Kitap Künyesi

Yazar: Margaret Weis

Yazar: Tracy Hickman

Çevirmen: Niran Elçi

Orijinal Adı: Serpent Mage

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9789758607594

Sayfa Sayısı: 552

--reklam--

Yılan Büyücüsü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Binyıllar önce Sartanlar ile Patrynler arasında bir savaş çıktı. Sartanlar dünyayı dört âleme ayırdılar… sonra yok oldular. Ama şimdi bu iki ırk, birbirlerini Ölüm Kapısı’nın büyüsü sayesinde tekrar buldular -ve yeni bir savaş çıkmak üzere.

Dört dünyada aradıktan sonra, Alfred sonunda Chelestra’da, deniz âleminde halkını bulmuştur. Ama yolculukları ona ihtiyatlı olmayı öğretmiştir ve Alfred kısa süre sonra, ihtiyatlı olmakta haklı olduğunu görür, kendi halkı arasındayken bile.

Alfred’in güvenebildiği tek kişi, gariptir ki, Patryn Haplo’dur.

Ama Haplo’nun lordu, tüm Sartanların düşman olduğunu ilan etmiştir ve Haplo lorduna itaatsizlik etmeye cesaret edemez. Bu iki kişi, şimdi insanların, elflerin ve cücelerin barış içinde yaşamayı öğrendikleri bir yere gelmişlerdir. Tüm âlemleri tehdit eden daha büyük bir tehlikenin farkında olmayan bir Sartan ile Patryn, tüm dünyalar üzerinde hâkimiyet elde etmeye çalışırken düşük ırkların ittifakını bozacaklardır. Birbirlerinden daha eski -ve çok daha güçlü bir düşmanları olduğunu fark eden, yalnızca Alfred ile Haplo olacaktır.

--reklam--

Yılan Büyücüsü Alıntıları - Sözleri

  • "Aslında Patrynler sevgi dolu, çok vahşi bir sevgi dolu. Bunu biliyor muydun?" Üzgün bakışları köpeğe gitti ve Orla'nın hayret dolu bakışlarını kaçırdı. "Ama bu terimlerle düşünmüyorlar. Sevgiye başka isimler veriyorlar: sadakat, ırkının hayatta kalması için koruyucu bir içgüdü. Ama sevgi bu, karanlık bir tür sevgi, ama sevgi işte ve en kötüleri bile güçlü bir şekilde hissediyor bunu. Bu Nexus Lordu –zalim, güçlü ve hırslı bir adam– her gün Labirent'e dönüp acı çeken halkına yardım etmek için hayatını tehlikeye atıyor." Duyguları içinde kaybolan Alfred, nerede olduğunu unuttu. Köpeğin gözlerinin içine baktı. Kahverengi, canlı gözler onu içine çekti ve başka hiçbir şey gerçek değilmiş gibi görünene dek tuttular onu. "Canavarlar bizi kovalarken, kendi anne babam beni kurtarmak için hayatlarını verdiler. Kaçabilirlerdi, anlıyor musun, ama ben yalnızca bir çocuktum ve onlara ayak uyduramazdım. Bu yüzden beni sakladılar ve canavarları benden uzağa çektiler. Anne babamın ölmesini izledim. Canavarlar onlara işkence etti. Ve sonra, yabancılar beni aldılar, kendi evlatları gibi yetiştirdiler. Köpeğin gözleri yumuşadı, hüzün doldu. "Ve aşık oldum," dediğini işitti Alfred. "Benim gibi, annemle babam gibi bir kaçaktı. Güzeldi, güçlüydü, inceydi. Mavi rünler bedenini, geceleyin onu kollarıma aldığımda parmaklarımın altında kalp gibi atan bir gençlik ve yaşamla sarmalıyordu. Birlikte savaştık, sevdik, güldük. Evet, Labirent'te bile bazen kahkahalar vardır. Daha çok acı kahkahalardır, şakalar karanlık ve serttir, ama kahkahayı yitirmek, yaşama iradesini yitirmektir." "Daha sonra beni terk etti. Gece için bize sığınak veren bir Konakçı köyü saldırıya uğramıştı ve onlara yardım etmek istedi. Aptalca bir fikirdi. Konakçıların sayısı azdı. Büyük ihtimalle biz de onlarla ölürdük. Ona da böyle söyledim. Haklı olduğumu biliyordu. Ama hayal kırıklığı içindeydi, öfkeliydi. O köydekileri sevmişti, anlıyor musun? Ve sevgisinden korkuyordu, çünkü onu zayıf ve güçsüz kılıyordu, içini acıtıyordu. Bana duyduğu aşktan korkuyordu. Ve bu yüzden beni terk etti. Bebeğimi taşıyordu. İtiraf etmeyi reddettiği halde biliyorum. Ve onu bir daha görmedim. Hatta hayatta olup olmadığını, çocuğumun yaşayıp yaşamadığını bile bilmiyorum..." "Yeter artık!" Orla'nın haykırışı Alfred'i irkiltti ve içine daldığı hayallerden sıyrılmasına sebep oldu. Orla oturduğu yerden kalkmış, ona dehşetle bakarak geriliyordu. "Artık bunu bana yapma!" Ölü gibi sararmıştı, nefes apmaya çalışıyordu. "Dayanamıyorum! O imgeleri görmeye devam ediyorum, o zavallı çocuk, anne babasının işkence görmesini, öldürülmesini, bedenlerinin parçalanmasını izliyor. Ve bağıramıyor, o kadar korkuyor. Onları düşünmekten geceleri uyuyamıyorum, çünkü bizim... benim... benim sorumlu olduğumu biliyorum!"
  • Katlanmayı bu kadar zor kılan şey "bilmemek".
  • "Sizi üzmek istemezdim," diye özür diledi sertçe. "Ama bizde bir deyiş vardır: Ejder göze, her zaman zihne geldiğinden küçük gelir." "Gerçeği bilmenin daha iyi olduğu anlamına geliyor," dedi Alake, gözyaşlarını silerken. "Haklısın. Ama söylediğin doğruysa, aslında korkmak için daha çok nedenim var." "Sanki dişin çekiliyor gibi," dedi Grundle. "Düşünürken daha fazla acı çekersin."
  • "Ejder onu anladı. Ben ona gözkulak olurum.Korkma.Huzurunu bozamayacaklar."
  • Aşktan iyi bir şey çıkmaz. Ölüm, Korkunç bir acı boş bir yalnızlıktan başka hiçbir şey çıkmaz.
  • "Birazcık acı bize iyi gelir," dedi Haplo.. "Hayatta olduğumuzu hatırlatır."

--reklam--

Yılan Büyücüsü İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Ölüm Kapısı 4/7 ;): Ölüm Kapısı Serisi 4. Kitabı Yılan Büyücüsü Seri, bugüne kadar okuduğum tüm fantastikleri de dahil ederek söylüyorum, muazzam.. Listemde 2. Sırada.. (Kral Katili Güncesini 3.kitabı çıkmadığı halde geçen olmadı hala :)) 7 kitaplık bir seriyi yarılamış bulunuyorum, ilk 2 kitabı giriş niteliğinde olsa da 3te hız kazandı, 4te ise uçtu gitti.. Haplo, bu kitapta dört dünyanın sonuncusu Chelestra'da deniz alemi halkını buluyor. Haplo, Nexus Lorduna itaatsizlik etmeye cesaret edemese de, nefret ettiği Sartan'ların farklı yüzlerini görüyor. Sonlara doğru Alfred'in Labirente gönderilme cezası sırasında yüreğim burkuldu. 5. Kitaba geçmemek için kendimi zor tutuyorum. Fantastik severlerin okuması gereken kallavi serilerin başında geliyor. Baskıları malesef yok, tekrar basılma ihtimali de yok.. Yorum olarak kitabın pdfsini bırakıyorum, halka hizmet ;) (bassalarmış alla alla) Lütfen bu evrenden mahrum kalmayın, Epik Fantastikler LOTR ve GOT'tan ibaret değil ;) Muazzör yazarlara da alkış yazar/Margaret-Weis yazar/tracy-hickman Vay bee yine dört köşeyim keyiften (: şu hissiyatı için bile okunur ;) (Özge)

akıcı ve detaylı anlatımı ile o anı yaşatan içinde kaybolduğunuz bir seri (Şennur Kasa)

Alfred ve Haplo bu defa elfler,Cüceler ve İnsanların dostça yaşadığı ideal bir dünyadadır. Ne yazık ki bu halkların karşısına devasa yılanlardan oluşan kadim bir düşman çıkmıştır. Bu dünyada Alfred ırkdaşları kadim Sartanlarla da karşılaşacaktır. Irkının son temsilcisi olduğunun hazin düşüncesiyle yaşayan Alfred halkında umduğunu bulacak mı, yoksa düşmanı Haplo' ya mı güvenmek zorunda kalacaktır? (Galadriel)

--reklam--

Yılan Büyücüsü PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Margaret Weis - Yılan Büyücüsü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yılan Büyücüsü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Margaret Weis Kimdir?

Margaret Weis, 16 Mart 1948 tarihinde Independence, Missouri'de dünyaya geldi. 1984 yılında Tracy Hickman'la birlikte yazdığı Ejderha Mızrağı Serisi ile tanınmaktadır.

Weis, 1970 yılında yaratıcı yazarlık bölümünden mezun oldu. Weis ilk olarak küçük bir yayınevinde çalışmaya başladı ve burada editör oldu. 1972-1983 yılları arasında Herald Yayınevi'nde reklam direktörü olarak çalıştı ve ardından Herald Yayınevi'nin alt şirketlerinden biri olan Independence Yayınevi'nin müdürü oldu. 1970li yılların sonu, 1980li yılların başında Weis, çocuklar için birçok kitap yazdı. 1983 yılında Weis TSR Inc'e oyun editörü olmak üzere başvurdu. TSR bu pozisyon için yazarı geri çevirdi, fakat kitap editörü olarak işe aldı.

Overlord (Derebeyi) Projesi' olarak bilinen ve bir roman ve üç modül yazılmasını içeren görevlerinden birinde iş arkadaşı olan Tracy Hickman ile birlikte hikayenin taslağını çıkararak, kitabı yazması için bir yazar tuttular, fakat bu işe yaramadı. İşte tam bu sıralarda Weis'in kendi sözleriyle "Tracy ile kendimizi bu işe o kadar çok vermiştik ki, bu kitabı bizim yazmamız gerektiğini hissettik." Hikayenin yazıya dökülmesinin ardından Overlord Projesi, Ejderha Mızrağı olarak bilinen ve tüm dünyada tanınan bir kitap serisi haline geldi.

Fantastik kurgu yazarı olarak bilinen kariyeri ve ününün aksine, Weis fantastik kitaplar okumadığını belirtmiştir. Güney Wisconsin'de ambardan çevrilen bir evde yaşamaktadır.

--reklam--

Margaret Weis Kitapları - Eserleri

  • Güz Alacakaranlığının Ejderhaları
  • Kış Gecesi Ejderhaları
  • İlkbahar Şafağı Ejderhaları
  • İkizlerin Zamanı
  • İkizlerin Savaşı
  • İkizlerin Sınavı
  • Ejder Kanadı
  • Ruhdöveni
  • Yaz Alevi Ejderhaları
  • Elf Yıldızı
  • Ateş Denizi
  • Yılan Büyücüsü
  • Labirentte
  • Kaosun Eli
  • Yedinci Kapı
  • İkinci Nesil
  • Silah Kardeşliği
  • Cüce Derinlikleri Ejderhaları
  • Yüceefendi Göklerin Ejderhaları
  • Batan Güneşin Ejderhaları
  • Kum Saati Büyücü Ejderhaları
  • Kayıp Yıldızın Ejderhaları
  • Yitik Ayın Ejderhaları
  • Amber ve Küller
  • Amber Ve Kan
  • Amber Ve Demir
  • Kıyamet Tugayı
  • Ejderan Kuralları
  • Ejderhanın Kemikleri
  • Karakılıcın Dövülüşü
  • Ejderhaların Sahibesi
  • Karakılıçın Zaferi
  • Karakılıçın Yazgısı
  • Karakılıçın Mirası
  • Karanlık Kuyu
  • Akhran'ın Kahini
  • Ejderhanın Sırrı
  • Bir Ejderha Söylentisi
  • Gezginin Buyruğu
  • Ejderhanın Hiddeti
  • Kayıp Taşın Muhafızları
  • Gecenin Paladini
  • Ejderhanın Oğlu
  • Boşluk'a Yolculuk
  • Ejderhanın Efendisi

--reklam--

Margaret Weis Alıntıları - Sözleri

  • "Köle olabiliriz. Özgürlüğümüzü elimizden alabilirler. Canımızı da. Ama onurumuz yüreğimizdedir ve onu bizden kimse alamaz." (Ejderhanın Sırrı)
  • Kızcağızın gözü kendi iyiliğiyle kör olmuştu. Onun için üzgünüm ama o kendisi gözlerini açıp gerçeği görmeyi reddetti. (İkizlerin Sınavı)
  • "Bir pipo ile biraz tütününüz yoktur, değil mi..." "Bunu duydum!" diye gümbürdedi ejder. Yaşlı adam büzüldü. "Gandalf iyi bir pipoyu severdi!" "Neden ona Gri Gandalf diyorlardı sence? Cüppesinin renginden değildi," diye ekledi ejder uğursuzca. (Elf Yıldızı)
  • "Sevgi, zarar vermek için bize öyle bir güç verir ki nefret bile onunla boy ölçüşemez," (Cüce Derinlikleri Ejderhaları)
  • Hayat seni yere sererse ayağa kalkar, suratındaki kanı siler ve hemen kavgaya geri dönerdin; ağlaya sızlana eve koşmazdın. (Ejderhanın Sırrı)
  • Esir olan Laurana'nın gerçekten özgür olan tek kişi olması garipti. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
  • "...Yalnızca eksikliklerinin üstesinden gelemeyen bir insan, dünyayı hiçbir eksikliği olmadığına ikna etme ihtiyacı hisseder." (Ejder Kanadı)
  • Hiçbir işe yaramayacak ve onarılmaz bir hasar bırakabilecek acı sözleri yuttu. (Bir Ejderha Söylentisi)
  • “Ölüleri geri getirdin,” Tanis şövalyeye inanamayarak baktı,”Hayatını tehlikeye atarak hem de”. Steel omuz silkti.”Hayat şeref olmadan nedir ki?” “Est sularus oth mithas,” diye mırıldandı Tanis.”Şerefim yaşamımdır.” Sende tıpkı baban gibisin. (Yaz Alevi Ejderhaları)
  • Son olarak karanlıkta kaybolan aşkı gördüm. Aşk kendi kalbini tanımadığı için yersiz olan, yanlış anlaşılmış aşkı da gördüm. (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
  • ... yalnızca eksikliklerinin üstesinden gelemeyen bir insan, dünyayı hiçbir eksikliğin olmadığına ikna etme ihtiyacı hisseder ... (Ejder Kanadı)
  • “Yaşamlarımız almakla değil de vermekle ölçülür..” (Güz Alacakaranlığının Ejderhaları)
  • Tehlikeden saklanamazsın. Ölüm havada yüzer,pencereden içeri süzülür,bir yabancının el sıkışmasıyla gelir.Eğer ölümden korktuğumuz için yaşamayı bırakırsak,zaten ölmüşüz demektir... (Ruhdöveni)
  • "Artık aramızdaki hiçbir şey eskisi gibi olamaz, öyle değil mi?" diye sordu yarı-elf sakin sakin. Raistlin bir an için ona baktı, Tanis genç büyücünün gözlerinde bir anlık pişmanlık ışıltısı, güvene, dostluğa ve gençlik günlerine duyulan bir özlem gördü. "Hayır," diye fısıldadı Raistlin. "Fakat benim ödemem gereken beden buydu." (Kış Gecesi Ejderhaları)
  • Büyü, hayatıydı. Onsuz hiçbir şeydi, hiçbir şeyden de azdı. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
  • "Sonunda tanrıların kastettikleri gibi olduk Caramon. İki tam insan. Ve burada yollarımız ayrılıyor. Sen tek başına yürümeyi öğrenmelisin Caramon," bir an için, asanın ışığıyla aydınlanan Raistlin'in yüzünde hayaletimsi bir tebessüm oynaştı," ya da senin yürümeyi seçenlerle birlikte yürümeyi. Elveda kardeşim." (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
  • Kara Kraliçe kısa bir süre sonra zaferini kutluyor olacaktı. Raistlin, kadın muzafferane bir edayla yürürken sokağın köşesinde durmayı planlamıyordu. Tören alayını kendisi yönetecekti. (Kum Saati Büyücü Ejderhaları)
  • Aile arasındaki nefret, nefretlerin en acımasız olanıdır. (Kış Gecesi Ejderhaları)
  • Başaramadım... Sırf kendimin değil sizin de ümitlerinizi boşa çıkarttım. (İlkbahar Şafağı Ejderhaları)
  • Aşktan iyi bir şey çıkmaz. Ölüm, Korkunç bir acı boş bir yalnızlıktan başka hiçbir şey çıkmaz. (Yılan Büyücüsü)