Kitap Künyesi
Yazar: Brandon Bays
Çevirmen: Derin Doğan
Yayın Evi: Kuraldışı Yayınları
İSBN: 9789752751361
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
Yolculuk Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Korku, kaygı ya da stres içinizi kemiriyorsa
Hiçbir şey yapamadan donakalıyor ya da etkili ve net davranışlar sergilemiyorsanız
Duygusal karmaşadan kurtulamıyor
ya da geçmişe takılıp kalıyorsanız
Bunalımdaysanız; amaçsız, boşlukta hissediyor
ya da hayattan tat alamıyorsanız.
Önemli bir hastalıkla mücadele ediyorsanız ya da
kronik hale gelmiş fiziksel bir rahatsızlığınız varsa
Yolculuğa Hazırsınız!
On yıl kadar önce Brandon Bays'in karnında kanserli bir tümör teşhis edilir; basket topu büyüklüğünde ve iç kanamaya sebep olan bir tümör. Doktor, acilen ameliyata almak ister. Ancak alternatif sağaltım ve bireysel gelişim konularına yıllarını vermiş olan yazar ameliyata yanaşmaz; doktorunu ameliyatı ötelemeye ikna eder ama tek koşulla; bildiği doğal yollardan tümörü küçültmeyi başarırsa. Gevşeme tekniklerini ve homeopatik tıbbı iyi tanıyan Bays hemen işe koyulur; beslenme düzeninde radikal bir değişime gider; fiziksel ve duygusal çeşitli terapilere başlar.
Mucizevi bir şekilde birkaç hafta içinde tümör yok olur. Bu inanılmaz iyileşme Brandon Bays'i kendi duygusal ve bedensel şifa yolculuğunu başkalarına da öğretip uygulamaya teşvik eder.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Yolculuk Alıntıları - Sözleri
- ‘’Başına beklenmedik şekilde gelenleri Tanrı’nın hediyesi olarak bil. Sonuna kadar değerlendirirsen sana kesinlikle faydası dokunacaktır. Havsalanın dışında kalan şeyler için didinirsen işte başın o zaman derde girer.’’
- Doktorlar bedenler üzerinde çalışmak üzere eğitim görürler; tamircilerin arabalar üzerinde çalışması gibi. Görünüşte insanların iyileşmesini sağlamak için yola çıkarlar ama yolda bir yerde insanların sadece bedenlerden ibaret olmadığını unuturlar. Bizim bedenimiz, zihnimiz ve duygularımız vardır ama olduğumuz en önemli şey de ruhtur ki bu da görülemez, tahlil edilemez ve ameliyatla alınamaz.
- Bir zamanlar duyduğum bir hikâyeye göre her birimiz bu hayata saf, kusursuz, ışıltılı bir elmas olarak gelirmişiz. Ancak büyümenin zorluklarını ve hayatın acılarını yaşayınca, içimizdeki bu pırıltı bir yığın döküntü altında kaybolurmuş. Daha sonra, yetişkinliğimizde, bütün bu dağınıklığı parlak, ışıltılı bir kat cila ile örteriz. Dünyaya sunduğumuz bu yapay kaplamayı kimsenin o kadar da olağanüstü bulunmamasına şaşarız. Zaman geçtikçe, bu koruyucu kabuğunun gerçek kişiliğimiz olduğuna inanmaya başlarız ve tüm kimliğimizi bu kabuk etrafında şekillendiririz. Fakat gerçekten şanslıysak, hayat bize bir hediye sunar; bir "uyandırma çağrısı." Öyle bir olay olur ki, bir an için bu sertleşmiş yüzeyi çatlatır, çamur katmanları arasından bakıp derinlerdeki ışıl ışıl mükemmelliğin parladığını yakalayıveririz. Sonra da, eğer çok, çok şanslıysak, hayatımız boyunca bu üstün güzellik ve özgürlüğün içlerine, yuvaya doğru bir yolculuk yaparız. Aslında daima bu kusursuz, saf elmas olduğumuzu ve olacağımızı keşfederiz.
- Anlattıklarına göre doğduğumuzda saf, katıksız, kusursuz bir elmas olarak dünyaya gelir ve hayatımız boyunca bunun üzerine bir yığın duygusal "pislik" yığıp , doğal parlaklığını ve ışıltısını gizleriz. Sonra, yetişkin olduğumuzda, parlak ve beğenilir olsun diye üzerini yaldızlarız. Tek yaptığımız bir yığın zırvanın üstüne sert cilalı bir kaplama geçirmektir ama bu dünyaya " Ben buyum" diyerek sunduğumuzda neden kimse " almadı " diye düşünürüz.
- İnsan bedeni içinde ne muhteşem bir mucizenin yattığını huşu ve hayretle hissettim; kalbimizi nasıl attıracağını, saçımızı nasıl uzatacağını bilen sonsuz bilgeliğin, doğru zamanda tam olarak doğru miktarda hormon salgılayan içsel bilincin müthiş mükemmelliğin sihrini gerçekleştirişine şaştım. Hep uyanık olan, biz gece uyurken bile çalışan bu inanılmaz içsel güç, Tanrının bir lütfuydu.
- Geçmiş, bedenimizde hücre düzeyinde depolanır. Hücrelerde biriken anılarımız zamanla hücrenin yapısını bozabilir. Bedenin bilgeliğiyle temasa geçenler hücrelerde birikmiş duygusal toksinin nasıl silineceğini kavrarlar.
- Hücrelerde birikmiş , duygusal deseni silince basketbol topu büyüklüğündeki tümörün 6 hafta içinde kolayca ve tamamen yok olduğunu nasıl anlatacaktım?
- Diyelim ki , kilomuzla ilgili sorunumuz olduğunu fark ettik.Bu durumda beslenme şeklimizi değiştiririz veya diyet yaparız ya da egzersiz programımızı gözden geçiririz.Doğruca davranışımızı hedef alırız ama şunu sormak aklımıza gelmez: "Peki ama neden aşırı yemek yiyorum?"
--reklam--
Yolculuk İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap hakkında o kadar şey yazmak istiyorum ki sanırım bende bıraktığı izlenimleri buraya sığdırmam imkansız olacak. Eserde insanların yaşadıkları duyguları içlerinde bastırmalarından dolayı bir süre sonra dnaların da göstermiş olan değişikliklerden dolayı ortaya çıkan hastalıkların ne şekilde tedavi edilebileceğinden bahsetmiş.Kişiler eğer bir hastalıkla karşılaşıyorsa bunun altında mutlaka geçmişte yaşamış olduğu bir duygunun bastırılmış olmasından ötürü ortaya çıkmış olduğundandır.Biraz aşamalı olsada zamanında yaşamış olduğu duyguyu bulup, çözümleyip affettikten sonra hastalığında bir gerileme meydana gelir.O yüzden duygularımızı yaşamalıyız.Eger kötü bir durumla karşılaşmışsak sinirimizi, öfkemizi,kızgınlığımızı o an dile getirip yaşamalıyız.Eger karşılaştığımız her durumda bu duyguları bastırıp içimize gömersek ileriye dönük zamanlar da bunlar haberimiz olmadan bir hastalık sebebiyle karşımıza çıkar.Bu hastalıkları mesela bir tümörü ameliyatla yok edebilirsin, yada herhangi bir sağlık sorununu hap,krem gibi tedavi yollarıyla tedavi edebilirsin ama o duyguları asla yok etmiş olamazsın. O yüzden sen bu yok edişlerden sonra farkında olmadan farklı şekillerde ortaya çıkmaya devam eder.Ben buradayım hala seninleyim beni bul beni çözümle özgürleştir kendini diye.Burada bize düşen en büyük görev içimize dönüp var olan üstünü kapatmış olduğumuz her duyguyu çözümlemektir.Bana çok fazla farkındalık kazandıran bir eser oldu.Hayatımda yer alan her duygunun bana nasıl geri dönüş sağlayabileceginden tut bunları çözümlemediğim sürece bana sağladığı yaşam sürecini deneyimlemiş oldum. Kitabın son kısmında Brandon Bays'in bunları nasıl çözümleyecegimize dair bir kılavuz bırakmış. Size tavsiyem bir arkadaşınızla beraber okumanız.O yüzden sizde duygularınızı yaşamayı,eğer yaşayamadıysanız geçmişe dönüp o duygularınızı serbest bırakmak istiyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. Şiddetle tavsiye ederim. (Sümeyye ÇUHADAR)
Bu kitabın sizin için de bir uyanma çağrısı olmasını yürekten diliyorum.Duygusal ve bedensel yolculuğa çıkmaya hazır olun.Özgürlük sevgi ve kendinizi bulacaksınız (Nermin)
Eğer siz de kitabı merak ediyor ve okumak istiyorsanız size verebileceğim tavsiyem, bir arkadaşınızla eş zamanlı okumanız ve kitabın sonunda yer alan uygulama aşamasını ciddiye alarak birlikte uygulamanız. Kitap bence ancak o şekilde amacına ulaşacaktır. Hepinize iyi okumalar. http://www.bumesele.com/yolculuk-brandon-bays/ (BuMesele.com)
--reklam--
Yolculuk PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Brandon Bays - Yolculuk kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yolculuk PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Brandon Bays Kimdir?
Amerikan motivasyonel yazar ve konuşmacı .
--reklam--
Brandon Bays Kitapları - Eserleri
- Yolculuk
--reklam--
Brandon Bays Alıntıları - Sözleri
- Geçmiş, bedenimizde hücre düzeyinde depolanır. Hücrelerde biriken anılarımız zamanla hücrenin yapısını bozabilir. Bedenin bilgeliğiyle temasa geçenler hücrelerde birikmiş duygusal toksinin nasıl silineceğini kavrarlar. (Yolculuk)
- Diyelim ki , kilomuzla ilgili sorunumuz olduğunu fark ettik.Bu durumda beslenme şeklimizi değiştiririz veya diyet yaparız ya da egzersiz programımızı gözden geçiririz.Doğruca davranışımızı hedef alırız ama şunu sormak aklımıza gelmez: "Peki ama neden aşırı yemek yiyorum?" (Yolculuk)
- Anlattıklarına göre doğduğumuzda saf, katıksız, kusursuz bir elmas olarak dünyaya gelir ve hayatımız boyunca bunun üzerine bir yığın duygusal "pislik" yığıp , doğal parlaklığını ve ışıltısını gizleriz. Sonra, yetişkin olduğumuzda, parlak ve beğenilir olsun diye üzerini yaldızlarız. Tek yaptığımız bir yığın zırvanın üstüne sert cilalı bir kaplama geçirmektir ama bu dünyaya " Ben buyum" diyerek sunduğumuzda neden kimse " almadı " diye düşünürüz. (Yolculuk)
- ‘’Başına beklenmedik şekilde gelenleri Tanrı’nın hediyesi olarak bil. Sonuna kadar değerlendirirsen sana kesinlikle faydası dokunacaktır. Havsalanın dışında kalan şeyler için didinirsen işte başın o zaman derde girer.’’ (Yolculuk)
- Doktorlar bedenler üzerinde çalışmak üzere eğitim görürler; tamircilerin arabalar üzerinde çalışması gibi. Görünüşte insanların iyileşmesini sağlamak için yola çıkarlar ama yolda bir yerde insanların sadece bedenlerden ibaret olmadığını unuturlar. Bizim bedenimiz, zihnimiz ve duygularımız vardır ama olduğumuz en önemli şey de ruhtur ki bu da görülemez, tahlil edilemez ve ameliyatla alınamaz. (Yolculuk)
- Hücrelerde birikmiş , duygusal deseni silince basketbol topu büyüklüğündeki tümörün 6 hafta içinde kolayca ve tamamen yok olduğunu nasıl anlatacaktım? (Yolculuk)
- İnsan bedeni içinde ne muhteşem bir mucizenin yattığını huşu ve hayretle hissettim; kalbimizi nasıl attıracağını, saçımızı nasıl uzatacağını bilen sonsuz bilgeliğin, doğru zamanda tam olarak doğru miktarda hormon salgılayan içsel bilincin müthiş mükemmelliğin sihrini gerçekleştirişine şaştım. Hep uyanık olan, biz gece uyurken bile çalışan bu inanılmaz içsel güç, Tanrının bir lütfuydu. (Yolculuk)
- Bir zamanlar duyduğum bir hikâyeye göre her birimiz bu hayata saf, kusursuz, ışıltılı bir elmas olarak gelirmişiz. Ancak büyümenin zorluklarını ve hayatın acılarını yaşayınca, içimizdeki bu pırıltı bir yığın döküntü altında kaybolurmuş. Daha sonra, yetişkinliğimizde, bütün bu dağınıklığı parlak, ışıltılı bir kat cila ile örteriz. Dünyaya sunduğumuz bu yapay kaplamayı kimsenin o kadar da olağanüstü bulunmamasına şaşarız. Zaman geçtikçe, bu koruyucu kabuğunun gerçek kişiliğimiz olduğuna inanmaya başlarız ve tüm kimliğimizi bu kabuk etrafında şekillendiririz. Fakat gerçekten şanslıysak, hayat bize bir hediye sunar; bir "uyandırma çağrısı." Öyle bir olay olur ki, bir an için bu sertleşmiş yüzeyi çatlatır, çamur katmanları arasından bakıp derinlerdeki ışıl ışıl mükemmelliğin parladığını yakalayıveririz. Sonra da, eğer çok, çok şanslıysak, hayatımız boyunca bu üstün güzellik ve özgürlüğün içlerine, yuvaya doğru bir yolculuk yaparız. Aslında daima bu kusursuz, saf elmas olduğumuzu ve olacağımızı keşfederiz. (Yolculuk)
Yorumlar
0 yorum