'Başkanlık sistemi tarihsel gelişmelerin ve coğrafyamızın dayattığı bir zorunluluktur'
Cihannüma Mardin İl Temsilcisi Avukat Murat Durgan, Başkanlık sistemi’nin Türkiye’deki tarihsel gelişmeler ve içinde bulunduğumuz coğrafyanın dayattığı bir zorunluluk olduğunu söyledi.
Kızıltepe Gençlik Merkezi Konferans Salonunda; Mardin Gençlik Merkezi Hukuk Kulübü Başkanı Esin Alatekin’in modületörlüğünde düzenlenen konferansa Mardin İl Gençlik Spor Müdürü M.Hadi Çomaktekin, İl Gençlik Mekezi Müdürü Yusuf Dal, AK Parti Kızıltepe İlçe Yöneticileri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile gençlerden oluşan kalabalık bir davetli topluluğunun katıldı.
Anayasa hukuku veya siyaset bilimi literatüründe devlet ve hükumet sistemi kavramlarının ayrı olduğunu kaydeden Avukat Murat Durgan, “Devlet sistemi üniter ve federal biçimde tasnif edilir. Hükümet sistemi tercihlerinden çok, uygulamaların demokratik algı ile ilişkileri önemlidir. Yapılan tartışmanın asıl mecraı da bu olmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalarının tamamının ortak noktası hükumet sisteminin bir ülkede demokrasinin iyi veya kötü olmasının ölçütü olamayacağıdır. Burada ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, ekonomik yapıları, büyüklükleri, siyasal kültürleri gibi faktörler değerlendirildiğinde farklı sonuçlar ortaya çıkabilir. Unutmamalıyız ki; Başkanlık sistemi tarihsel gelişmelerin ve coğrafyamızın dayattığı bir zorunluluktur.” dedi.
Türkiye'de vesayet odaklarının her zaman güçsüz bir yönetimden ve siyasi istikrarsızlıktan yana tavır aldıklarını kaydeden Cihannüma Mardin İl Temsilcisi Avukat Murat Durgan, Zaman zaman giriştikleri açık ve örtülü darbe girişimleriyle sivil siyaseti kesintiye uğratma çabası içerisine giren vesayet odaklarının, ülkenin milyonlarca dolarını heba olmasına sebep olduklarına işaret etti.
"VESAYET BAŞKANLIK SİSTEMİYLE SON BULACAK"
Vesayet odaklarının Türkiye'de insanların tarifsiz acılar çekmesine ve türlü türlü mağduriyetlerin yaşamalarına yol açtıklarını kaydeden Durgan, söz konusu odakların; 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat Darbeleri, 17-25 Aralık darbe girişimlerini her zamanki hedefleri uğruna gerçekleştirmeye çalıştıklarına işaret ederek,
“Bugüne kadar yaşanmış darbeler ve darbe girişimlerinin tarihin tozlu raflarında yerlerini almaları ve orada kalabilmeleri için istikrarlı bir gelecek ve sorunsuz bir demokrasi için Başkanlık Sistemi’ne geçmek artık bir zarurettir. Başkanlık sisteminin en iddialı olduğu alan hem yasamanın hem yürütmenin doğrudan halk tarafından seçilmesi açısından demokratik ilkelere daha çok uyumlu olmasıdır. Nifakçı odakların, bölünme paranoyasına karşın aslında; Başkanlık sisteminde devletin üniter yapısı korunacaktır. Başkanlık sistemi, toplumun farklı kesimlerini kendi görüşlerine en yakın adayın seçilebilmesi için asgari müştereklerde uzlaşmalarını da sağlayacaktır. Sistem tartışmalarında bilinçli bir şekilde üstü örtülmeye çalışan bir diğer husus ise parlamenter sistemden kaynaklanan siyasal istikrasızlık ortamıdır. Örneğin; 1989 Özal'ın cumhurbaşkanı seçilmesinden 2002 AK Parti'nin ilk hükümetine kadar 11 hükümet kurulmuştur. Geriye dönüp baktığımızda AK Parti Hükümetlerinin yönetimi döneminde demokrasimize yapılan sabotajların ciddi anlamda amaçlarına ulaşamaların temel dayanı parlamenter sistemden ziyade güçlü lider ve güçlü temsiliyetten kaynaklı olduğunu rahatlıkla görebiliriz” diye konuştu.
"BAŞKANLIK SİSTEMİ İSTİKRARIN VE DEMOKRASİNİN SİGORTASIDIR"
Başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaların yeni tartılan konular olmadığını aslında bu konunun 150 yılla aşkın belli bir geçmişinin olduğuna vurgu yapan Başkan Durgan, “Türkiye'de hükümet sistemi tartışmaları demokrasi tartışmaları ile aynı tarihsel derinliğe ve geçmişe sahiptir. Unutulmamalıdır ki,karşımızda çalışacağı bakanı dahi özgürce seçemeyen bir Başbakan ve hiç bir sorumluluğu olmadığı halde hükümetin her türlü atamasına müdahale edebilecek bir Cumhurbaşkanı var. Demokratik bir hukuk devletinde bundan daha trajikomik bir tablo olabilir mi? İslam’ın tarif ettiği değişmez hak ve adalet ilkelerine uygun, ana karar merciinin tek başkan olduğu ancak çoklu inanca ve hukuklarına da imkân tanıyan, adaleti şahısların değil sistemin sağladığı, Türkiye/Anadolu tipi bir başkanlık sistemi çözümün olmazsa olmazıdır.” Şeklinde konuştu
Konuşmasının son bölümünde başkanlık sistemine karşı geliştirilen tezlerin arkasında ideolojik ve uluslararası güç odaklarından kaynaklı mülahazaların olduğunun altını çizen Durgan, Bunlardan birinin, vesayet odaklarının koalisyon veya azınlık hükümeti gibi seçeneklerin söz konusu olmadığı muhtemel bir başkanlık sisteminde kendilerinin “orta-sağ” kanatla rekabet etme şanslarının çok zayıf olduğu, parlamenter sistemi kendileri için şu veya bu ölçüde bir çıkış yolu olarak görmelerinden kaynaklandığını söyledi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
1 yorumÇıkar örgütleri iş başında.