Türk Şair Ergin Günçe edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Ergin Günçe hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Ergin Günçe hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Ergin Günçe hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1938

Doğum Yeri: Giresun, Türkiye

Ergin Günçe kimdir?

Ankara. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Londra'da master derecesi aldı. Odtü'de öğretim üyelliği yaptı. Şair olduğu kadar öğretmenliği ile de sevilirdi. Yelken, değişim, papirüs, dost gibi dergilerde şiirleri yayınlandı. Ölümünden sonra bütün şiirleri "Türkiye Kadar Bir Çiçek" adlı kitapta toplandı.

--reklam--

Ergin Günçe Kitapları - Eserleri

  • Türkiye Kadar Bir Çiçek
  • Benim Aklım Bir Delidir
  • Pi Sayısı ve Özgürlük
  • Gençölmek
  • Ergin Günçe - Bir Kalkışma Yüreğinde Çiçek

--reklam--

Ergin Günçe Alıntıları - Sözleri

  • İnan senin öfken benim okuma yazmama da değil. Sen, daha çok kendi başarısızlığından doğan güvensizliğinden ötürü tedirgin ve öfkelisin. Ben okuyup yazdıkça senin başarısızlığını arttırıyor muyum? Senin başarısızlığını açıkça söylesem, duvarlara yazsam bu sana yardımcı bile olabilir. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Ay mıdır kar mıdır pencerede Boğulmuş çocukları martılara taşıyan Kara köpek karşı kıyıda uluyor Bence o çocuk öyle gülmemeli Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları altına Nisan toprağı kalbimde ağarıyor Bence o çocuk öyle gülmemeli Şimdi bir kadın çay demlese Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır Erken ölmüş, iyi giydirilmiş Sular soğuyor ovada duran ince gölgesinde Büyük ateşler, kuytu köyler gibi Alınlarına vişne çiçekleri yağan O kızlar, delikanlılar ve lohusalar Oyulmuş bir bebektirler ıhlamurdan Kestane mangalları, masallar, talikalar Ölüm alışsın artık bize Bir dans gibi bahçemize gelsin Gelsin otursun ılık minderimize Ben o çocuk öyle gülmemeli Ay kar gibidir pencerede (Gençölmek)
  • İnsan çamurdan mı, porselenden mi, yaratılmıştır bilmem ama, halkın bizzat kendi yaratıcısı olduğu, kendi yüzünü kendi kalemiyle çizdiği su götürmez. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Tanrı'nın varlığı para'nın, banka'nın varlığı ile benzeşir. Para, toplumdaki güçler ona bir değer yakışırdığı için vardır. Kâğıt ya da metal değeri, baskı değeri olduğu için değil yoksa. Para'yı para yapan ne ise Tanrı'yı Tanrı yapan odur. Para ile Tanrı yalnız değer kazanma kaynaklarında değil, dolaşım ve yoğunlaşma süreçlerinde de benzeşirler. Her iki kavram da toplumsal sürecin kesiksiz işleyebilmesi için bir aygıt haline dönüşmüşlerdir. Bir başka deyişle "Para ile imanın kimde olduğu bellidir." Kim güçlüyse onda tabii. Biz, güçlünün kim olduğunu, toplumsal bilimin yöntemleriyle ortaya çıkarabiliriz. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Bizim gibi ülkelerin yurtdışına işçi ve köylü göndermesi çok doğaldır. Çünkü bizde en ucuz olan şey emek ve insan değeridir. Bunu satacağız ve pahalı olan şeyleri satın alacağız ve böylece biz de çağdaş uygarlık düzeyine (yani kapitalizme) erişeceğiz. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Eğer bir dünya görüşün yoksa, bir dünyan da yoktur ve olmayacaktır. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • "Son çıkan şarkılar halinde ve perişan Zaten darda kalmış bir ülkede okudum" (Türkiye Kadar Bir Çiçek)
  • İnsan yaşayabilmek için de, eceliyle ölebilmek için de kurulu bir düzenin bir parçası (parçacığı) olmak zorunda bırakılmıştır. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Saatini kuracaksın, baş ucundaki kurulu düzen seni saat 6.30'da uyandıracak. "Belki daha uykunuz da vardı" ama uyandıracak. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • "Biz daha doğmuş sayılmazdık Şimdi de sayılmayız ya" (Türkiye Kadar Bir Çiçek)
  • Varolmak için mi yaşıyorduk yoksa başka bir amacımız mı vardı? Sordum bunu kim bilir daha kaç yaz deliliğime (Gençölmek)
  • Saat 19 Haberlerinde Taylan Özgür'ü vurdular Bütün yanaklarım sapsarı Güneş, aklında tut bunları Matematik, hesapla bunları (Türkiye Kadar Bir Çiçek)
  • Ben ölürsem arkadaşlar utansın ve gömmesinler bu şiiri (Benim Aklım Bir Delidir)
  • şurada bir kardan adamdı babamın aynısı Senin gözlerinde durur hala o portakal ne de olsa kış, boğmaca salgın... (Benim Aklım Bir Delidir)
  • "Hepimiz el ele tutuşmalıyız Korkmadan yürümek için gecenin ötesine Güneş nasıl olsa doğacaktır Horozlar ötmeye başlar başlamaz." (Ergin Günçe - Bir Kalkışma Yüreğinde Çiçek)
  • Faşizmi çocuklar da anlayabilir Dayak yemektir serseri bir babadan Karanlık odaya kapatılmaktır Hakkını istemekte direttiğin zaman Üvey ana, yarı güleç öksüze Sabunlu eliyle tokadı yapıştırır Henüz yaslıdır çocuk henüz dayanıksızdır Yıldırmaktır amaç esir etmektir Çocuk faşizmi yanağında tanır Onlar niçin böyle çirkin olurlar Bir tek güzel faşist yaşamamıştır Anlamlı sorulardır bunlar çocuklar size Okullar bu dersi öğretmiyorlar Nerde bir kuvvet birikmişse haksız Nerde bir zartzurt ya da cartcurt Nerde elimizden kapılmışsa ekmek Sınıfta, sokakta, evde, çarşıda İşte çocuklar faşizm ordadır Hepimiz elele tutuşmalıyız Korkmadan yürümek için gecenin ötesine Güneş nasıl olsa doğacaktır Horozlar ötmeye başlar başlamaz (Türkiye Kadar Bir Çiçek)
  • Gene kimi nişan aldın Mor yaz, hangi çocukları işaretledin Kimbilir kaç alfabede Ölüm için ve kan için özel bir harf ayrılmış olsun. (Benim Aklım Bir Delidir)
  • Değerliyi övüyorsanız, değersizi de her yerde yermelisiniz. "Sen kim oluyorsun" diyenlere, "Bir de sen yaz görelim" diyenlere "Ben koskoca Dostoyevski'nin, Çehov'un, Rilke'nin, Nâzım Hikmet'in okuyucusuyum, Sait Faik'in okuyucusuyum!." dersiniz. Az mertebe değildir büyük bir yazarın okuyucusu, seyircisi olmak. (Pi Sayısı ve Özgürlük)
  • Günler uzadı neredeyse kiraz çıkacak Yine de dökülüyor saçın, kalbim buruşuyor Bugün aklımda da bir tuhaflık var. (Benim Aklım Bir Delidir)
  • Nedir beni dalgınlığa götüren Şehirden dönünce onu bulamamak mı Yoksa bu yaşta ölümden mi korkuyorum Bahçenin içinden annemin kahkahası. (Gençölmek)