Her şey iki ay önce bir dost meclisinde gazeteciler olarak bir yurtdışı gezisi düzenleme düşüncesi ile başladı. Meslektaşlarımızla yaptığımız sohbette kimimiz Suriyeye kimimiz Iraka kimimiz Almanya ile irtibat kurduğunu ve oraya gidilebileceğini belirtirken kimisi de Türkiyeye vize uygulamayan ve kültür ataşeleri Mardinli olan birkaç ülkeyi örnek vererek oralara gidilebileceğini söylemişti.
Bu süreçte bir anda iki yıl önce gittiğim umre programı aklıma gelmiş ve arkadaşlara hep birlikte bir umre turu yapabileceğimizi önermiştim. Umre programına herkesin sıcak bakması ile o anda kararımızı vermiş ve Allah izin verirse hep birlikte kutsal toprakları ziyaret edecektik. Bu gezimizle bir taşla iki kuşu birlikte vurmuş olacaktık. Hem yurtdışı gezisi ile siyasetin en yoğun konuşulduğu ve yaşanıldığı aday adaylığı sürecinde Mardin gündeminden uzak duracak, hem de Mekke ve Medineyi ziyaret ederek bir nevi kendimizi arındıracaktık.
Pasaport çıkarma ve vize işlemleri ile birlikte hazırlıklarımız da devam ediyordu. Bu süreçte vizelerden kaynaklanan sorunlardan dolayı Birey-Turdan Adnan Köle, Felah turizm den Seyfettin Demirdöver Ankaradan Zeynep Baban kardeşlerimizi fazlası ile rahatsız ettik. Kendilerinden bir kez daha haklarını helal etmelerini istiyorum.
KEŞFE ÇIKIYORUZ
Her yıl dünyanın dört bir köşesinden kalplerinden gelen çağrıya kulak veren Müslümanlar gibi biz de bu çağrıya kulak verdik. Şimdi biz de bu mukaddes şehri ziyaret edecek ve 14 yüzyılı aşkın bir süredir milyonlarca Müslümanın Mekkede yaşadığı ruhani deneyimi yaşayacaktık. Mekkede milyonlarca Müslümanın elde ettiği manevî mükafatlara tanık olacaktık. İslamî açıdan önem taşıyan belli başlı kutsal yerleri görecek ve Mekke'nin ruhanî açıdan oldukça yüklü tarihini ve dünyanın en hızlı yayılan dininin merkezi olarak oynadığı rolü keşfedecektik.
Kafilede ilk kez kutsal topraklara gidecekler de vardı, daha önce gitme fırsatı bulan ancak yeniden gitmek isteyenler de. Daha önce gerekli hazırlıkları bitirip, arkadaşlarla helalleşiyor ve uçağımızın hareket edeceği Adanaya ulaşmak için minibüse binmek üzere Fuat Yağcı Camisinin önünde arkadaşlarla buluşuyoruz.
Hareket saati yaklaştıkça içimizdeki duyguların galeyana gelmesi ile heyecanımız da artıyordu. Dokunsan ağlayacak türden hepimiz duygu yüklüydük. Bizleri uğurlamaya gelen dost ve akrabalarımızla haleleşerek yola çıktık. Yolculuğumuz Rıdvan Fidan abimizin okuduğu Kuran-ı Kerimle başladı. Adanaya varıncaya kadar yolculuk boyunca dillerden dua ve tekbirler eksik olmadı. Duaların yanında namazlarımızı daha Nizipte 2 rekata indirip ikindi namazını öğle namazı üzerine cemil takdim ederek kılmamız bizi bu kutsal seferin moduna sokmaya yetmişti.
Tabii bu tür yolculuklarda insanın ulaşabileceği, uyuşabileceği en az bir arkadaşının olması kadar güzel bir şey olmasa gerek. Bu turdaki bütün arkadaşların aynı uyumda olması da bizim için ayrı bir güzellikti.
İHRAMA GİRİYORUZ
Adana Havaalanında dış hat bölümüne gelmemizle beraber hareketlilik doruğa yükselmişti. Biz ihrama ne zaman nasıl gireceğiz diye düşünürken arka taraflardan soyunanlar beyaza bürünüyordu. Biz de arka tarafa giderek ihrama girdik. Anadan doğma her şeyi üzerimizden çıkarıp ihrama girdik. İhramın insana verdiği huzurla birlikte niyetimizi getirerek 2 rekat ihram namazımızı kıldık. Bir an insan kendisini çıplak hissediyor daha sonra bu duygu yerine ölü olduğu hissine kaptırıyor ve etrafına bakmaktan kendisini alamıyor. Bir müddet sonra ise artık her şey normal gelmeye başlıyor.
AYRICALIKLI HİSSEDİYORUZ
Pasaport işlemlerinden sonra uçağa biniyoruz. Uçakta bize ayrılan yerleri görünce kendimizi ayrıcalıklı hissettik. Bu ayrıcalıklı olmayı umre turuna karar verdiğimiz ilk günden uçağa bindiğimiz saate kadar başımıza gelen uygulamalardan çıkardım. Bunlardan sizlere birkaç örnek verecek olursam Mart ayı içerisinde gitmeniz imkânsız denildi ama tur programımız Mart ayına alındı. Umre için gerekli parayı kredi kartından çekeceğimi düşünmüştüm ama gerek kalmadan parayı temin etmiştim. . Uçakta bize VIPde yer ayırtılmış olması bu ayrıcalığı hissettirdi bana. Tabi bu ayrıcalıklarımız Suudi Arabistandan da devam etti. Tur yetkilisinin telefonu bizde olmadığı halde kendisi dünyanın en büyük havaalanlarından olan Cidde Havaalanında tesadüfen karşı karşıya gelmemiz, burada bize gösterilen otellerden daha iyi otellerde konaklamamız, Başbakan Erdoğanın programı ile programımızın çakışmasının yanında kendisi ile birlikte umre yapmamız ve ayak üstü konuşma imkanı bulmamız da bu ayrıcalıklı olmamızı sağlayan hadiselerden birkaçı.
Tabi bu ayrıcalıklı olmayı yazının latifesi olarak yazdım. İnanıyorum ki bu kutsal topraklara gelmeye niyet eden ve bu yolculuğa başlayan her Müslüman için geçerli olan ayrıcalıklardır. Çünkü gizli bir elin her zaman yanlış giden, zorda kalan işlerinizi rayına koyduğuna bizzat şahit oluyorsunuz. Bizler çok şükür bizzat buna şahit olduk.
CİDDEYE VARIŞ
Suudi Arabistan uyruklu uçağımızla Saat 21.25te Adana'dan Ciddeye doğru havalanıyoruz. Cidde Havaalanına yaklaşık 3 saat sonra, yani 00.25de ancak inebiliyoruz. Uçaktan otobüsler yardımı ile peronlara geçmek üzere yarım saatlik bir yolculuk daha yaptık.
Peronlara geçmeden önce dinlenme salonlarında yarım saatlik bir moladan sonra Türkiyeden gelen diğer umrecilerle birlikte pasaport kontrolünden sonra resmen Suudi Arabistan topraklarına ayak bastık. Pasaport kontrolünde dikkat ettikleri tek şey aşı kartları. Menenjit aşısı olmayanları bir odaya alarak aşı yapıyorlar. Daha sonra pasaport kontrolün hemen yanındaki valizlerin olduğu yere geliyoruz. Valizleri aldıktan sonra peronların dışına doğru hareket ediyoruz.
Bir çadırı andıran yüzlerce kilometrekarelik alanda ülke ülke reyonlar oluşturulmuş. Umreciler önce burada bekletiliyor, daha sonra ise mukaddes topraklara gönderiliyorlar. Burada tur yetkilimiz Halit beyle buluştuktan sonra Mekkeye İbrahim aleyselamın diyarına gitmek üzere daha önce ayarlanan otobüse bindik. Burada bize ikram edilen ilk yiyeceğin hurma olması ise gönül tadımızdaki tatlılığın üzerine ağız tadımızı da tatlandırdı.
MERKEZİN ODAĞINDAYIZ
Pasaport işlemleri iki yıl öncesine oranla en asgari seviyeye indirilmiş daha önce 5 farklı noktadan kontrol edilen pasaportlar bu sefer tek noktada kontrol edildikten sonra sahiplerine teslim ediliyor.
Güzel bir bahar gününde güneşlenmek için güneşi arayan Mardinlilerden veda ederken Mekkede sıcak b
Yorumlar
5 yorumAllahın değerli davetlisi olarakihlaslı niyetiniz ,bu yolculuğun ve ibadetin olağanüstü güzellikte ve kolay geçmesini sağladı.Allah umrenizi makbul etsin. sağolun ,varolun. felah tur-birey tur
s.a ALLAH umrenizi kabul etsin.kardeş öyle bir anlattın ki insan adeta tekrar yaşıyor.bu duyguları ilk hacca gittiğimde yaşamıştım.ama tekrar anlatımınızdan o anları tekrar yaşadım..ALLAH razı olsun....
Yüce Rabbim Ümrenizi makbul ve mubarek kılsın, Dualarınızı esirgemyin, Allah o Kutsal toprakları Her istekliye nasip etsin.
RABBİM HAC YAPMAYIDA SİZE VE BİZLERE NASİP ETSİN, DUALARINIZI BEKLER, SELAM VE HÜRMETLERİMİ SUNARIM.
rabbim umrenizi kabul etsin.<br>inşallah bir gün bizlere de nasip olur, oraları görmek...