Mardin Life haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.
Çerezler
Site, okuma tercihlerini (örneğin tema) cihazınızda tutmak için zorunlu çerezler kullanabilir. Üçüncü taraf reklam ve analitik kodları canlı sitede ayrıca bildirilir.
Alıntı
Kısa alıntılarda kaynak “Mardin Life” ve haberin kanonik URL’si belirtilmelidir. Temiz metin sürümü için haber adresinin sonuna .md ekleyin.
Yorumlar
Yorumlar herkese açık yayınlanır. Adınızı yazmazsanız “Ziyaretçi” olarak görünür. Hakaret, yasa dışı içerik ve kişisel veri paylaşımı kaldırılır.
Yorum kuralları
Yorum yazarken veya bir yorumu yanıtlarken şu kurallara uyun.
Yasalara aykırı içerik yazmayın; suçu veya suçluyu övmeyin.
Küfür, hakaret ve nefret uyandıran dil kullanmayın.
Ayrımcı, taciz edici veya kişilik haklarını zedeleyen ifadelerden kaçının.
Yazım ve noktalamaya uygun, okunaklı cümleler kurun.
Yorumun tamamını büyük harfle yazmayın.
Reklam, tanıtım veya yönlendirme içeren iletiler göndermeyin.
Size veya başkasına ait özel bilgileri paylaşmayın.
Yayımladığınız yorumun hukuki sorumluluğu size aittir.
Livaneli'nin Mardin'i anlatan son romanına eleştiri
AK Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, sanatçı Zülfü Livaneli'nin, Mardin'i anlattığı "Huzursuzluk" adlı son romanını eleştirdi.
Romanda Mardin'in bir İŞİD yuvası olarak gösterilmesine tepki gösteren Miroğlu, "Romanlarını severek okuduğum, türkülerini dinlerken dalıp gittiğim Livaneli'nin son romanı Huzursuzluk okuru gerçeklik duygusundan koparan bir ideolojik metin olmuş maalesef.. Mardin'i anlatıyor diye bir solukta okudum, ama burda anlatılan Mardin'in gerçek Mardin'le maalesef bir ilgisi yok. Roman elbette gerçeğin kendisi değil, ama bu, isteyenin kalemi eline alıp Mardin'i bir Daiş cenneti olarak anlatma özgürlüğü anlamına gelmiyor. Romana göre, IŞİD militanları sokaklarda gruplar halinde dolaşıyor ve roman kahramanını Ezidi bir kızla evlendi diye kurşun yağmuruna tutuyor! Oysa ben tam tersini hatırlıyorum, 6-7-8 Ekim olaylarında, sadece sakalları var diye, sakallı insanlar sokak ortasında linç edilmiş ve araçlarında yakılmışlardı. Sayın Livaneli dünya çapında bir yazarımız, UNESCO elçisi, biz de Mardin'i dünya UNESCO mirasıyla buluşturmaya çalışıyoruz, 'Elçi' Mardin'i böyle anlatırsa UNESCO'daki karar alıcılara kendimizi nasıl anlatacağız? Hoş bir şey değil bir romana beddua etmek ama Mardin için de bunu göze alıyorum: İnşallah 'Huzursuzluk' başka dillere çevrilmez de, bu gerçek dışı romanla sadece biz, biz bize kalırız..Keşke Sayın Livaneli'ye ziyaret ettiği kasre kanco'da bir Mardinli de gerçek Mardin'i anlatsaydı.'' dedi.
Yorumlar
0 yorum