Kitap Künyesi
Yazar: Anna Campbell
Çevirmen: Zeynep Okan
Orijinal Adı: Seven Nights in a Rogue's Bed
Yayın Evi: Epsilon Yayınları
İSBN: 9789944828390
Sayfa Sayısı: 465
--reklam--
Yedi Gece Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yedi gün, yedi gece.
Tutku uğruna nelerden vazgeçebilirsiniz?
Sidonie Forsyhte'ın, kumarbaz kız kardeşinin hayatını kurtarabilmesi için yapabileceği tek bir şey vardı: Craven Kalesi'nin duvarlarının arkasında yaşayan, acımasızlığıyla nam salmış, yüzü yaralı o adamla, günah dolu yedi gece geçirmeliydi.
Ancak Sidonie kaleye vardığında, bir canavar yerine, daha önce tanıdığı hiç kimseye benzemeyen biriyle karşılaşacaktı. Bu hafta içinde, Sidonie, ikisinin de hayatını değiştirebilecek karanlık sırrı saklarken, bir yandan Jonas Merrick'e karşı hisler beslemeye başlayacaktı.
Acımasız ve yalnız bir hayat yaşayan Jonas ise geçmişini asla unutmayan bir adamdı. Unutacak olsa bile, aynaya baktığında gördüğü yüz, ona taşıdığı laneti bir kere daha hatırlatıyordu.
Bu masum kızın keskin zekâsı ve güzelliğiyle etkilenen Jonas ile ona gittikçe kendini kaptıran Sidonie'nin aşkı, yaşadıkları tutkulu haftayı aşabilecek mi, yoksa çevrelerini saran tehlikeli düşmanlara karşı yenilecek miydi?
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yedi Gece Alıntıları - Sözleri
- " İhanet ve reddedilmeden ibaret bir hayatın içinden geçerken, Jonas sevgiye güvenmemeyi öğrenmişti. Sevgi çoğunlukla kendine dönük menfaatleri maskelemeye yarardı. Çoğunlukla en ufak bir baskı altında kopuveren kırılgan bir iplik gibiydi sevgi. Ve eğer bu şairlerin dediği gibi çok güçlü, karşı konulamaz bir duyguysa beraberinde mutlaka yıkımı da getirirdi."
- " İhanet ve reddedilmeden ibaret bir hayatın içinden geçerken, Jonas sevgiye güvenmemeyi öğrenmişti. Sevgi çoğunlukla kendine dönük menfaatleri maskelemeye yarardı. Çoğunlukla en ufak bir baskı altında kopuveren kırılgan bir iplik gibiydi sevgi. Ve eğer bu şairlerin dediği gibi çok güçlü, karşı konulamaz bir duyguysa beraberinde mutlaka yıkımı da getirirdi."
- İnsan ümitle yaşar.
- "Tutkularının onları yanlış yola çekmesine izin veren insanları hep küçümsemişim"dir.
- Akıllılık fazla abartılmış bir erdemdir.
- Öyleyse neden kalbimin her atışını saydığını hissediyorum?
- Sen baştan çıkarmanın sesisin.
- Cehenneme giden yol iyilik taşları ile döşelidir..Bella
- Jonas onun gözlerine baktığında, gözlerinde daha mutlu bir ifade yoktu. Sidonie’nin onunla neredeyse kesinlikle evlenmemeye karar verdiğini anlayacak kadar zekiydi. “Eğer gidersen seni bir daha asla göremeyeceğime dair bir his var içimde.” “Bana bir ay ver. Her şey çok hızlı oldu.” “Bir hafta.” Bu diyalogun ne kadar zor olduğu düşünülürse Sidonie şaşırtıcı bir biçimde bir kahkaha attı. “Ne kadar talepkarsın. Bir kadın seninle boy ölçüşebilmek için kendinden emin olmalı.” Jonas’ın gümüş rengi gözleri parıldadı. “Sen tam benim eşitimsin, carissima.” Kötü olan şey, Sidonie’nin de buna inanıyor olmasıydı.
--reklam--
Yedi Gece İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Normalde çok tercih ettiğim bir tür olmamasına rağmen içinde bulunduğum sonbahar depresyonunda okumamı sağladığı için yine bir aşk romanı tercih ettim. Ama kitabı tamamlarken farkettim ki aşk romanı için kotamı doldurmuşum. Bu yüzden kitaba haksızlık yapmadan yorumlamaya çalışayım. Kitabı okurken sıkıldım ama bunun sebebi aralıksız okuduğum üçüncü aşk romanı olması idi. Hikayesi oldukça çekici , özellikle kitabın başlarında buram buram erotizm ve tutku çok canlı anlatılmış. İki karakter arasında ki elektriği okurken bile duyumsuyorsunuz. Sidonie, aklına koyduğunu yapan, içinde ateşler yanan bir genç kız.. Jonas ise görünüşü ile ilgili ve doğumu ile alakalı derin yaraları olan bir adam. Kız kardeşinin kumar borcuna karşılık bakire Sidonie, kendi hayatını hiçe sayıp kendini, kardeşinin kocasının en büyük düşmanına sunmaya gidiyor. Çapkınlığı ile bilinen, acımasız, duygusuz, aşırı zengin Jonas ile çatışmaları ilk karşılaştıkları an başlıyor. Sonrasında vardıkları anlaşma ve derin tutku.. Özellikle 7 günün sonunda şatolarından çıkabildiklerinde olaylar daha hızlı akıyor :) Sıkıldım dememe rağmen kitabı elimden bırakamadım. Şimdi ne olacak dedirtti sık sık. Bence hikaye örgüsü gayet iyiydi. Boş zamanlarınızda okunabilecek tutkulu bir kitap, ama ilerde tekrar dönüp okumak isteyeceğim bir kitap olmadı maalesef...... (Bettul)
Bu yazarın ilk kitabı zaten bir başyapıt olarak kalbimi kazanmıştı fakat bu kitabı da benim için apayrı oldu diyebilirim. Aşkı çok net yansıtan bir yazar cidden kitabın etkisi beni sarstı. Jonas'ın en başından beri olan hisleri çok güzeldi yalnız en son kızı çok kırdı Jonas kendi çok kırılmış olsa da aşırı sert davrandı biraz orada yüreğim burkuldu ama onun dışında herşey çok güzeldi. (Betül)
El değmemiş kızımız ile sorunlu hovarda oğlumuz arasında bir kalede geçen hikaye. Konu güzel ama anlatım sıkıcı. Sürekli bir +18 durumu var. Kasvetli bir kitapti. Sıkıldım. Konu çok daha eğlenceli anlatılabilirdi. (Esma Kocaağa Ay)
--reklam--
Yedi Gece PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Anna Campbell - Yedi Gece kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yedi Gece PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Anna Campbell Kimdir?
Avustralya Brisbane'de doğdum. Çocukluğumu kitap sayfaları arasında geçirdim. Hayatın en güzel zevklerinden birinin, harika bir kitap yakaladığımda kendimi kaybettiğim zamanlar olduğunu düşünüyorum.
Böyle hevesli bir okuyucu olmak, doğal olarak bu muhteşem yazarların yaptıklarını yapmak istemekle sonuçlanacaktı.
--reklam--
Anna Campbell Kitapları - Eserleri
- Mahrem
- Yedi Gece
- Günahın Esiri
- Uykusuz Geceler
- Sana Teslim Oldum
- Serserinin Öpücüğü
--reklam--
Anna Campbell Alıntıları - Sözleri
- Grace 'den istediği aşk'tı... (Mahrem)
- Öyleyse neden kalbimin her atışını saydığını hissediyorum? (Yedi Gece)
- Hayal kırıklığı tozlu satılmamış kitap raflarından daha etkili bir şekilde hayatının bir parçası oldu ... (Mahrem)
- "Bay Evans, kendinize çok güveniyorsunuz." Adamın dudakları büküldü. "Bayan Berrett, çok haklısınız." "Rica ederim, daha uzak bir mesafeden güvenin." (Serserinin Öpücüğü)
- Asla düşmanına açık verme. Asla kazandığını düşünmesin. (Uykusuz Geceler)
- Akıllılık fazla abartılmış bir erdemdir. (Yedi Gece)
- Charis kafasını çevirdi ve ilk defa gerçekten adama baktı. Şoktan nefesi boğazına düğümlendi. "Adam baştan aşağıya güzeldi." (Günahın Esiri)
- Altı ay.. Grace benden ne istediğini bilmiyorsun.. (Mahrem)
- "Tutkularının onları yanlış yola çekmesine izin veren insanları hep küçümsemişim"dir. (Yedi Gece)
- Cehalet onu savunmasız kılıyordu.. (Mahrem)
- Gideon onun güneşiydi. Onun ayı gökyüzü. Tutkunun ateşi fırınında,Gideon onu baştan yaratmıştı. (Günahın Esiri)
- Gözleri o kadar koyuydu ki neredeyse siyahtı. Yoğun. Pırıl pırıl. Bastırılmış tutku ve acı ile dolu. Ve öfke! (Günahın Esiri)
- Jonas onun gözlerine baktığında, gözlerinde daha mutlu bir ifade yoktu. Sidonie’nin onunla neredeyse kesinlikle evlenmemeye karar verdiğini anlayacak kadar zekiydi. “Eğer gidersen seni bir daha asla göremeyeceğime dair bir his var içimde.” “Bana bir ay ver. Her şey çok hızlı oldu.” “Bir hafta.” Bu diyalogun ne kadar zor olduğu düşünülürse Sidonie şaşırtıcı bir biçimde bir kahkaha attı. “Ne kadar talepkarsın. Bir kadın seninle boy ölçüşebilmek için kendinden emin olmalı.” Jonas’ın gümüş rengi gözleri parıldadı. “Sen tam benim eşitimsin, carissima.” Kötü olan şey, Sidonie’nin de buna inanıyor olmasıydı. (Yedi Gece)
- ... Sen aşk için yaratılmış bir kadınsın... (Uykusuz Geceler)
- İlginç, bu yakışlı nazik adam ona dokunuyordu ama o hiç bir şey hissetmiyordu. Bay Gideon ise,odanın öteki ucundaydı ama her nefesinin sahibi gibiydi.. (Günahın Esiri)
- Hayat tesadüflerden ibarettir.. (Günahın Esiri)
- Gözleri o kadar koyuydu ki neredeyse siyahtı. Yoğun. Pırıl pırıl. Bastırılmış tutku ve acı ile dolu. Ve öfke. (Günahın Esiri)
- Genç adam iç çekti. Bu rahatsızlığının bir işaretiydi. O kadar ki, kızgınlığını cazibeyle maskeleme girişiminde bile bulunmadı. "Bu da kadınca bir şey değil mi? Karşınızdaki adamın zihninizi okumasını bekliyorsunuz. Onun basit düşünen beyni sizin labirenti andıran düşünme biçiminize uyum sağlayamazken onu sonsuz bir sürgüne mahkûm ediyorsunuz." (Serserinin Öpücüğü)
- Cehenneme giden yol iyilik taşları ile döşelidir..Bella (Yedi Gece)
- Kelimeler hiçliğe karıştı. Sesi sessizliğin içinde kayboldu. (Mahrem)
Yorumlar
0 yorum