Mêrdîn’î Mezopotamya’nın Başkenti Yapacağız
BDP'nin deteklediği Mardin Bağımsız Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Türk, Gazetemizin yazarı da olan Mehmet Dinç ve Aslıhan Sezer ile seçim çalışmalarıyla ilgili konuştu.
Ahmet Türk’ün popülaritesi sadece Mardin’de geçerli değil elbette. Dünya liderleriyle yapılan görüşmelerde sorumluluk almasından dolayı da Ortadoğu’dan Amerika’ya, Avrupa’dan Asya’ya geniş bir yelpazenin tanıdığı bir insan aynı zamanda.
Siyasi tecrübesinin yanında, halkları da iyi analiz etmiş, hassasiyetlerini, vicdanın eleğinden geçirmeyi başarmış bir kişilik… Onu “ Kürt Siyasetinin Dengbêjî” olarak tanımlamak abartılı olmayacak gibi. Doğum yeri olan Kuzey Mezopotamya’daki halkların değerlerini, kültürlerini, inançlarını da çok iyi irdelemiş, o halkların ön yargılarını kırmış bir isim. Rengarenk gül bahçesine benzeyen Mezopotamya’nın kadim halklarının, aralarında aşılmaz duvarlar gibi ördükleri en sıkı düğümleri çözebilen, barışı ve kardeşliği halkların arasına aşılayabilen gün görmüş, geçirmiş bir kişiliğe sahip olması da halkın vicdanında oy almasında en büyük etken.
Ahmet Türk’ün yoğun geçen seçim çalışmaları nedeniyle, köy ve kasaba ziyaretlerinde bazen yol üstünde, bazen de yolculuk esnasında arabasına binerek bir röportaj yapma imkânı bulduk. Bulduğumuz her fırsatta Ahmet Türk’e sorduk, o ise cevapladı.
Belediye başkan adayı olma fikri nereden doğdu?
Siyasi yasaklı olduğum için belediye başkanlığı aklımdan hiç geçmiyordu. Halktan, partiden ve arkadaşlarımdan yoğun talep geldi. 40 yıldır siyasetin içerisindeyiz. Halkımızı, partimizi ve de arkadaşlarımızı kıramazdım. Bu sorumluluğu almak zorunda olduğumu düşündüm. Bu şekilde aday oldum.
‘Öz yönetimle özgür kimliğe’ şiarı neyi amaçlıyor?
Kürdistan’da yerinde yönetimi esas alıyoruz. Bu sözle Kürt halkının kendi kararını almasını amaçlıyoruz. Katılımcı, çoğulcu anlayışı savunuyoruz. Kürtlerin kendilerini her anlamda, her alanda ifade etmeleri gerekiyor.
Eş başkanlık sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu karar, partinin aldığı bir karar. Kolektif bir çalışma bu. Kadını sosyal, siyasal, kültürel ekonomik alanlarda etkin kılma gibi bir projemiz var. Bizim eş başkanlık sitemimi olarak koymak istediğimiz modeli “cinsiyetçi” bir anlayışla değerlendirmemek lazım. Amacımız toplumdaki tüm bireylere hitap edecek kolektif bir çalışmayı gerçekleştirmek ve demokratik bir anlayışı inşa edecek bir siyasi anlayışı ortaya koymaktır.
Peki, siyaseten ve medya unsurunu da göz önünde bulundurursak bir kadının sizin önünüze geçmiş olabileceği fikri sizi endişelendiriyor mu?
Hayır, tam tersine. Keşke kadınlar halkın içinde etkin olsa, toplumu sürükleyebilse. Eğer çağdaş, demokratik bir gelecek düşünüyorsak kadının siyasetin içinde mutlaka yer alması gerekir. Eğer bir ülkede siyasetin içinde, sivil toplum kuruluşlarının içinde daha da genelleştirirsek, yaşamın içinde kadın yer almıyorsa o ülke asla ve asla demokratikleşemez. Bugün Orta Doğu’ya baktığımızda kadının siyaset ve toplum içinde yeri olmadığı için, Orta Doğu’da bir demokrasi kültürü yok. Yani kadının öne çıkması bizi mutlu eder. Kendini kabul ettirecek, fikirleriyle öne çıkacak bir kadın hareketinin olması lazım. Ama biz bakıyoruz ki bizim kadınlarımız gerçekten örgütlü, siyasetin içinde ve gerçekten değişim dönüşüm içerisinde. Bu durumda Kürt ulusal hareketinin ayaklarının yere daha sağlam basmasına sebep olmaktadır.
Februniye Hanım için söylüyorum; bir kadın bu şehri erkek zihniyetiyle mi yönetecek yoksa tamamen bu zihniyetten arınmış bir şekilde mi yönetecek?
Februniye Hanım tabi ki genç arkadaşımız, kimliğiyle kadınlara öncülük yapacak, belediyede çalışmaları yürütecek bir birikime sahip olduğuna inanıyorum. Tabi ki onun ortaya koyacağı performans çok önemli. Süryani halkına mensup oluşuyla toplumsal sorunları ve özgürlükleri çok iyi bildiğine inanıyorum. Çünkü ezilen bir halktan geliyor. İnkâr edilen bir halktan geliyor. Ben bunun bilincinde olduğuna inanıyorum. Bu konuda da başarılı olacağını düşünüyorum. Tabi ki burada siyaset bir deneyim işidir. Zaman içinde biz birbirimizi destekleyerek eksikliklerimizi gideririz diye düşünüyorum. Yani şu andaki duruşuyla gerçekten belediye eş başkanlığında başarılı olacağını düşünüyorum.
Seçilmeniz durumunda kısa, orta ve uzun vadeli hedefleriniz nelerdir?
Mardin, Mezopotamya’nın merkezinde duran, birçok etnik kimliği bir arada tutan bir kent. Bizler tüm bu kimlikleri, kültürleri, inançları kucaklayacak bir anlayışla belediyecilik yapacağız. Hizmet alanında tabi ki burada oluşturacağımız sistem ve yönetim anlayışımızla, nerede, neye müdahale edeceğimizi, hangi hizmetleri yapacağımızı belirteceğiz. En önemlisi olan, burada gençliği ve kadınları yaşama katma, öne çıkarma konusunda projelerimizi oluşturacağız.
Gençlerin ve kadınların rahat bir ortam, rahat bir yaşama ulaşması için bu imkânları sağlayacağız. Maalesef gençlerimiz arasında uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklara bağlı olanlar var. Bununla mücadele edeceğiz. Bunun dışında, Mardin’de insanların nefes alacağı bir ortam yok. Çok katlı evler yerine yeşilliği olan, insanların rahat edeceği yerleşim yerlerine dair projelerimiz var. Mardin, Mezopotamya’nın merkezinde duruyor.
Belediye Başkanlığının Kazanılması Durumunda, Mardin ve Gelecek İle ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bir tarafta Rojava’ya sınır, bir tarafta Kürdistan’a sınır. Bu kadim kenti, geleceğin hem ticaret merkezi hem de bir kültür merkezi olarak değerlendirmek istiyoruz. Yarın Rojava’da, Suriye’de bu savaş bittiği zaman Türkiye yeniden yapılanacak. Kürdistan’la ilişkilerde yeni bir anlayış yeni bir yaklaşım olacak. Mardin bu bakımdan stratejik konumuyla önemli bir kent... Gelecekteki bu çalışmaları inşa etmeye yönelik planlar yapmak zorundayız. Belki bunların çoğu belediyeyle ilgili değil ama Mardin’le ilgili. Yani sanayisiyle, ticaretiyle, kültür alışverişiyle Mardin önemli bir noktada, önemli bir konumu var. Bu konumunu ortaya çıkarmaya yönelik projelerimiz var. Hem işadamlarımızla hem kültürel faaliyetleri yapacak insanlarla Mezopotamya’nın merkezi haline getireceğiz. Mardin’in konumu uluslararası bir konferans merkezine uygun… Çok kültürün burada buluşturmasını gerçekleştirecek bir kongre merkezi olacak. Turizm merkezine dönüştürme noktasında çalışmalar yapacağız. Buraya yılda 1 milyon civarında turist geliyor. Bunu ikiye üçe katlayabiliriz. Mardin’i bir çekim merkezine dönüştürebiliriz.
Ahmet Türk Kimdir?
2 Temmuz 1942 tarihinde Mardin'de doğan Türk, Kanco aşiretine mensup. Türk'ün siyasi hayatı, milletvekili ağabeyi Abdürrahim Türk'ün öldürülmesi ile başladı. İlk defa milletvekilliğine 15. TBMM Döneminde (1974) CHP'den Mardin Milletvekilli olarak seçilir ardından ise SHP'den Mardin Milletvekili seçildi. Bir ara TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı'nı yaptı. 1989 yılında Paris'teki Kürt Konferansı'na katıldığı gerekçesiyle SHP'den ihraç edildi. 1990 yılında HEP'nin kurucu üyesi oldu. DEP milletvekilliği ve genel başkanlığının ardından, HADEP ve DEHAP yönetiminde aktif roller üstlendi. 22 Temmuz 2007 seçimlerinde Mardin Bağımsız Milletvekili olarak meclise girdi. DTP'nin kurulmasından sonra genel başkan seçildi. DTP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılınca, milletvekilliği düşürüldü ve Demokratik Toplum Kongresi'nin başkanlığını yaptı. 2011 yılında gerçekleştirilen genel seçimlerde Mardin Bağımsız Milletvekilli seçildi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
15 yorumMardini mezopotamyanın başkenti değil,ancak fitnenin başkenti yaparsınız.
Cekin ellerinizi mardinden herkes huzursuz kıxıltrpenin hali içler acısı böyle verimli toprakları ne hale getirdiniz yetmedi mi Kürt halkı olarak bu sefer uyandık şimdiye kadar ne yaptınız ki şimdi yapacaz diyorsunuz dizden ne gördük tek bir projeniz bile yok bizi oyunlarınıza alet edemeyeceksiniz bu sefer kızıltepe yeni umutlarla dolu herkes iyiki diyecek
kızıltepe ve mardinin belediye hizmetleri anlamında ne kadar kötü, bakımsız, sahipsiz olduğu ortada biri akp nin diğeri bdp nin ikisi birbirinden beter.Ama mardinde bu rezaleti bitirecek biri varsa o da Ahmet Türktür.
kızıltepe paris olmuş haberımız yok sıra geldı mardıne nerde bır cahıl okumamış adam varsa listeye alınmış başknt yapacağınıza ıcraatlarını soyleyınde bılelım hak verelım ama uzakta olan koy kılavuz ıstemz en ıyı ornek kızıltepedekı rezılık ayırmacılık
Mardini mezopotamyanın başkenti yapacakmiş.Mardinde kaptırdığınız araziler üzerine mi ,başkent yapmayi düşünüyorsunuz.Halkın başkentlere ihtiyacı yok.huzura ihtiyaçları vardır.esnafın kepenk kapatmadığı,evine ekmek götürebildiği bir şehir olsun yeter.gerisi teferruattır.
Bölgemizin başkentte ihtiyacı yok bölgemizin huzura barışa ihtiyacı vardır. Batı bölgelerinde ki chp zihniyetinin ideolojisi bölgemizde bdp bu rolü üstlenmiştir. Siz bu halka molotof atıldığı zaman karşı durabilecekmisiniz,kınayabilecekmisiniz buna yaparsanız kazanan siz olacaksanız.
Sayın başkan sizin barış için çalıştığınızı biliyoruz ancak bağlı bulunduğunuz parti ve veya zihniyet sanki sizin çalışmalarınızı sekteye uğratıyorlar,halka zarar veriyorlar bunla ilgili ne diyorsunuz? Mardin ve ilçelerin manevi huzura da ihtiyacı var maddi projeler yetmiyor başkanım. Örneğin bir ilçemizde bir kepenk kapama olayı olursa kepenkleri açın kapatmayın kapattıranları da kınayacakmısınız?çün kü zorla tehditle kapatırılıyor maalesef.
Sayın Ahmet Türk açıklamalarınızda demokrasi,barış,huzurdan bahsediyorsunuz güzelde ama bdp binasından kafası bezlerle kapalı insanlar parti binalarınızdan çıkıp kürt halkına saldırıyor,molotof atıyor dükkanlara zarar veriyor. Buna ne diyeceksiniz?Bölge halkı huzur istiyor barış istiyor sadece sözlerinizde mi bunları dile getireceksiniz? Bunla ilgi bir açıklama yapma gereği duyuyormusunuz? Kazanırsanız şayet Artuklu ilçemizde de kepenk aç kapa olacak mı?
Tamam da bölgede talimatla kepenk kapatırıyor bağlı olduğunuz zihniyet veya parti gençleri ellerinde molotoflarla sokaklara döktürüyorsunuz bununla ilgili bir projeniz var mı?Bölgemizde bunlar olmayacak ve bu tür saldırıları iyi polis kötü polis rolüne girmeden net bir şekilde kınayabilecekmisiniz? bu anlamda bölge halkına nasıl bir garanti vereceksiniz kısacası Mardin merkezde nusaybin,kızıltepe gibi mi olacak kepenk kapat kepenk aç mı olacak?
biz başkanımıza güveniyoruz kızıltepeyi örnek verenler kızıltepe mardinden daha çok gelişti mardinle kızıltepeyi karşılaştıranlar en azından başkanın koltuğu haciz edilmiyor işçini emekçinin maaşı ödeniyor elektirik borcundan dolayı belediye mühürlenmiyor kızıltepede 12 kat bina görmedim nedense mardin kulelerden geçilmiyor işçilere maaşı iktidar ek bütçeden ödüyor hizmeti vali yürütüyor
HİZMETTEN BAHSETMİYORSUN BAŞKAN.NE YAPACAKSIN NE EDECEKSİN ONDAN HABER VER.KIZILTEPEYE NE YAPTIN Kİ MARDİNİ BAŞKENT YAPACAKSIN.CEM YILMAZ NEDE GÜZEL SÖYLEMİŞ ZEKİ MÜRENDE BİZİ GÖRECEKMİ
kızıltepe 20 günde bir kepenk kapatma varsa.mardini mezopotamyanın başkenti olarak düşünürsek 10 günde bir kepenk kapatma kesin var.icraat yap icraat.bırak artık yaşın 75 hala oraya buraya taş attırıyorsun.saçın sakalın beyazlamış.
yaw he he. Birileri şu ahmeti uyandırsın vardık biz
Başkanım Size gözü kapalı oy veririz Size inanıyoruz. Aslan yattığı yerden bellidir
Anadan doğma yorumcu ve ön yargılı arkadaşlar olsa da biz inanıyoruz size.Kızıltepe örneği diyor arkadaş:daha 3 ayını bile doldurmadan tüm belediye meclisiyle beraber tutuklanan bir başkandan ne bekliyordunuz acaba siz? ayrıca 2 dönemdir iktidar partisi Mardin'i yönetiyor.Tüm projeleri hemen onaylanacak olmasına rağmen Mardin'in içler acısı halini görmüyorsunuz da daha ortada hiçbir şey yokken adamı eleştirmek vicdansızlıktır.