“Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı ise gelecek nesilleri düşünür.”  

Geçen seçimlerde yazdığım yazılarımdan birinde not aldığım James F. Clarce’in bir sözü ile başlamak istedim yazıma. Ve yazımda “Ne yazık ki ilimiz gerçek anlamda yeni nesilleri düşünecek bir devlet adamını yetiştirmediği gibi en azından siyasette gündem yaratacak bir siyaset adamını da yetiştirememiştir.”şeklinde kendimce bir tespitte bulunmuştum.

Tabi aradan 4 yıl gibi uzun ama çabucak geçen bir dönem geçti. Malumunuz partilerde beklenen milletvekili adaylarının isimleri kesinlik kazandı. Adaylar tek tek açıklandı. Açıklananlar arasında devlet adamlığı vasfını taşıyanların yer alması yukarıdaki söz açısından benim için geçen seçimden bu seçime kazanılan en büyük başarı oldu.

DANANIN KUYRUĞU KOPTU

Bugün geçen yazımın devamı olan bu haftaki yazımı yayınlamak için son rötuşları yapıp yayına verme düşüncesindeydim. Aslında biraz da siyasetten uzak kalma taraftarıydım ama yine de kalemi elimize aldık işte…  Siz değerli okuyucularımla dananın kuyruğunu koparan bu listeler üzerinde uzun uzadıya görüşmeler yapınca bu yazı kafamda şekillenmişti bile. 

Şüphesiz ilimizde de en çok merak konusu olan AK Parti adaylarının isimleriydi. Okuyucularımın çoğu özellikle AK Parti listesini sürprizle karşıladıklarını söylüyorlardı. Bunun sebebi de özellikle birinci sırada İstanbul eski Valisi Muammer Güler, ikinci sırada Gönül Bekin Şahkulubey ile üçüncü sırada Abdurrahim Akdağ’ın olmasıydı.  

Tabi benim için sürpriz olmadığını sizlere söylesem. Belki sizlerde şaşırıyorsunuz, ki görüştüğüm okuyucuların çoğu benim bu tavrıma şaşırmışlardı. Oysa önceki gün avukat Abdulmenaf Baysal’ın düğün törenindeyken bize ayrılan masada yaptığımız kritikte AK Parti listesindeki il 3 adayı sıralaması ile selpak üzerine yazıp liste üzerinde uzun uzadıya konuşmuştuk. (Ki bu vesile ile Abdulmenaf kardeşime ve eşine bir kez daha ömür boyu mutluluklar diliyorum) Tabi bu sıralamayı daha önce de değerlim dostum Dr.Adem Özden ve Kadir Üründü ile de konuşup bir yere not almıştık.

BAŞBAKAN İPUÇLARINI ZATEN VERMİŞTİ

Bunu nerden mi sallamıştık? Aslında bu sıralamayı Başbakan’ın açıklamalarındaki satır başlarını iyi okuyarak çıkarmıştık. Başbakan’ın sahil bölgelerine ve BDP’nin ağırlık verdiği yerlere ağır toplarını göndereceği iması,  mevcut milletvekillerinde büyük bir değişime gideceğini söylemesi, kadın adaylarına pozitif ayrımcılık yapacağını ifade etmesi, Kürtlerin ağırlıkta yaşadığı illerde demokratik açılımın önünü açacak adaylara destek vereceğini söylemesinin yanında temayül yoklamalarının aday sıralamasında tek kriter olmadığı açıklamalarındaki ipuçlarını bir araya getirdiğimizde hali ile 141 aday adayı arasında böyle bir sıralama ortaya çıkıyordu. Bu demek değildir ki aday adayları arasında listeye girmeyi hak eden başka kimse yoktu. Bilakis liste içinde bilgi ve birikimi ile donanımlı birçok aday adayı mevcuttu. Ki aday adaylığı sürecinde genel anlamda hemen herkes milletvekilliği çıtasının AK Parti’de yüksek olacağına dikkat çekiyordu.

Ben sadece hayırlısını diliyorum. İsimlere ve kişilere takılmıyorum. Listeler kesinleştikten sonra yanlışta olsa doğruda olsa, bu listeyi kabul etmek zorunda kalıyor seçmen. Daha önce de söylediğimiz gibi kim gelecekse gelsin ama adam gibi adamlar gelsin. Kendi için değil Mardin için çalışan, Hakka ve halka karşı olan sorumluluklarını yerine getiren, var olanla yetinmeyip, yeniliklere imza atan, sorunları çözmenin yanında akla hayale gelmeyen projeler üretip herkesi şaşırtan isimler istiyoruz demiştik. İnşallah bu isimler bu dilek ve temennilerimizi boşa çıkarmaz.

MUAMMER GÜLER KAYIP MI YOKSA KAZANÇ MI?

İşte bu isimlerden Muammer Güler’in Mardin’den aday gösterilmesi kazanç mı? Yoksa kayıp mı? konusu çok konuşulacak ve tartışılacak. Kimilerine göre kayıp. Nedeni, Muammer Güler’in uzun süre valilik yaptığı İstanbul veya başka bir şehirden aday gösterilmesi Mardin’in yararınaydı, çünkü bu hesapla Mardin’in milletvekili sayısı 7’e çıkmış oluyordu. Bu düşünceyi benimseyenler arasında aday adayları ve mevcut milletvekilleri vardı. Çünkü Muammer Güler şartlar ne olursa olsun bir milletvekilliğini kapatıyordu, bu da siyasetçilerin hesabına gelmiyordu. Ki bazıları da Güler’in Mardin doğumlu olmasına rağmen Mardin ile ilgili herhangi bir çalışmanın içinde olmamasını örnek vererek adaylığına tepki gösteriyorlardı.

Bize göreyse Muammer Güler’in Mardin’den aday olması Mardin için inanılmaz bir kazançtır. Muammer Güler vali ve müsteşarlık görevlerinde olmasına rağmen döneminde Mardin’e 10-20 milyonluk maddi destek sağlamışken, Mardin’den aday olması halinde ise bu rakam 4-5 katına çıkacak. Nitekim bunun göstergesi olarak birkaç örnek verecek olursam kendisi İstanbul Valisi iken bugünkü değeri ile 10 milyon TL’yi geçen Sabancı Kültür Merkezi ve Kent Müzesini Mardin’e kazandırmıştı. Müsteşarlık görevindeyken ise eski hükümet konağının onarılarak üniversiteye devir edilmesi ile bir lisenin yaptırılması için 10 milyon TL değerinde bir paranın Tekstil İşverenler Sendikası aracılığıyla aktarılmasını sağlamıştı. Kendi düşüncem ve beklentim de bu katkının giderek devam edecek olması yönünde. Elbette Muammer Güler’e bir bakanlık veya AK Parti genel merkezinde verilecek üst düzey bir görevle takdim edilmesi de ilimiz açısından ayrı bir güzel ve gurur verici olacak.

Özellikle İçişleri bakanlığına getirilmesi konuşulan, hem bürokratik görevler de, hem de devlet adamlığı vasfı ile kendisini kabul ettirmiş bir kişinin Mardinli olması ve bu ilden aday gösterilmesi Mardinliler açısından çok anlamlıdır. Kendisinin Mardin’den aday gösterilmesinin ilimiz açısından önemi büyüktür. Bilgi ve birikimiyle Muammer Güler’e bundan sonra daha da fazla sahiplenilmelidir. Ama siyaset öyle bir şey ki; birileri bundan rahatsızlık duyacak ve Muammer Güler’in adaylığına karşı çıkanlar da olacaktır. Ki en çokta Güler’in gelişi ile parti teşkilatına kurumsal bir kimlik kazandırılacağı için teşkilatı ellerinde bulunduran mevcut kelli felli adamların homurtacağına inanıyorum. Bu arada geçenlerde AK Parti İl başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında Muammer Güler’in adaylığını sorduğumuz İl Başkanı Lokman Sinanoğlu’nun açıklamalarına baktığımızda ise il başkanının kendisine çoktan sahiplendiğini gösteriyor.

Tabi bu tartışmalar daha çok su götürecek gibi. Bizler de önümüzdeki günlerde bunun değerlendirmesini yapacağız. Sürprizleri konuşacağız, beklentileri paylaşacağız ve ortaya çıkan listeye rağmen nelerin konuşulduğunu sizlere aktaracağız.

Bu süreçte Mardin halkı, sonuç ne olursa olsun ve milletvekilliğine kim seçilirse seçilsin Mardin´e hizmeti şiar edinen isimlerin kazanmasından yanadır ve bu tavrını da sanırım sandıklara kesinlikle yansıtacaktır diye düşünüyorum.

CHP SÜRPRİZ YAPTI

Kulislerde halkın geniş bir kesimi eğer AK Parti yeni isimlerle liste oluşturması halinde eski konumunu koruyabilir. Yoksa eski tas eski hamam misali olursa Ak Parti Mardin’de hayal kırıklığı yaşar diyordu. Bu değişim büyük oranda gerçekleşmiş oldu. CHP’ye gelince bence CHP şimdiden yenilgiyi kabullenmiş durumda. Ve bana göre en büyük sürprizi CHP yaptı. Oy potansiyeli olanları göz ardı edip parti küçük olsun benim olsun yolunda hareket ettiği görülüyor onun için CHP’ye söylenecek çok fazla söz yok. Çünkü partide ismi geçen ve aday olması beklenen birçok isim listede yer almadı. İsmi geçenlerin yerine en azından Mustafa Tuğmaner’e birincilik verilebilirdi. Mardin’in CHP acısından tek kazanımı Derikli hemşerimiz olan Aydın Ayaydın’ın İstanbul’dan seçilebilecek yerden listeye girmesidir.

***

Mardin’in mevcut fotoğrafı bu. Unutulmaması gereken milletvekili seçiminden sonra ne olursa olsun fark etmeyecek olan tek şey; halkın hizmet beklentisidir.