11 Partinin Dışişlerinden sorumlu genel başkan yardımcısı olan Prof.Dr. Yasin Aktay, Mardin'de Yay-Grand Oteli Konferans Salonunda gerçekleştirilen Artuklu AK Parti 1. Olağan İlçe Kongresi'nde yaptığı konuşmada, çözüm süreci hakkında bilgiler verdi. Özellikle haklar konusunda atılan adımlarla Türkiye'nin önünün açıldığını söyleyen Aktay, anadil, başörtüsü gibi birçok yasakları hükumetleri döneminde kaldırıldığını dikkat çekti. Yola çıkarken yasaklar, yolsuzluk ve yoksulluk ile mücadele edeceklerini, gelinen süreçte her üç alanda da önemli mesafe katettiklerini ifade eden Aktay "İnsanların ana dillerini kullanmaları ana sütü gibi helaldir ve haktır. Bu hakkın engellenmesi zulümdür. Bunları yaparken bizleri zorladığını iddia eden ve bizleri mecbur ettiğini öne süren silahlı bir örgütün Kürt vatandaşları kölelik altına almaya çalışıyor. Elinde silah tutarak eşkıyalık yapan terör yapan bir örgüt, Kürt halkına diyor ki 'benim verdiğim silahlı mücadele sayesinde göğsünüzü kabarta kabarta ben kürdüm diye biliyorsunuz.' Bunu anlatarak Kürt kardeşlerimizi kendine borçlu çıkarmaya çalışıyor. Oysa bu bir yalandır. Biz Kürdün hakkını silahlı bir güç bizi zorladı diye vermiş değiliz. Aksine o silahlı güç hep bizim önümüzde engel olmuştur. Biz Kürdü her çeşit baskıdan özgürleştirdik. Biz Kürdü devletin köleliğinden kurtardık başka hiç kimsenin de onu köleleştirmesine de izin vermeyeceğiz."dedi.

17 Aralık'ta namertçe ve kalleşçe bir darbenin yapılmak istendiğini vurgulayan Aktay, asıl yolsuzluğu bu oyunu oynayanların yaptığını belirten Aktay, "Yıllarca insanlara Allah demişsiniz, Kur'an demişsiniz, hizmet demişsiniz. Biriktirdiğiniz bütün bu itibarı bir darbe için harcıyorsunuz. Bundan ala yolsuzluk olur mu? Şu anda Türkiye'ye zarar veren Türkiye'yi dış dünyada engellemeye çalışan en büyük kampanya bu kesimler tarafından yapılmaktadır."şeklinde konuştu.
Aktay, 6-7 Ekim olaylarında bir çok meselenin tekrar gözden geçirilmesine neden olduğunu belirterek, birilerinin çözüm sürecinden başka bir şey anladığını kaydetti.
Birilerinin bunu bir fırsat olarak değerlendirdiğini, buralarda insanlara bir takım baskılar yaparak, insanların iradelerine ipotek konulmak istendiğini kaydeden Aktay, şöyle konuştu:
"Çözüm süreci bir taviz olarak değerlendirilemez. Kobani meselesini bahane ederek bu ülkeyi cehenneme çevirmeye kalkıştılar. Allah aşkına Kobani'ye yardım talep etmenin yolu bu mudur? Türkiye şu anda 1 milyon 650 bin insanı evinde misafir ediyor. Biz bu misafirleri alırken hiçbir şekilde ayrım yapmadık. Biz ülke olarak herkesi kucaklıyoruz. Birileri sadece Kobani için ağlıyor. Kobani'ye yardım davetinde bulunmak için ortalığı velveleye vererek yaptıkları gösterilerde 50 kişi öldü. Bu nasıl yardım talebidir. Ortalığı karıştıranların Kobani'den kaçmak zoruna kalan insanlar ile alakası yok. Sırf propaganda yapmak için Kobani' ye sahip çıktılar. Şu anda Kobanidekilere sahip çıkan biziz. İlk 2 gün içinde 135 bin içinde kapımızı açarak onları misafir ettik. Onların tek dertleri biraz daha bunların üzerinden propaganda yapmak. Bunlara sahip çıkıyor gibi görünüp bir çok şehirde yardım toplayabilir miyim, derdindeler. Bir çok yerde iş adamlarından yardım toplanıyor. Kobani' ye yardım ayakları ile esnafa kan ağlatıyorlar. Esnaf sömürülüyor Kobani' ye yardım diye. Ben eminim bir kuruş bile oraya ulaştırılmıyor."