Kızıltepe'nin ileri gelenlerinden Şeyh Abdurrahman Kahraman, misafirlerini ağırlamak üzere Çamlıyol Mezrası'nda yaptırmış olduğu modern köy odasının açılışı okutulan mevlit eşliğinde gerçekleştirildi.

Geniş bir alan üzerine kurulan ve çağın modern desenleri ve kullanılan kaliteli malzeme ile dikkat çeken yeni köy odasının açılışı davetlilerin onuruna verilen mevlit yemeğiyle gerçekleşti.

Yörenin ileri gelenlerinden Süleyman Çelik, Hacı Mahmut Dündar, Hacı İbrahim Kılıçaslan, Bedrettin Karaboğa, Ali Ertaş'ın da aralarında bulunduğu davetlilerin de hazır bulunduğu açılış davetinde gündem konusu da geçmişten günümüze köy odaları kültürü idi.

Havalandırma sistemi, Kaloriferli ısınma sistemi, asma tavanlı aydınlatma sistemi ve desenli duvarlarıyla modern görünümüyle dikkat çeken yeni oda ile ilgili konuşan Şeyh Abdurrahman Kahraman, Köy odalarının ova kültüründe konukseverliğin en güzel örneği olduğunu kaydetti.

Kahraman, "Atalarımız, ova kültürümüzde; köy odalarını insanlara, yolculara yardım etmeyi kendilerine bir görev saymışlar; çünkü gün olur kendileri de uzak yerlere gidip yolcu olacaktı. Oda sahibi odanın işletilmesine büyük bir itina gösterir. Odasını erkenden açar oturur. Temizliğini yapar, sobasını-mangalını yakar ve değişmez ikram olan kahvesini de her zaman sıcak ve hazır bulundururdu. Gelecek olası misafirlere için ocakta her zaman sıcak yemek ikramı göz önünde bulundurulur, ikramlar yapılırdı. Yatıya kalacak misafirler için de temiz yatak-yorganlar dolapta hazır tutulurdu. İşte biz böyle bir gelenekle büyüdük. Bu güzel geleneği büyüklerimizden biz devraldık, geleceğe taşımak için de üzerimize düşeni yapmak zorundayız. Dolayısıyla da modern çağın imkanlarından yararlanarak geleneği bozmadan geleceğe taşımak için böyle bir oda yaptık. Odamızın ilk oturumunu da okuduğumuz bir mevlit yemeğinde dostlarımızın katılımıyla gerçekleştirdik." dedi.

Açılışta hazır bulunan yörenin ileri gelenlerinden Süleyman Çelik, Geçmişten günümüze devam eden köy odaları geleneğinin yöre insanı için aynı zamanda sosyal dayanışma imkanı sağlayan geleneksel kültürün birer merkezi olarak da görülmesi gerektiğini savundu.

Çelik, "Yörenin bir çok yerinde, telefonun, televizyonun, arabanın, radyonun, iletişim, ulaşım araçlarının bulunmadığı dönemlerde Köy odalarının yeri oldukça önemliydi. Bu dönemleri aslında yakın bir tarih olarak da tanımlamak yanlış olmaz. Köy odaları, insanların bir araya gelip toplanıp, sosyal ve ekonomik sorunlarının tartışıldığı, haber ve bilgi iletişimin yapıldığı yerlerdi. Bu mekanlar aynı zamanda, köylerin sosyal yaşantısının en yoğun, etkin olduğu, insanların toplanıp doyumsuz sohbetlerin yapıldığı divanlardı. Son dönemlerde bu mekanların etkisinin azalmış olması belki de içinde bulunduğumuz bu son süreçleri de beraberinde getirmiştir. Toplumun gelenek ve göreneklerine bağlı bir şekilde geleceğe yürümesi aslında bu gibi mekanların var olmasıyla mümkündür" dedi.