Kitap Künyesi
Yazar: Isabel Allende
Çevirmen: Mehmet H. Doğan
Orijinal Adı: El Zorro
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750705960
Sayfa Sayısı: 440
--reklam--
Zorro Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Zorro, 19. yüzyılda, İspanyol egemenliğindeki Kaliforniya'da yaşamış bir efsane kahramanıdır. Çizgi filmlerden, çizgi romanlardan anımsayacaksınız: Maskeli Zorro, İspanyol valinin zorbalığına karşı halkın yanında yer alır. Üç kılıç darbesiyle 'Z' işareti bırakır düşmanlarının yüzünde. Günümüzün 'süper' kahramanlarına hiç benzemez. İnsanüstü güçleri yoktur. Kılıcı, kırbacı ve zekâsı vardır yalnızca. Bugüne dek birçok yazarın kaleminden geçen Zorro'ya, bu kez, Ruhlar Evi'nin, Eva Luna'nın yazarı Isabel Allende yepyeni bir soluk getiriyor. Söz büyücüsü Allende, genç Diego Vega'nın Zorro'ya nasıl dönüştüğünü anlatırken, efsaneye hayal gücünü katıyor; bu çok bilinen öyküyü hem bir gerilim romanına dönüştürüyor, hem de eğlendirici kılıyor.
--reklam--
Zorro Alıntıları - Sözleri
- Kötü gününde bir arkadaşa el uzatmayacaksa ne işe yarar dostlar?
- Asla öfkeyle dövüşme.
- Bellek kırılgan ve kaprislidir; işimize geldiği gibi hatırlar ve unuturuz.
- Kalp dönektir.
- Bellek kırılgan ve kaprislidir; işimize geldiği gibi hatırlar ve unuturuz. Geçmiş çok sayfalı bir not defteridir, o sayfalar üzerine hayatlarımızı zihin durumumuza göre değişen mürekkeple yazarız.
- Kendine yabancı bir dünyada yaşamak ve sorunlardan uzak kalmak zorunluluğu, tedbirli ve sahteci yapmıştı onu.
- Kalp ani dönüşler yapabilen kaprisli bir organdır.
- "Kalp ani dönüşler yapabilen kaprisli bir organdır "
- "Aşk insanların aklını bulandırmak ister .. ama önüne geçilmez değildir ."
- İlk ders: sakin olun. Asla öfkeyle dövüşmemelisiniz. Kılıcın sebatı ve sağlamlılığı aklın ılımına bağladır. Bunu unutmayın.
--reklam--
Zorro İncelemesi - Şahsi Yorumlar
bebek zorrodan başlamak güzeldi. Kızıderili kültürüyle zenginleştirilmiş olması şahsen benim ilgimi çekti. Keyifli okunabilecek bir roman hele can yayınları 7₺ kampanyasıyla aldıysanız (snm altndg)
Zorro/ Yorum: Zorro adaleti öyle süper güçleriyle değil kılıcı, cesaret ve en önemlisi zekasıyla sağlayan bir kahraman. Filmini çocukken izleyip aşırı keyif almıştım. Kitabı görünce kesinlikle okumak istedim ama sanırım bunda hata yapmışım çok farklı anlatımlarla Zorro’nu hikayeleri varmış ve bu onlardan biriymiş. Kitap beş bölümden oluşuyor. Sonlara doğru heyecanı aşırı artan bir hikayesi var. Yazar Zorru’nun hikayesini çocukluktan itibaren ele almış bu kısımlar sıkıcı olsa da ilerde Zorro’nun kimliğini belirleyen asıl olaylar bu bölümler de yatmakta. Bazı bölümleri olma da olurdu yine sanki uzatılmış gibiyi. Bir de çeviriyi beğenmedim. Yazarın tarih bilgisine hayran kaldım. Her şeyi en ice ayrıntısına kadar işlemiş bu nedenden kitap ayrı hoşuma gitti. Ben beğenerek okudum eksikleri olsa da okurken keyif aldım. Kitapla Kalın. kitap/kitap--1221 yazar/i710 (Ceyda S.D⠀ོ ⠀ོ)
Elinizden bıraktığınızda yeniden elinizin gitmediği türden kitaplar olur ya Zorro benim için onlardandı. Sabırlı okurların bile sabrını zorlayabilecek türden bir okuma sunuyor yazar size. Aralarda çok az diyalog içeren upuzun bir anlatı. Akıcı olmamasından dolayı bir macera romanı niteliğinde olan bu kitabı okuması oldukça sancılı oldu benim için. Hikayesine gelirsek çoğumuzun az çok fikri, bilgisi var Zorro'ya dair. Güçsüzlerin yanında duran kendince adaleti sağlamaya çalışan bir kahraman o. Başka bir yazarın kaleminden çıkmış olsaydı Zorro'nun hayatını ve maceralarını okumak daha keyifli olabilirdi. (Müzeyem)
--reklam--
Zorro PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Isabel Allende - Zorro kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Zorro PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Isabel Allende Kimdir?
Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.
--reklam--
Isabel Allende Kitapları - Eserleri
- Ruhlar Evi
- Aşktan ve Gölgeden
- Japon Sevgili
- Zorro
- Kış Ortasında
- Kaderin Kızı
- Eva Luna
- Paula
- Sararmış Bir Fotoğraf
- Canavarlar Kenti
- Yüreğimdeki Ülkem
- Maya'nın Günlüğü
- Pigmeler Ormanı
- Eva Luna Anlatıyor
- Denizin Altındaki Ada
- Canım Sevgilim Inés
- Altın Ejder Krallığı
- Günlerin Getirdiği
- Cinayet Oyunu
- Aphrodite
- Tüm Unutulmuşlar Adına
- Sonsuz Düzen
- Porselen Peri
- Eva Luna
- Denizin Uzun Taçyaprağı
--reklam--
Isabel Allende Alıntıları - Sözleri
- “Tüm duyumlar gibi ağrı da ruhun içine girmeye yarayan bir kapıdır,” demişti ona. “Ne hissettiğini ve neyi hissetmek istemediğini sor kendine. Dikkatini bedenine ver. Buna odaklanırsan, ağrının değiştiğini ve içinde bir şeyin açıldığını göreceksin ama aklının sana rahat vermeyeceği konusunda uyarmalıyım seni, düşüncelerle, hayallerle, anılarla senin dikkatini dağıtmaya çalışacaktır; çünkü o nevrozun içerisinde kendi rahatı yerindedir ...” (Cinayet Oyunu)
- Savaş gerçekleşmesi mümkün bir geleceği tasarlamakdan kurtarmıştı onu. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- Kader değişebilir,ama karmayı arındırabilmek için bütün hayatı değiştirmek gerekiyor,hatta belki bu bile yetmiyor. (Günlerin Getirdiği)
- İnsanın aklında kalan ve hiç unutulmayan şey şiirdir. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- ... otorite karşısında yerlerde sürünen ama eline birazcık fırsat geçti mi acımasızlıkta üstüne olmayan ödleklerden biriymiş. (Cinayet Oyunu)
- "Kadın o sevimsiz ve kuru sözcükleri ayırdı,o pek çiçekli olanları da seçip attı, çok kullanılmaktan eskiyenlerden de kaçındı, o olası olmayan vaatler sunanları ,gerçeklik taşımayıp, karmaşık olanları bir kenara itti, sonunda erkeklerin düşüncelerine kesinlikle dokunacak ,kadınların heveslerini uyacak sözcükler kullandı " (Eva Luna Anlatıyor)
- "İnsanlar ancak unutulduklarında ölürler. Beni hatırlayabildiğin sürece hep seninle olacağım." (Eva Luna)
- "Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir " (Japon Sevgili)
- "Aşk insanların aklını bulandırmak ister .. ama önüne geçilmez değildir ." (Zorro)
- “Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir” (Japon Sevgili)
- "Hüzün..." Terapistin söylediği gibi Willie'nin de benim de hayatımızda hüzün vardı, ama bu, insanı felce uğratan bir duygu değil, gerçekleri renklendiren kayıpların ve zorlukların bilinciydi. (Günlerin Getirdiği)
- Öyküler çeşit çeşittir. Kimi daha anlatılırken doğar, onların malzemesi dildir; birisi onu sözcüklere dökmeden önce bu sadece yaşanmış bir heyecandır, zihnin bir kaprisidir, bir görüntüdür ya da dokunulmazlığı olan bir anıdır. Kimileri ise, anlamını yitireceği korkusunu taşımadan sonsuza dek yinelenebilecek türden, elmalar gibi bütünlük taşıyan öykülerdir. Gerçek dünyadan alınıp sonra üzerinde hayal gücüyle çalışılanı da vardır, bir anlık bir esinle doğan ve anlatıldıktan sonra gerçeklik kazananı da. Ve gizli öyküler vardır, hani belleğin karanlık köşelerinde saklı kalmış olanlar, bunlar canlı organizmalar gibi kökler, antenter salarlar, şişler, yumrular üretirler, asalaklarla kaplanırlar ve zamanla biter karabasana dönüşürler. Kimi zaman şeytanları kovmak için bunları masal gibi anlatmak gerekir. (Eva Luna Anlatıyor)
- Eskiden iki-üç kişi bir araya geldi mi en önemli konu politikaydı; bir odanın içinde iki Şilili varsa, mutlaka üç tane de siyasi parti olurdu. (Yüreğimdeki Ülkem)
- Buralarda gölgeler güneş batmadan çok önceden inmeye başlar, manzara ıssız, hoş bir hal alır, yankı onların düşüncelerini devleşmiş biçimiyle uzak bir kartalın çığlığı olarak yansıtırdı. (Aşktan ve Gölgeden)
- "Çok bilen kişinin insanlığa karşı daha çok görevleri vardır." (Kaderin Kızı)
- Tanrı nin gözünde eşit değildik, çünkü sosyal sınıfları ve insanlar arasındaki farklılıkları bizzat O yaratmıştı. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
- Kimi zaman acıyı engelleyemeyiz, ama kendi tepkimizi denetleyebiliriz. (Günlerin Getirdiği)
- Onursuz bir hayat yaşanmaya değmez. (Maya'nın Günlüğü)
- Bizde bir erkek, içinde yemek yediği tabağı yıkadı mı karısına ya da annesine 'yardım etmekte olduğunu' sanır ve bu yüzden takdir edilmeyi bekler. (Yüreğimdeki Ülkem)
- Bilge kişi alçakgönüllüdür , çünkü ne kadar az şey bildiğini bilir, (Sararmış Bir Fotoğraf)
Yorumlar
0 yorum