Türk gazeteci, yazar Alper Uruş edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Alper Uruş hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Alper Uruş hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Alper Uruş hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1975

Doğum Yeri: Ankara

Alper Uruş kimdir?

1975 yılında Ankara'da doğdu. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Basın Yayın Bölümü'nden 1999'da mezun oldu. Aynı yıl, Hürriyet Gazetesi Haber Araştırma Servisi'nde gazeteciliğe başladı.Bir yıl burada çalıştıktan sonra üç yıl Sabah Gazetesi Haber Merkezi'nde gazeteciliğe devam etti. 2000 yılında, yazılı basında en iyi haber muhabiri ödülüne değer görüldü.2002 yılında "Kaybolan Kültür: Azınlık Gazeteleri" konulu teziyle Yüksek Lisansı tamamladı. 2002 yılının Ağustos ayından bu yana VATAN Gazetesi Haber Merkezi'nde gazetecilik mücadelesini sürdürüyor. Uruş'un, 12 Eylül işkencelerini dönemin 6 devrimci 6 ülkücü gençlik liderlerinin anlatımıyla sunduğu "12 Sanık 12 Tanık" ve eski hayat kadını Ayşe Tükrükçü'nün yaşamını konu alan "Hayatsız kadın: Ayşe" isimli iki kitabı bulunuyor.

--reklam--

Alper Uruş Kitapları - Eserleri

  • Hayatsız Kadın Ayşe

--reklam--

Alper Uruş Alıntıları - Sözleri

  • Biz en dipteyiz ve mezar da bizim kadar derindedir. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Bahri, Ayşe'yi önce Eskişehir'e, ardından sırasıyla Kütahya, Çorlu ve Edremit'e götürdü. Bu gezilerin nedenini Ökkeş Bahri, "Evleneceğim insanla çevremi tanıştırıyorum, hem balayı üzerine balayı yapıyoruz" diye açıklıyordu. Ayşe ise gittigi il ve ilçelerde genelevlerin olduğunu hiç düşünemedi. Hangi kadın evlenmeyi düşündüğü bir erkeğin onu götürdügü yerlerde genelev olup olmadığını düşünebilirdi ki? Ayse de düşünmedi. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Herkesin kendini "ADAM" sandığı bu devirde, "KADIN" olmanın gururunu taşıyordum.. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Direndikçe arınan, arındıkça direnen bir yaşam öyküsü... (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Türkiye'de 60'ı aşkın genelevinde 3 bin 700 hayat kadını çalışıyor. Genelevlerinde çalışan bu 3 bin 700 kadının dışında, Türkiye’de tescilli hayat kadını sayısının 15 bin olduğu biliniyor. Türkiye’de genelevlerin dışında randevu evleri, aparatlar ve fuhuşun ön plana çıktığı otellerle birlikte vesikasız çalışan hayat kadını sayısı yaklaşık 100 bini buluyor. Türkiye’de kadın nüfusunun, toplam nüfusun yarıdan biraz fazla olduğu düşünülürse, ülkemizde 350 kadından 1'i fuhuş batağında yaşam savaşı veriyor. Üç büyük kentte genelevinde çalışmak için vesika bekleyen kadın sayısı 30 bine yaklaşıyor. Türkiye’de genelevleri, oteller, randevu evleri, bar, pavyon, disko vb. mekanlarla beslenen fuhuş sektöründe 3-4 milyar dolarlık paranın döndüğü tahmin ediliyor. Genelevinde çalışan kadınların yüzde 30'u kocaları, yüzde 10'u anne-baba yada ağabeyi tarafından satılıyor. Vesikalı- vesikasız olarak cinsel ilişkiye giren kadınların 63.4'ü resmi, yüzde 12.2'sini imam nikahıyla evli kadınlardan oluşuyor. TÜRKİYE’DE HER ÜÇ KADINDAN BİRİ CİNSEL TACİZE UĞRUYOR. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • cinsellik, seks böyle bir şey miydi? karşı cinsin hiçbir şeyini daha tanımamışken, dokuz yaşında bir kız çocuğunun teslim alınışı cinsellik olabilir miydi? ayşe yaşadıklarına anlam veremiyordu; bir acısı vardı bedeninde; ama çaresizliği, o acıdan d büyüktü. tomurcuk veren bir fidanın en kökünden kırılması gibiydi. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Mahkeme, Ayşe'nin amcasının tecavüzüne uğradığına inanmayan ailesinden velayetini aldı. Görüşme hakkı ise mahkeme tarafından belirlendi. Bu karardan sonra yurdun önüne gelip kızına "orospu" diye bağıran babasına karşı süresiz yüz metre yasağı konmasına yine Alman yargısı karar verdi. Durum tam anlamıyla içler acısıydı. Bir Türk çocuğunu ailesine karşı Alman hakimleri koruyor, Ayşe yerkürenin üzerinde yavaş yavaş kayboluyordu. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • genelev, bu kuşak için aynı zamanda "vize" demekti. cinselliğin erkeğe caiz kadına haram olduğu bu toprakta, erkeğin bu eve gelmesi, boşalması için tanınan kolaylığın yüzde biri hayat kadınlarına sunulmuyordu. yaşadıkları hayatı bırakıp bırakmak istemediklerinin sorulması bir yana; büyük bölümünün sosyal güvencesi, hakkı, kölelermişçesine sağlanmıyordu. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Türkiye genelinde sayısı 60'ın üzerindeki genelevinde çalışan binlerce kadın için acıdan yanan bir organı rahatlatmak için kullanılan en doğal tedavi yöntemi buydu. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Herkesin kendini "ADAM" sandığı bu devirde, "KADIN" olmanın gururunu taşıyordum.. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • bir buçuk asrı aşkın sürede bu topraklarda kaç kadın satılmıştı? kaç kadın geçirdiği kürtajların ardından rahmini kaybedip "anne" olamamıştı!? (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Bir buçuk asrı aşkın bir sürede bu topraklarda kaç kadın satılmıştı ? Kaç kadının dünyası kararmıştı ? Kaç kadın geçirdiği kürtajların ardından rahmini kaybedip "anne" olamamıştı ? Türk kadınının satılması, dünyasının kararması, rahmini, hayatını kaybetmesi, vesikalı olması gerçekten Türk erkeğinin ihtiyacı mıydı ? Atından sonra silahından önce "avrat" diyen Türk erkeği için kadını bu kadar basit olabilir miydi ? (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Günün en güzel anı, genelevin koşullarını göz önüne alındığında kahvaltının üzerine içilen bir fincan kahve ve bu ağır emekçilerin nadiren ettikleri hoş sohbetler oluyordu. İçilen kahvenin ardından saçlara fön çekilir, tırnaklara oje sürülür ve bir erkeğe en güzel en cazip gelecek makyaj seremonisi saat en geç 11.00'de tamamlanırdı. Salona çıkıldıktan sonraysa akşamın 21.00'ına kadar çalışılırdı. Sonra sermayeler odalarına çekilirler, karınları açsa yemek yerler değilse odalarında müzik dinleyip, televizyon izlerlerdi. (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • "Atından sonra silahından önce "avrat" diyen Türk erkeği için kadını,bu kadar basit olabilir miydi ?" (Hayatsız Kadın Ayşe)
  • Bedeli ağır olsa da "isyan", "kabul edişten" daha onurlu bir davraniştir. (Hayatsız Kadın Ayşe)