Kitap Künyesi

Yazar: Kemal Özer

Yayın Evi: Hayykitap

İSBN: 9786055181024

Sayfa Sayısı: 240

--reklam--

Yediklerinizin İçinde Ne Var? Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Beslenme, şefkatli anne ellerinden market raflarını 'süsleyen' sentetik gıdaların insafına terk edildiğinden beri sağlığımız da bozuldu. Gıda sektörü son derece rasyonel: Daha çok kazanmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Yiyeceklerin tabiî hallerine tahammül edemiyorlar! Çünkü bizim için sağlık demek olan bu tabiîlik onlar nezdinde 'para' etmiyor. Büyük üreticiler ve onların emrindeki mühendisler, gıdaların raf ömrünü mümkün olduğunca uzatmak, rengini cazip kılmak, tadını değiştirmek, hacmini artırmak için gece gündüz çalışıyorlar. Bu 'yapay' değişimi sağlamak için de 'katkı maddeleri' kullanıyorlar. Ama 'küçük' bir sorun var: Bu katkı maddeleri hem sağlığımızı, hem de insanlığın geleceğini çok ciddi şekilde tehdit ediyor.

Deccal Tabakta, Şeytan Ye Diyor! ve Müslüman'ın Diyeti kitaplarının yazarı, Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer bu kitabında, endüstriyel yiyeceklerin janjanlı paketlerinin üzerinde mini minnacık puntolarla yazılan E kodlu katkı maddelerini inceliyor. A'dan Z'ye tüm katkı maddelerinin hangi kaynaktan elde edildiğini, hangi tip yiyeceklerde kullanıldığını ve risklerini anlatıyor. Artık alışverişe çıkarken bu kitabı da yanınıza alın. Yiyeceklerin etiketlerini dikkatlice okuyun, içindeki katkı maddesinin ne işe yaradığını (ya da hangi hastalıklara yol açtığını) bu kitaptan öğrenin. Sonra bir an çocuğunuzu, sevdiklerinizi ve sağlığınızı düşünün. Vicdanınız el verirse alışverişe devam edin!

--reklam--

Yediklerinizin İçinde Ne Var? Alıntıları - Sözleri

  • Ünlü kapitalis eğitimci, gerçeği şöyle dile getiriyor: Geri ülkelerde ekonomik , sosyal ve politik ortamı istenilen yöne değiştirmek için , bizden yana 200 bilim adamı( !) hizmete sokmamız yeterlidir!
  • Yiyecekler üzeride oynanan oyunlar, insani hasletlerimizin korunup korunmayacağıyla da yakından ilişkilidir. Bozuk yiyeceklerle beslenen insanlar vücudunun birliğini nasıl muhafaza edecek? CANLIYI HER AÇIDAN ŞEKİLLENDİREN ŞEY VE BİR MİDE KENDİSİNE SUNULAN ŞEYLERİN GIDA ,DİL İSE TATTIĞI ŞEYİN ZEHİR OLUP OLMADIĞINI ANLAYAMAZ HALE GELMİŞSE , ACABA BOZULAN ŞEY SADECE GIDA MI YOKSA BİZLER Mİ?
  • Çoğu kimse sağlıksız olsa devlet izin vermez şeklinde safiyane yaklaşıyor konuya ve umursamadan körpe bedenlere bile olanca zehir yüklüyor.
  • The Independent gazetesinde yer alan habere göre, dünya GDO devi Monsanto'nun tesislerinde GDO'lu ürünlerin tüketilmesi yasak.
  • "Bir kimyasal madde hem yakıt olarak, hem bomba yapımında, hem tarımsal üretimde gübre olarak, hem de gıda katkı maddesi olarak kullanılıyor."
  • "Günümüz endüstrisi 'gerçek gıdalar'da bulunan gerçek koruyucuların yerine sentetiklerini üreterek, hem gıdaların koruma vasfını bozdular, hem insanların daha fazla sağlık sorunu yaşamalarına yol açtılar, hem de beslenmeyi bir tıkınmaya yani boş bir kabı doldurmaya indirgediler."
  • "Midenize gönderdiğiniz her lokma, hastalıklardan korunmak için aldığınız her hap, haberiniz bile olmadan çocuğunuza yapılan aşılar, temizle(n)mek için kullandığınız deterjanlar, hepsi küresel amaca araçlık eden eşyalara dönüştürülmüşlerdir."
  • Her bireyin ortalama sekiz-on hastalığı var. Peki, neden bu haldeyiz? Bu sorunun cevabı, Hipokrat'ın "Gıdalarınız ilacınız, ilacınız da gıda olsun" cümlesinde yatıyor. Hipokrat son derece haklıydı ama öngöremediği küçük bir ayrıntı vardı: 1950'lerde yaşanan dönüşüm yani kimyasallaşma süreci! Yiyeceklerin iyileştirici özelliklerinin kasıtlı olarak yok edileceğinden ve sadece vücut yakıtı'na indirgeneceğinden nasıl haberi olabilirdi ki?
  • "Bir gaz yağı yani petrol, isim ve şekil değiştirmiş bir formda hem enerji, hem bomba, hem tatlandırıcı, hem gübre, hem de asit olarak karşımıza çıkar. Sonra da 'güvenli' bir 'gıda' olarak pazarlanır."
  • "Hayvanların meralarda otlaması yerine, ahırlarda kimyasallarla obez hale getirilerek süt makinesine çevrilmeleri, bu amaçla verilen kimyasallar, sağım sonrası verilen 'hidrojen peroksit', sütü şifa kaynağı olmaktan çıkarır."

--reklam--

Yediklerinizin İçinde Ne Var? İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Beslenme, şefkatli anne ellerinden market raflarını 'süsleyen' sentetik gıdaların insafına terk edildiğinden beri sağlığımız da bozuldu. Gıda sektörü son derece rasyonel: Daha çok kazanmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Yiyeceklerin tabiî hallerine tahammül edemiyorlar! Çünkü bizim için sağlık demek olan bu tabiîlik onlar nezdinde 'para' etmiyor. Büyük üreticiler ve onların emrindeki mühendisler, gıdaların raf ömrünü mümkün olduğunca uzatmak, rengini cazip kılmak, tadını değiştirmek, hacmini artırmak için gece gündüz çalışıyorlar. Bu 'yapay' değişimi sağlamak için de 'katkı maddeleri' kullanıyorlar. Ama 'küçük' bir sorun var: Bu katkı maddeleri hem sağlığımızı, hem de insanlığın geleceğini çok ciddi şekilde tehdit ediyor. Deccal Tabakta, Şeytan Ye Diyor! ve Müslüman'ın Diyeti kitaplarının yazarı, Gıda Hareketi Lideri Kemal Özer bu kitabında, endüstriyel yiyeceklerin janjanlı paketlerinin üzerinde mini minnacık puntolarla yazılan E kodlu katkı maddelerini inceliyor. A'dan Z'ye tüm katkı maddelerinin hangi kaynaktan elde edildiğini, hangi tip yiyeceklerde kullanıldığını ve risklerini anlatıyor. Artık alışverişe çıkarken bu kitabı da yanınıza alın. Yiyeceklerin etiketlerini dikkatlice okuyun, içindeki katkı maddesinin ne işe yaradığını (ya da hangi hastalıklara yol açtığını) bu kitaptan öğrenin. Sonra bir an çocuğunuzu, sevdiklerinizi ve sağlığınızı düşünün. Vicdanınız el verirse alışverişe devam edin! (huzursokağı)

Mükemmel bir kitap lakin maalesef bu 'yapay çağın' her geçen gün üzerine eklediği daha daha zararlı, başka başka maddeleri de içine aldığı için sürekli yenilenmesi gereken bir kitap haline geldi... (Zeynebi biri)

İnsanlık ne zaman bu kadar acımasızlaştı.Biz mi çok masum kaldık bilmiyorum.Küresel bir savaşın öylesine içindeyiz ki..Bu savaşta her şey mübah..Göz göre göre değil gizleye gizleye insan öldürmek bu savaşın taktiği.Bilinçlenmemiz gerek,en basitinden etiket okumayı öğrenmemiz gerek.Tembelleşip kolay olan her şeye paketli olan her şeye koşmamız gerek..Kitap daha önce bildiğim bir çok gerçeği gözlerimin önüne tekrar serdi.Yalnız bilmek yetmiyor,uygulamak gerekiyor.Gelecek nesiller bizden gelecek..Bile bile insan azaltılır mı azaltılıyor.Okuyun, okutun (Afra)

--reklam--

Yediklerinizin İçinde Ne Var? PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Kemal Özer - Yediklerinizin İçinde Ne Var? kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yediklerinizin İçinde Ne Var? PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Kemal Özer Kimdir?

- 1968 Konya Bozkır Armutlu'da doğdu.

- Gazeteciliğe 1988'de Türkiye'de Yarın Gazetesi'nde başladı. Çeşitli medya kuruluşlarınca muhabir, editör, yayın danışmanı, haber müdür, genel yayın yönetmeni gibi görevlerde bulundu. Muhtelif sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. Bilişim ve kamuoyu araştırma şirketlerinde çalıştı.

- Kendisini "emanetin izinde Müslüman fikir işçisi" olarak tanımlayan Kemal Özer, evli ve İstanbul'da yaşıyor.

- Kemal Özer'e Feta Medeniyet, Emanet Fetası Ödülü verilen Özer, son olarak 15 Mart 2018'e kadar YENİSÖZ Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yaptı.

- Halen Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanlığını görütüyor.

- Yazılarına İlim İrfan Dergisi ile akkalemler.com 'da devam ediyor.

--reklam--

Kemal Özer Kitapları - Eserleri

  • Müslüman'ın Diyeti
  • Deccal Tabakta
  • Şeytan Ye Diyor!
  • Yediklerinizin İçinde Ne Var?
  • İyi Gıda Kötü Gıda
  • Şeytan Çıplak
  • Bir Ömür Ramazan
  • Ramazan Kitabı
  • Gülen Şeytanlar Tarihi
  • Hikmetli Kıssalar Gençlere Hisseler
  • Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler
  • Hangi Suyu İçmeli?
  • Hasta Değil Susuzsunuz
  • Ramazan Diyeti

--reklam--

Kemal Özer Alıntıları - Sözleri

  • Unutmayın, biz zaferle değil seferle mükellefiz! (İyi Gıda Kötü Gıda)
  • Geçmişte, elde edilen her bilgi, tecrübe ile birleştirilir, sonra da yeni nesillere aktarılırdı. Mesela günümüzde kaç marangoz, ağacın tıpkı mıknatıs gibi artı ve eksi kutbunun olduğunu ve şayet ağaç kutbuna göre işleme tabi tutulmazsa sorun çıktığını bilir? Günümüzde kaç genç kız, sirke, yoğurt, tarhana, hoşaf, şerbet, sadeyağ, ayran, peynir, pekmez, maya, ekmek, bulgur gibi ürünleri yapmasını bilir? Kaç kişi, deterjan bulamadığında meşe külüyle çamaşırlarını yıkayabilir? Kaç insan, bitkileri tanır ve onları sağlıklı kullanabilir? Kaç delikanlı bez yakıp külünü yaraya basarak, kanamanın durdurulabileceğinden haberdar? (Şeytan Ye Diyor!)
  • British Medical Journal'da yeni yayınlanan bir makalede, “Şeker, tütün kadar tehlikeli, zarar verici ve bağımlılık yapıcı olduğu için uyuşturucu sınıfına sokulmalıdır” diyor. (İyi Gıda Kötü Gıda)
  • Adları demokratik ülkeler listesinde yer alsa bile herkes bi­liyor ki o ülkelerin yasaları da küresel güçlerin arzuları doğrul­tusunda yapılır. Türkiye de bunlardan biridir. (Deccal Tabakta)
  • "Yeme ve içmede dengeli olmayan kimsenin düşmanı karnıdır." (Hz. Ali k.v) (İyi Gıda Kötü Gıda)
  • Dünyada ilk kahve 16. asırda Yemendeki Osmanlı vilayet konağında, ardından da Topkapı sarayında içildi. Bir elli yıl öncesine kadar da devam edip geldi. Ama endüstri kendi sentetik içeceğini gerçek kahvenin yerine ikame etmek için 'Türk kahvesi' diye bir isim uydurdu. Kahve, Türklerin pişirdiği usulde içilen içecek olup gerçekte şekersiz içilir. Şeker ekleme işi de yakın dönemin uyduruk eylemlerinden biridir. Onlarca çeşit kimyasalı bir araya getirip sunanlar bunu 'kahve' diye takdim ettiler. Önce Batı hayranı kitlelerimiz, sonra da onların değersiz hayatlarına öykünen dindarlarımız düştü bu tuzağa. Şimdi bir de kahve derseniz 'sade mi' sütlü mü' diye sorarlar. Sade dedikleri kahve değil, sütlü dediklerindeki de süt değil. Hepsi kimsayal. Gerçek kahve istiyorsanız, size zorla 'Türk kahvesi' dedirtirler. Buna inat, ne içersiniz dendiğinde 'kahve' demeye devam ediniz. 'Sade mi' denildiğinde 'evet' deyiniz. Muhtemelen size sensetik boyayı getirecekler kahve diye. Bu durumda, bu kahve değil ki ben gerçek kahveden istemiştim. Biz bu zararlı şeyleri içmiyoruz' diyerek ıtiraz edebilirsiniz. 'Türk kahvesi mi' diye soracaklardır. Bu durumda 'hayır Türk kahvesi diye bir şey yok, minik fincanda içilen kahve var ve ondan istiyorum' diyerek koymalisinuz tepkinizi. Yoksa gerçek kaybolup gidecek. (Ramazan Kitabı)
  • İman kalpte olur, dışa yansır ama! Kalp bir denizdir, dil ise bir kıyı! Denizde ne varsa, dışa ,kıyıya o vurur. Dıştaki sorunlarımız içten kaynaklanıyor. Mikroplar bedeni sahte ilah ve rabler de ruhu işgal etti. Onları kovmadan... Bakın, Allah (c.c) ayette ne diyor: "Bu Kur'an'ı, ancak temiz akıl(hikmet) sahipleri anlayabilir."Bakara 269.Ayet Allah! Allah! Herkes Kur'an'ı okuyor! İdrak edemiyor. Neden? Bilgisayarın beyni,hard diski,kafasına virüs girdiği zaman format atıp temizlemezsen istediğin kadar bilgi yükle. Boştur kardeşim! Beyni temizleyeceksin! Peygamberimiz(s.a.v) hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:" İman ile küfür bir kalpte yan yana olamaz." Yine Peygamberimiz(s.a.v) yine buyuruyor ki: "Haram lokma yiyen kalbe Allah girmez!" " Allah diyor ki, Temizle Ben gireyim! Temizlemeden girmem. Temizle Ben içeri gireyim!" (Gülen Şeytanlar Tarihi)
  • Amerika'da yapılan test sonuçlarına göre, dünyada içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan tek su olan Zemzem suyudur. (Hikmetli Kıssalar Gençlere Hisseler)
  • Bugün yiyip içtiğimiz sözde gıdalar, bize 'şifa' şöyle dursun, 'dert' getiriyor. Elbette midemizi doyuruyoruz, ama aslolan yemek değil, beslenmektir. Yediğimiz şeyler bizleri beslemeyip sadece doyuruyor, hatta üstelik bir de çeşitli hastaliklara yol açıyor ise, acaba bu gıdalar, Kur'an'ı Kerim'in arzu ettiği 'tayyib' vasfını taşır mı? (Bir Ömür Ramazan)
  • Artık işgaller toprak üzerinden değil, mide ve zihinler üzerinden yapılıyor. (Deccal Tabakta)
  • Zihnî/aklı kirleten şey batıl bilgi, bedeni kirleten şey necis gıda, ruhu kirleten şey ise sapkın inanışlardı. (Gülen Şeytanlar Tarihi)
  • Bayramsa... Bayram gibi kutlansın! Bayramsa... Bayram tatil değil, sıla-ı rahim olsun! Bayramsa... Bayram israf ve ifratla değil, mutlulukla anılsın! Bayramsa... Bayram kan değil, gül koksun! Bayramsa... Bayramınız mübarek olsun! (Bir Ömür Ramazan)
  • Yiyecekler üzeride oynanan oyunlar, insani hasletlerimizin korunup korunmayacağıyla da yakından ilişkilidir. Bozuk yiyeceklerle beslenen insanlar vücudunun birliğini nasıl muhafaza edecek? CANLIYI HER AÇIDAN ŞEKİLLENDİREN ŞEY VE BİR MİDE KENDİSİNE SUNULAN ŞEYLERİN GIDA ,DİL İSE TATTIĞI ŞEYİN ZEHİR OLUP OLMADIĞINI ANLAYAMAZ HALE GELMİŞSE , ACABA BOZULAN ŞEY SADECE GIDA MI YOKSA BİZLER Mİ? (Yediklerinizin İçinde Ne Var?)
  • Kişi herhangi bir hastanede vefat etmiş ise ve göz korneası sağlam ise cenaze yakınları itiraz etmediği sürece onlara sorulmadan göz korneası alınır.Buna izin vermemek için cenaze sahiplerinin o anda itiraz etmeleri gerekir.(Türkiye yasalarına göre) (Organ Nakli Hakkında Gizlenen Gerçekler)
  • "Midenize gönderdiğiniz her lokma, hastalıklardan korunmak için aldığınız her hap, haberiniz bile olmadan çocuğunuza yapılan aşılar, temizle(n)mek için kullandığınız deterjanlar, hepsi küresel amaca araçlık eden eşyalara dönüştürülmüşlerdir." (Yediklerinizin İçinde Ne Var?)
  • Halka baş olmak büyük ve ağır bir iştir; daima başa dert olur ve insana eziyet verir. Nereye baksan orada bir tehlike vardır, sevincini sorsan o daha azdır. Sevmeyeni çok, seveni nadirdir, didinmesi çok, rahatı azdır. Kutadgu Bilig- Yusuf Has Hacib (Şeytan Çıplak)
  • İnsanın nefsinin arzularını frenleyen ve şeytanın telkinlerinden uzak tutan ahlâk nizamının adı İslam'dır. İnsanlık tarihi boyunca da bu isim hiç değişmemiştir. İyinin de, kötünün de ölçüsünü koyan Allah'tır. (İyi Gıda Kötü Gıda)
  • Ünlü kapitalis eğitimci, gerçeği şöyle dile getiriyor: Geri ülkelerde ekonomik , sosyal ve politik ortamı istenilen yöne değiştirmek için , bizden yana 200 bilim adamı( !) hizmete sokmamız yeterlidir! (Yediklerinizin İçinde Ne Var?)
  • Gazze'nin belki de en huzurlu dönemi, Mursi'nin iktidarında oldu. (Şeytan Çıplak)
  • ...Ruha giydirilen beden insana verilmiş bir emanetse, bu emaneti korumak herkesin kişisel sorumluluğunda olan bir eylemdir. Bu eylemden kendini azad edenler büyük dava adamı Necip Fazıl'ın,"Dinde zorlama yoktur, insan hürdür elbette .İster dünyada pişer, ister ahirette !" cümlesinden her anlamda faydalanabilirler. (Şeytan Ye Diyor!)