Kendinizi
sürekli yorgun hissediyorsanız, sabahları yataktan kalkmak tam bir işkence
haline geldiyse ve odaklanma, konsantrasyon problemi çekiyorsanız, siz de bahar
yorgunları kervanına katıldınız demektir. Peki bu durumdan kurtulmanın yolu
nedir?
İlk cemreler düştü ve bahar geldi ama tek başına gelmedi yanında yorgunluğu, halsizliği de getirdi. Bahar yorgunluğu mevsimsel geçişlerde uyum sağlayamayan bünyelerin en büyük kabusu. Kış aylarında yavaşlayan metabolizmanın bahara geçişe adapte olamaması bireylerde yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk yaratmakta ve bu durum bireyin hem özel hayatını hem de iş performansını olumsuz etkilemekte. Peki bu durumu engellemek veya azaltmak için neler yapmalıyız?
KALİTELİ BİR UYKU: Gün içerisinde ki performansı etkileyen en önemli etken kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku sabah güne dinç başlamamız ve bilişsel performansı en etkin şekilde kullanabilmemiz için çok önemli.
FİZİKSEL EGZERSİZ: Bahar yorgunluğunun en büyük düşmanlarından biri de spordur. Kış aylarında daha az hareket ederiz bu da metabolizmamızın yavaşlamasına neden olur. Bahara girdiğimiz şu günlerde egzersiz yapmak özellikle de açık havada yürümek hem metabolizmamızı hızlandırmada hem de güne dinç uyanmamızda en büyük yardımcımız olacaktır.
BESLENME: Her
şeyde olduğu gibi bahar yorgunluğunda da en önemli etken beslenme. İnsan
vücudunun ortalama %70’inin su olduğu düşünülürse suyun bedenimiz için ne kadar
önemli bir ihtiyaç olduğu anlaşılabilir. Daha dinç bir beden için su tüketimine
çok dikkat etmek gerekiyor. Günde en az 10 bardak su tüketerek daha dinç daha
sağlıklı bir bedene ve ışıl ışıl bir cilde sahip olabilirsiniz.
Uzun süre aç kalmak şekerin düşmesine (hipoglisemiye) neden olur.
Hipoglisemi; stres, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetleri beraberinde
getirir. Bahar yorgunluğunda bu istenmeyen durumları yaşamamak için öğün
aralarını sıklaştırmalı ve uzun süreli açlıktan kaçınmalıyız. Bunun için de
sağlıklı ara öğünlere ihtiyacımız var. Sağlıklı ara öğün olarak; meyve, süt
veya ayran, kuruyemişler tüketilebilir.
Baharın gelmesiyle baş gösteren sindirim sistemi problemlerini
ortadan kaldırmak için, günlük alınan posa miktarını artırmak gerekir.
Öğünlerde salata yemek, kabuğu ile yenebilen meyveleri soymadan tüketmek, tam
buğday, kepek, çavdar gibi posalı ekmek tercih etmek bu problemleri önlemek
için başlıca çözümler arasında sayılabilir.
Kahvenin dinçlik sağladığı ve metabolizmayı hızlandırdığı bilinir.
Evet bu doğru ama her sabah güne daha zinde başlamak için kahve içerek başlamak
doğru mu? Her sabah güne ilk kahve tüketerek uyanmak kafein duyarlılığınızı
artırır ve git gide zinde uyanmak için içtiğiniz bu içecek baş ağrısı nedeniniz
olabilir. Güne kahve ile başlangıç yapmak yerine yumurta, beyaz peynir, bol
yeşillik, 1 tatlı kaşığı bal veya pekmez, posalı ekmek ile yapacağınız bir
kahvaltı ile güne başlayarak metabolizmanızı doğru bir şekilde hızlandırın ve
bedeninize güne zinde başlamak için doğru enerjiyi verin.
Güne zinde başlamak istiyorsanız uyumadan iki saat önce yeme
işlemini bırakın. Uyumadan yemek
midenizde rahatsızlık hissi yaşatabilir ve kalitesiz bir uyku sebebi olabilir.
Ve yatmadan önce daha kaliteli bir uyku için kafein içeren içeceklerden
kaçının.
Yorumlar
0 yorum