31 yıl sonra Mardin'e bakan olarak dönüyor
Mardinli Süryani bir ailenin çocuğu olan İbrahim Baylan, 1980 darbesi sonrası 11 yaşındayken İsveç’e iltica etmiş. Bir daha Türkiye’ye hiç adım atmayan Baylan, şimdi İsveç Enerji Bakanı olarak 31 yıl sonra ilk kez doğduğu ülkeye gidecek
Köyünde artık internet var
İsveçli eşinden iki çocuğu olan Baylan’ın, doğum yeri Mardin-Midyat’a bağlı Barıştepe’yi anarken gözleri parıldıyor. Bakan, çocukluğunda elektriğin olmadığı Barıştepe’de şimdi internetin var olduğunu duyduğunda sevinç yaşadığını belirtiyor. Baylan, ayrıldığından beri hiç gelmediği Türkiye’ye ilk kez önümüzdeki yıl İstanbul’da yapılacak bir konferansa ‘İsveç Enerji Bakanı’ sıfatıyla katılacak olmasının heyecanını yaşıyor.
İmkanların olduğunu gösterdi
‘Hayatta insanın önüne sunulan imkanların belirleyici olduğuna ve bazen ailelerin önlerinde imkan bulunmadığına’ değinen Baylan, “Türkiye o zamanlar böyle bir durumdaydı. Askeri diktatörlük vardı. Birçok insan İsveç’e göç etti. Ben de bu ülkede bana sunulan imkanları değerlendirerek bugünkü pozisyona gelerek katkımı yapma imkanı buldum” diye konuştu. Baylan, Enerji Bakanlığı görevine getirilmesini; “imkanlar yok” diyerek kendisini içine kapatan göçmen kökenlilere İsveç’te aslında imkanların var olduğunu gösterebilmek açısından önemli görüyor.
‘İsveç Türkiye’ye değer veriyor’
Erkek ve kadın bakan sayısının eşit olduğu yeni hükümette, genç isimler ve 5 göçmen kökenli bakanın bulunmasını değerlendiren Baylan, bunun topluma verilmiş çok iyi bir sinyal olduğunu vurguladı. Hükümetin aynı zamanda aşırı sağcı gruplara da ‘İsveç budur’ mesajını verdiğini söyledi. Baylan, seçimde İsveç’teki Türk, Süryani ve Kürt toplumunun desteğini aldığını vurguladı.
İsveç’in, Türkiye’ye değer verdiğini ve AB’nin Türkiye ile genişleyebileceğine pozitif bakan bir ülke olduğuna vurgu yapan Baylan, “Türkiye’ye pozitif olmakla birlikte eleştirdiğimiz noktalar da bulunmaktadır. Dostlar arasında bunlar olmalıdır” dedi.
‘Gazeteciler de azınlık gibi’
Türkiye’de azınlıklar konusunda iyileştirmeler olduğunu kaydeden Baylan, ancak ekonominin ilerlemesi gibi iyi şeylerin yanı sıra gazetecilerin görevlerini rahat yapamadığı tartışmaların gözlemlendiğine değiniyor. ‘Demokrasilerde hakimiyet kimde ise kararları hep o verecek değil, temelde azınlıklara da saygılı olmak lazım’ diyen Baylan, ‘Etnik ve politik azınlıklar gibi gazeteciler de bir azınlık sayılabilir’ diye ekliyor.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
0 yorum