlarda
  • Yann Andrea Steiner

--reklam--

Marguerite Duras Alıntıları - Sözleri

  • ona bakıyordum gitgide daha hızlı konuşuyordu ve sonra birdenbire konuşmayı kesti -bakıştık, bakıştık. Gökkubbe yıkıldı. (İngiliz Sevgili)
  • Demek, yine. Her gün, her yerde artıyor. Televizyon hastalığı. Televizyon cihazı pis. Bir ev eşyası haline geliyor, ama eski ve pis, eski bir tencereye, bir bulaşık çukuruna dönüşüyor. Çok zamandır görüyor, duyuyoruz onları. (Yeşil Gözler)
  • Karşılarına geçip bütün bir gece seyretseniz de, sizi ne fark eder, ne de sizden tedirgin olurlardı. Öylesine yalnızlardı ki dünyada, yalnızlık nedir artık bilmez olmuşlardı. (Bir Kış Günü Öğleden Sonra)
  • Filmler vardır, kalıcıdır; filmler vardır, seyredildikten sonraki saatler içinde yok olur gider. Ben sinemaya gidip gitmediğimi buradan anlarım: bir önceki gün gördüğüm film, ertesi gün bende nasıl bir kılığa bürünmüşse, ne hale girmişse, gördüğüm film odur. (Yeşil Gözler)
  • Öznesiz bir acının anlamı nedir? (Lol V. Stein'ın Kendinden Geçişi)
  • İnsanın herhangi birinden kopması, doğasına uygun bir olay değildir . (Cebelitarık Denizcisi)
  • Hayat beni fazla ilgilendirmiyor... Hiçbir zaman gerçek anlamda ilgilenmedim hayatla... (Yaz Yağmuru)
  • Kalbimi hissetmiyorum artık. (Acı)
  • Ben sizin yerinizde olsam dinlerdim. Dinleyin beni.. (İngiliz Sevgili)
  • Ona beslediğim bu saçma sevgi, benim için kavranması olanaksız bir gizem olarak kalıyor. Neden ölümüyle ölmek isteyecek ölçüde çok seviyordu onu, bilmiyorum. Bu iş başa geldiğinde on yıldır ayrıydım ondan, onu çok ender düşünüyordum. Öyle görünüyordu ki her zaman için seviyordum onu, bu sevgide hiçbir değişiklik olamazdı. Ölümü unutmuştum. (Sevgili)
  • Bakarsın ki yaşamda çözüm az ve her şey yerli yerine oturur, gün gelir bir tek değiştir­me düşüncesi bile şaşırtıcı olur. (Bahçe)
  • Bir yıl sürdü saçının uzaması. Düşünüyorum da, saçları­ mı kesenler saçların bu kadar zamanda uzadığını bilselerdi, bu işi yapmadan bir kez daha düşünürlerdi diyorum. (Hiroşima Sevgilim)
  • Yavaş sesle ekledi: "Hep yirmi yaşındaymışçasına çekip gitmek gerek, bunu unutma." (Tarquinia'nın Küçük Atları)
  • Yalnızlık hazır bulunmaz, oluşturulur. (Yazmak)
  • Para yoksa erdem "geçersizdi" ve masumiyet mahküm edilebilirdi (Savaş Yılları Defterleri ve Diğer Metinler)
  • Birincisi, onu öldürdüğümü düşümde görmüştüm. İkincisi, onu öldürdüğümde düş görmüyordum. (İngiliz Sevgili)
  • Onun yanına uzanırsınız. Kendinize ağ­larsınız hep. (Ölüm Hastalığı)
  • tuhaf bir hikâye bu her şeye rağmen. (Yaz Yağmuru)
  • Artık, yalnızca gözlerinizi görüyorum. (Normandiya Kıyısının Yosması)
  • ..uzaklara git... Asla geri dönme ... Asla! .. çok uzaklara git... öyle ki, bulunduğun yer aklımın ucundan bile geçmesin ... (Konsolos Yardımcısı)