Kitap Künyesi
Yazar: Işık Ergüden
Yayın Evi: Sel Yayıncılık
İSBN: 9789755709307
Sayfa Sayısı: 61
--reklam--
Zifir Olsun! Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Yazının hayata, hayatın yazıya tercümesi poetik, politik ve etiktir. Bu yüzden Zifir Olsun! zehir zıkkım olsun…
“Yazan, yazdığı kadar ve yazmak istediği kadar yazmıştır; muhtemelen.
Yazanın, anlaşılmaz, kapalı ya da muğlak bırakması, okura bir tür saygıdır; belki de.”
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Zifir Olsun! Alıntıları - Sözleri
- Birisi, buluşalım, görüşelim derse eğer, durup düşünüyorum önce, onunla geçireceğim zamanı bir kitap okuyarak geçirsem daha mı huzurlu, mutlu olurum diye.
- Ölmenin en üzücü yanı başkalarına verilen sözü yerine getirememek, oyunu istemeden de olsa yarıda bırakmak olmalı.
- Ölmenin en üzücü yanı başkalarına verilen sözü yerine getirememek, oyunu istemeden de olsa yarıda bırakmak olmalı.
- "Beni en fazla korkutan şey unutmak, duygularımı unutmak, düşüncelerimi unutmak, unuttukça aynı şeyleri yaşamak, hep aynı şeyleri, tıpkı bu toplum gibi..."
- Ne yıllarca kurduğumuz hayallere sığabiliyoruz burada, ne de hiç hayal bile etmediğimiz hayatlara..
- Birisi, buluşalım, görüşelim derse eğer, durup düşünüyorum önce, onunla geçireceğim zamanı bir kitap okuyarak geçirsem daha mı huzurlu, mutlu olurum diye.
- bazen geçmiş de uzun sürer sevgilim gün uzar gece uzar kadehte aşk uzar papatya falı bakmaktan yorulur hayat yol uzar
- "kardeşim sessizlik, soy kendini ağaran taştan, bu densiz karanlıkta!/ yazının hayata, hayatın yazıya tercümesi poetik, politik ve etiktir. Bu yüzden, zifir olsun, zehir zıkkım olsun..."
- Yazan, yazdığı kadar ve yazmak istediği kadar yazmıştır; mutemelen. Yazanın; anlaşılmaz, kapalı ya da muğlâk bırakması, okura bir tür saygıdır; belki de.
- Başkalarının bunca rahat taşıdığı hayatlara, kimliklere, ilişkilere imrenip öykünmeli mi yoksa kendi yaşantı kırıklarımı derleyip süsleyip karşılarına mı koymalıydım bilemiyordum.
- bazen geçmiş de uzun sürer sevgilim gün uzar gece uzar kadehte aşk uzar papatya falı bakmaktan yorulur hayat yol uzar
- Ölmenin en üzücü yanı başkalarına verilen sözü yerine getirememek, oyunu istemeden de olsa yarıda bırakmak olmalı.
- Kendimi hep bir entropi halinde hissettiğim, giderek yozlaştığım duygusu sadace benim bileceğim bir yok-anı olarak bile kalmayacak evrenin bir yerinde. Bu yüzden kendi yüzüme sürmeliyim bütün dünyanın bokunu, dışkısını ki herkes görsün nasıl bir şeydir yaşamak ve ölmek. entropi: düzensizlik (kaos)
- Hayali bir kendim yaratıyorum her şeyin ve herkesin tertemiz olduğu. Araya zamanı ekliyorum, her şeyin ve herkesin giderek yozlaşıp çirkinleştiği. Kendimin de.
--reklam--
Zifir Olsun! İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Zifir Olsun! PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Işık Ergüden - Zifir Olsun! kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zifir Olsun! PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Işık Ergüden Kimdir?
Deneme yazarı, çevirmen. 24 Şubat 1960, İstanbul doğumlu. Tam adı Ali Işık Ergüden. General Galip Ergüden’in oğlu.
Galatasaray Lisesi mezunu. Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümündeki öğrenimini yarım bıraktı. Siyasi faaliyetleri nedeniyle 1979-91 arası hapiste kaldı. Redaktör ve çevirmen olarak yayınevleri ve dergilerde çalıştı. Çalışmalarını İstanbul’daki bir yayınevinde redaktör olarak sürdürdü.
--reklam--
Işık Ergüden Kitapları - Eserleri
- Sessizliğin Anarşisi
- Hapishane Çağı
- Zifir Olsun!
- Kurgusuz ve Yaşanmamış
- Kurşunkalemle
--reklam--
Işık Ergüden Alıntıları - Sözleri
- “Benden günlük şeyleri yaşama yeteneği olan bir insan yarat.” KAFKA (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- Sen takıldığı girdapları gerçek sananlardansin. O keskin duyarlığın bu yaşamın en güzel anlarını hep tuz buz eder, deşeler. Senin gibi rüzgârını yanında taşıyanları barındırmaz hiçbir yer. Unut artık! (Kurşunkalemle)
- "Hayatımdaki hiçbir şeyin henüz kalıcı olmadığını düşünerek kurşunkalemle yazıyordum..." (Kurşunkalemle)
- Aptallaştırılmış, etikten değerden yoksun, paradan ve sopadan başka tapacak şeyi kalmamış, ırkçı, milliyetçi bir güruh, hapishaneye herkes kadar yakın ve uzak dururken, kitaba ve düşünceye muhtemelen hep uzak kalacaktır. (Hapishane Çağı)
- Gövdemdeki çözülmeyi seziyorum ama bunu kimseye anlatamam. Kendime sahip değilim. Toparlayamadığım bir dağılma süreci bu yaşadığım (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- Oradaydım. Kendimi kendimden uzakta, başka hayatların eşiğinde, hazırlıksız hissediyordum. Onca açık seçikliğin yanında benim varlığım da yokluğum da ancak bir rüya olarak sürebilirdi. Her şey bana temas eder, sürtünürken ben hiç iz bırakamazdım; bir uyku haliydim. Oradayım: İnsanların beni benimsemeleri, yeniden aralarına almaları için düzenlenmiş bir törende. Bütün eşyaların üzeri örtülü, her şey naylon torbalar içinde. Sadece kristal taklidi avizenin ışıkları dolaşıyor ortalıkta. Susuyorum. Önceki susuşlarım gibi. Konuşursam özenle yumuşatılmış bu ortam, sesime alışık olmayan kadehler, tabaklar, biblolar gibi kırılacak. (Kurşunkalemle)
- Hayali bir kendim yaratıyorum her şeyin ve herkesin tertemiz olduğu. Araya zamanı ekliyorum, her şeyin ve herkesin giderek yozlaşıp çirkinleştiği. Kendimin de. (Zifir Olsun!)
- "Beni en fazla korkutan şey unutmak, duygularımı unutmak, düşüncelerimi unutmak, unuttukça aynı şeyleri yaşamak, hep aynı şeyleri, tıpkı bu toplum gibi..." (Zifir Olsun!)
- Bekliyordum. Hiçbir ilişkinin -eğer ilişki varsa- ve sözün -eğer söz varsa- öncesi ve sonrası olmadığını, her şeyin başka şeyler arasında bir yerlerde var olduğunu -durduğunu- bilerek bekliyordum. (Kurşunkalemle)
- Oldukları gibi yaşamaktan kaçanlar, anlık görüntülerine özen gösteriyorlar (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- Uyanmak yetmiyor (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- İnsan, kendi trajedisine ağlamamayı, yaşamının lirik şiirini, yurtsuzluğuna ve kopukluğuna övgü yaparak taşımayı bilmelidir (Hapishane Çağı)
- "Ölümden söz ederken ölüyoruz hepimiz. Sussan ya, iki sözcük arasındaki bir sus zamanı değil midir yaşam?" (Kurşunkalemle)
- Hiçbir yaşantı düşlendi diye gerçek olmaz (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- Kimse tek başına değil, kimse bir köprüde değil. Herkes, tek tek ve anonim, çok ve adsız.. (Sessizliğin Anarşisi)
- Kendinden kaçma (Kurgusuz ve Yaşanmamış)
- bazen geçmiş de uzun sürer sevgilim gün uzar gece uzar kadehte aşk uzar papatya falı bakmaktan yorulur hayat yol uzar (Zifir Olsun!)
- Okuduğu tek kitabın kendi içini sürekli okuyarak yazdığı bir kitap olduğunu, hayatı seyreder haliyle başkalarının hayatlarına katıldığını anlamak için kımıltıstızlığına dikkatle bakmak yeterliydi. Kımıltısızlıkta bir oyun muzipliği de olabilirdi, hep ölümüne koşmuş bir insanın sonunda yakalayıp durdurduğu ölüm hali de. (Kurşunkalemle)
- Yaşadıkça yok oluyor insan, yaşamaktan neden sakınayım? (Kurşunkalemle)
- "Söz, söz değil artık: gürültü, dedikodu, itiraf, ifşaat; iftira, ispiyon, ironi, parodi... her türlü sahici ilişki ihtimalini ortadan kaldıracak kadar aşırı-gerçek, bu nedenle de sahte bir söylem manzumesi. Hemen hemen her söz basitleştirilmiş ya da kabalaştırılmış; dolaşımın ve pazarın çoktan parçası; iktidarların, kitlenin işgali altında..." (Sessizliğin Anarşisi)
Yorumlar
0 yorum