HÜDA Par’lı Akman’dan Lozan açıklaması
HÜDA PAR İl başkanlığı tarafından yapılan basın açıklamasında Lozan Antlaşmsının bir kültürel ve siyasi işgal hareketi olduğunu dikkat çekilerek, bu anlaşmayla Hilafet’in ilga edilmesine zemin hazırlandığı belirtildi.
“Lozan, bugün yaşadığımız birçok sorunun kaynağını oluşturmuştur”
Akman, Lozan’ın, kimileri tarafından , “Türkiye’nin Tapusu” olarak nitelendiği ifade edilen açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu:
“Lozan, bir kültürel ve siyasi işgal hareketinin mücessem hali olmuştur. Müzakereleri İngiltere adına yürüten Lord Curzon’un İngiliz meclisinde söylediği “Bizim yapmak istediklerimizi onlar yapacak” ifadesi meseleyi özetler niteliktedir. 24 Temmuz 1923 günü imzalanan anlaşma TBMM tarafından bir ay kadar sonra 23 Ağustos 1923 tarihinde onaylanmıştır. Hilafet kaldırılıncaya kadar anlaşmanın İngiltere Meclisi tarafından onaylanmaması, İngilizlerin varmak istedikleri asıl hedeflerden birinin Hilafetin kaldırılması olduğunu açıkça göstermiştir. Lozan’da verilen sözün gereği “onların yapmak istedikleri” şeylerden biri 3 Mart 1924’te yapılarak Hilafet ilga edilmiş, arkası da çorap söküğü gibi gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu anlaşması olarak kabul edilen Lozan, bugün yaşadığımız birçok sorunun, akıl tutulmasının, tekçi, vesayetçi ve darbeci anlayışların kaynağını oluşturmuştur.”
“Darbeciye OHAL’, ‘vatandaşa normal hal’ anlayışı makuldür”
Akman, OHAL’in uzatılması ve KHK’lar ilgili eleştirilerin de yer aldığı açıklamasında “Devletin kılcal damarlarına kadar sirayet etmiş darbeci unsurların temizlenmesi tartışma götürmez bir zarurettir. Prensip olarak memlekette OHAL ilan edilmesine karşıyız. Bununla beraber, vatandaşın sırtına fazladan yük bindirmeyecek, darbecilere hukuk içinde hesap sorma çerçevesi içinde kalacak, geçici süreliğine “darbeciye OHAL”, “vatandaşa normal hal” anlayışı makuldür. Ancak hükümet, KHK’larla açığa almalar ve meslekten ihraç etmelerde kantarın topuzunu kaçırmamaya ve adaletten uzaklaşmamaya son derece dikkat etmelidir.”denildi.
Akman, siyonist işgalci rejim İsral’in, Doğu Kudüs’e yönelik saldırılarını her geçen gün artırdığına vurgu yapılan açıklamada, bütün Müslümanlar için kutsiyeti olan Kuds-ü Şerif’e yönelik saldırılara karşı caydırıcı güce sahip bir kurumun olmamasının ümmet için bir zillet olduğu ifade edildi.
Akman açıklamasında son olarak Suriye’de bir türlü hayata geçirilemeyen ateşkes kararlarına ilişkin şu çözüm önerisi sunuldu:
“Suriye’de sahada olan ve savaşan grupların kendileri ve destekçilerinin kendi aralarında alacakları bir ateşkes kararı olmadığı müddetçe iç savaşın acımasızlığı ve can yakıcı sonuçlarını görmeye devam edeceğimizi öteden beri dile getiriyoruz. Savaşan taraflar yerine ateşkes antlaşmaları ve sözüm ona barış görüşmelerinin ABD-Rusya arasında yapılıyor olmasının kendisi başlı başına ciddi bir sorundur.”
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum