"İstikrar olsaydı kişi başına milli gelir 22 bin dolar olurdu"
Erdoğan, "İş bilenin kılıç kuşananın" dediklerini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Mardin'in 15 sene öncesini düşünün. Nasıl bir Mardin vardı, şimdi nasıl bir Mardin var. Havalimanından tut, bölünmüş yollara varıncaya kadar. Böyle modern bir havalimanını buraya getiren kim? Niye? Biz dedik ki Mardin böyle muhteşem bir havalimanına layıktır. Şehirleri bölünmüş yollarla birbirine bağladık mı? Bağladık. Benim vatandaşım, buradaki Kürt, Arap, Süryani bilhassa bütün kardeşlerim buna layık da onun için. Eğer Türkiye 1991 yılından itibaren istikrarlı yönetimlere sahip olsaydı şu anda kişi başına milli gelir 22 bin dolar olurdu. Ama istikrar yoktu, güven yoktu. Onun için de bu sıkıntıları yaşadık. Şimdi hedef 2023 yılında Türkiye'yi bu rakamın da üzerinde bir kişi başına milli gelire ulaştırmaktır."
Tüm güçleriyle ülkeyi büyütmenin ve kalkındırmanın mücadelesini verirken karşılarına sürekli yeni engellerin çıkartıldığına dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"2007 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimi krizini, 367 garabetini hatırlıyorsunuz değil mi? Bize cumhurbaşkanı seçtirmemek için Anayasanın, teamüllerin, hukukun ayaklar altına alındığını nasıl unutabiliriz? 16 Nisan'da oylayacağımız sistemin temelini işte bu krizi aşmanın yollarını ararken attık. 'Cumhurbaşkanını halk seçsin' dediğimizde yönetim sistemimizdeki değişimin ilk adımını zaten atmış olduk. Bu sıkıntıyı geride bıraktık ama sabotajlar bitmedi. Milletimiz her seçimde bize olan desteğini daha da artırdığı için bu engelleri de birer birer geride bıraktık. Baktılar ki bizimle sandıkta başa çıkamayacaklar daha alçak, daha sinsi, daha ahlaksız yollara başvurmaya başladılar."
"Türkiye Cumhuriyeti 80 milyon vatandaşımızın tamamının devletidir"
Dertlerinin Türkiye olduğununu ifade eden Erdoğan, "Ama bunların derdi çukur. Çukurla işi olanların derdi olur mu? Olmaz." dedi.
"Derdi millet olanın bombalarla, patlayıcılarla ne işi olabilir? Derdi Kürt kardeşlerimiz olanın, onların evlerini başlarına yıkanlarla, çocuklarını ellerinden alıp dağa götürenlerle ne işi olabilir?" diye soran Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Terör örgütü, birileri tarafından kendisine verilen Türkiye'ye zarar verme, Türkiye'yi oyalama, yıpratma misyonu için gözünü kırpmadan Kürt kardeşlerimizi ateşe atmıştır. Siyasetin kendilerine verdiği imkanları terör örgütünü bu yanlış yoldan döndürmek için kullanmak yerine onun emrine verenler de aynı ateşe odun taşımışlardır. Bunlar gittiler Kürt kardeşlerimle en ufak tarihi veya manevi bağı olmayan marjinal örgütlere, Kandil'deki terör baronlarına piyonluk yaptılar."
Tüm dünyayla ve ülkeyle birlikte, bölgedekilerin de kimin gelecek, güvenlik ve refah için çalıştığını ve yanlarında olduğunu, kimin de bunları yok etmek için saldırdığını gördüğünü belirten Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 80 milyon vatandaşımızın tamamının devletidir. Devletimiz meseleleri konuşarak, görüşerek, kimsenin burnu kanamadan çözmek için uzattığı eli ısıranların başını ezmeye muktedirdir. Nitekim çukur eylemlerini başlatan terör örgütünü açtığı çukurlara gömerek bu gücünü göstermiştir." diye konuştu.
Bu süreçte zarar görenlere devletin sahip çıktığını ve yapılan evlerin teslim edilmeye başlandığını anlatan Erdoğan, yıkılanların yerine daha güzelini yapmak, zararları telafi etmek ve istihdam alanı yaratmak için tüm kurumların yoğun çaba sarf ettiğine dikkati çekti.
Mazıdağı'nda 3 bin 600 kişinin çalıştığını aktaran Erdoğan, "Ülkemizi ve özellikle bölgedeki kardeşlerimizi terör örgütünün tasallutundan tamamen kurtarmak için, güvenlik güçlerimiz günün 24 saati, yılın 365 günü çalışmakta. Artık bu ülkede hangi örgüte mensup olursa olsun hiçbir teröriste rahat yoktur. Ya girdikleri bu yanlış yoldan geri dönüp teslim olacaklar ya da bu toprakları terk edip gidecekler. Aksi takdirde askerimizle, polisimizle, korucularımızla birlikte, bunları ülkemizden söküp atacağız." ifadesini kullandı.
"Onlar maalesef bombaları patlattılar, çukurları açtılar"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hiçbir vatandaşımızı ne terör örgütünün, ne de onların oyuncağı haline gelen siyasi uzantıların insafına terk etmeyeceğiz. Halkın kendilerine açtığı krediyi, iradelerini, götürüp örgütün çapulcularına teslim ederek heba edenlerin artık hiç kimseye söyleyecek sözleri kalmamıştır. Devletimizle sizlerin arasına ne olur kimsenin girmesine izin vermeyiniz. Bundan sonra muhatabımız sadece ve sadece millettir, sizsiniz. Biz çözüm süreci başlattık mı? Başlattık. Ama anlamadılar, onlar maalesef bombaları patlattılar, çukurları açtılar." dedi.
Erdoğan, "Buradan Mardin'den, bölgedeki ve ülkemizdeki tüm kardeşlerime sesleniyorum. Niçin 'evet' demeniz gerektiğini merak ediyorsanız, dönüp kimlerin 'hayır' dediğine bakın. Kim 'hayır' diyor, İmralı 'hayır' diyor. Kim 'hayır' diyor, Kandil 'hayır' diyor. Kim 'hayır' diyor, Pensilvanya 'hayır' diyor. Kim 'hayır' diyor, DEAŞ, 'hayır' diyor. Öyleyse, biz istikamet üzereyiz, demek ki doğru yoldayız. Başka bir şey anlatmaya gerek var mı? Bugüne kadar Türkiye'ye en küçük bir faydası dokunmamış, tam tersine hep ayağımıza çelme takmaya çalışanlar eğer karşı çıkıyorsa, bu değişimin milletimizin lehine olduğu çok açık." diye konuştu.
Yorumlar
2 yorumMardin 16 Nisanda tercihte bulunacak. Ya Barzani'nin kurmakta olduğu devletçik ya da kadim Türkiye Cumhuriyeti. Benin tercihim TC.
Hem moral buldu hem de Orwellimsi hayvanlar çiftliğinde çok eğlendi.Dün ne çok soytarı ve işgüzar havasını alıp balon oldu ama. Gökyüzündeki ay yıldızlı balonlar bile onları aralarına kabul etmeyince patlayıp ezildiler. Ne bir iltifat, ne bir teşekkür, ne bir sıcak tebessüm ve sohbet. Büyüksün Recep Tayyip Erdoğan. Sahtekar FETÖcü, PKKlı ve hırsızların orta oyununa düşmüyorsun. Arada başarılı olan bir kaçının da zaten referandum sonrası icabına bakacaksınızdur. Bırakınız şimdilik eğleşsinler..