Kitap Künyesi
Yazar: Mustafa Toprak
Yayın Evi: İzdiham Yayınları
İSBN: 9786058266346
Sayfa Sayısı: 64
--reklam--
Yorgun Merdiven Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Müşterilerle günlük konuşmasını yapmamış bir berber biraz tehlikelidir. İlk müşteri olmanın siftahtan daha farklı bir anlamı vardır. Dertler, sıkıntılar sabah sakinliğinde size anlatılacak demektir. Kafadan saçlar kesilirken beyne dert ekleyen bir berber vardır ve tam olarak tepenizdedir, kafanızın oralarda, beyninizde, sabah mahmurluğunuzun merkezindedir.
Mustafa Toprak, yorgunların resmini çizdi Yorgun Merdiven’de.
Yorgun Merdiven Alıntıları - Sözleri
- Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler.
- Dertlere kalp açmak ne zamandır günah oldu? Aklımı oynatsam, dünyaya vicdan yağar mı? Çocukların gülücükleri tüm dünyaya eşit paylaşılsa mesela?
- "Bazen sadece bakmak ve anlamaya çalışmak gerektiğine inanıyorum."
- "Biraz düşünmeyeeceğim, düşündüğüm yerden geliyorum."
- "Bakmayin siz zenginler kibar olur dendiğine, en kibarlar borçlu yoksullardır."
- "Ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. Sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa." Goethe
- "Sadece seni sevebilecek kadar yalnızdım bu şehirde."
- "Giderken bir mahzun bakış bırakacağını bilse de, ferahlığa ait sesleri yankılanıyordu şimdi kulaklarımda."
- "Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı."
- "Issız yürümelerden anladıklarımız şimdi bir fotoğraf ile ayakta tutabiliyor bizi."
Yorgun Merdiven İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hem İş Hem Dinlenme: Hayatımızın hızlılığında bazen kısa mola vermek lazımdır. Zira, bu yorucu maratonda kendimizi oyundan koparmamak için ayakta dinlememiz gerekiyor. Maraton devam ederken hem yorulmak hem de dinlenmek gerekiyor. Yoksa ya maratonda kaybolur gideriz ya da maratonu başarıyla bitiririz. Dinlenmelerimiz de, harekete geçirecek cinsten olmalı. Yani, dinlendiğimiz zaman ayağa kalkınca bizi uzun bir süre taşıyacak enerjiyi edinmemiz gerekir. Bir adım sonra yorulacak şekilde dinlenmek, dinlenmek değildir. Nureddin Yıldız hocamızın şu sözü bu konuyu ifade edecek niteliktedir: " İşimiz vaktimizden çok olmalı." Yani, iş yaptığımız zaman dinlenmiş, dinlendiğimiz zamanda iş yapmış olmalıyız. Böyle deyince biraz tuhaf kaçabilir ama ayette de denildiği gibi "Bir işi bitirdiğinde diğerine koyul"(İnşirah Suresi, 7.Ayet) yani az önce dediğimiz gibi yapmamız gerekiyor. İşte bu eser, ufak molaların ürünü olarak ortaya çıkmış gibi. Ufak tadımlık ama derinden etkileyen küçük yazıları içinde barındırıyor. Hem iş yapıyoruz hem de dinleniyoruz bu eserle. İyi okumalar dilerim. Muhabbetle. (Ebubekir Marabaoğlu)
http://www.kitaphaber.com.tr/yorgun-merdiven-hancereleri-k3969.html Yorgun Merdiven Hançereleri 26.04.2021 - Ülker Gündoğdu Yorgun Merdiven Hançereleri Yorgunluk gelince, ruh sükûnetini yitirerek kendinden hoşnutluğunu kaybeder insan. Yorgunluk, ruhlara intikal edince dallar arasına saklanmış kuşlar artık ötmez olurlar. Ruhlar, var oluşun yorgunluğundan kurtaracak huzuru bekler. Gam ile demlenen ruhlar, her nedense yorgunluklarını hançerelerinin bir yerlerinde gizleyerek baharı sayıklamaya başlar. İnsanın ruh sükûnetinin kırılgan olmasıyla; günler kısalır, hazinleşir, yorgunluklar uzar… Hakikaten insanın sadece bir kültürün, bir dünyanın ve bir dünya görüşünün mahdut sınırları içerisinde hayatı anlaması imkânsızdır. Eksilmek için mi bu dünyanın telaşını yaşıyoruz. Her ağızdan bir ses çıkıyor, seslerin anlamları aynı olurken benzerlikten niçin aklımızın kılcal damarları sancımıyor. Halimiz vaktimiz yerindeyken ötelediğimiz duygusallıklarımız, tökezlediğimizde niçin kocaman bir kavgaya dönüşüyor. Sözlerimiz kendimizi tüketmek için en iyi argümanlarsa, kendimizi doldurmak için neye muhtacız. Sessizlik bizim aklımızın alacağı kadar bir boşluk mu? Konuşmak ilerlerken nefessiz kalmaksa, kelimeler kendimizi harap etmek değil midir? Sorgularından yola çıkarak hayatın bütünlüğünü görmeden anlamak yorgunluk sebepleri değil midir? İnsan ancak bir yorgun ile karşılaşınca kendi sınırlarının farkına varır. İnsanın, sınırlarını hayatın içinden tasavvur gücü ve temâşâ kudretinin iyileştirici gücü olacak; Yorgun Merdiven 2017’de ilk baskısını yapan bu deneme eserinde, tüm içtenliğiyle hissettiriyor Mustafa Toprak. Türk toplumu kültürünün bir sentezini bu eserle yapıyor. Müşterilerle günlük konuşmasını yapmamış bir berber biraz tehlikelidir. İlk müşteri olmanın siftahtan daha farklı bir anlamı vardır. Dertler, sıkıntılar sabah sakinliğinde size anlatılacak demektir. Kafadan saçlar kesilirken beyne dert ekleyen bir berber vardır ve tam olarak tepenizdedir, kafanızın oralarda, beyninizde, sabah mahmurluğunuzun merkezindedir. Mustafa Toprak, yorgunların resmini çiziyor Yorgun Merdiven'de. Mustafa Toprak, İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi’nde Sinema yüksek lisansı yapıyor. TRT Diyanet Televizyonu Kitap Okuyorum programı sunucularından. Yazıları İzdiham, Tohum, Anadolu Gençlik, Asır, Yolcular ve Diyanet Aile dergilerinde yayınlandı. İzdiham Dergisi’nde yazmaya devam ediyor. Ruh kırılganlığı, aklın deliliği, kalbin çılgınlığı yaşamda varlığın kanıtı değil midir? Oysa ruh, huzurun yurdudur. Mamafih hayatı aşktan beslenen ve şekillenen ruh, varlığının derinliklerinde dünya ıstırabını taşırken yorulmaktadır. Alıp başını gitmek isterken, dünyada her yer ve herkes birbirine benzediği için nereye gidecektir? Mutluluğa gitmek isterken sıkıntılarını da alıp yorgunluğa gitmektedir. Söylenecek sözleri olanlar, ne sözcüklere ne de kendine itimadı olanlar, iyilik tasarlayanlar, fırsat verilse çok sevilecek olanlar, umut etmekten korkanlar, şaşkınlığını kaybedenler yarım akıl tam gönül ileri giderken ömür, eksilme payımızı toparlayarak yeniden arayışın desteğine girilmelidir. Bilinmezlik insanların çekincesi olabilirken, bizim gittiğimiz yolda birbirimizi bilmemiz yeterliydi, der Mustafa Toprak. Beklerken ne yapmalı? Samuel Beckett, Godot’yu Beklerken oyununu oynamalı: ESTRAGON: Ne diyeyim? VLADIMIR: Mutluyum de. ESTRAGON: Mutluyum. VLADIMIR: Ben de. ESTARGON: Ben de. VLADIMIR: İkimiz de mutluyuz. ESTARGON: İkimiz de mutluyuz. (sessizlik) Mademki mutluyuz, şimdi ne yapıyoruz? VLADIMIR: Godot’yu bekliyoruz. Hayatın kendisini işte bu oyun gibi yaşamamız gerekir. Mutlu olduğunuzu düşünün. Şu anda mutsuz mu? Hayır, çünkü mutlu olduğu varsayımını kabul etti. Mutlu olduğunu varsay. Fakat aynı zamanda mutlu olduğuna emin ol. Öyleyse bu varsayımlara ne kadar uzun süre uymak gerekir? Bize faydalı oldukları sürece. Bu aynı zamanda mutluluğu uygun ve faydalı gördüğün sürece anlamlı gelir. Ömür, eksilirken umudu verenlere muhtacız. Çekincelerimizin verdiği yorgunluğumuzun bilinmezliğin oluşturduğu çekinceleri bırakıp birbirimizi bilmemiz yeterliydi. Sonra farkında olduklarımızdan biraz uzaklaşıp unutmak değil midir gülme aralığı? Tüm yalancı gülmeleri bir aşığın gülmesi telafi edebiliyor sadece. Boşluğa da tahammülümüz kalmadı. Bizi yoran kalabalıklara alışır olduk. Ferahlık unutulan bir anlam artık. Mustafa Toprak bu eser; samimi bir merak ve derinliği ile anlatımında birleştirerek okura kısmî bir haz yaşatmaktadır. Yazar eseri ile uzun uzun sohbet eder okurla sanki. Hayatın yorduğu basamaklarda dinlendirecek bir eserdir. Bizim yorgunluğumuz mutluluğumuza engeldir. Evet, hayatın yorduğu ve kaderin üzgün, ümitsiz bıraktığı insanı, dinlendiren sevgidir. Bu konu da Nietzche şöyle der: “Sevgide her zaman bir çılgınlık vardır. Ama çılgınlıkta da, her zaman biraz yöntem vardır. Bana da, ben ki hayatı severim, öyle geliyor ki, mutluluğu en iyi bilenler, kelebekler ve sabun köpükleri ve insanlar arasında bunlar gibi olanlardır.” Yorgun Merdiven Mustafa Toprak Sayfa 64 İzdiham Yayınları Ülker Gündoğdu - 26.04.2021 Ulker_Gundogdu kitap/kitap--107506 yazar/i16467 (Ülker Gündoğdu)
Hiç pisman olmadım ne dinlediğime ne okuduğuma etrafımda onlarca olsa otursak sohbet etsek o anlatsa biz dinlesek o yazsa biz okusak dergisi ayrı programı ayrı kitabı ayrı güzel adam (Uyumsuz Ölümlü)
Yorgun Merdiven PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mustafa Toprak - Yorgun Merdiven kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yorgun Merdiven PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mustafa Toprak Kimdir?
--reklam--
Mustafa Toprak Kitapları - Eserleri
- Bırakın Yürüsün Serçeler
- Yorgun Merdiven
--reklam--
Mustafa Toprak Alıntıları - Sözleri
- "Issız yürümelerden anladıklarımız şimdi bir fotoğraf ile ayakta tutabiliyor bizi." (Yorgun Merdiven)
- "Bir zamanlar sevgi vardı ama adı yoktu; insanlar sevebiliyorlardı ama sevme yeteneğinden, sevme sanatından o kadar da çok söz etmiyorlardı." (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- “Halbuki sokakta oynayan çocuklar taşlardan kurdukları kalelere gol atmaya çalışırken ne çetin cümleler kuruyorlardı. " (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Çok kalabalık kent, yorgunluğu sırtlanmış göz gözü görmüyor. Kelimeler havada uçuşuyor. Koşuşturmaca hiç bitme niyetinde değil. Cümleler dur durak bilmiyor. Sükut kilitli bilinmezlikte. Ufak bir durulma olsa, o da ölüm oluyor ancak. (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Eskiler yaratılan ne varsa selam verirlermiş. Kimi zaman ağaca, kimi zaman kuşa, kimi zaman kediye… (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Dertlere kalp açmak ne zamandır günah oldu? Aklımı oynatsam, dünyaya vicdan yağar mı? Çocukların gülücükleri tüm dünyaya eşit paylaşılsa mesela? (Yorgun Merdiven)
- "Ben gökyüzüne bakacağım bundan sonra. Siz ne haliniz varsa görebilirsiniz." (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Mevsimi insanlar getirir derdi arkadaşım, haklıymış. (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Aynı şeyleri yapacağını bilerek uyanan insan, ne kadar üretken olabilirdi (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- "Giderken bir mahzun bakış bırakacağını bilse de, ferahlığa ait sesleri yankılanıyordu şimdi kulaklarımda." (Yorgun Merdiven)
- "Sadece seni sevebilecek kadar yalnızdım bu şehirde." (Yorgun Merdiven)
- Mevsimi insanlar getirir derdi arkadaşım, haklıymış. (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- "Bu dünyada insanların korktuğu tek şey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü öğrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neşeli dostlara sığınıyorlardı." (Yorgun Merdiven)
- "Bazen sadece bakmak ve anlamaya çalışmak gerektiğine inanıyorum." (Yorgun Merdiven)
- "Bakmayin siz zenginler kibar olur dendiğine, en kibarlar borçlu yoksullardır." (Yorgun Merdiven)
- "Ruh sükûneti muhteşem bir şey, kendinden hoşnut olmak da aynı şekilde. Sevgili dostum, keşke çok değerli bir mücevher olan bu duygu, güzel ve paha biçilmez olduğu kadar kırılgan olmasa." Goethe (Yorgun Merdiven)
- Nasıl korku verir sessizlik insana; İnsan nasıl konuşur kendisiyle; Nasıl koşar aynalara, Bir cana hasret, Bilmezler. (Yorgun Merdiven)
- Nedendir bilmiyorum, içim Erdem Bayazıt' ın şiirini okuyordu: Ey durup durup dalgalanan kalbim! Yorulup yorulup durulduğun gün Gerçek yorumu bulabilirsin. (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- Kapalı gökyüzü, gürültülü kalbim. (Bırakın Yürüsün Serçeler)
- "Biraz düşünmeyeeceğim, düşündüğüm yerden geliyorum." (Yorgun Merdiven)
Yorumlar
0 yorum