Kitap Künyesi
Yazar: Robert A. Heinlein
Çevirmen: Öznur Özkaya
Editör: Alican Saygı Ortanca
Orijinal Adı: Starship Troopers
Yayın Evi: İthaki Yayınları
İSBN: 9786053755548
Sayfa Sayısı: 308
--reklam--
Yıldız Gemisi Askerleri Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hugo En İyi Roman Ödülü
“Heinlein bu kitapla birlikte, ben de dahil pek çok yazara ilham verdi.”
–Samuel R. Delany–
“Büyük bir ustalıkla yazılmış, eşsiz bir askeri bilimkurgu.”
–Jo Walton–
“Yaşlı Adamın Savaşı açıkça Yıldız Gemisi Askerleri’nden etkilendi.”
–John Scalzi–
“Bu kitapla boy ölçüşebilecek bir şey henüz yazılmadı.”
–Science Fiction Weekly–
“Bilimkurgunun en büyük yazarlarından.”
–Wall Street Journal–
Yayımlandığından itibaren tartışmalar yaratan Yıldız Gemisi Askerleri ilk kez Türkçede. Asimov ve Clarke’la birlikte bilimkurgunun üç büyük ustasından biri olarak görülen, bilimkurgunun dekanı Heinlein’dan vatanseverliğe, militarizme, oy hakkına ve savaşa dair en coşkulu anlatılardan biri olan bu klasik eser, muzip üslubuyla da fark yaratıyor.
“Silahlar tehlikeli değildir; insanlar tehlikelidir.”
İnsanoğlunun başka gezegenlerde koloniler kurduğu ve karşılarına çıkan rakip türlerle savaştığı bir gelecek zaman. Ve Ordu’da iki yıl gönüllü askerlik yapanların vatandaş olup oy kullanabildiği Terra Federasyonu. On sekiz yaşındaki Juan Rico, vatandaşlık hakkını kazanmak (ve bir de çok sevdiği uzayda seyahat etmek için) iki yıl süren askerlik hizmetine yazıldığında ne Rasczak’ın Bıçkınları’ndan biri olacağını ne de ‘Böcek Savaşı’nda müfreze liderliği yapmak zorunda kalacağını biliyordu. Ama öğrenecekti…
--reklam--
Yıldız Gemisi Askerleri Alıntıları - Sözleri
- "Anlarsan affedersin" lafi sacmaliktan baska bir sey degil. Bazen bir seyi daha iyi anladiginizda ondan daha fazla igrenirsiniz.
- Silahlar tehlikeli değildir; İnsanlar tehlikelidir.
- 'Anlarsan affedersin' lafı saçmalıktan başka bir şey değil. Bazen bir şeyi daha iyi anladığınızda ondan daha fazla iğrenirsiniz
- "Silahlar tehlikeli değildir; insanlar tehlikelidir. Size düşmana karşı tehlikeli olmayı öğretmeye çalışıyoruz. Bıçaksızken bile tehlikeli."
- "Kolay elde ettiğimiz şeylere pek değer vermeyiz... Özgürlük kadar kutsal bir şey el üstünde tutulmasaydı tuhaf olurdu. Thomas Paine"
- "Titre, evlat. Senden bir erkek yaratacağız ya da bunu denerken seni öldüreceğiz. Belki her ikisini de yapabiliriz."
- "Bir kez aslında epeyce çoktur."
- "Evlilik genç bir adamın felaketi, yaşlı adamın konforudur. "
- Değerin hiçbir türlüsü bedava değildir. Nefes bile doğum esnasında çaba ve acıyla satın alınır... "Yeni doğan bir bebeğin yaşamak için mücadele etmesi gibi siz de oyuncaklarınız için ter dökmek zorunda kalsaydınız, daha mutlu olurdunuz... ve tabii daha zengin. Bazılarınızın servetinin yoksulluğuna acıyorum."
--reklam--
Yıldız Gemisi Askerleri İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bu kitabı okuyanları bence askerden muaf tutsunlar. Askere gidip de bu kitapta olmayan ya da öğretilmeyen bir şey olmaz gibi. Ya da askerdekilere de bu kitabı başucu kitabı yapsınlar. Şaka bir yana yazarın askerliğe bu kadar takık olmasını çözemedim. Bilimkurgu öğeleri çok az olan sadece askeri diyaloglarla geçen, aralara insan öldürmenin haklı yönleri gibi felsefi çıkarımlar koyulmuş bir kitap benim gözümde. Okurken ne ilgimi çekebildi, ne de etkili olması gereken bu felsefi konuşmalara katılabildim. Sanırım yazarla farklı çağların insanlarıyız. Hiç savaş görmemiş birisiyle hiç barış görmemiş birisinin değerleri farklı oluyor gibi. Kitapta bir de Kuran'dan alıntı var. (Fatih D.)
Şöyle ki ben asla bilimkurgu klasikleri ile anlaşamıyorum. 1959 da yazılmış olan bu kitap bütün türdeşleri gibi uzaydan kurgudan çok bir alt metin vermeye çalışıyor. Bu kitaplardan okuduysanız bilirsiniz. Ve benim asla ilgimi çekmeyen bir durum bu. Ben daha çok aksiyon daha çok uzay, savaş belki virüs vs isterken onlar bana daha çok ders veriyor. Bu kitabın alt metni Tarih ve Ahlâk felsefesi. Asker olmaya çalışan Juan Rico ile büyüyor, olgunlaşıyor savaşıyoruz. Bence kitabın en büyük eksiklerinden biri de çevrenin çok tanıtılmaması. Yani bir sahne var fakat gözünün önünde canlandırabilecek kadar materyal yok. Biliyorum birçok kitaba ilham olmuş gerçekten klasik bir eser ama ben nasıl olduğunu asla anlamıyorum bu tarz şeylerin. Kitap zaten 300 sayfa. Biz 200 sayfa müfrezelerde kaç subay var? Bir subayın görevi ne? Subay kaç kişiye emir verir? Kaç kişiden emir alır? Emri uygulamazsa ne olur gibi ayrıntıları okuduk. Yani kitap adının hakkını veriyorum gerçekten gidip yıldız gemisinde asker olabilecek kadar bilgim var artık Bilimkurgu konusunda mükemmelim. Her şeyi okudum her şeyi biliyorum diye bir iddiaam asla yok olamaz da. Ama bu tarz bir bilimkurgu bana hiç uymuyor. Uzay operası en sevdiğim türlerinden biri bilimkurgunun. En azından bu alt türün en klasiklerinden birini okudum diyebilirim artık. Pişman değilim ama bir daha olsa bir daha okumam. Başka bir şey seçerim Ps : Aynı zamanda filmi olduğunu söylemeyi unutmuşum. Haftasonu filmini de izleyip vedalasacağım kitapla. Bence filmi daha iyidir bu sefer öyle hissediyorum (Selma)
Çok çarpıcı tespitleri olan, günümüz tavır ve davranışlarından bahseden ( ki buna oldukça şaşırdım ) bir bilimkurgu romanı. Savaşın insan yaşamına etkisi, insanın içindeki savaş ruhu hepsine yer verilen bir roman. Biraz ağır aktı, ama mesajları çok iyiydi. (Yeşim Demir Topaloğlu)
--reklam--
Yıldız Gemisi Askerleri PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Robert A. Heinlein - Yıldız Gemisi Askerleri kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yıldız Gemisi Askerleri PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Robert A. Heinlein Kimdir?
Robert Anson Heinlein ABd!li roman ve bilimkurgu yazarıydı. Sıklıkla "bilim kurgu yazarlarının duayeni" olarak tanımlanan Heinlein, sert bilim kurgu türünün en popüler, etkili ve tartışılan yazarlarındandı. Bilim kurgu eserlerinde bilim ve mühendislik bakımından akla yatkınlık ölçütlerinin yükselmesini ve türün edebi kalitesinin artmasını sağladı. 1940'larda, The Saturday Evening Post gibi genelde ana akım eserler yayımlayan dergilere yalın bilim kurgu eserleriyle sızmayı başaran ilk yazar oldu. Çağdaş kitle pazarlama döneminde, roman boyutunda çoksatar bilim kurgu eserleri veren ilk yazarlardan biriydi. Heinlein, Isaac Asimov ve Arthur C.Clarke uzun yıllar boyunca "bilim kurgunun büyük üçlüsü" olarak anıldı.
Heinlein'ın ürettiği bilim kurgu eserlerinde sıklıkla kullanılan bazı sosyal temalar mevcuttu: bireysel özgürlüğün ve özgüvenin önemi, bireylerin topluma karşı görevleri, örgütlenmiş dinin kültür ve hükümet üzerindeki etkisi, toplumun genel görüşlerine uymayan düşüncelerin toplum tarafından bastırılması vb. Ayrıca fiziksel ve duygusal aşk arasındaki ilişki, sıradışı ailevi ilişkiler ve uzay yolculuğunun kültürel uygulamalar üzerindeki etkisi gibi konuları ele aldı. Bu konuları yerleşmiş fikirlere aykırı biçimde ele alması, eserlerinin çok farklı şekillerde algılanmasına ve hatta kimi zaman birbiriyle çelişkili olduklarının öne sürülmesine sebep oldu. Örneğin 1959 tarihli Yıldız Gemisi Askerleri romanı militarizmin, hatta bir yere kadar faşizmin savunusu olarak değerlendirildi. Oysa romanda safi militarist düşüncenin değişmezliği ve aptallığına ilişkin pek çok bölüm vardı. Öte yandan 1961 tarihli Stranger in a Strange Land romanı Heinlein'ın beklenmedik şekilde cinsel devrimin ve karşı-kültür hareketinin öncüsü olarak değerlendirilmesine, poliamori ya da sorumlu poligami kavramlarını popülerleştiren kişi sayılmasına yol açtı.
Heinlein romanlarıyla dört defa Hugo ödülü kazandı. Yayınlanmalarından elli yıl sonra üç romanı daha, geçmişte ödül verilmemiş yıllar için geriye dönük verilen "Retto Hugo" ödülüne değer görüldü. Ayrıca Heinlein, Science Fiction Writers of America'nın hayat boyu başarı alanında verdiği Büyük Usta Ödülü'nün de ilk sahibi oldu.
Ölümünden sonra eşi Virginia Heinlein yazarın mektuplarını ve notlarını bir araya getirerek bir tür otobiyografik kariyer değerlendirmesi hazırladı. Bu çalışma 1989'da Grumbles from the Grave adıyla yayınlandı.
Heinlein'ın eserlerinde kullandığı "grok", "TANSTAAFL" ve "waldo" gibi bazı terim ve kelimeler daha sonra İngilizce dilinin birer parçası haline geldi.
İlk hikâyesi "Hayat-Çizgisi" 1939 yılında yayınlanmıştır.
--reklam--
Robert A. Heinlein Kitapları - Eserleri
- Ay Zalim Bir Sevgilidir
- Yıldız Gemisi Askerleri
- Yaban Diyarlardaki Yabancı
- Uzayda Kaybolanlar
- İkiz Yıldız
- Kızıl Gezegen
- Kaybolan Miras
- Uzay Elbisemle Yolculuğa Hazırım
- Yeni Dünyalara Doğru
- 2100 Yılında İhtilal
- All You Zombies
- Merih'te Panik
- Dünya Batıyor
--reklam--
Robert A. Heinlein Alıntıları - Sözleri
- "Eğer Şeytan Tanrı'nın yerine geçseydi, tanrılık vasıflarını üzerine alması gerektiğini görürdü." (İkiz Yıldız)
- Siz gençlerin en aptal tarafı, bir konuyu anlayamadığınız zaman, onun hakikat olamayacağını sanmanız, diye Joe devam etti. İhtiyarlarınızın hatası ise, anlayamadıkları bir konuyu, başka bir biçimde yorumlamaları ve böylece anladıklarını sanmaları. (Uzayda Kaybolanlar)
- "Bir kez aslında epeyce çoktur." (Yıldız Gemisi Askerleri)
- Bir çok gördün, üstelik onları canlı olarak gördün. Buda çoğu psikologda olmayan bilgilere sahipsin demektir. Sence düşünce ne demek? Bedenin işleyişini sağlayan şey nedir? (Kaybolan Miras)
- Benim dini inancım Tanrıyla kendi aramdaki özel bir meseledir. (2100 Yılında İhtilal)
- Mark Twain'in sözünü hatırlar mısınız? 'Tanrı alıştırma olsun diye budalayı yarattı, o budala da gidip okul yönetimi denen şeyi kurdu.' (Kaybolan Miras)
- Küçük de olsa bir şans varsa, üzerine oynamamak için fazla Aykırıyım. Bana ihtimalin bire ondan daha düşük olmadığını göster, her şeyi riske atayım. (Ay Zalim Bir Sevgilidir)
- Değerin hiçbir türlüsü bedava değildir. Nefes bile doğum esnasında çaba ve acıyla satın alınır... "Yeni doğan bir bebeğin yaşamak için mücadele etmesi gibi siz de oyuncaklarınız için ter dökmek zorunda kalsaydınız, daha mutlu olurdunuz... ve tabii daha zengin. Bazılarınızın servetinin yoksulluğuna acıyorum." (Yıldız Gemisi Askerleri)
- Lider ilkesi gibi bir saçmalık; totalitarizm; insanlara birey olarak önem vermeden, salt ekonomik ve politik birimler gözüyle bakıldığı için özgürlüğe koyulan bütün o kısıtlamalar. Saygınlık diye birşey kalmadı - söyleneni yap, söylenene inan ve çeneni kapat! İşçiler, askerler, ıslah birimleri... "Eğer hayatın amacı bu olsaydı işe bilinci dahil etmenin hiç bir anlamı olmazdı." (Kaybolan Miras)
- Bütün normal insanlar, telepati, önceden bilme, özel bir matematiksel beceri, beden ve işlevleri üzerinde özel bir hâkimiyet gibi, söz ettiğimiz bütün –ya da muhtemelen çoğu– tuhaf yetenekleri kullanma potansiyelini taşır. Bu potansiyel beceri, beynin belirli bölgelerinde gizlidir. (Kaybolan Miras)
- Binlerce insana duygusal yönden seslenerek onları istediği yola sürükleyebilirsin. Bu onları mantık yoluyla uyarmaktan daha kolaydır. (2100 Yılında İhtilal)
- “Sanırım mizahın zirvesi, kıçının üzerine düşmekten ibaret.” (Yaban Diyarlardaki Yabancı)
- ... bir asırlık acı gerekmiyor, sadece insan öyle hissediyor. Seksen iki saniye ama insanın sinir sisteminin ayrı ayrı hissettiği bir süre. (Ay Zalim Bir Sevgilidir)
- ...Felsefede hiçbir numara yok aslında. Panayır meydanlarında satılan pamuk helvadan yedin mi hiç? İşte, felsefe de onun gibi bir şey; sanki esaslıymış gibi durur, çok da güzel görünür, tadı da tatlıdır, ama iş ısırmaya gelince dişlerini bir türlü geçiremezsin, yutmaya çalışırken insanın ağzına hiçbir şey gelmez. Felsefe, kelime-kovalamacadır, kuyruğunu kovalayan köpek kadar önemi vardır ancak... (Kaybolan Miras)
- "Anlarsan affedersin" lafi sacmaliktan baska bir sey degil. Bazen bir seyi daha iyi anladiginizda ondan daha fazla igrenirsiniz. (Yıldız Gemisi Askerleri)
- Jamie, Amerika'nın batısındaki bir olayı hatırladım. Saygın bir vatandaş profesyonel bir silahşörü arkasından vurmuş. Niye öbür adama silahını çekme şansı vermediğini sorduklarında sağ kalan, 'İyi de, o şimdi ölü, bense hayattayım, zaten istediğim de buydu,' demiş.Jamie, eğer namussuzun birine sportmence davranmaya kalkarsan başın belaya girer. (Kızıl Gezegen)
- Hiçbir insan kendi rızası olmadan idare edilemez. Üç nesildir Amerikan halkı beşikten mezara dünyanın en zeki ve yetenekli pisiko-teknisyenleri tarafından işlenmektedir. İnanıyor onlar. Yeterli pisikolojik hazırlık yapılmadan onları serbest bırakırsanız yine zincirlerine döneceklerdir. (2100 Yılında İhtilal)
- ...güneşin doğduğunu 30 defa ya da 300 defa görmüşsün, ne fark eder? Mesut yaşamış mısın, mühim olan odur. (Merih'te Panik)
- Silahlar tehlikeli değildir; İnsanlar tehlikelidir. (Yıldız Gemisi Askerleri)
- "Yalnızlıktan özlem, özlemden bir hayal doğdu." (Uzayda Kaybolanlar)
Yorumlar
0 yorum