Kitap Künyesi
Yazar: Nihat Genç
Yayın Evi: Kaynak Yayınları
İSBN: 9786051820125
Sayfa Sayısı: 216
--reklam--
Yurduma Alçakları Uğratma! Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Bu toprakların bağımsız ve usta kalemi Nihat Genç, Yurduma Alçakları Uğratma adlı bu kitabında
kendine has üslubuyla memleket meselelerini tartışıyor.
"19 yaşımdan beri kitapçı dükkânlarındayım. Geçen zaman içinde elime kitap almadığım tek bir günüm,
sahafa uğramadığım tek bir haftam, kazandığımın beşte birini kitaplara harcamadığım tek bir ayım olmadı. Bilgi birikimim, yazdığım yazıların içindedir… Bu ülkede ismini ezberden bildiğiniz yazarlardan daha çok sevildim. İlk kitabımla tanışanlar, artık kitaplarımın serisini yapmaya başlıyor. Bu yüzden okuyucularım beni ekranın ya da
yazılı basının gazıyla değil, bizzat okuyup, beğenip baş tacı ediyor. Beni pohpohlayan bir gazetem olmadı ama şimdi hayalinizin almayacağı büyük bir han sahibiyim, okumaya başlayan herkesin yolu mutlaka düşecek artık, ya ateş için çıra almak ya da yorgunluğunu bölüşmek için."
--reklam--
Yurduma Alçakları Uğratma! Alıntıları - Sözleri
- Kağnının tekerlerinden acı, ince feryatlar yükselir; öküz dayanamaz, tekerleğin dingiline "yükü çeken benim ağlayan feryat eden sensin" diye çıkışır.
- İnsanlık suçlarında ''zaman aşımı'' yoktur.
- ''vicdan'' insanlığın ta kendisidir.
- Öküzün önünde, eşeğin arkasında, aptalın ise hiç bir tarafında bulunma
- Hiçbir devlet, egemenliğini ''tavizler'' ve ''dayatmaların'' siyasetiyle sürdüremez.
- “ İsrail başka bir şey daha yaptı. Türk medyasını kullanmaya başladı. Avrupa medyasını zaten kullanıyordu. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da büyük bir gücü var. Türkiye’de ‘Milliyet’ gibi ‘Hürriyet’ gibi gazetelerin yazarlarını hep davet eder, gezdirir, iyi taraflarını göstermek için iyi ilişkilere girer, kendi aleyhinde yazanları düşman ilan eder. Bunları asla şöhret yapmaz ve ortaya çıkartmaz. Bugün Türkiye’de bir sürü insanın çabuk meşhur olmasının sebebi,bu tavırdır.”
- “ Biz insanlık vicdanından yanayız. Kim kimi öldürüyorsa, onun karşısına geçeceğiz”
- “ Benim muhalefetim asla susturulamaz. Ben bunu kırk defa söyledim. BENİM ANCAK CESEDİM SUSAR.”
- “ Şapşal, üçkağıtçı, onun bunun köpeği, kulu, müridi, bu yüzbinlerce tezgahcı adamdan sadece birini, cemaat olarak topluca değil, tek başına birini, bir tek kişiyi, Toros Dağları’ndan bir sedir ağacının yanına getirip koysam ya da Karadeniz’in ladinlerinin altına oturtsam, ‘üçbeş dakika şöyle tek başına memleketin bu güzel ağacının altında birkaç dakika bekle, düşün ,dur ‘ desem , Allah’a inanır gibi biliyorum bütün kirlerinden utanır.”
- “ Daha yüce, daha soylu, bir şey öğrendim, vicdan, bir kurum, bir parti, bir örgüt, bir iktidar, bir devlet, bir mezheple ilgili bir şey hiç değildir. Vicdan insanlığın ta kendisidir. Ya yeryüzünün bütün toprak parçalarında herkese eşitlik, herkese hukuk diyen bir yerde olabilmeliyiz ya da içtiğimiz su yedigimiz ekmek haram olsun bize.”
- “ Çok şey öğrendim ,anladım ki her insan iki ayaklı değil , öğrendim ki politik kurnazlıklara uzak duramayanlar ya birinin askeri ya da birinin mürididir.”
- “ Düzenbazların tahakküm kurduğu bu dünyada, kafanızın karışmasını istemiyorsanız çok basit bir soru soracaksınız, ölenler kim, servet ve şöhret sahibi olanlar kim?”
- “ Bu topraklar Fransız, İngiliz subayları gibi bağımsızlığını piyona başında kız kardeşleriyle milli marşlar okuyarak inşa etmedi, bu ülke bağımsızlığını köyüne bir daha dönmeyen askerleriyle inşa etti.”
- “ Oysa bir topluluğu millet yapan şey dil, din,ırk birliğinden daha önemlisi ,ortak düşmana , emperyalist ya da yabancı tahakkümüne karşı verdiği ortak bağımsızlık kavgasıdır. En doğru tanım budur. Kurtuluş Savaşı’mız da bunun en güzel örneğidir. ....Bir ülkeyi veya ulusu var eden dil ile din gelenekler değil ‘bağımsızlık’ kavgasıdır, bağımsızlığı için kim mücadele vermişse ‘dilini’belirleyen de onlar olmuştur.”
--reklam--
Yurduma Alçakları Uğratma! İncelemesi - Şahsi Yorumlar
''Yurduma Alçakları Uğratma'' adı kitabı bu sene Ankara kitap fuarından aldım. Nihat Genç'e de adıma imzalattım. Nihat Genç'in makalelerinden derlenen kitap geçmişte yaşananları hatırlatıyor. Nihat Genç'in üslubu çok güzel okurken keyif aldım. Tavsiye ederim. (Ayşe Başak Gürel)
Nihat Genç’in farklı dönemlerde kaleme almış olduğu yazılardan bir derleme bulacaksınız. Onun ülkemize, siyasete, yeni dünya düzenlerine dair fikirlerini okumak doyurucu olacak fazlasıyla. Buyurun. (Adem Kara)
--reklam--
Yurduma Alçakları Uğratma! PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nihat Genç - Yurduma Alçakları Uğratma! kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Yurduma Alçakları Uğratma! PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nihat Genç Kimdir?
Nihat Genç, (d. 1956, Trabzon) Türk gazeteci, yazar.
Yaşamı
İlkokulu Meryem Mehmet Kayhan İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi de Trabzon Ticaret Lisesi'nde okuyarak 1974 yılında mezun oldu. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi ile Ankara Bankacılık Okulu'na kayıt yaptırdı ancak siyasi olaylar nedeniyle bu okullardan ayrıldı. Ardından Sağlık İdaresi Yüksek Okulu'ndan 1983 yılında mezun oldu. Okul bitimi Sağlık Bakanlığı/Ankara Rehabilitasyon Merkezi'nde, ardından ise Kültür Bakanlığı’nda toplam dokuz yıl memuriyet yaptı.
Gençlik yıllarında gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı. 12 Eylül öncesinde, ülkücü hareketin genç entelektüellerinin en önemli isimleri arasındaydı ve çeşitli ülkücü dergilerde yazmıştı. O yıllardan bugüne, Bağımsız ve Kırmızı-Beyaz gibi ulusalcı siyasî dergiler ile Leman dergisinde yazıları yayımlandı. Kısa bir süre Akşam gazetesinde köşe yazıları yazdı ve bu gazeteden yine aynı gazetenin yazarı Engin Ardıç'ın Genç'in eskiden çalıştığı Leman dergisini Saddamcılık ve Apoculuk ile suçlaması sonucunda ayrıldı. 2008 Eylülü'nde Leman'a geri döndü. [1] Yazar 2008 yılının Aralık ayında Aydınlık dergisinde makaleler yazmaya başladı. Bir Soru - Bir Cevap adlı köşesinde Genç, güncel meseleleri ulusalcı bir bakış açısıyla değerlendiriyor.
Sky Türk adlı televizyon kanalında Serdar Akinan ile 2008 Eylülüne kadar "Nihat Genç ile Ne Var Ne Yok" adında bir program yaptı.[2] Kanal Akşam gazetesi ile kardeş kuruluş olduğundan, Genç, programına da son verdi. Bu progamın ardından ise 18 Ekim 2008 tarihinde Avrasya TV'de Lale Şıvgın ile ,"Nihat Genç ile Veryansın" programı yaptı.Son olarak günün siyasi olaylarını değerlendirdiği www.odatv.com adresinde yazıları yayınlanmaktadır.
Öykülerinde insancılık arayışı egemendir, insan hikâyeleri ile birlikte yaşanılan zamanların sorunlarını ve toplumsal değişimi gayet ince çizgilerle betimler ve kahramanlarını her zaman ezilen kesimden insanlar içinden seçer. Siyasi ya da siyasi olmayan fikir makalelerinde ise çok daha sert çizgilere sahip, kızgın ve hatta saldırgan bir tarza sahip olduğu görülür. Gizli ama derin bir yalnızlık duygusu, öykülerinde de fikir yazılarında da alt metni oluşturan güçlü öğelerden biridir.
2005 yılında Bilgi, Sabancı Üniversitesi ve Boğaziçi üniversiteleri tarafından düzenlenen İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri başlıklı konferansı eleştiren bir yazı[3] yazması üzerine uzun süredir tüm kitaplarını yayınlamış İletişim Yayınları, Nihat Genç ile ilişkilerini kesme ve kitaplarını yayınlamama kararı almış[4], bunun üzerine yazar kitaplarını diğer yayınevlerinden çıkarmaya başlamıştır.
Kitapları
Dün Korkusu (1989)
Bu Çağın Soylusu (1991)
Ofli Hoca / Şeriatta Ayıp Yoktur
Kompile Hikayeler
Dar Alanda Tufan 1993
Üfürükten Üniversite Bilimi (1993)
Soğuk Sabun (1994)
Köpekleşmenin Tarihi (1998)
Modern Çağın Canileri (2000)
Memleket Hikayeleri
Arkası Karanlık Ağaçlar (2001)
İhtiyar Kemancı (2002)
Amerikan Köpekleri (2004)
Edebiyat Dersleri (2004)
Nöbetçi Yazılar (2004)
Hattı Müdaafa (2005)
Karanlığa Okunan Ezanlar (2006)
Aşk Coğrafyasında Konuşmalar (2007)
Kavga Günleri (2007)
Veryansın (2008)
Bir Millet Uyanıyor 17: "Kavga Günleri" (2009)
Sordum Kara Çiçeğe (2009)
Yurttaşların Cinlerle Bitmeyen Savaşı (2011)
İşgal Günleri (2011)
Öykülerinden örnekler
Narlıbahçe Sokağı (Modern Çağın Canileri)
Şeriatta Ayıp Yoktur (Ofli Hoca)
Bu İşin Tövbesi Var midur? (Ofli Hoca)
İhtişam ve Sefalet (Köpekleşmenin Tarihi)
Türkan (Arkası Karanlık Ağaçlar)
Hero Marka Mızıka (Kompile Hikayeler)
İhtiyar Kemancı (İhtiyar Kemancı)
Televizyon programları
Nihat Genç ile Ne Var Ne Yok? (Sky Türk, 2003-2008)
Nihat Genç ile Veryansın (Avrasya TV, 2008-2011)
Nihat Genç Ko-nu-şu-yor! (Halk TV, 2012-...)
Nihat Genç İle Ver-yansın (Ulusal Kanal, 2013-...)
--reklam--
Nihat Genç Kitapları - Eserleri
- Karanlığa Okunan Ezanlar
- Köpekleşmenin Tarihi
- Veryansın
- Amerikan Köpekleri
- Memleket Hikayeleri
- İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?
- Arkası Karanlık Ağaçlar
- Aşk Coğrafyasında Konuşmalar
- Hattı Müdafaa
- İhtiyar Kemancı
- Soğuk Sabun
- Bu Çağın Soylusu
- Tek Tabanca
- Bizim De Günümüz Gelecek
- Modern Çağın Canileri
- Edebiyat Dersleri
- Kompile Hikayeler
- Dün Korkusu
- Aslanlı Yol'a Doğru
- Ofli Hoca
- Yurduma Alçakları Uğratma!
- Anadolu Yazarını Dinliyor
- Nöbetçi Yazılar
- Direniş Günleri
- İşgal Günleri
- Bir Millet Uyanıyor! 17
- Sordum Kara Çiçeğe
- Yurttaşların Cinlerle Bitmeyen Savaşı
- Opus 61
- Nihat Genç’le Veryansın
- One Man Show
- Saraya Kılınan Namazlar
- Bizi Kandırası Umman Bulunmaz
- İhtiyar Kemancı
- Dar Alanda Tufan
- Anadolu Yazarını Dinliyor
- Edebiyat Derslerine Giriş
--reklam--
Nihat Genç Alıntıları - Sözleri
- İnsanlar düzgün konuşuyor ölçülü konuşuyor diye uygarlık olmuyor insanlar istediği gibi rahat uluorta konuşunca uygarlık oluşuyor. (Nöbetçi Yazılar)
- Kelimelerin sonsuz gücü vardır. (Bizi Kandırası Umman Bulunmaz)
- Yaşadığım her gün ne kadar yoğun işim olursa olsun mutlaka elime bir kitap alır hiç değilse birkaç sayfasını okumaya karıştırmaya çalışırım, sebebi, Osmanlı ordularıyla topyekün yenildi mağlup oldu yüz yıl oldu içimizde acısı ağıtı yarası dinmedi ve bir şeyler yapalım, daha zinde daha akıllı olalım, cumhuriyet mağlup olmasın, diye... (Bizi Kandırası Umman Bulunmaz)
- “Hayattan memnun Amerikan işgalinden rahatsız değil, IMF canınızı sıkmıyorsa artık “mizahla” işiniz yok demektir. Mizahın, mutlu, bahtiyar, bana dokunmasınlar,keyifli, şeker bu tatlı yaşamın arasında yeri yoktur. Gayesiz,meselesiz insanlara mizahın söyleyebileceği bir şey yoktur.” (Hattı Müdafaa)
- Sebatkâr, sanatlı ve çok derin bir heyecanınız varsa ; dünyanın hiçbir hayal kırıklığı ve umutsuzluğu ve kilisesi ve ideolojisi ve patronu sizi yenemez. (Tek Tabanca)
- “Aydınlarımız iki yüzyıldır,şahlanmayı,ayağa kalkmayı öğretiyor ve her nesil kollarını, ayaklarını kırıyor.Bakın hâlâ İstanbul’un fethini öğretiyorlar. Bu nesle birileri ‘düşmeyi’ öğretsin. Bir tarafımızı kırmadan “düşebilmek...” (İhtiyar Kemancı)
- Batıya, malımızı verdik, madenimizi verdik batıya köle olduk, şebek olduk, köpek olduk, en onursuz ittifaklara girdik, batının ve diplomasinin kuklası olduk, komşularımıza bu yüzden kalleş olduk. ihanet içinde olduk, OrtaDoğu'yu topa tutan İncirlik'i peşkeş çekip batının işbirlikçisi olduk. Ama batı durmadı, hala bir şeyler istiyor, onurumuzu almakla yetinmedi, şerefimizi almakla yetinmedi, dinimizi topyekun kazımakla yetinmedi ve şimdi topraklarımızı komşularımızı ve tüm kutsallarımızı topyekün bizden almak istiyor. (Hattı Müdafaa)
- Yalan söylemeden büyümeyi başarabilecek miyim? İnsanlar çoğaldıkça, kalabalıklar, kitaplar, düşünceler, olaylar karmaşıklaşınca ne yapacağım? Şeytan tenine dokunuyor. Sapık diyecekler, kızgın demirlere oturtacaklar, pişman ol, tövbe et diyecekler, yeryüzünün en iğrenç pazarlığına alet edecekler beni. Hayır. Ben, yalan söylemeden büyüyeceğim... (Dün Korkusu)
- "Düşüncesi olmayan insanların, ellerinde yalnız, babadan, deden kalma gelenekler, kılıçlar, silahlar vardır." (Köpekleşmenin Tarihi)
- Millet fincana bakıp dünyalar ötesini görüyor, biz bir adım ötemizi göremiyoruz, gel de kendini yeme. (Hattı Müdafaa)
- "Çukur gözleri, artık bir onur adası olmuş kalbinden başka yerde rahat etmiyor gibi..." (İhtiyar Kemancı)
- "... O kadar insan suçlu hissediyor kendini. Artık topluma güvenmiyor. Medyaya güvenmiyor. Annesine güvenmiyor. Artık bilgiye güvenmiyor. Artık habere güvenmiyor, konuşulanlara güvenmiyor ve toplumdan kuşku duyuyor. Eğer çağımız bir depresyon çağıysa, bu sahte bilgi, sahte haber, yalan, uydurma, suçlama, söylenti, dedikodu, iftira ve yakıştırmaların; bu depresyon çağının büyümesinde katkısı yüzde yetmiş. Hepimizde her gün; biri bize iftira atacak, bizi yanlış anlayacak, yanlış şeyler söyleyecek, falan falan şeyler yapacak ve insanlar benim hakkımda kötü düşünecek duygusu. Bu duyguyu oluşturuyorlar." (Anadolu Yazarını Dinliyor)
- "... Batı’da ve Doğu’da, ‘Allah’la kul arasında bir aracı kurum’ tartışması gelmiş geçmiş tarihlerin en kanlı ve en hararetli tartışmasıdır." (Saraya Kılınan Namazlar)
- Oturup ürün, oturup tarla, bağ, oturup kültür üretmeye ve bağımsızlığın artık silahla ve marşla ve yaygarayla değil, bunlarla olabileceğini bilmiyorlar mı? Biliyorlar! Ama o zaman yüz yıllık iktidarları sarsılıp yok olacak korkusu taşıyorlar! Onlara ürün toplamak, kitap yazmak, gün boyu çalışmak çok kadınsı geliyor olmalı. Onlar lak lak dükkânları gibi, ağır makamların sert erkekleri... (İhtiyar Kemancı)
- Bir köy imamı kadar zekası olan insanlar 1400 yıllık İslam düşüncesini yeniden yazıp , moda oldular." (Edebiyat Dersleri)
- "Senin gözlerin kadar güzel bir ülkem olmadı." (Bu Çağın Soylusu)
- "Benim de bir zamanlar 'ne derler' dinim vardı. Bırakın bu ne derler dinini, ne derlerden arının çok hafifleyeceksiniz, hadi hoşçakalın." (Bu Çağın Soylusu)
- Bir kiraz ağacının altına on dakika uzansalar bütün panik bitecek biliyorum. (İhtiyar Kemancı)
- Şimdi sokaklarımızda gezinen halk, o fütursuz, lafını Karagöz gibi esirgemeyen halk değil.Şimdi sokaklarımızdaki bu halk, Hacıvatların yetiştirdiği halk... (Nöbetçi Yazılar)
- Hangi Müslümanlık, hangi ülkenin hangi mezhebin Müslümanlığı, hangi çağın Müslümanlığı? Anne babalarımızla yaşayan Müslümanlık mı, bugünlerde icat olunan ideolojik İslamcılık mı? (İslamcı Erol Nasıl Çıldırdı?)
Yorumlar
0 yorum