Caddenin sonuna kadar yürüyorum, birine ay diğerinde yıldız deseni olan avlu kapısından içeri giriyorum. Noel süsleri olan kapıyı çalışıyorum ve karşımda Hanna Çilli.
Türkiye’nin, armasın hem haç hem de ay yıldız olan tek takımı Mardinspor’un efsanevi kaptanı, gol kralı, eski teknik direktörü, Hanna Çilli.
Bembeyaz saçları ve 80’e dayanan yaşına rağmen ütülü pantolonu ve gömleğine uyumlu bir şekilde taktığı kravatı ile karşılıyor beni.
Oval kubbeli bir Mardin evindeyim. Evin penceresinin önünde kocaman bir noel ağacı var. Özenle süslenmiş. Ama öyle İstanbul’daki alışveriş merkezlerindeki yılbaşına yakın zamanda sakil bir şekilde süslenenlerden değil. Neol zamanı, gerçekten süslenmiş ışıklandırılmış. Noel ağacının son dalının uzandığı duvarda Hz. İsa resmi tüm eve hakim.
Evi süzmem bitince gösterdiği koltuğa oturuyorum. Karşımdaki rafta Hanna Çilli’nin kazandığı kupalar var. Hepsini futbol oynarken mi kazandınız diyorum, “hayır diyor, bazıları atletizmde kırdığım rekorların kupasıdır, bazıları futboldaki gol krallıklarımın ödülü. Madalyalarım da var onları dizmiyorum, gösteriş olmasın diye”
Hanna Çilli ile aslında Mardin’i konuşacağız. Benim evini ziyaret etme nedenim bu yazı değil. Ama karşımda Mardinspor’un gol kralı ve eski teknik direktörü Hanna Çilli olunca konu toptan uzaklaşamıyor. Zaten ben de uzaklaştırmak istemiyorum aslında.
Mardin neden bu kadar özel bir şehir diye soruyorum. “1924 yılında Mardin’de bisikletspor kuruldu. Düşün daha o zaman Türkiye Futbol Federasyonu kurulalı bir yıl olmuş, Cumhuriyet’in ilanı haberi belki daha buralara gelmemiş. Ama Mardinliler bisiklete biniyor, sporunu yapıyor.
Cumhuriyet’te şapka devrimi İstanbul’dan sonra burada uygulanıyor. Anadolu’da ilk Mardin kapıyor. Paris’te moda neyse bir gün sonra Mardin’dedir diye bir söz var. Bizim Suriye’de çok akrabamız var. Suriye de o yıllarda Fransız sömürgesi. Fransızlar Şam’a moda götürüyor, bir gün sonra daha Şam’da uygulanmadan Mardin’de hayata geçiyor.”
Hanna Çilli 1965 yılında futbola Mardin Gençlikspor’da başlıyor. O dönem Gençlikspor’u kuran yöneticilerin hepsi Süryani cemaatinin önde gelenleri. Ama futbol takımında topa iyi vuran herkes oynuyor. Hanna Çilli’nin lakabı kemik kıranmış. Şutları çok sertmiş, top kime çarparsa kemikleri kırılırmış.
Hanni Çilli Mardin Gençlikspor hangi ligde mücadele etse hep oynamış. Amatörden, 2. Lige kadar her ligde takımıyla sahaya çıkmış. 3 kez gol kralı olmuş. Bir dönem Beşiktaş istemiş ama “Beşiktaş çok istedi beni, ben de onu çok istedim. Ama burada büyüklerim olmaz dedi. Ben de gitmedim. Biz de büyük sözü önemlidir. Onlar olmaz derse, kariyer falan kimin umrunda. Bir kere de İsveç’ten istediler. İsveç’e giden Süryaniler orada takım kurmuşlar, gel kaptanımız ol dediler. Mardin’i İsveç’ten daha güzel dedim gitmek istemedim”
Mardin’i İsveç’e tercih ettiğinize hiç üzüldünüz mü diye sormak istiyorum ama gözlerindeki Mardin aşkı o kadar çok ki, cesaret edemiyorum. Bir ara torunu mirra getirdiğinde muhabettin sıcaklığına güvenip “İsveç’e gitmediğinize pişman oldunuz mu” sorusu dudağımdam dökülüyor.
Mırrasından bir yudum alıp başlıyor cevaplamaya. “ Şaşırdın değil mi? Ama şaşırma, o yıllarda Mardin’de yaşam İsveç’ten daha ileriydi. Biz bir keresinde Erzurum’a deplasmana gitmiştik. Bir kupa maçıydı, ilk kez o kadar uzağa gittik. Stadın orada otobüsten indik. Hepimizin saçlar uzun, kısa kollu atletler, şortlar. Hepimiz havalıyız. Erzurumlu gençler önce ters ters baktılar. Sonra kim bu gavurlar diye bize bir giriştiler. Zor anlattık derdimizi. Biz gerçekten Mardin’de Avrupalı gibi yaşıyorduk”
Hanna Çilli 1969 yılında Mardin’deki Kalespor, Mezopotamyaspor ve Gençlikspor’un birleştirilmesi ile kurulan Mardinspor’un hem kaptanı hem de yardımcı teknik direktörü oluyor. Futbolu bıraktıktan sonra da Mardinspor’un teknik direktörlüğüne getiriliyor. Türk, Kürt, Arap, Süryani gençlerle, armasında hem kilise hem cami resmi olan tek takım olan Mardinspor’un şampiyonluğu için mücadele ediyorlar.
Yıllar önce artık futbol ayaklarına hızlı gelince de sahalardan tamamen çekiliyor. Bugün Süryani Toplumu Vakfı’nın Başkanlığı’nı yürütüyor. Ama aklı halen Mardinsporda. “ Bugün Mardinspor’un halini düşünmek istemiyorum. Son yıllardaki köyden kente göç ile kentlilik bilincini yok ettiler. Şehre yeni gelenler Mardinli olmayı bilmiyorlar. Onun için Mardinspor’a da sahip çıkmıyorlar. Gelirlerse arada bir maç izlemeye geliyorlar onda da bedava bilet istiyorlar. Böyle Mardinli olunmaz, böyle Mardinspor’da kurtulmaz”
Mardinspor bugün Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele ediyor. Bu sezon oynanan 10 maçta 1 galibiyet 2 beraberlik alarak son sırada bulunuyor. Borçları nedeniyle transfer yapamayan Mardinspor’da yönetim geçtiğimiz günlerde “kadromuzda sadece 13 futbolcu var ve ligden çekilmek zorunda kalabiliriz” diye bir açıklama yaptı.
Yorumlar
0 yorum