20 Haziran Dünya Mülteciler Günü nedeniyle Mardin’e gelen ve akşam Midyat'ta Suriyeli sığınmacılarla birlikte bir iftar açan Cumburbaşkanı Erdoğan, Mardin Havalimanında kalabalık bir protokol heyeti tarafından karşılandı.
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da eşlik ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan'ı Mardin Valisi Ömer Faruk Koçak, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, İçişleri eski Bakanı Muammer Güler, Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Siirt Milletvekili Prof. Dr. Yasin Aktay ile çok sayıda askeri ve sivil erkan tarafından karşılandı. Havalimanında kendisini bekleyen Cumhurbaşkanlığına ait helikopterle Midyat'a geçen Erdoğan ve beraberindekiler burada bir dizi görüşmeler gerçekleştirdi. Kasr-ı Nehroz Otel'de önce BM Heyeti ile görüşen Erdoğan, daha sonra Mardin'de faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri temsilcileriyle bir araya geldi. Sığınmacılarla yapacağı iftar programının öncesinde bölgenin en büyük camisi olarak yapılan ve Midyat'ta ibadete açılan Altunkaya Camisinin açılışını gerçekleştiren Erdoğan, Midyatlıların büyük sevgi gösterileri arasında kamp alanına geçti.

Kamp yerinde yetkililer tarafından karşılanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sığınmacı çocuklara çeşitli hediyeler verdi, kamp yerinde eğitim gördükleri derslikleri ziyaret edip, onlarla aynı sıralarda ders dinleyip, hatıra fotoğrafı çektirdi. Erdoğan daha sonra hazırlanan merasim alanına geçerek iftar sofrasına oturdu.

Yapılan iftarın ardından sığınmacılara hitap eden Erdoğan, Konuşmasına, Ramazan ayının mübarek olmasını dileyerek başladı. Erdoğan konuşmasında, dünyaya önemli mesajlar verdi.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
"Bölgemizde yaklaşık beş yıldır devam eden hadiseler hepimizi derinden yarılıyor ve üzüyor. Bu süreçte biz kardeşlik hukukumuzun gereği olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirme çabası içerisinde olduk. İmkanları bizden fazla olan pek çok ülkenin esaret edemediği durumda biz gerekeni yaptık.

'UTANÇ TABLOSUNU GÖRÜYORUZ'
Hiç bir mağduru zalimin pençesine terk etmedik, terk etmeyeceğiz. Demokrasi konusunda sözü kimseye bırakmayan Batı ülkelerinin utanç tablosunu görüyoruz ve izliyoruz. Mülteci teknelerini sınırlarına yaklaştırmayıp, içerisindeki mazlumları Akdeniz'e Ege'ye ölüme yollayan ülkeler var. Sadece ve sadece kendi halklarının huzurunu gerekçe göstererek yardım isteklerini geri çevirenlerin yaptıkları insanlık suçudur. Hiç bir ülke kendini kapayarak arzu ettiği refaha ulaşamaz.
"Son ekmeğimizi bölüşmekten kaçınmayız"
Kapılarını mültecilere açmayan bu devletler Türkiye'nin omuzlarındaki yüke yardımcı olmaktan da kaçıyorlar. Şuan da 2 milyon mülteci var Avrupa'nın tamamında bu sayı 200 bin bile değil. Avrupa bizden ekonomik olarak güçlü değil mi nerede insan hakları, nerede mazlumların mağdurların yanında olmak. Bu ikiyüzlülük ortadan kalkmadıkça dünya barışı her zaman tehlikededir. Biz kilerimizdeki son ekmeğimize kadar elimizdeki imkanları kardeşlerimizle bölüşmekten asan çekinmeyiz. Ama bu tüm insanlığın ortak sorunudur. Batı başta olmak üzere tüm dünya Mısır'da demokrasi, Suriye'de insani yardım konusunda sicilinin bozulduğunu bilmelidir.
Biz Suriye'de ve Irak'ta sorunların barış yoluyla çözülmesi için en baştan beri samimiyetle davrandık. Şam ve Bağdat yönetimine ikazlarımızı en başından itibaren yaptık. Aynı şekilde BM, NATO ve AB başta olmak üzere söz sahibi olduğumuz uluslararası platformlarda da bölgedeki gelişmelerin nereye uzanacağını anlattık.
"Sonunda zafer sizin olacaktır"
Etnik ve mezhebi dayatmalar sadece daha çok kan akmasına, daha çok acı yaşanmasına yol açar. Suriye'de sadece bir gruba destek verilerek diğer grupların tasfiyesi için oyun oynanıyor. Biz bu oyuna izin vermeyeceğiz. Ülkemizdeki misafirlerimizi yeniden kendi evlerine kavuşturmanın çabası içerisindeyken yeni acıların yaşanmasına göz yummayacağız. Vatanlarından uzakta güzel günlere ulaşmayı bekleyen kardeşlerimizin sonuna kadar yanında olacağız. İnşallah sonunda zafer sizin olacaktır.
Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres ve sinema oyuncusu BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Özel Temsilcisi Angelina Jolie'ye de teşekkür ederim."