Ben sizlere Hayırlı Ramazanlar diliyorum…

Ben eskileri yazıyorum diyorum ya okurlarıma. Çok eskileri, güzel eskileri…

Peki, eskilerde ramazanlar dedim araştırdım. Birçok güzellikler buldum. Bakın sizlere tek - tek bulduklarımdan anladıklarımı aktarayım.

Eski Ramazanlar da erkekler kadar kadınlarda eğlenirmiş. Hatta bazı yerlerde kadınların daha da çok eğlendiklerini yazıyorlar.

·        Daha mutlu olduklarını,

·        Daha neşeli olduklarını yazıyorlar.

Sebebi? Eşleriymiş. Eşler Ramazan ayının kutsallığından, on iki ayın sultanı olduğundan eşlerine pek güzel davranırlarmış. Çok hoşgörülü olurlarmış. Onların Ramazan ayında; gece misafirliğe gitmelerine ve misafir davet etmelerine itiraz etmezlermiş.

Neler yapılırmış derseniz:

·        Zengin evlerin yemeklerini Arap bacıları yaparmış,

·        Orta halli evlerin yemeklerini tabi evin hanımı yaparmış, ne zaman yaparmış biliyor musunuz? Eşi teravih’teyken yaparlarmış.

·        Yemekler bittikten sonra gece gezmeleri başlarmış.

·        Kadınlar kendi aralarında eğlenceler yaparlarmış.

Gelelim sahur yemeklerine:

Sonra, sahur yemeği öyle pek çeşitli olmazmış.

·        Börek,

·        Pilav,

·        Erik, kayısı kurusu ya da pestili ile yapılmış hoşaf ve bir sebze,

·        Et yemeği olurmuş.

 

Bu yemeklerin hepsi sahurda yapılmazmış tabi… Bir kısmı iftardan kalırmış. Hanımlar ona göre hazırlarlarmış yemeklerini…

Şimdi gelelim Ramazan ayında kadınların eğlencelerine:

·        Tiyatrolara, orta oyunlarına gidebiliyorlarmış.

Bazı erkekler, eşlerinin Şehzade başı, Direkler arası piyasa gezintilerine çıkmalarına bile izin veriyorlarmış.

Bütün bunlara rağmen; Ramazan gecelerinde kadınlar en çok kendi aralarındaki eğlenceleri severlermiş. Her akşam birinin evinde toplanırlarmış.

Erkekler teravihten çıkınca, kadınlar; fenerleri yakarmış, yanına da çocuklarını, kaynanalarını, varsa elti ve görümcelerini, hala ve teyzelerini de alırlarmış,  kalabalık bir halde, giderlermiş. Herkes birbirine aynı şekilde gelirmiş. O zamanlar kutsal aile bağları şimdiki gibi değilmiş. Bir kere kalabalık olarak yaşarlarmış. Büyükleri ile birlikte olurlarmış. Çocuklar büyüklerin yanında yetişirlermiş. Babaanne, anneanne dedeler, halalar, amcalar… Kalabalık akşam yemeklerinin lezzetini düşünüyorum da muhteşem olmalı diyorum. Düşünün uzun masa etrafında tüm sevdiklerinizle yemek yiyorsunuz. Oh maşallah… Geçenlerde benim bir okurum Şarkın modern gelini adlı kitabımı okumuş.

“Siz ne kadar çok kalabalık aileyi seviyorsunuz. Bütün kitaplarınızda özellikle buna değiniyorsunuz.”demiş.

Doğru. Bence bu büyük bir saadet…

Gelelim Eski Ramazanlara… Evet. Kadınlar akşamları bir araya geldiklerinde neler yapıyorlarmış?

·        Fıkralar anlatırlarmış,

·        Hikâyeler anlatırlarmış,

·        Fincan oyunu oynarlarmış,

·        Keten helvası, kestane pişirirlermiş,

·        Kapıdan geçen bozacıdan boza alırlarmış,

·        Karşılıklı oynarlarmış.

·        Genelde büyükler masallar, hikâyeler anlatırmış, hem de arkası yarın şeklinde olurmuş. Ertesi akşam merakla beklenirmiş.

·        Sahura kadar devam edermiş bu eğlenceler…

Sonra herkes evlerine; yemekler hazırlamaya…

Sahur yemekleri hazırlanırmış, eşleri, babaları, ataları, oğullar ve aile fertleri ile sahura – sahur yemeğine dualarla başlar, dualarla bitirirlermiş. Lezzete bakın lütfen. Ne kadar güzel…

Ben bunları dinledikçe inanın o kadar çok heyecanlanıyorum ki. Sizlere bunları belki de tam aktaramıyorum. Bunlar, bu güzellikler bizleri terk edeli uzun zaman oldu. Şimdi telaşımızın ismi değişti. Çok çalışmalıyız düşüncesinden ziyade; çok paramız olmalı ve bizim olmalı kavgası bizlerden neleri almış götürmüş!

Komşularımızın kim olduğunu bilmiyoruz kaldı ki, sahurda kalabalık olarak ziyarete gidelim. Akrabalarımıza bile öyle gidemeyiz şimdi!

Birileri ile görüşmek, bir araya gelmek artık bir sebepten dolayı oluyor ne yazık değil mi?

Hepimizin zamansızlığı var. Kime sorsanız haklı olarak zamanım yok diyor. Bu bir gerçek zaman aralığı daraldı. Bunu biliyoruz. Eskinin uzun zamanları artık yok. Bizler onu da yok ettik.

Ramazan on iki ayın sultanı bize her sene hatırlatma yapmıyor mu? Hadi demiyor mu? Eskilere bakın. Güzellikleri davet edin. Komşunuzu tanıyın, arkadaşlarınızı ihmal etmeyin. En çokta akrabalarınızla birlikte olun. Onlar sizin kanınız, canınız.

Sizlere Hayırlı Ramazanlar diliyorum…