Akdağ, Avrupa’daki Irkçılık ve İslam Karşıtlığını anlattı
Mardin Milletvekili, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyesi Abdurrahim Akdağ Kanal A’da (Avrupa’da Irkçılık ve İslam Karşıtlığı) ile ilgili olarak haber programında açıklamalarda bulundu.
Akdağ Canlı yayında verdiği röportajda;
“Malumunuz olduğu üzere TBMM de farklı komisyonlarımız var. Bunlardan en aktif olanı Meclis İnsan Hakları Komisyonudur. Komisyonumuz yurt içinde terör mağdurları, suç mağdurları, cezaevine düşenlerin cezaevi koşulları ve göç edenlerin durumlarını geniş yelpazede inceleyen bir komisyonuz.
Tabi Türkiye’nin demokrasisinin geldiği standart ülkemizin uluslararası saygınlığı yurt dışında gerek vatandaşlarımız gerekse dindaşlarımızın Türkiye’den yüksek beklentileri nedeniyle komisyon olarakta yurt dışında bir takım çalışmalarda bulunduk ve 2014 yılına ait raporumuzu hazırladık.
11 Ağustos 2014 tarihinde
1- Bielefeld
2- 19 Ağustos 2014 tarihinde İslam Kültür Merkezine bağlı yeni Cami Kundaklandı.
3- Berlin’de Mevlana Camisi
25-26 Ağustos tarihin de İnsan Hakları Komisyonu olarak Almanya’ya gittik.
Federal Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Prof. Dr. Maria Böhmer, Federal Meclis İnsan Hakları Jörg Bentman ile yapılan saldırılarla ilgili görüşmeler gerçekleştirdik.
Üzülerek belirtmek istiyorum ki aynı günde ve aynı tarihte Camilere yapılan saldırılar sistematik planlı yabancı düşmanlığı ve ırkçı grupların eylemlerinin olduğunu müşaede ettik.
Türkiye Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu ve Berlin Başkonsolosu Ahmet Başar Şen ve sivil toplum temsilcileri ile bir araya geldik.
2014 Yılı Raporuna göre, Almanya’da 2001’den bu yana gerçekleştirilen 297 saldırının 244’ünün failleri bulunamadı.
22-25 Mayıs 2014’te Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarına bakıldığında pek çok ülkede aşırı sağ partilerinin yükselişe geçtiği biliniyor.
Fransa’daki aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisi, 2009’da yüzde 6,3 ve 2014’te yüzde 24,95 oy alarak birinci parti oldu.
Almanya’da 5’i saldırı, 9’u kundaklama, 9’u tehdit ve 15’i diğerleri (mesken, iş yeri, cami ve derneklere domuz organları bırakma, duvarlara gamalı haç, küfür
ve hakaret içerikli yazı yazma ve bu türde işaretler çizme) olmak üzere insanlarımıza saldırı yapılmış. Avusturya’da 2’si saldırı, 6’sı diğerleri olmak üzere 8, Belçika, İsveç ve Hollanda’da ikişer, Bulgaristan’da 7 Ve Fransa’da 1 ırkçı eylem yapıldı.
Bundan şunu anlıyoruz Avrupa’nın tamamında aşırı sağcılar güçlenmekte ırkçı ve aşırı milliyetçi eylemler bütün Avrupa’ya yayılmış olduğunu görüyoruz. Bunu da şuna bağlamak mümkün Müslümanların gerek islam coğrafyasında gerek Avrupa da insani anlamda yükselen bir değer olarak görülmesi burda Avrupalıların zihinlerinin arka planında ki haçlı yaklaşımları olarak değerlendirmemiz mümkündür, çünkü Avrupa’daki bu kadar eylemin faillerinin meçhul kalması gerek iç güvenlik ve istihbarat güçlerinin güçlü olması hasebiyle izahı mümkün olmayan eylemlerdir. Görüştüğümüz yetkililerde işlerine duyarlı olduklarını belirtmelerine rağmen henüz maalesef failler bulunmamış ve adaletin önüne çıkarılmamış olmaları kuşkularımızı destekler niteliktedir.
Pratikte yapılan uygulamalara baktığımızda Alman hükümetinin duyarsızlığının söz konusu olduğu görülmektedir. Burda karşılaştığımız manzara kendi ülkelerinde ki merkezlerde işlenen suçların önlenmemesi ve bu konuda pasif kaldıklarını kendilerine açıkça belirttik. İnsan hakları evrensel beyannamesinde hukuk devletinde dini inanç ve ibadet özgürlüğünün olduğunu Avrupa şartlarında sözleşmelerde derç edildiğini kendilerine açık açık ilettik.
Verilere baktığızda, 2001 ile 2011 yılları arasında Müslümanların ibadet yerlerine yönelik 219 saldırı yapıldığı, 2012 ocak ayından 2014 mart ayına kadar camilere yönelik 78 saldırı gerçekleştirildiği, aylık saldırı ortalamasının 2011’den sonra 1’den 3’e çıktığı tespit edildi. Resmi kayıtlara ulaşmayan bir çok eylemin olduğunuda biliyoruz.
2011’den bu yana kayıt altına aldıklarımıza baktığımızda, bu eylemlerin arka planında şunu görüyorum, islam coğrafyasında büyük bir insan kaynağı var, genç, dinamik ve iyi bir eğitim alma durumunda olan aynı zamanda doğal kaynaklarda çok güçlü gerek yer altı ve yer üstü, dünyayı sömüren küresel güçler sömürü sistemlerini devam ettirmek istiyorlar, burdan bir örgütün çıkması orda camilere saldırıyı haklı kılmaz. Bizim tarihi iyi irdelememiz lazım eğer biz haçlı seferlerini anlayabilirsek tahammülsüzlüğün nedenlerine rahat bir şekilde ulaşabiliriz”, dedi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
1 yorumAvrupadaki İslam karşıtlığına koz vermeyin yeter. Onca yaralama, öldürme, rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, haksızlık iddialarını soruşturamayan aciz bir ülke durumuna düşürdünüz.