Zerdüşt'ün Sırrı - Osman Balcıgil Kitap özeti, konusu ve incelemesi
Zerdüşt'ün Sırrı kimin eseri? Zerdüşt'ün Sırrı kitabının yazarı kimdir? Zerdüşt'ün Sırrı konusu ve anafikri nedir? Zerdüşt'ün Sırrı kitabı ne anlatıyor? Zerdüşt'ün Sırrı PDF indirme linki var mı? Zerdüşt'ün Sırrı kitabının yazarı Osman Balcıgil kimdir? İşte Zerdüşt'ün Sırrı kitabı özeti, sözleri, yorumları ve incelemesi...
Kitap Künyesi
Yazar: Osman Balcıgil
Yayın Evi: Destek Yayınları
İSBN: 9786054607488
Sayfa Sayısı: 320
Zerdüşt'ün Sırrı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Pers İmparatoru Darius Babil, Mısır, Libya, Anadolu, hatta Trakya topraklarını ele geçirdi ama Yunan diyarından zaferle dönemedi. O ölünce, oğlu Kserkses babasının planını gerçekleştirmek için kolları sıvadı.
Krallar Kralı'nın Yunan'a karşı gireceği savaşı kazanamaması halinde dinlerinin tehlikeye düşeceğini öngören Zerdüşti bilgeler, geniş Pers topraklarında gözden ırak üç ayrı nokta ve reisleri özel olarak yetiştirilmiş dört klan seçtiler.
Yola çıkacak üç klandan hiç olmazsa biri, geleneklerin ve özellikle inek derisi üzerine altın harflerle yazılmış kutsal kitap Avesta'nın muhafızı olmayı başarabilecek miydi?
Bilge Rahip tarafından İÖ 500'lerde kaleme alınan Zerdüştiliğin kayıp kutsal kitabı Avesta, 2000'li yılların başında ortaya kim tarafından ve nasıl çıkartılacak?
Nietzsche'nin Böyle Buyurdu Zerdüşt! isimli kitabı için "Tam bir palavra" diyen Hint kökenli eski Avestan uzmanı Nasreddin Parsî, Türk yardımcısı Sungur İlyaslar'a kim olduğunu ve gerçek niyetini neden açıklamıyor? İngiliz bilim adamı Parsî, gönlünü Sivas kırsalında kaptırdığı Zerdüşti kızdan aşkına yanıt alabilecek mi?
Kürtlerin aynı coğrafyanın unsurları olan Türk, Pers, Arap gibi Müslüman; Süryani, Keldâni, Ermeni gibi Hıristiyan toplumlardan ayrışması gerektiğini düşünen PKK teorisyeni Hoca, eline "kaza eseri" geçen fırsatı kullanabilecek mi?
Silahların gölgesinde başlayıp, Irak'taki Kandil ve İran'daki Kozareş gibi PKK kamplarına hatta Londra, Paris gibi önemli başkentlere uzanacak büyük mücadelenin galibi kim olacak?
(Tanıtım Bülteninden)
Zerdüşt'ün Sırrı Alıntıları - Sözleri
- Halüsülasyon gören beyinleri ele geçirmek kolay, önemli olan duru beyinleri doyuracak fikirlere sahip olmak
- Eğitiminin ilk adımlarından itibaren sırların sonsuza kadar korunması gerektiğinin öğretildiğini söylemeyi düşündü ama onu da kendisine sakladı.
- “Bu havzada hayat nehre bağlı sürer. Nil taşar, bereketini topraklara yayar. Sonra çekilir ve köylü tohumlarını toprağa atar. Başaklar mart başından içinde bulunduğumuz mayıs ayı sonuna kadar boy verir. Nil deltasının her yerinde, köylüler ellerinde oraklarla tarlalara akın ederler. Bu süre zarfında bırakın ülkelerinin saldırı altında olmasını, dünya yıkılsa yapmakta oldukları işten vazgeçiremez onları. Çünkü önlerindeki bir yıl boyunca yiyecekleri, içecekleri, giyecekleri her şey bu tarlalardan elde edilecektir. Aksi takdirde çoluk çocukları aç, içeceksiz ve çıplak kalacaklardır...”
- “Neredeyse tüm yorumcular Zerdüştiliğin çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere geçişte bir dönemeç olduğunu söylüyorlar. Bu ne kadar doğru ?”
- Sonra gece oldu.Güneş sustu, yıldızlar söyleşmeye başladı...Ta ki sabah oluncaya kadar...
- “Ona de ki, 12 Eylül döneminde komünistlerin evlerini basıp kitaplarını topladığımda, beni en çok uğraştıran kitap, adını bile söyleyemediğim şu fırça bıyıklı adamın ki olmuştu. “
- “Ya da fena halde dayak yiyecek. Bu durumda, Perslerin yenilmezliği efsanesi de son bulacak. Sonra ne olacak biliyor musun ? Şu anda Pers boyunduruğunda olan , zamanında önümüze katıp kovaladığımız ve adlarını satraplık olarak koyduğumuz tekmil milletler bir araya gelip tepemize binecek,”
- “İşinizi yaparken , devletin işin içinde olduğuna dair en ufak bir kuşku yaratmamanız gerektiğini unutmayın. Girişimleriniz bir devlet politikası, kararı gibi görünmemeli. Aksi takdirde başımız ağrıyabilir.”
- "Kendimi akıllı bulmam. Kimse için de aptal diye düşünmem. Yüce yaratıcıya inanan birinin, onun yarattıklarıyla ilgili akıllı ve aptal diye ayırımlarda bulunması ve konuşması doğru olmaz. Takdiri ilahiden hesap sorulmaz değil mi? O öyle yarattıysa, mutlaka bir bildiği vardır."
- Sana bir şey söyleyeyim mi oğlum ? Bu ailede en son yorulacak olan sensin. Ben yorulsam bile, sen sakın yorulma. Olur mu ?
- “Çünkü akıntının tersine doğru kayığı kürekle ilerletmek imkansız. Tigris ve benzeri türde nehirlerde kayıkçılar küreklerini yola gitmek için değil, kayığa yön vermek için kullanıyorlar.”
- “Halüsülasyon gören beyinleri ele geçirmek kolay, önemli olan duru beyinleri doyuracak fikirlere sahip olmak , tıpkı Zerdüşt’ünkiler gibi”
- Ne çok ülke kurulmuş ve yıkılmış .
Zerdüşt'ün Sırrı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
#okudumbtti #kitapyorumu #osmanbalcıgil #zerdüştünsırrı Yanlış bilinenlerin üzerini çizerek başlamak isterim yoruma Zerdüşti ler... Ateşe veya suya tapmıyorlar,ölülerini dağı tepesine çıkarıp yabani hayvanlara da bırakmıyorlar bizler gibi onlarda toprağa gömüyorlar. Tarihin islamdan önce 300 yıllarında tek tanrılı dine geçen, insanlar arasında ilk sıralarda yer alıyorlar.Peygamberleri ZERDÜŞT tanrıları Ahura Mazda...... Baktria'dan yola çıkan 4 klan verdikleri kayıplarla birlikte bir kısmı Hindistan'a yerleşiyor bir kısmı Türkiye'de kalıyor ve bu ailelerden 2 si yüzyıllar sonra buluşuyor ve bir aşkla birlikte tarihi bir kurguya bu kitapta bir araya geliyor... Benim kalemini çok sevdiğim bir araştırmacı yazar olan sayın @osmanbalcigil hocam a teşekkür ediyorum ve bir kitap başka bir kitaba kapı açıyor ise okuyucuyu sarmış, içine almıştır diye düşündüğümden belkide sıradaki kitabım bu konuya bağlı kalacak.... Bir kaç alıntı ile dav edeyim sizleride içine almasını dilerim.... Bizler, ateş yansın diye buradayız. Sakın ola ki biz burada olduğumuz için ateş yanıyor diye düşünmeyin.... Kendimi akıllı bulmam. Kimseyi de aptal diye düşünmem. Yüce yaratıcıya inanan birinin, onun yarattıklarıyla ilgili akıllı ve aptal diye ayrımlarının bulunması ve konuşması doğru olmaz. Takdiri ilahiden hesap sorulmaz değil mi? O öyle yarattıysa vardır bir bildiği.... Zerdüşt kadın erkek eşitliğini savunurken şunları söylüyor:Tanrı kadın ve erkeği arkadaş olsunlar diye yarattı. Arkadaşlar birbirine boyunduruk takmaya kalkabilir mi? İntihar için :Eğer bizi Tanrının yarattığına inanıyorsak, kendi canımızı bile almış olsak, bu ona karşı durmamız anlamına gelmez mi? Zinaya, ölü bedenlerle temas kurmaya, özellikle de kedi, köpek gibi hayvanları öldürmeye hep akıldan hareket ederek karşı çıkıyor... Ülkeler ve kentler insanlara benziyor dostum;onlarda tıpkı insanlar gibi doğuyor ve büyüyor. Tek fark kentlerin ölümsüz olması. Buna karşılık onlar el değiştiriyor. Taş ve toprak söz konusu olunca, ölüm kavramı yerini el değiştirmeye, zaman içinde yenilenmeye bırakıyor. Dikkatle bakarsan, hepsinin küllerinden yeniden doğmuş olduğunu fark edersin... #destekyayınları (Duygu korkmaz)
1955 yılında İstanbul'da doğan Osman Balcılgil ekonomi eğitimi görmüş olmasına rağmen, bu meslek dalında neredeyse hiç çalışmamış.Önce gazetecilik ardından televizyonculuk daha sonra da dergi, gazete, televizyon sektörlerinin haber bölümlerinde muhabir, editör ve yönetici olarak çalışmış. 2007'den bu yana da, ağırlıklı olarak da roman yazıyor. Yazarla, Zerdüşt'ün Sırrı romanı ile ilk defa tanıştım.(Yazarın üslubunu sevdim.Yaptığım araştırmalar ve okuduğum tavsiyeler üzerine diğer romanlarını da ilk firsatta edinmeyi düşünüyorum) Romanda, Bilge Rahip tarafından İ.Ö 500'lerde kaleme alınan Zerdüştiliğin kayıp kutsal kitabı Avesta 'nın izini sürüyorsunuz. Yazar, tarihi bir arka planın içine gerçek kişileri öyle titizlikle yerleştirmiş ki, geçmiş ve günümüz adeta iç içe geçmiş. Sanırım bunda yazarın araştırmacı gazeteci olmasının ve meseleye nereden ve nasıl yaklaşması gerektiğini çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor. Benim gibi, dinler tarihine ilginiz varsa (özelllikle de ilk tek tanrılı din kabul edilen Zerdüştlik üzerine) kolay okunur ve akıcı dili ile bu romanı kesinlikle seversiniz. Ancak konu hakkında çok fazla bilgiye sahip değilseniz roman sizlere sıkıcı gelebilir, bilginize. (nurdanileokumakeyfi)
Zerdüşt'ün Sırrı: Osman Balcıgil bu kitabında İslamiyet Öncesi inanışlardan tek tanrıları din olan Zerdüşiliği anlatmıştır. Yunan topraklarını ele geçirmeye çalışan Pers İmparatoru Darius bu istediği gerçekleştirememiştir. Onun ölümünden sonra yerine geçen oğlu Kserkses, Pers ordusunun yenilmez olduğunu göstermek için babasının yarım bıraktığını işi bitirmek istemektedir. Yunan topraklarını ele geçirmek için yapılabilecek her şeyi göze almıştır. Kendi ülkesinin dini inanışını ile bu amaç için kullanmıştır. Yaptırdığı yerleşkelere diğer dinlere inanlarının da desteği almak için uygun cümleler yazdırmıştır. Bunu daha önceden tahmin eden Zerdüşti din adamları, kutsal kitapları Avesta'yı korumak için üç ayrı grup seçmiş bu kitabı üç ayrı grubun liderlerine ezberletmiştir. Daha sonra yapılan toplantılarda bu üç klanın Pers topraklarını terk etmesi kararlaştırılmıştır. Gizliliğe büyük önem veren büyük Zerdüşt'ün torunu bu üç klana doğrudan nereye gideceklerini söylemez. Son gidilecek nokta Melitene kasabası gibi gözükse de aslında amaç Perslerle karşılaşmamaktır. Klanda son yaşayan insan kalıncaya kadar bu dini inanış korunarak varlığını devam ettirecektir. Osman Balcıgil kitabın derinliğini de düşünerek ve biraz daha aksiyon olması için olayın içine PKK belasını da katmış. Bana PKK olmasaydı da olurdu ama bunu da göz ardı etmemiş anladığım kadarıyla. Bir de Zerdüşt'ün korunu ve Kral Yolunun koruyucusuna ne olduğunu merak ettim. Keşke Kserkses onlar için nasıl bir son hazırladığını öğrenebilseydim. Ama asıl önemli konu tabii ki Avesta'nın korunmasıydı. Bunu kitabı okuduktan sonra öğreneceksiniz. :d (Kovulan Adam)
Zerdüşt'ün Sırrı PDF indirme linki var mı?
Osman Balcıgil - Zerdüşt'ün Sırrı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zerdüşt'ün Sırrı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Osman Balcıgil Kimdir?
Ulusal gazete, dergi ve televizyonların haber bölümlerinde muhabir, editör ve yönetici olarak uzun yıllar çalıştı (1977-2000). Bu dönemde yaptığı araştırma, yazdığı yazı ve televizyon programlarıyla pek çok ödüle layık görüldü. Latin Amerika’da yaptığı çalışması 1988 yılında Gazeteciler Cemiyeti tarafından yılın röportajı olarak seçilmesini sağladı. Haberciliğini, siyasal ve sosyal konularda yazdığı araştırma türünde kitaplarına da yansıtan Balcıgil, Sürekli Basın Kartı sahibi.
2000 yılında gazetecilik yaşamını noktalayan Osman Balcıgil’in roman formundaki son çalışması Zerdüşt’ün Sırrı Destek Yayınevi tarafından 2012 Temmuz’unda yayınlandı. 2011’de aynı yayınevinden yayınlanan Bilginin Efendisi, üç hafta gibi kısa bir süre içinde ikinci baskısını yaparak önemli bir başarıya imza atmıştı.
Osman Balcıgil Kitapları - Eserleri
- Pisagor Tepkisi
- Dante'nin İstanbul Cehennemi
- Zerdüşt'ün Sırrı
- Bilginin Efendisi
- Mason Locasında Aşk ve Kılıç
- 53. Risale
- Ters Kanatlı Şahin
- Celile
- Yeşil Mürekkep
- İdamın Günlüğü
- İpek Sabahlık
- Ben Celile Nazım Hikmet'in Annesi
- Ben Sabahattin Ali
- Karanlık Oda
- Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale
- Ben Suat Derviş
- Latin Amerika'nın Atardamarları
- Putlar Yıkılırken
- 50 Maddede Ezoterizm
- En Hüzünlü Eylül
- Kara İblis Firarda
- Toplum: Her Şeye Müstehak Toplum: Layığı Bu Değil
- Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var
Osman Balcıgil Alıntıları - Sözleri
- Erdal Eren, gerçekleştirdiği iddaa edilen Zekeriya Önge'nin öldürülmesi olayının üzerinden henüz sadece kırksekiz gün geçmişti ki, idama mahkum edildi. Eren'in davası bir dönemin yargılanmaları hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için son derece "iyi" bir örnek kuşkusuz. Daha da önemlisi, genel olarak idamların geri alınmaz bir cezalandırma biçimi olduğunu ifade etmeye imkan vermesi... Onsekiz yaşında olduğu da kuşkulu olan bu genç idamından bir kaç saat önce yazdığı mektupta, annesi ve babasına, kendisine bu cezanın işlemediği bir suçtan dolayı verildiğini anlatıyor, onlara " Bununla amaçlanan insanlara gözdağı vermektir." diye sesleniyordu. (İdamın Günlüğü)
- Kendini bırakma Suat... Bırakmayacağım abla. Kendim beni bırakana kadar bırakmayacağım. (Ben Suat Derviş)
- Günün günü var. İnsanın ihtiyacı olduğunda, kendi parası gibisi yoktur. (Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale)
- 'Bakin Bay Sebottendorf, önceki konuşmalarımda da size bunu anlatmaya çalıştım. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Milliyetçi bir dalganın Turkiye'yi teslim alması, bu dalganın giderek Almanya ve oteli Avrupa ülkeleriyle bütünleşmesi kuşkusuz Türkiye için de iyi olur. Bunun için elimizden gelen çabayı göstermeliyiz, gösteriyoruz. Yalnız, sizin de anlamanız gereken bir şey var, Anadolu toprakları Avrupadan farklı. Burada yaşayan insanlar, dünyevî ve uhrevî meselelerden, Avrupalilarin anladıklarını anlamıyor. (Ters Kanatlı Şahin)
- Bir ara sol koltuğunun altındaki revolveri, sağ iç cebindeki Enam-ı Şerif'i yokladı... Sonra mottosu haline getirdiği cümleyi yüksek sesle tekrarladı: "Tıpkı eski günlerde olduğu gibi ha! Şeytan da zaten. (Ters Kanatlı Şahin)
- Güz sabahı üzüm bağında Sıra sıra, büklüm büklüm Salkımlarda tanelerin, Tanelerde aydınlığın, Aydınlıkta yüreğimin. Tekrardaki mucize gülüm, Tekrarın tekrarsızlığı! (Putlar Yıkılırken)
- “Aslanım Beşiktaş!” dedi içinden. Facebook’ta dolaşan “Takımım Fenerbahçe –ya da Galatasaray– yükselenim Çarşı” mesajları da gösteriyordu ki Çarşı grubu sadece Beşiktaşlıların değil tüm sporseverlerin gözünde devleşmişti. (Pisagor Tepkisi)
- "Ama..." dedi kendi kendine."Susmak, susmayı kabullenmek, gerçekleri görüp de susarak bir hayat geçirmek de onursuzluk olurdu." (Yeşil Mürekkep)
- "Özlemi çıkart geriye bir şey kalnaz..." (53. Risale)
- "Aradan yaklaşık on ay geçtikten sonra, 12 Ocak 1949 tarihli gazetelerde 'Sabahattin Ali Bulgar sınırında öldürüldü' şeklinde bir haber yer aldı. Değerli yazarın cesedini bir çoban bulmuştu." (Ben Sabahattin Ali)
- "Hayat korkakları affetmez.Kaybettigin tek savaş uğrunda savaşmaktan vazgeçtiğindir." Che Gueavera (Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var)
- Bırakın bir rüyayı anlatmayı, gözle görülüp elle tutulan olayları anlatmak bile sanıldığı kadar kolay değildir. (Dante'nin İstanbul Cehennemi)
- Geçmek bilmez ki ama şimdi o kadar saat. (Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale)
- Ya ben umutsuz bir vakayım yada felsefeler kifayetsiz. (Mason Locasında Aşk ve Kılıç)
- “İnsanlarda tek zorlu kanun Savaşlarda yoksulluğa karşı Kendilerini ayakta tutmaları Ölüme karşı yaşamalarıdır…. “ #Eluard (Ters Kanatlı Şahin)
- Çünkü savaş sadece silah ve askerle değil, cephe gerisindekilerin maneviyatını yüksek tutmak suretiyle de yapılır. (Nefesi Tutku Olan Kadın: Afife Jale)
- Boylarımız uzadı ama karakter kıtlığı çekiyoruz. Para üzerine para koyuyoruz ama ilişkilerde sıfıra sıfır elde var sıfır. Pencerelerinin içinde çok şeye sahip olduğumuz, boş odalarımızda yaşama zamanındayız. (Mason Locasında Aşk ve Kılıç)
- Nasıl yaşayacağına, toplumun kendisi karar vermeli. Birileri değil. (Karanlık Oda)
- İbn-i Heysem " Gün ,güneş ufkun ondokuz derece altında ağarmaya başlıyor günün agarma olayı güneş ondokuz dereceye çıktığında bitiyor" o zaman ki şartlarda bu bulgulara ulaşmak müthiş gerçekten (53. Risale)
- "Çünkü yapılmış olan,yapılan ve eğer mudahele edilmezse binlerce yıl daha yapılmaya devam edilecek olan, bilgelerin bilgeliklerinin yok edilmesi ve akıllıların akıllarının boşa çıkartılmasından başka birşey değil.Demek istediğim, birileri tanrı rolüne soyunmuş,ötekilerde bunu kabullenmiş durumda.Tanrinin bundan haberi olduğunu hiç sanmıyorum. (Pisagor Tepkisi)