Felsefeci, Şair, Yazar, Çevirmen Afşar Timuçin edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Afşar Timuçin hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Afşar Timuçin hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Afşar Timuçin hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1939

Doğum Yeri: Manisa, Türkiye

Afşar Timuçin kimdir?

Manisa Akhisar'da doğdu. Yüksek öğrenimine İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünde başladı. 1967 yılında, eğitimini tamamlamak üzere Kanada'ya gitti. 1967'de Montreal Üniversitesi Felsefe Bölümü'nde lisans eğitimini, 1970'de İstanbul Üniversitesi'nde doktorasını tamamladı. 1968–1970 yılları arasında Fransızca okutmanlığı yaptı. 1981 yılında doçent, 1992 yılında profesör oldu. Bir süre Kocaeli Üniversitesi Felsefe Bölümü başkanlığı görevini yürüttü. Kocaeli Üniversitesi'nden 2006 yılında emekliye ayrıldı.

Ataç, Dönem, Milliyet Sanat, Papirüs, Soyut, Yazko, Yelken, Yeni Edebiyat, Yeni Ufuklar, Varlık dergilerinde şiirleri yayımlanmıştır.

Afşan Timuçin, Tuncer Tuğcu ile birlikte hazırladıkları, ilk sayısı 1972 yılının Ekim ayında çıkan Felsefe Dergisi'nin sorumlu yönetmenidir

--reklam--

Afşar Timuçin Kitapları - Eserleri

  • Düşünce Tarihi-1
  • 50 Soruda Aydınlanma
  • Aşkın Diyalektiği
  • Destanlar
  • Düşünce Tarihi-2
  • Gençler İçin Felsefe Tarihi
  • Aydınlanma Nedir?
  • Ahlaksızlık Üzerine
  • Çöl
  • Yarına Başlamak
  • Gece Gelen Eski Dost
  • Düşünce Tarihi-3
  • Ölesiye Sevmek
  • Felsefeye Giriş
  • Descartes Felsefesine Giriş
  • Böyle Söylenmeli Bizim Türkümüz
  • Denizli Pencere
  • Estetik
  • Düşlerin En Güzeli
  • Felsefe Bir Sevinçtir
  • Boş Beşik
  • Düşünce Tarihi
  • Akşam Türküleri
  • Tepedeki Yalnızlık
  • Tahir ile Zühre
  • Aşk Güzeldir
  • Sorularla Estetik El Kitabı
  • Özgür Prometheus
  • Demokrasi Bilinci
  • Ey Benim Güzel Sevdalım
  • Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu
  • Arınmalar
  • Aydınlanma Yazıları
  • Nazım Hikmet'in Şiiri
  • Bulutlar Deniz Kokar
  • Kıyılar Durulunca
  • Aşk Beni Çağırınca
  • Savaşçı Türküleri
  • Neden Bazı Akşamlar
  • Geç Zaman Tutkuları
  • Kıyılar Durunca
  • Eskiçağ Aydınlığı
  • Düşünenler Düşünceler
  • Erken Ölümler
  • Bu Sevda Böyle Gider
  • Aşkolsun Kırlangıçlar
  • Felsefe Sözlüğü
  • Yeni Şiirimizin Kısa Romanı
  • Bizi Biz Yapan Sevda
  • Sait Faik'in Dünyası
  • Çoban Ateşleri
  • İçimizdeki Deprem
  • Estetikte Anlam ve Yorum
  • Bir Yaz Güzellemesi
  • Felsefeden Estetiğe
  • Öykü ve Romanlarıyla Sabahattin Ali
  • Yaşasın Düşlerimiz
  • Descartes'çi Bilim Kuramının Temellendirilişi
  • Edebiyat Estetiği
  • Descartes
  • Aristoteles Felsefesi
  • Eğitim Sohbetleri
  • Estetik Bakış
  • Yağmur Sabahı
  • Bilime Felsefeden Bakmak
  • Felsefe Bir Sevinçtir
  • Sonsuzluk Şarkısı
  • Estetik Sözlüğü
  • Eskiçağ Ahlakları
  • Narçiçeği Sabahlar
  • Ölümü Kapıda Bekletmek
  • Eğitim Üzerine

--reklam--

Afşar Timuçin Alıntıları - Sözleri

  • “İnsan kendini evcilleştirmek isteyen tek yırtıcıdır, evcilleştikçe kendi olmaktan çıkar” demişti bir gün Hüseyin. (Tepedeki Yalnızlık)
  • ../aşkımız belki dillere destan, Ne var ki her şey gibi o da geçti, ... Garipti, eksikti ama güzeldi.. (Bulutlar Deniz Kokar)
  • Yaramı güzelce öptüm... (Bu Sevda Böyle Gider)
  • ... ben onu düşündüğüm zaman vardır, düşünmediğim zaman yoktur, ... (Düşünce Tarihi-2)
  • Düşünmeden yaşamak gerçek insan olma koşullarının dışında yaşamaktır. O durumda sınırlı bir insani etkinlik içinde kalmak ve evrensel dönüşümde bir yer tutmaktan çok bir akıntıda sürüklenip gitmek bir yaşam biçimi olur. Yaşamı dönüştürmeye katkıda bulunan insanla tam anlamında edilgin bir varlık sıfatıyla varlığını sürdüren ve hep bir takım gerekleri yerine getirmek durumunda olan insan aynı insan değildir. Düşünce dünyasına yönelmek insan olmanın eşiğinden girmektir (Estetikte Anlam ve Yorum)
  • "doğalcılık" sözü hemen herkese öncelikle fransız romancısı Emile Zola'nın (1840-1902) sanat anlayışını ve yapıtlarının temel özelliklerini düşündürür. (Sorularla Estetik El Kitabı)
  • Hemen herkesin demokrasi yandaşı olduğu bir dünyada demokrasiden bu kadar yoksun oluşumuz, ikide bir demokrasi derken demokrasiyle uzaktan yakından bir ilişkisi bulunmayan bir yaşam biçimini sürdürmekte oluşumuz size biraz garip görünmüyor mu? (Demokrasi Bilinci)
  • “Ne iş yaparsın?” diye soracak olsam, ayakta duramayacak kadar içerim demezdi de, “Adı güzel sokakları dolaşırım” derdi. (Denizli Pencere)
  • Ölüm uzun uzun düşünülmeden gerçekleştirilmesi gereken bir şey olmalıydı, ya da birdenbire ve kendiliğinden gelen bir şey. (Kıyılar Durunca)
  • Dil bizi yanlışlarıyla değil yetersizlikleriyle korkutur. Bugün böylesi bir korkuyu yaşamayanların çok eksikli ya da çok duyarsız kişiler olduğunu söyleyebiliriz. Eğitimin düzeyi düştükçe dilin sesleri bile bozuluyor. Adama üç kere "Ne dedin?" Diye sormadan onun ne dediğini bile anlayamıyorsunuz. (İçimizdeki Deprem)
  • Onlar derin görünmek için sularını bulandırıyor­lar. (Felsefeye Giriş)
  • Ergin olmama durumu çok rahattır. "Sapare aude!" Kendi aklını kullanma cesaretini göster! -Kant (Aydınlanma Nedir?)
  • "Her yanda efendiler ve köleler var. İnsan olamamanın koşulları içinde efendilerin köle ve kölelerin efendi olduğunu görebilmek için keskin bir bakışa ulaşmış olmak da gerekmiyor." (Ahlaksızlık Üzerine)
  • Kendinden başka birini sevemeyen kişiyi özlemek ayıptır. (Kıyılar Durunca)
  • Kitaplardan silinmiş kim sildiyse Ağlayışlar titreyişler bekleyişler (Düşlerin En Güzeli)
  • Bir toplumda çeşitli güçler gelişigüzel etkinliklerde bulunursa o toplum özgürlükten en az pay alacaktır. (Düşünce Tarihi-2)
  • ...., öyle ki bundan böyle cumhuriyet şiiri Nazım'dan önce ve Nazım'dan sonra diye iki ayrı dönemde düşünülecektir. (Yeni Şiirimizin Kısa Romanı)
  • (...)Bizler öngörülerimizi duygusallığımızdan değil gerçekliğin bilgisinden türetmek zorundayız.(...) ( Benim Gibi Düşün ) (Çoban Ateşleri)
  • Felsefe dediğimiz bilgi alanı özünde yaşamla birlikte dönüşen ve dönüşürken yaşamı dönüştüren düşüncenin alanıdır. (Felsefenin Önceliği Bilgi Sorunu)
  • Türkiye'nin uygar bir ülke olmaması konusunda son derece duyarlı olan birtakım kesimler büyük bir korkuya kapılıp gerçek solu yokedebilmek için ellerinden geleni yaptı­lar ve başarıya ulaştılar. (İçimizdeki Deprem)