Kitap Künyesi
Yazar: Özgür Çakır
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755707617
Sayfa Sayısı: 78
--reklam--
Yükşehir Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Özgür Çakır, ilk öykü kitabı Yükşehir’de varolma çabasını, inancı, her türlü zorluğa rağmen hayatı anlamlı kılma inadını yalın bir dille ifade ederken, gündelik olanın içinde yitip gitmeye yüz tutan ayrıntıları özenle ayıklayıp karşımıza çıkarıyor.
Politik çalkantılar, ekonomik krizler ve işsizlikle sarmalanmış hayatların, enkaza dönüşmüş mekânların etrafında dolanırken insanın koşullara adapte olma gücünü ve üretkenliğini yer yer mizahi bir dille ortaya koyuyor. Kadıköy’den isimsiz kasabalara, kır çiçeklerinden yosunlara, derbeder birahanelerden terk edilmiş parklara uzanan öyküler…
Yükşehir Alıntıları - Sözleri
- Ama hâkim bey, ben masumum da bazı kavramlar değil.
- Dostlarım Ali ile Uğur'u, bir de annemi saymazsam, kendimi yanlış insanlara sevdirebilme konusunda fena sayılmam.
- Havuza temelden girmiş, sürekli çekirdek çıtlatan, memuriyetten emekli iki adam her zamanki yerlerinde oturuyor.
- Rahatsız edici derecede normalleşiyor herşey
- Hafıza kartı yanmış lan bu ülkenin.
- “ölülerle ve yaralılarla dolu metal bir kutunun içinde elim ayağıma dolanıyor şimdi.”
- İyi insanlardık ama bizden bir cacık olmaz.
- Yazma hevesin, hep bir gün yazacağımı sanarak kendimi avutuşum geldi aklıma. En azından deneyebilirdim. ‘Hayat izin vermedi.’ Bahanem hep hazırdı, hayat beklemezdi, izin vermezdi. Biz de kendi öykümüzü yazmıyor muyduk? Değecek bir ölümü de bekletmenin âlemi yoktu artık.
- Dostlarım Ali ile Uğur'u, bir de annemi saymazsam, kendimi yanlış insanlara sevdirebilme konusunda fena sayılmam.
- İyi insanlardık ama bizden bir cacık olmaz.
Yükşehir İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Özgür Çakır - Yükşehir... SEL Yayınlarından çıkıyor bu güzel öykü kitabı. Kendime çok yakın hissettiğim bir kitap okudum. "Havada Eylül Kokusu" isimli öyküde şöyle bir diyalog var: "Sılacığım gelince uzun uzun konuşuruz; ama kötü bir haberim var sana." - Anlamadım. "Seninle çalışamayacağız galiba." ... "Seni nereye konumlandıracağımızı bilemedik." -Koyaydınız menekşelerin yanına. " Anlamadım." Öykülerde mekan büyükşehir... Bira her zaman buzlu bardakta değil. Arkadaşlık gırla. Yersen dayak var. Parasızlık diz boyu; ama 1500 liraya çalışırsan iş de var ha işsizlik de telefonun ucunda. Aşık olmak serbest. Hak edene küfür de... Anlatılan senin hikayendir (de te fabula narratur)#özgürçakır #yükşehir #selyayınları #öykü #türkiyeedebiyatı #neokudum #neokusam #sahaf #bookstagram #instagram #zorbasahaf #book #kitap #kitaplık (Özgür Çırak)
"Edebiyat sevmek benim gözümde kıymetli bir şeydir, ama özel olarak öykü sevmek benim için ayrı bir önem taşır. Hadi biraz abartarak söyleyeyim: Bana göre iyi bir edebiyat okuru olmanın ölçülerinden biridir bu. Sinema sevmek, roman sevmek daha kolaydır, toplumun genel eğilimi de bunu doğrular zaten; öykü sevmek ise sıradan bir tercihi aşan, edebiyat içinde alınmış bir yolun bir işaretidir." der Murathan Mungan. Öyküler vazgeçilmezim.Yine bir öykü kitabı yine bir ilk kitap.Şehrin yükünü bırakıp geldiğim bir yerde, Özgür Çakır'ın kitabı "Yükşehir" tüm ağırlığıyla takip etti beni. Kötü mü asla değil, kitabın başarısı bence. "Karısını da kızını da kaybetti depremde.Önce kızını çıkarmışlar.Sonra dört gün dört gece beklemiş karısını.Tam cesede ulaştıklarında oradaydım.Görmez olaydım.Tahsin Abi koşmaya başladı.Arama kurtarma ekibini yardı.Herkes karısına sarılacak sandı ama ablanın bileğindeki, çürümüş bileğindeki...Of ya.Tahsin Abi asıldıkça asıldı çürümüş bileğe.İki bilezik vardı.Başladı çekmeye bunları.Bilezikleri paltosunun iç cebine koydu sonra. Delirmiş gibi bakıyordu etrafa.Kimse bir şey diyemedi.Kimse ama." Artçı-Yük Şehir Syf 25. (Özlem Akbaş)
Öykü okumak kadar sinirle dolmuş zihni gevşeten başka bir aktivite var mı bilinmez? Her öykü de yeni bir heyecan bulmak , başka insanların bambaşka hayatlarına ortak olmak , bazen kurgu bazen gerçek her nasılsa insan kendini tam ortasında buluyor bu düş yazınında. Bu kez İsmail Abi kitap ayracım ve yukarılardan bakan Franz Kafka dostum ile daldık öykülere. Yükşehir ; İstanbul öyküleri temalı , ev , iş , özel hayat ve günlük keşmekeşin tam ortasında kendiniz bulacağınız bir kitap. Başarısızlığa uğramış çabalar , mazide ki yaralar , sevdalar , ayrılıklar içeren keşke bitmesin dediğim öykülerdi. İyi okumalar dilerim . kitap/kitap--51548 (Aydın Kırklar)
Yükşehir PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Özgür Çakır - Yükşehir kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yükşehir PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Özgür Çakır Kimdir?
1977 yılında İstanbul’da doğdu. Kadıköy Anadolu Lisesi’ni bitirmesinin ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Uzun yıllar gazetecilik yaptı. Çeşitli dergilerde öyküleri yayımlandı. Yükşehir, yazarın ilk öykü kitabıdır.
--reklam--
Özgür Çakır Kitapları - Eserleri
- Yükşehir
--reklam--
Özgür Çakır Alıntıları - Sözleri
- “ölülerle ve yaralılarla dolu metal bir kutunun içinde elim ayağıma dolanıyor şimdi.” (Yükşehir)
- Rahatsız edici derecede normalleşiyor herşey (Yükşehir)
- Hafıza kartı yanmış lan bu ülkenin. (Yükşehir)
- İyi insanlardık ama bizden bir cacık olmaz. (Yükşehir)
- Ama hâkim bey, ben masumum da bazı kavramlar değil. (Yükşehir)
- İyi insanlardık ama bizden bir cacık olmaz. (Yükşehir)
- Dostlarım Ali ile Uğur'u, bir de annemi saymazsam, kendimi yanlış insanlara sevdirebilme konusunda fena sayılmam. (Yükşehir)
- Dostlarım Ali ile Uğur'u, bir de annemi saymazsam, kendimi yanlış insanlara sevdirebilme konusunda fena sayılmam. (Yükşehir)
- Yazma hevesin, hep bir gün yazacağımı sanarak kendimi avutuşum geldi aklıma. En azından deneyebilirdim. ‘Hayat izin vermedi.’ Bahanem hep hazırdı, hayat beklemezdi, izin vermezdi. Biz de kendi öykümüzü yazmıyor muyduk? Değecek bir ölümü de bekletmenin âlemi yoktu artık. (Yükşehir)
- Havuza temelden girmiş, sürekli çekirdek çıtlatan, memuriyetten emekli iki adam her zamanki yerlerinde oturuyor. (Yükşehir)
Yorumlar
0 yorum