Siyasi Tarih dersindeyiz. Bu dönemin ilk dersinde ortaçağ ve Reformu işledik ve halen normal tarih ve Siyasi Tarih dersi arasındaki farkı anlamış değilim. Daha bu konu bitmedi ama ben aceleyle yazmak istedim bu meseleyi…
Roma imparatorluğu halden hale girmiş. Halk bir yandan imparatorluktan baskı görürken diğer yanda da Katolik Kilisesi tarafından sömürülüyor.
Özellikle Katolik kiliseleri Endülijans denilen sistemle halkın malı mülkü ne varsa cennetten yer vermek kaydıyla elinden alıyor. Tam bu sıralar Reform denilen hareket baş gösteriyor. Peki nedir Reform? Reform, 15. ve 17. yüzyıl boyunca tüm Avrupa'yı etkileyen Katolik Kilisesi' ne karşı yapılmış dinsel bir harekettir. Reform hareketleri önce Almanya'da sonrasında ise Fransa, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerinde de etkili olur. Bu reform hareketi Hıristiyanlığın yeni ve büyük üç mezhebinden Protestanlığın oluşmasını sağlamıştır. Bunun öncüsü ise hem Rönesans’tan haberdar hem de dini bilgisi üst düzey. Din sömürüsüne karşı ilk tepkisini Katolik kilisesinin duvarına –TANRI İLE KULARASINA KİMSE GİREMEZ- yazısını yazarak koyuyor. Bu kıvılcımın ardından yangını büyütme adımı olarak incili kendi diline çeviriyor. Yangın Avrupa’da Katolik ve Ortodoks Hıristiyanlarından sonra Protestan’lar meydana getiriyor. Kıvılcımı atan Martin Luther 65 yaşında bu dünyadan göç ediyor.
Konu bu değil aslında bu siyasi tarih dersinden aklımda kalanlar. Kadim Akademinin düzenlemiş olduğu Çarşamba seminerlerinin pek çoğuna katılmışımdır. Katılımın sabit ve belli başlı kişilerin olduğu bu seminerler genelde eskiden bahseder çok nadir günümüze değinir ama hiç gelecekten bahsetmez. Biz bugün gelecekten bahsedeceğiz. Gelecekten bahsederken gelecekten haber vermeyecek varsayımlar yapacağız.
Türkiye’de din alanında reform yapılsın. Bizim Martinimiz yok ama Mert’imiz var. Martin reform hareketini o dönemin en büyük devleti olan Kutsal Roma Germen imparatorluğunda yaptı. iktidarda Şarlken vardı. Katolik kilisesi ve imparatorluk paslaşıyordu. Kilise 1-0 öndeydi.
Türkiye’deyiz % 51 oy alan Ak Parti iktidarı var ve Cumhurbaşkanı olmasına rağmen kabul edilen tek lider Recep Tayyip Erdoğan var. Ardından Diyanet İşleri Başkanlığı var. Buna karşın az bir dini eğitimi olan ve Eşitliğe inanan bizim Mert var. Mert reformu yapmak için ilk olarak Gezi parkında ayaklandı halkı kışkırttı. Baktı bir şey olmuyor bu defa iktidarın yanında olup dindar görünen bir yapıyı kullandı o da olmadı. Seçimlerde çağdaş (!) düşünen tüm yapıları bir araya getirip reform yapmak istedi yine olmadı. Mert’e biraz yardım edelim mesela bir sabah kalksın Cami duvarına bir şeyler yazsın ve bu planı tutsun. Halkın %40’ı Mert’in izinden gitsin. Buraya kadar dinde reforma benziyor olabilir ama bundan sonrası Bizde Reform Kısmına giriyor.
Bizde Reformun ikinci günü belki de ilk gününde Diyanet kaldırılacak ve bunun ardı sıra kesilmez Camiler kapatılır, Tekke, Medrese, İmam Hatip Okulları, İslami Sivil Toplum örgütleri ve din adına ne varsa ortadan kaldırılır. Herkes kendi evinde ibadetini yapsın. Din dersleri kaldırılsın laiklik canlansın… denilir.
Yorumlar
2 yorumBence oldukca iyi olmus. Kardes calismalarina devam. Allah cc yardimcin olsun
Tespitlerinizle giriş yapacağınız konu arasında bağlantı kuramamışsınız, son paragrafta içinizden geçeni birdenbire atmışsınız tecrübeli yazarlardan ders almanızda fayda var,<br>başarılar..