Kitap Künyesi
Yazar: Tanıl Bora
Yazar: Mustafa Çiftci
Çevirmen: Tanıl Bora
Yayın Evi: İletişim Yayınları
İSBN: 9789750521713
Sayfa Sayısı: 182
--reklam--
Yengeler Cumhuriyeti Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yenge… Ne kadar sık duyduğumuz bir hitap, bir ad. Kadını evlilik ilişkisi üzerinden tanımlayışıyla, onun “sahipli” olduğunu vurgulayarak “korumaya” almasıyla, ataerkilliğin bir alâmeti.
İçerdiği hürmet ifadesi, “yenge”nin kendinden ziyade onun eşi olan “abi”ye mi yönelik aslında? Yengeliğin de kendince bir ağırlığı, bir saltanatı, bir cumhuriyeti yok mu ama? Yenge “makamının” kadınlar arası ilişkilerdeki hükmünü de düşünürsek…
Yenge hitabının binbir anlamı… Yengeliğin “hukuku”, konforları ve tekinsizlikleri… Yengelerin akrabalık ilişkilerinin keşmekeşiyle baş etme stratejileri… “Korkunç Yenge” imgesi… Korkulan, şefkat duyulan, minnet edilen, hayran olunan, arkadaş olunan yengeler… Edebiyatta, sinemada ve televizyon dizilerinde yenge tiplemeleri… Kürtlerde yengeliğin “jinbra” (küçük kardeş ya da ağabey eşi), “jinmam” (amca eşi), “jinxal” (dayı eşi) kategorileri… “Yenge” mertebesini asla elde edemeyen “madam”lar…
“Yengelik realitesi” üzerine zevkli denemeler…
Kiraz Akın, Cihan Aktaş, Sema Aslan, Ethem Baran, Fatma Barbarosoğlu, Funda Şenol Cantek, Mustafa Çiftci, Leyla Burcu Dündar, Deniz Erkul Düzgün, Rita Ender, Mahir Ünsal Eriş, Adem Erkoçak, Hüsrev Hatemi, Sema Karabıyık, Ercan Kesal, Ender Özkahraman ve Metin Solmaz’ın katkılarıyla
--reklam--
Yengeler Cumhuriyeti Alıntıları - Sözleri
- Yenge, anne yarısıdır bence. Anam kadar değil elbette, lakin iyilik ve adı konulmamış bir hüzündür yenge.
- Baldıza yan göz serbesttir. Hatta baldız baldan tatlıdır. Ama yenge ile bal kıyas edilemez. Yengeye kötü gözle bakılamaz. (..) Keza birisine, bir başka erkeğe ilişki, yahut niyet açıklanırken eşzamanlı olarak hiza vermek üzere "yengen olur / sayılır" denir. Bir de kadının bir eşi yahut sevgilisi varsa arkasından konuşurken "kendi başına değersizliğini", "erkeğinden bağımsız olarak dikkatini çekmeyeceğini" tarif eden zihniyet de yenge mekanizmasına başvurur.
- Nokta sözün nihayetine alâmet olur.
- *El yarası onar, elti yarası yanar. *Eltinin kestiğini kılıç kesmez.
- İnsan kendini insanda tanıyormuş.
- İki eltiyi aynı odaya koyun, patlamış mısırı çıkarın.
- Yenge olmak kolay ama yenge olduğun yeri sevmek ve orada sevilmek pek zordur.
- Onca yoklugun yoksulluğun içinde o neşeyi nereden bulup çıkardığına hep şaşardim
- Damınıza ot muydum Üstünüze yükmüydüm Bir kız idim çok muydum?
- Velhasıl-ı kelam, yengeler ne ana yarısı ne bacı parçası; yengeler, habasetin yengisi. Andolsun ki, yengeler "korkunç, Allahım!"
--reklam--
Yengeler Cumhuriyeti İncelemesi - Şahsi Yorumlar
"İçlerinde bitmek bilmeyen bir korkuyla ayrıldıkları baba evlerinin kokusuyla ve hiç bilmedikleri duygularla bindikleri trenlerin yolda kalmış kederli yolcuları” diye tarif ettiği yengeleri sosyo kültürel siyasal magazinsel bir şekilde ele almış. Siyasette edebiyatta sinemada ve TV dizileri temsilini de içeren makalelere yer verilmiş. Eğlenceli bazen üzen yer yer vay be dedirten bir kitap ben sevdim.. Tüm yengelere ve yengesi olanlara kısacası kendi kültüründeki yenge kültünü öğrenmek isteyen herkese tavsiye ederim. (firdevs)
yengeler cumhuriyeti kitap yorumu: Hiç içinde bu kadar çok "yenge" kelimesi geçen bir kitap okumamıştım. Mustafa Çiftçi adını görünce hikaye kitabi olduğunu düşünmüştüm ama değilmiş. Yenge kelimesinin etimolojisinden tutun da, yengelerin toplumdaki yerine, meşhur yengelerimize, yengelerle olan anılara dayanan birçok denemeden oluşmuş bir kitap. Tanıl Bora ve Mustafa Çiftçi önderliğinde yazılmış olsa da aslinda kitabın her bir bölümünü farklı bir yazar yazmış. Benim ilginç bulduğum ve eğlenerek okuduğum bir kitaptı. Ama deneme okumayı sevmeyenlerin beğeneceğini düşünmüyorum. En çok milli yengemiz Semra Özal'ı okurken eğlendim. Anladım ki Semra Özal, Dünya'ya yenge olmak için gelmiş. :) (Rabia Yüce Ünal)
Tanıl Bora ile Mustafa Çiftçi’nin hazırladığı Yengeler Cumhuriyeti kitabı, son zamanlarda okuduğum en ilgi çekici kitaplardan biri oldu. Bizim toplumumuzda gerçekten özel bir yeri ve anlamı var yengelik kavramının. Mustafa Çiftçi, Hüsrev Hatemi, Mahir Ünsal Eriş, Ethem Baran, Rita Ender,Fatma Barbarosoğlu, Cihan Aktaş, Ercan Kesal gibi isimler, yengelik kavramını pek çok açıdan ele almış.Siyasette, edebiyatta, sinemada yengeliğin karşılığının yanı sıra kendi anılarından, kendi yengelerinden de bahsetmişler. Bir de Enişte Risalesi varmış.Şimdi sıra onda. (Özlem Akbaş)
--reklam--
Yengeler Cumhuriyeti PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mustafa Çiftci - Yengeler Cumhuriyeti kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yengeler Cumhuriyeti PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mustafa Çiftci Kimdir?
1977 doğumlu, ilk ve orta öğrenimini Yozgat'ta tamamladı. 1999 yılında Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden mezun oldu. 2000-2001 yılları arasında Güney Afrika Cumhuriyeti'nde bulundu. Dönüşünde İngilizce okutmanlık, metin yazarlığı, radyo ve TV programcılığı yaptı. çeşitli dergilerde yayımlanmış hikâyelerini Haziran 2012'de Âdem'in Kekliği ve Chopin adlı kitabında topladı. Halen Yozgat Belediyesi AR-GE ofisi sorumlusu olarak çalışıyor. Evli ve iki çocuk babası.
(Yayınevi sayfası)
--reklam--
Mustafa Çiftci Kitapları - Eserleri
- Bozkırda Altmışaltı
- Adem'in Kekliği ve Chopin
- Ah Mercimeğim
- Yengeler Cumhuriyeti
- Kalfa Uykusu
- Aşkta Haram Olmaz
- Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım
--reklam--
Mustafa Çiftci Alıntıları - Sözleri
- Nokta sözün nihayetine alâmet olur. (Yengeler Cumhuriyeti)
- "Burada boğulacağız. Yaşamak için gidiyoruz." (Adem'in Kekliği ve Chopin)
- Modern dünya gececidir. (Kalfa Uykusu)
- "O kadar çok süslenirler de bilmezler ki mahçup bir gülümseme kadar güzel süs daha verilmemiştir kadın kısmına." (Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım)
- “Okumak dışında ne işe yararsın sen?” (Bozkırda Altmışaltı)
- Damınıza ot muydum Üstünüze yükmüydüm Bir kız idim çok muydum? (Yengeler Cumhuriyeti)
- Halamın ağlamaktan öldüğü kasetler Emrah'ın yani "Küçük Emrah"ın filmleriydi. Emrah sesi gerçekten güzel bir genç miydi o ayrı konu. Fakat güzel ağlıyordu. Ağlayabilmek büyük güçtür. (Ağlaya Ağlaya Öldük Anam Bacım)
- Her iyi şoförden iyi bir ehliyet hocası olmaz. Yapmak ayrı, anlatmak ayrı bir meziyettir. (Kalfa Uykusu)
- Yenge, anne yarısıdır bence. Anam kadar değil elbette, lakin iyilik ve adı konulmamış bir hüzündür yenge. (Yengeler Cumhuriyeti)
- Yenge olmak kolay ama yenge olduğun yeri sevmek ve orada sevilmek pek zordur. (Yengeler Cumhuriyeti)
- Önemli olan çok koşmak değil, düzenli koşmaktır ya. Yazmak da öyle bir şey. Çok yazmaya değil, sürekli yazmaya heves edilmelidir. (Kalfa Uykusu)
- "Kabul etmek lazım edebiyatın da magazini var. Fakat Türkiye'de bu magazin biraz kan tadı veriyor." (Kalfa Uykusu)
- Biliyor musunuz başınızdaki derdin sebebinin "çok hassas olmak" şekilde açıklanması insanı deli ediyor. (Kalfa Uykusu)
- *El yarası onar, elti yarası yanar. *Eltinin kestiğini kılıç kesmez. (Yengeler Cumhuriyeti)
- Baldıza yan göz serbesttir. Hatta baldız baldan tatlıdır. Ama yenge ile bal kıyas edilemez. Yengeye kötü gözle bakılamaz. (..) Keza birisine, bir başka erkeğe ilişki, yahut niyet açıklanırken eşzamanlı olarak hiza vermek üzere "yengen olur / sayılır" denir. Bir de kadının bir eşi yahut sevgilisi varsa arkasından konuşurken "kendi başına değersizliğini", "erkeğinden bağımsız olarak dikkatini çekmeyeceğini" tarif eden zihniyet de yenge mekanizmasına başvurur. (Yengeler Cumhuriyeti)
- Onca yoklugun yoksulluğun içinde o neşeyi nereden bulup çıkardığına hep şaşardim (Yengeler Cumhuriyeti)
- "Gülümseme dediğimiz şey yârin gül yüzünün çiçeklenmesi değil midir?" (Ah Mercimeğim)
- İnsan kendini insanda tanıyormuş. (Yengeler Cumhuriyeti)
- Ben onu bunu bilmem arkadaş, okul çok iyi geliyor sevdalı adama. Devlet senin için kalorifer yakıp ısıtıyor; "Gel buraya, sıcacık otur," diyor. Öğretmen soru sorarsa, "Bilemedim hocam," de, boynunu bük. Boynu bükük adama kim, ne diyebilir? Ben de zaten sevda uğruna boynu bükülmüş adamdım. (Ah Mercimeğim)
- Sevmek öğretilmez fakat nasıl sevda derdi çekilir bir söyleyen olsa hiç fena olmazdı. El yordamıyla sevda çekmek, biraz maliyetli oluyor. (Kalfa Uykusu)
Yorumlar
0 yorum