Bol güneşli anları iliğimize kadar hissedip yaşadığımız bu günlerde sizlerle gündemi yeniden takip etmeye başlayacağım.
Üniversitemizle aynı zamanda kurulan üniversitelerin yerleşke sorunlarını bitirip eğitim binalarının temellerini atıp önümüzdeki sene eğitime açacakları haberlerini almamıza rağmen bizlerin halen yerleşke sorunu ile uğraşmamız,
Milletvekilleri arasında esen soğuk rüzgarlara bir yenisinin daha eklenerek üniversite ve valilik arasında yaşanması,
İl merkezinde belediye ve valilik bünyesinde sürdürülen bazı yıkım ve onarım çalışmalarının plan ve proje dahilinde gerçekleşmemesi ile ayrımcılık yapıldığı iddiaları,
Beyaz-su Projesine kredi veren ülkelerin onaylarını çekmeleri,
Mayınlı arazilerin temizlenme yasasının anayasa mahkemesi tarafından kısmen iptal edilmesi,
Kızıltepe - Viranşehir arasında köstebek yuvasına dönen yolun bölünmüş yol yapılma çalışmalarının durma noktasına gelmiş olması,
Nakliyecilerin yüklenici firmalar ile yaşadığı sorunlar,
Mayıs ayında inşaatına başlanılacağı ifade edilen Nusaybin Sınır Kapısı için bugüne kadar hiçbir çalışmanın yapılmaması,
Kurumlardaki tembel ve hantal yapının önüne geçilememesi,
Bu listeyi uzattıkça uzatabiliriz. Tabi bu sorunların çoğu kangren hale dönüşmüş ve geçen yıllardan kalma biriken sorunlar. İlimizin geleceği açısından büyük önem arz eden ve yukarıda sıraladığım bazı sorunların ivedilikle çözülmesi gerekiyor.
Tabii şunu da hatırlatayım bu sorunların hepsini tarihe not düşmek adına kalemimiz el verdiğince yazmaya çalışacağız.
Bilge Köyü ve Mardin Belediyesi
Evet, Bilge Köyü sayesinde derin bir sessizliğe bürünen güzelim şehir Mardin, son günlerde ard arda düzenlediği etkinliklerle sesini yükseltmeye çalışıyor.
Sempozyumun konusu ve katılımcıları ile ilgili tonlarca yazı yazıldığı için ben de kimsenin değinmediği bir iki notu sizinle paylaşmak istiyorum.
Mardin’in geleceğine dair yaşanacak değişimin şekillenmesine öncülük edeceğine inandığım ve beyin fırtınalarının yaşandığı sempozyumda bu konu enine boyuna bir şekilde tartışıldı.
Son çeyrek asırda bölgedeki sosyal sarsıntıyı sözde tahlil edip sorunlara çözüm bulmak için bugüne kadar yapılan binlerce sosyolojik rapor ve sosyal aktivitelere rağmen Bilge Köyü hadisesinin yaşanması bize bugüne kadar yapılan bütün çalışmaların vitrine oynamaktan öteye gidemediğinin göstergesi olmuştu.
Belediyenin düzenlediği sempozyumun da ‘Vitrinlere çıktık, gazetelerde yazıldık’ düşüncesinden öteye geçerek kentin geleceğine dair söz sahibi olmasını istiyordum. Hatta bu sempozyum, bir platforma dönüştürülerek geleneksel hale getirilmesi gerekiyor diye düşünüyorum. Bu platform bakarsınız ileriki süreçte bölgenin temel sorunlarına çözüm bulacak alternatif bir yapıya da dönüşebilir. Bölgedeki diğer iller için Mardin çok güzel bir şekilde lokomotif görevini yerine getirebilir.
Mardin’e gelenler ve burada konuşulanlar Abant Platformu’na taş çıkarttıracak türdendi. Ama ne yazık ki belediye yönetimi sempozyumun sonuç bildirgesini yayınlamayarak ‘Vitrinlere çıktık, gazetelerde yazıldık’ düşüncemi haklı çıkardı. Tabi belediye ilk defa bu tür bir sempozyum düzenlediği için bu konuyu bilmiyor olabilir ancak kendisine yapılan uyarılara rağmen bu konuyu es geçmesi doğrusu bizleri düşündürdü. Ulusal ve Yerel Gazetelerde Mardin´le ilgili yayınlanan haber ve köşe yazarlarının alıntılandığı Valiliğin web sitesindeki "Basın´da Mardin" bölümünde Sempozyumla ilgili hiçbir köşe yazısının yayınlanmaması ise ayrıca dikkat çeken bir özellikti.
Yorumlar
0 yorum