Bizim için kutsanmış olan yer; mevki değil, çalışmak için sarf ettiğimiz emektir.Bu topraklarda kabul gören bu düşünce, bize çalışmanın ibadet olduğunu hatırlatır.Kendi içselliğimizde vücut bulan bu mülahaza, kalbimizden yükseklere arşa ulaşır.Bu ecdad:‘Mağrur olma padişahım,senden büyük yaratan var diyen bir milletir.’Bu sözden yola çıkarak siyasilerimizin seçim sürecindeki sözleri ve tavırları,halkın hizmetkarı olduklarını unutmamaları gerektiğini hatırlatma zarureti doğurmuştur.
Zira unutulmamalıdır ki; sultan Süleyman’a bile kalmayan, şu kısacık ömürde siyasete kazık çakmakta beyhude bir çabadır. Dünyasal mevkiler dışında , dünyanın ta kendisi muvakkattır.(geçicidir)Tek gerçek manevi gücümüz,yaptığımız doğru ve güzel şeylerdir.Toplumdaki her kesim bir düzen içinde iş bölümü ile birlikte yaşar.Kimisi öğretmendir,öğretir.Kimisi de fırıncıdır,ekmek pişirir.önemli olan birlikte toplumun güçlenerek yaşayabilmesidir.Hatta asıl önemlisi; toplumumuzun hep birlikte zenginleşmesi ve renklenmesidir. Bunların yapılmasında en etken olanda bireylerin bu zenginleşmeye sunduğu katkının oranı ve kalitesidir.
O sebeple bir bakkalın çırağı da bir başbakan, bir general ve ya bir sanatçı kadar önemli ve kıymetlidir. Çıraklık makamı da en az ustalık kadar son derece saygındır Nerede dürüstlük ve liyakatlık varsa; orası makamların en muteberidir.
Benzer şekilde hizmetten, gayretten ,azimden uzak,kim olursa olsun onun makamı onu saygın kılmaz.Makamlar bu anlamda olmazsa hiçbir şey ifade etmez.
O halde siyasiler ve bütün makam sahipleri unutmamalıdır ki; çalışma makamı aslında bir hizmet mevkiidir.Ve aslında her makam sahibi halkının hizmetkarıdır.Bütün siyasiler bilmelidir ki halk milletinin efendisidir.Hizmette mağrurluk yok efendilikte mağrurluk vardır.Asıl mağrurluk milletin ve makam sahipleri ise efendilerinin yani vatandaşının hizmetindedir.
Yorumlar
0 yorum