"Son, Davos'ta 'Türkiye'yi ziyaret etmek istediğimizde nereye gidelim?' dediklerinde de (Eğer tüm medeniyetlerin hülasasının özetini görmek istiyorsanız Mardin'e gidin.) demiştim. Gerçekten Mardin ruhumuza, tarihimize, kimliğimize hitap eden çok özel bir şehir. Bugün havalimanından geldiğimde, bu konuşmadan bir kısmı gençlik teşkilatımızın bir bez üzerine yazdığını gördüm. Seneler önce eşim ve çocuklarımla Şanlıurfa'dan Mardin'e doğru giderken, bir akşam üzeri Kızıltepe'den Mardin'e doğru çıktığımda ve Mardin'e çıkıp da Mezopotamya'ya doğru baktığımda o engin ovada aslında tüm o insanlara bakan bir çift uhrevi göz gibi Mardin'in buraya konuşlandığını görmüş, hissetmiştim. Mardin bana her zaman Zeytin dağından bakıldığında Kudüs'ü hatırlatan bir bakışla tüm Mezopotamya'ya dönüp insanlığın tüm erdemi bende tecessüm etmiştir.

Davutoğlu, Mardin'de bulunmanın başlı başına bir ayrıcalık olduğunu vurgulayarak, "Medreseleri içinde hissederek Mardin'i yaşamak bir ayrıcalık. O nedenle Mardinlilere hep gıpta etmişimdir. Bu şehre sahip çıkmak lazım, bu şehri gelecek nesillere medeniyetimizin birikimi olarak yansıtmak lazım" ifadesini kullandı.

Mardin ile karşılaştırıldığında New York'un daha dünkü küreselleşmenin şehri olduğunun altını çizen Davutoğlu, New York'ta kadın konusu üzerine yaptığı konuşmayı hatırlattı.